EKONOMİ - 21 Temmuz 2020 Salı 15:48

"Sigorta ve emeklilik sektörü güçlendikçe Türkiye ekonomisi daha da güçlenecek"

A
A
A
"Sigorta ve emeklilik sektörü güçlendikçe Türkiye ekonomisi daha da güçlenecek"

İSTANBUL (İHA) – Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Atilla Benli, sigorta sektörünün gelişimi için belirledikleri yol haritasını açıkladı.

İSTANBUL (İHA) – Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Atilla Benli, sigorta sektörünün gelişimi için belirledikleri yol haritasını açıkladı. Benli, "Makro hedefimiz, sigortacılık ve emeklilik sektörümüzü dünyada hak ettiği konuma ulaştırmak olacak. Sigorta ve emeklilik sektörü güçlendikçe Türkiye ekonomisi daha da güçlenecek." dedi.



Yeni yönetimiyle basın toplantısı düzenleyen Türkiye Sigorta Birliği, sigorta sektörünün gelişimi için belirledikleri yol haritasını açıkladı. Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Atilla Benli sektör değerlendirmesini ve yeni dönem ajandasını paylaşırken, yönetim kurulu ise Kovid-19 sonrası sektördeki gelişmeler, pandemi döneminde motor sigortalarındaki düzenlemeler, BES’teki güncel durum ve hayat sigortaları branşının gelişimiyle ilgili değerlendirmelerini aktardı. Benli, "Makro hedefimiz, sigortacılık ve emeklilik sektörümüzü dünyada hak ettiği konuma ulaştırmak olacak." ifadeleri kullandı.



Türkiye Sigorta Birliği (TSB), seçimli olağan genel kurul toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında sektörle ilgili güncel değerlendirmelerini paylaşırken, yeni dönem hedeflerini de açıkladı. Toplantı, Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Atilla Benli, Türkiye Sigorta Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Mehmet Şencan ve Taylan Türkölmez ile Türkiye Sigorta Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri Cemal Kişmir ve Ceyhan Hancıoğlu’nun yanı sıra Birliğin Hayat Dışı ve Hayat Emeklilik Yönetim Komitelerinin de katılımıyla gerçekleşti.



"Sigorta ve emeklilik sektörü güçlendikçe Türkiye ekonomisi daha da güçlenecek"


Türkiye Sigorta Birliği’nin 66 üyesiyle birlik içinde hareket eden büyük bir aile olduğunu belirten Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Atilla Benli, "Sektörümüz 2020 yılının ilk çeyreğinde 247,5 milyar TL aktif büyüklüğe ulaştı. 2011–2019 arasına baktığımızda sektörün her yıl ortalama yüzde 19 büyüdüğünü görüyoruz. Sektör olarak 2019 yılında 3,6 milyar TL’si hayat ve 35,9 milyar TL’si hayat dışı olmak üzere toplam 39,5 milyar TL tazminat üstlendik. 2020 yılı ilk yarısında sektörümüz 32,9 milyar TL’si hayat dışından, 7,3 milyar TL’si de hayat branşından olmak üzere toplamda 40,2 milyar TL prim üretimi gerçekleştirirken, geçen yılın aynı dönemine göre büyümesi pandemiye rağmen hayat dışında yüzde 15, hayat branşında yüzde 59 olmak üzere ortalamada yüzde 21 oldu. Ancak penetrasyon oranları açısından maalesef sektörümüz hak ettiği yerde değil; 2018 sonu itibariyle penetrasyon oranı tüm dünya için yüzde 6 iken, Türkiye’de bu oran yüzde 2 civarındadır. Sigorta sektörünün toplam aktiflerinin GSYH’ye oranı ise Avrupa’da yüzde 72’yken, ülkemizde yüzde 5,5 düzeyinde seyrediyor. Bu oranı artırmamız gerekiyor. Ülkemiz dünyanın 19. büyük ekonomisi olmasına rağmen sigortacılıkta potansiyeline erişemedi. Mevcut durumda sigortacılık sektörümüz 39. sırada yer alıyor. Dolayısıyla, Türkiye sigorta sektörünün dünyadaki yerinin Türk ekonomisinin büyüklüğüne uygun olmadığını söyleyebiliriz. Yeni dönemle birlikte makro hedefimiz, sigortacılık ve emeklilik sektörümüzü dünyada hak ettiği konuma ulaştırmak olacak. Sigorta ve emeklilik sektörü güçlendikçe Türkiye ekonomisi daha da güçlenecek." dedi.



"Salgın döneminde 400 milyon TL tazminat ödedik"


Kovid-19 salgınında devletin aldığı ekonomik tedbirlerde sigorta sektörünün de üzerine düşeni yaptığını belirten Benli, "Salgın kapsamında ’tavsiye kararları’ yayınladık; mayıs ayında vadesi dolan RSH kapsamındaki araçların zorunlu trafik sigortası vadesini bir ay uzattık. Teminat kapsamı dışında olmasına rağmen salgından kaynaklanan tedavi giderlerini özel sağlık ve tamamlayıcı sağlık sigortası kapsamında karşıladık. Salgında görev alan ve özel sağlık kuruluşlarında çalışmakta hekimlerin sorumluluğunu sorumluluk sigortası teminat kapsamına ek prim almadan dahil ettik ve gerek kamu kurumu gerekse özel sağlık kurumlarında çalışan hekimlerin Kovid-19 ile ilintili görevlerden kaynaklanan sorumluluğuna ilişkin teminat limiti belirledik. Bu kapsamda 41 milyon TL’ si sağlık olmak üzere toplam 400 milyon TL tazminat ödedik; aktif, dinamik ve çözüm üreten bir sektör olduk." diye konuştu.



"Sigorta sektörü geleceğin sigortacılığına hazırlanıyor"


Toplantıda Türkiye Sigorta Birliği’nin yeni dönem ajandası da aktarıldı. Üst politika belgelerinde bankacılık dışı finans sektörünün geliştirilmesine yönelik vurgu, SEDDK’nın ve Türk Re’nin kuruluşu, kamu otoritesi ve sigorta sektörü arasındaki etkin iletişim ve sinerjinin sektörün gelişimi için pek çok fırsat barındırdığını belirten Benli, "Üst politika belgelerinde sigorta ve emeklilik sektörü için belirtilen tedbir ve aksiyonlar öncelikli konularımız arasında yer alıyor. Bu kapsamda OKS, BES fon tutarlarının artırılmasına yönelik adımlar ve 18 yaş altı için BES yolunun açılması gündemimizde sürekli yer alacak. Katılım sigortacılığının teşvik edilmesi, tarım sigortalarının ürün ve risk bazında kapsamının geliştirilmesi, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nın yaygınlaştırılması ve Doğal Afet Sigortaları’nda revizyon çalışmaları da yine öncelikli konularımız arasında. Özetle, hayat dışı tarafta zorunlu sigortaların kapsayıcılığının artırılması, trafik sigortasında gider verimliliğinin artırılması, finansal riskler ve tarım sigortalarına; hayat ve BES tarafında ise hayat sigortaları, tamamlayıcı emeklilik sistemi ve BES’e odaklanacağız. Ayrıca dijitalleşme, veri analitiğinin daha etkin kullanımı gibi sektörümüzü, geleceğin sigortacılığına hazırlayacak projeleri önemsiyoruz. Sektörümüzün kamu ve paydaşlarla oluşturduğu sinerjinin meyvelerini önümüzdeki dönemde alacağımıza inanıyoruz." ifadelerini kullandı.



"Çok daha güçlü ve itibarı çok daha yüksek bir sigorta sektörü hedefi daha ulaşılabilir hale gelecek"


Türkiye Sigorta Birliği’nin çalışma yönetim anlayışımızın temelinde uyum, iş birliği ve ortak akıl olduğunu belirten Benli, "Ortak akıl ile kararlarını alan, bu kararları hayata geçirmek için uyum ve iş birliği içinde çalışan sektörümüzün hem kamu ile ilişkileri hem de paydaş iletişimi çok daha güçlü bir zemine oturacak. Bu ilkelerimizin yanına şeffaflık, sadelik ve etkin çözümü ekleyerek çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bu yönetim anlayışı sayesinde, hepimizin hedeflediği çok daha güçlü ve itibarı çok daha yüksek bir sigorta sektörü hedefi daha ulaşılabilir hale gelecek." diyerek sözlerini tamamladı.



"Sağlık ve alacak sigortaları ile siber sigortalar ön plana çıkacak"


Kovid-19’un sigorta sektörüne etkilerine değinen TSB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Şencan, "Pandemi döneminde yenileme ve yeni işlerin artış trendinde azalmalar yaşandı ve primlerde bir miktar düşüş gerçekleşti. Ancak mayıs itibarıyla trendin normale dönmeye başladığını görüyoruz. Bunun en önemli nedeni risklere karşı hazırlıklı olmanın önemini bir kez daha fark etmiş olmamız. Yeni dönemde sağlık sigortalarının, siber risk sigortalarının ve ticari alacak sigortasının ön plana çıkmasını bekliyoruz." dedi.



Kovid-19 döneminde özellikle hayat dışı branşlarda hasar taleplerinde düşüşler meydana geldiğini ve TSB’nin salgının sektöre ve sigortalılara olumsuz yansımalarını sınırlı düzeyde tutabilmek amacıyla bazı uygulamaları devreye aldıklarını hatırlatan TSB Yönetim Kurulu Üyesi Ceyhan Hancıoğlu ise "Pandemi döneminde trafik sigortası alanı da dahil olmak üzere, sektörümüzün almış olduğu tavsiye kararlarıyla her zaman sigortalıların yanında olduğunu kanıtladı." ifadelerini kullandı.



"BES ve hayat sigortalarında ihtiyacı anlatmak önem taşıyor"


Bireysel Emeklilik Sistemi’ndeki gelişmeleri değerlendiren TSB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Taylan Türkölmez, "Emeklilik yatırım fonları bugün uzun vadede en kazançlı birikim araçlarından biri olarak büyümesini sürdürüyor. BES’teki tüm fonların son 10 yıllık getirilerine baktığımızda ortalamada enflasyonun üzerinde getiri sağladığı, toplamdaki 407 adet fonun içindeki bazılarının ise getiri oranlarının geleneksel yatırım araçlarının çok üstünde getiri sağladığı görülebilmektedir. Ancak, bu noktada BES tasarruflarının piyasanın anlık değişimlerine göre hareket eden kısa vadeli enstrümanların getirileriyle mukayese edilmemesi gerektiğini hatırlatmakta fayda var. BES ve hayat sigortalarında ihtiyacı anlatmak önem taşıyor. Pandemi nedeniyle bireylerin yaşadığı nakit ihtiyacı sistemdeki toplam katılımcı sayısının azalmasına neden olsa da, yılın ilk 6 ayında fon büyüklüğünde yaklaşık 20 milyar TL gibi bir artış yaşandı. Katılımcıların uzun vadeli getirilere odaklanmaları ve kısa vadeli getiriler yerine emeklilik döneminde refah kaybı yaşamamayı hedeflemeleri önem taşıyor." dedi.



Türkiye’de hayat sigortaları branşının henüz istenilen düzeyin çok altında olduğunu ve hayat sigortasının ağırlıklı olarak kredi bağlantılı bir ürün olarak görüldüğünü ifade eden TSB Yönetim Kurulu Üyesi Cemal Kişmir ise "Hayat branşında prim üretimi ülkemizde kredi hacmi ile sınırlı kalıyor. Oysa sektör olarak burada büyük bir potansiyel olduğunu ve henüz bu potansiyeli yeterinde değerlendiremediğimizi biliyoruz. Hem hayat sigortalarının önemini anlatmanın hem de bireylerin farklı ihtiyaçlarına yanıt verecek ürünler geliştirmenin bu branşın büyümesine katkı sunacak iki unsur olduğunu düşünüyoruz. Bu noktada dijitalleşme ve teknolojinin yoğun kullanımı da bize avantaj sağlayacaktır." ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Aydın’da bir ayda 111 milyon dolar ihracat yapıldı Önemli ihracat ürünleriyle Türkiye ekonomisine katkı sağlayan Aydın’da Kasım ayında 111 milyon 702 bin dolar ihracat, 27 milyon 164 bin dolar ithalat gerçekleştirildi. Aydın’ın 2025 yılı Ekim ayı ithalat ve ihracat rakamları belli oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dış Ticaret İstatistikleri verilerine göre Aydın’da 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre ihracat rakamları yüzde 12’lik düşüşle 111 milyon 702 bin dolar olurken, ithalat rakamları ise yüzde 3’lük azalışla 27 milyon 164 bin dolar oldu. 2025 yılı Ocak-Kasım aylarında da toplam 353 milyon 317 bin dolar ithalat, 1 milyar 120 milyon 855 bin dolar ihracat gerçekleştirildi. En fazla ithalat Temmuz ayında yapıldı Aydın’da 2025 Ocak-Kasım dönemlerinde en çok ithalat 45 milyon 647 bin dolar ile Temmuz ayında gerçekleştirilirken, en düşük ithalatın yapıldığı ay ise 26 milyon 146 bin dolar ile Ocak ayı oldu. En düşük ihracat Haziran ayında yapıldı Aydın’da 2025 Ocak-Kasım dönemlerinde en çok ihracat 127 milyon 441 bin dolar ile Ekim ayında gerçekleştirilirken, en düşük ihracatın yapıldığı ay ise 85 milyon 721 bin dolar ile Haziran ayı oldu. Öte yandan son 10 yıldaki değişime bakıldığında ise 2015 yılı Kasım ayında 57 milyon 459 bin dolar olan ihracat rakamı 2025 Kasım ayında yüzde 94’lük artışla 111 milyon 702 bin dolar oldu. 2015 yılı Ocak-Kasım aylarında 569 milyon 828 bin dolar olan ihracat rakamı da 2025’in aynı dönemlerinde yüzde 96 artarak 1 milyar doları aştı. Son 10 yıldaki ithalat rakamlarına da bakıldığında 2015 Kasım ayında 13 milyon 563 bin dolar olan ithalat, 2025 Kasım ayında 27 milyon 164 bin dolar oldu. 2015 Ocak-Kasım aylarında 237 milyon 564 bin dolar olan ithalat ise 2025’in aynı dönemlerinde 353 milyon 317 bin dolar olarak gerçekleşti.
Ankara Bakan Uraloğlu: "2025 yılında yüksek hızlı, anahat, bölgesel ve kent içi hatlarda yaklaşık 283 milyon yolcumuza konforlu ve güvenli ulaşım imkânı sağladık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "2025 yılında yüksek hızlı, anahat, bölgesel ve kent içi hatlarda yaklaşık 283 milyon yolcumuza konforlu ve güvenli ulaşım imkânı sağladık. 85,6 milyon olan Türkiye nüfusunun üç katından fazla yolcumuza hizmet verdik" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 1 Ocak 2017 tarihinde faaliyetlerine başlayan TCDD Taşımacılık A.Ş.’nin 9. yıl dönümü vesilesiyle yazılı açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, demiryolu taşımacılığı açısından 2025 yılını tüm yönleriyle değerlendirerek hem yolcu hem de yük taşımalarında kaydedilen ilerlemeye dikkati çekti. 1 yılda 283 milyon yolcu Bakan Uraloğlu, son 23 yılda yapılan yatırımlarla daha görünür hâle gelen demiryolu taşımacılığının, 2025 yılında da etkin ve verimli bir yıl geçirdiğini ifade etti. Bakan Uraloğlu, "2025 yılında yüksek hızlı, anahat, bölgesel trenler ve kent içi hatlarımızda yaklaşık 283 milyon yolcumuza konforlu ve güvenli ulaşım imkânı sağladık. 85,6 milyon olan Türkiye nüfusunun üç katından fazla yolcumuza hizmet verdik. Yolcu taşımacılığında 2026 yılında yüzde 7 oranında büyüme öngörüyoruz." Uraloğlu ayrıca, 2025 yılında yaklaşık 25 milyon ton yük taşımacılığı gerçekleştirildiğini kaydetti. YHT’ler 12 milyonu taşıdı Bakan Uraloğlu, 2009 yılında Ankara-Eskişehir Hattı ile başlayan yüksek hızlı demiryolu işletmeciliğinin bugün 2 bin 251 kilometrelik hatta sürdürüldüğünü dile getirerek, sözlerine şu şekilde devam etti: "2025 yılı boyunca 12 milyondan fazla yolcu yüksek hızlı trenlerimizi tercih etti. En yoğun kullanılan hattımız, yaklaşık 6 milyon yolcu ile Ankara-İstanbul hattı olurken bunu 2 milyon yolcu ile İstanbul-Konya-Karaman hattı ve 1 milyon 750 bin yolcu ile Ankara-Konya-Karaman hattı izledi." "Kent içi demiryolu taşımacılığı kapsamında toplam 262 milyon yolcuya hizmet verdik" Bakan Uraloğlu, TCDD Taşımacılık tarafından işletilen hatlardaki yolcu hareketliliği hakkında açıklamada bulunduBakan Uraloğlu, "Söz konusu dönemde Marmaray hattında 220 milyondan fazla, Başkentray hattında 25 milyondan fazla, İstanbul Havalimanı-Gayrettepe Metro Hattı’nda 12 milyon ve Kazlıçeşme-Sirkeci Hattı’nda 4 milyondan fazla yolcumuza hizmet sunduk. Böylece kent içi demiryolu taşımacılığı kapsamında toplam 262 milyon yolcuya hizmet verdik." bilgisini paylaştı. Demiryolunda dijitalleşme vizyonu Dijitalleşme vizyonu doğrultusunda, Yolcu Taşıma Platformu’nu (YTP Projesi) 2024 yılı sonunda yurt içi, 2025 yılı sonunda ise uluslararası bilet satışlarında devreye aldıklarını kaydeden Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bu sayede dijital biletleme ve müşteri hizmetleri süreçlerini tek bir entegre yapı altında topladık. YTP projemiz, 2025 Yılı Türkiye Bilişim Ödülleri’nde birincilik elde ederek başarısını taçlandırdı. Platform sayesinde bilet satışları, rezervasyon işlemleri ve müşteri talepleri tek merkezden yürütülmeye başlandı. Dijital bilet ve QR kodlu kontrol sistemleri uygulamaya alındı. Ayrıca T.C. Kimlik Kartı okuma sistemi ile trene kabul süreçleri hızlandırıldı. Bu yeniliklerle yolcu deneyimi önemli ölçüde iyileştirildi. 2025 yılında toplam bilet satışlarımızın yüzde 45’i mobil uygulama, yüzde 24’ü web sitesi üzerinden gerçekleştirildi. Yüksek hızlı trenlerde ise bilet satışlarının yüzde 89,7’si dijital kanallar aracılığıyla yapıldı.
Bursa "Altın yatırımcısının yüzü 2026’da da gülecek" Yatırım araçları arasında 2025 yılında altının yüz güldürdüğünü belirten Bursalı kuyumcu Emir Yasin Kılıç, "Altın yatırımcısının yüzü 2026 yılında da gülecek" dedi. Altının son yıllarda güvenli bir yatırım amacı olma özelliğini koruduğunu vurgulayan Bursa Kuyumcular Odası üyesi Emir Yasin Kılıç, eskiden kadınların gram, çeyrek ve Cumhuriyet altını yatırımı yaptığını ancak son birkaç yılda işçilik oranları çok düşük olduğu için Ajda bileziklerin tercih edildiğini ifade etti. Yüzde 72 kazandırdı Altının 2025 yılında yüzde 72 oranında prim yaptığını anlatan Emir Yasin Kılıç, son dönemde kadınların Ajda bileziklerine ilgisinin arttığını kaydederek, "2025 yılı da Ajda yılı oldu. Talep de olunca farklı modelleri üretilmeye başlandı. En çok 10 gramlık Ajda bilezikleri geçtiğimiz sezon sattık. Çünkü hem şık ve gösterişli, hem de yatırım aracı. İşçilik çok düşük olduğu için alırken de satarken de yatırımcılar zarar etmiyor" dedi. 2026 yılında da altın konusunda benzer durumun yaşanmasının beklendiğini ifade eden Emir Yasin Kılıç, "Küresel krizler ve ekonomik riskler olduğu sürece altın yatırımcısının yüzü her zaman gülmeye devam edecektir. Son yıllara bakıldığında altın güvenli limana olarak yatırımcısının yüzünü güldürmüştür. Biz müşterilerimize uluslararası gündemi takip etmelerini tavsiye ediyoruz. Zaman zaman geri çekilmelerle alım için fırsatlar sunduğunda yapılan işlemlerin müşterilerimize daha fazla kazanç sağladığını anlatıyoruz. Daha fazla kar edebilmek için yatırımcılarımız bilinçli ve planlı hareket etmeli" dedi. Fiyatlardaki birkaç günlük geri çekilmenin alım bölgesine girilmesi sonrası sert bir teknik düzeltme olduğunu vurgulayan Emir Yasin Kılıç, "2026 yılının ilk üç ayı için gram altında özellikle 6 bin 200-6 bin 300 TL bandına doğru hareketler görebiliriz. Ons altında ise 5 bin 10 dolar bandı 6 ayda beklenebilir. TL bazında gümüşte farklılıklar söz konusu olabilir ama daha çok yatırımcının tercihini altından yana kullanması orta vade için biraz daha doğru strateji olacaktır." ifadelerini kullandı