GENEL - 08 Ağustos 2020 Cumartesi 10:32

Doğrudan satışta yüzde 10 ile sektörün üzerinde büyüdü

A
A
A
Doğrudan satışta yüzde 10 ile sektörün üzerinde büyüdü

Tüm dünyada 100’den fazla ülkede distribütör ve müşterileri bulunan Asya merkezli doğrudan satış şirketi QNET, 2010 yılından bu yana faaliyet gösterdiği Türkiye pazarında, sektörün üzerinde büyüme rakamlarına imza atmayı sürdürüyor.

Tüm dünyada 100’den fazla ülkede distribütör ve müşterileri bulunan Asya merkezli doğrudan satış şirketi QNET, 2010 yılından bu yana faaliyet gösterdiği Türkiye pazarında, sektörün üzerinde büyüme rakamlarına imza atmayı sürdürüyor. Dünya Doğrudan Satış Federasyonu’nun geçtiğimiz günlerde açıkladığı 2019 yılı verilerine göre global satış cirosu yüzde 1.4 oranında artan doğrudan satış sektöründen daha hızlı büyüdüklerini kaydeden QNET Türkiye, Orta Asya ve Rusya Bölge Müdürü Cem Geyik, geçtiğimiz yılı şirket olarak yüzde 10 büyüme ile kapattıklarını söyledi.


Faaliyetlerini, “Dünyaya değer katmak için kendini değiştir” mottosuyla sürdüren ve bu yıl Türkiye’deki 10. yılını kutlayan Asya’nın önde gelen doğrudan satış şirketi QNET, sektörün üzerinde büyüme rakamlarına imza atmaya devam ediyor. QNET Türkiye, Orta Asya ve Rusya Bölge Müdürü Cem Geyik, Çin hariç küresel doğrudan satış sektöründe satış cirosunun 2019 yılında yüzde 1.4 arttığını, kendilerinin ise QNET Türkiye olarak aynı dönemde yüzde 10 büyüdüklerini söyledi.


Dünya Doğrudan Satış Federasyonu’nun (WFDSA) açıkladığı 2019 yılı verilerine göre, doğrudan satış sektörünün global cirosunun 180.5 milyar dolar olduğunu kaydeden Cem Geyik, “QNET’in 100’den fazla ülkede distribütör ve müşterileri bulunuyor. Benim sorumluluğumda olan ve Orta Asya ile Rusya’nın da dahil olduğu Türkiye’ye bağlı 22 ülke var. Bu ağırlığıyla QNET için önemli bir pazar olan Türkiye’de büyümeye kararlılıkla devam edeceğiz. Pandemi süreci hedeflerimizi etkilemedi” dedi.


Satışların yüzde 54’ü kişisel bakım ve saat


Geçtiğimiz yıl satışlarını, yüzde 54 ile kişisel bakım ve saat, yüzde 29 ile ev ve yaşam, yüzde 16 ile tatil ve yüzde 1 ile diğer ürün kategorilerinden sağladıklarını belirten Cem Geyik, “WFDSA’nın verilerine göre, geçen yıl küresel doğrudan satış sektöründe gerçekleştirilen satışlara benzer bir tercih grafiği sergileyen ürün satışlarımız, sektörle kıyaslandığında da oldukça başarılı” diye konuştu.


“QNET bağımsız çalışmak isteyenlerin tercihi oldu”


QNET Türkiye olarak bu yıl pandemi sürecinden de olumsuz etkilenmediklerini, süreçle beraber seminer eğitimlerini online’a taşıdıklarını aktardıklarını anlatan Cem Geyik, “Türkiye’de 2020 yılı itibariyle 100 binin üzerinde girişimci ve müşterimiz var ve bu sayı her hafta düzenli bir biçimde giderek artıyor. 10 yıldır Türkiye pazarında sergilediğimiz istikrarlı büyüme grafiğimizle, QNET için odak pazarlardan biri haline geldik” dedi. Gelecek süreçte Z kuşağının, klasik mesai anlayışına uzak, doğrudan satışa ise sıcak bakan yaklaşımıyla, girişimci sayılarının daha da artmasını beklediklerini kaydeden Geyik, pandemi nedeniyle iş kaybı yaşayanlar ve sektör değiştirmek isteyenler için doğrudan satış sektörünün büyük bir fırsat sunduğunu belirterek, “Yatırım gerektirmemesi, hızla kendi işini kurabilmeye imkan sağlaması ve ürün gamı sayesinde tüketicilere kolay erişebilme gibi avantajlarıyla QNET, bağımsız çalışmak isteyenlerin tercihi oldu” şeklinde konuştu.


2010 yılından bu yana Türkiye’de faaliyet gösteren QNET ürün portföyünde; Naturtres Saç ve Vücut Bakım ürünleri, Brille Premium diş ve ağız bakım seti, Bernhard H Mayer saatleri ve takıları, HomePure Nova su arıtma cihazı, Airpure Zayn hava arıtma cihazı, Physio Radiance cilt bakım ürünleri, Swiss e Learning Institute uzaktan eğitim, Q-breaks konaklama gibi çeşitli ürünler yer alıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa FK - Eyüpspor maçın ardından TFF 1. Lig’in 30. haftasında Manisa FK, sahasında Eyüpspor ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından her iki takımın teknik sorumluları maçı değerlendirdi. Mücadele sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan Manisa FK Teknik Sorumlusu Nevzat Dinçbudak, “Maçın ilk 20 dakikasında maalesef istediğimiz gibi oyunumuzu sergileyemedik. Rakip takım iyi oyunculardan kurulu. Hafta içi analizlerimizde ön tarafta özellikle çok oyuncuyla rakipleri sıkıntıya sokan bir ekip. Biz de kazandığımız toplarla kenarlara oynayarak rakibi eksik yakalayıp skora gitmek istiyorduk. Ama maalesef 20. dakikaya kadar bunu çok yapamadık. 20. dakikadan sonra oyunu biraz daha dengeleyip geriye düşmemize rağmen oyuncularımız iyi reaksiyon verdi. Bu süreçte de pozisyonlara girdik. 2-0 geriden özellikle 2-2’yi yakaladık. Galip gelebilecek pozisyonları da bulup maalesef değerlendiremedik. Tabii böyle bir kuvvetle şampiyon olmuş bir ekibe karşı oyuncularımız iyi direnç gösterdi. Bu kısa sürede 5-6 günde iki maç oynadık üst üste. Bundan dolayı da burada içeride kazanıp ligdeki konumumuzu daha iyi yerlere taşımayı düşünüyorduk. Ama kaybetmeyip bir puan almak da bizim için kötü değil diye düşünüyorum” dedi. Eyüpspor cephesi Eyüpspor Teknik Sorumlusu Kerem Yavaş ise, “Zor bir karşılaşma bizi bekliyordu. Manisa çok kaliteli bir ekip. Kadro yapısıyla oynadıkları oyunla bugüne kadar bulundukları pozisyonu hak etmiyorlardı. Ayrıca maçın bir de psikolojik tarafı vardı. Ligi erken tamamlamış. Hedefine erken ulaşmış bir takım ve zor bir süreç geçiren bir takım. Psikolojik açıdan aslında maça baktığımızda biz karşılaşmaya iyi başladık. İstediğimiz gibi başladık. Daha sakin kalan taraf bizdik. İyi oyun oynayarak skoru da bulduk ve artırdık. Ancak sonrasında maalesef rehavet hastalığına kapıldık ve Manisa bundan sonra oyunda ivmelenmeye başladı. Skoru eşitlediler. Ondan sonraki süreçte 10 kişi kalmamızla bu maçı biraz bizim için zorlaştırdı. Ancak yaptığımız hamlelerle oyuncuların ekstra mücadelesiyle skoru korumayı bildik. 1 puan aldık. Maçın hakkı genel baktığımız zaman 1 puandı diyebilirim. Manisa iyi mücadele etti. Onları da tebrik ediyorum. Bundan sonraki süreçte de kendilerine başarılar diliyorum” diye konuştu.
İzmir Atık malzemelerden ‘çello’ Türkiye’de kanun yapımı ustası tek kadın olan Burçin Bayar Babaoğlu, topladığı atık malzemelerden geleneksel ve modern müzik enstrümanları yapıyor. Babaoğlu, son olarak atık malzemeleri kullanarak yaptığı kadın figürlü ‘çello’ heykeli ile dikkat çekiyor. Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuarı Çalgı Bölümü mezunu Burçin Bayar Babaoğlu, Türkiye’deki tek kadın kanun yapımı ustası olarak biliniyor. Çeşitli enstrümanların minyatür ve profesyonel hallerini de yapan Babaoğlu, son yıllarda atık malzemelerden müzik aletleri tasarlamaya başladı. Atölyesinde atık malzemelerden yapılan çok sayıda çeşitli enstrümanı bulunan Babaoğlu, son olarak disiplinler arası sanatçı ve eğitimci Fırat Karapınar ile birlikte, atık malzemelerden yaptıkları kadın heykelini ‘çelloya’ dönüştürdü. Babaoğlu ve Karapınar, ‘çelloyu’ açık artırmada satıp, kazanılan para ile ihtiyaç sahiplerine ve deprem bölgesine yardımda bulunmayı hedefliyor. ‘Umay’ figüründen esinlenildi Karşıyaka Belediyesi Mahmure Handan Hanım Müzik Aletleri Yapım Atölyesi’nde yaklaşık 4 aylık bir süre içerisinde yapılan ‘çello’ heykeli, Türk mitolojisindeki ‘umay’ figüründen esinlenildi. Kömür, patates çuvalı, halat ipi, plastik kasa, baza altı, mobilya dolap kapağı ve abiye kumaş atıklarından yapılan heykelin iskeleti ise pencere kasasından oluşuyor. Sadece atıklar kullanılıyor Metruk binaların üstlerine atılan atıkları da toplayarak onlardan faydalandıklarını belirten disiplinler arası sanatçı ve eğitimci Fırat Karapınar, heykelin içeriğinde Karabağlar ve Gaziemir çevresindeki mobilya atıklarının kullanıldığını söyledi. Atık malzemeleri toplama aşamasını ekip halinde gerçekleştirdiklerini aktaran Karapınar, şunları kaydetti: “Dolap kapağı, ağaç kasası, plastik şişeler, vitrin mankenleri, denize atılmış ipler, kumaşlar, portakal kasaları, çöp kovaları ve çeşitli gemilerden atılan ipler kullanıldı. Toplama aşaması biraz uzun. Üretim aşamasında da bunlar parçalanıyor ve daha küçük hallere getiriliyor. Sonra iskelet halinde kurulup birleştiriliyor. Sıfır malzeme kullanılmadı. Çalışmayı Karşıyaka Belediyesi işbirliği ile gerçekleştiriyoruz.” Heykelin ortaya çıkış hikayesini anlatan Burçin Bayar Babaoğlu, “Avrupa Hareketleri Haftası’nda Fırat Hocamızla bir sergi durumlarımız vardı, orada tanıştık. Müzik aletleri hep doğadan ya da farklı şeylerden etkilenerek yapılmıştır. Ben de bu heykele baktığımda, bir kadın hatlarını gösterdiğini ve bunu bir müzik aletine nasıl çevirebilirim diye düşündüm. Bu heykel için Fırat Hocama ‘bu heykeli bana bırakın ve ben bunu bir müzik aletine çevirmek istiyorum’ dedim” diye konuştu. Kullandığı çoğu malzemeyi sokakta yürürken buldu Heykelde bulunan çiçek süslemelerinin, düğün salonlarından toplanan atık çiçeklerden oluştuğunu vurgulayan Babaoğlu, “Heykelin bir yerinde ahşap kullanacaktım ama heykelin orijinalliğini kapatacağı için yavana atılmış bir pleksi malzemeyi kullandım. Kullandığım çoğu malzemeyi sokakta yürürken buldum. Bulduğum vidayı bile kavanozumun içine atıyorum ve müzik aletini ya da yapacağım ürünlerde kullanmaya çalışıyorum. İki sanatı birleştirdik. Şu an sahnede istediğiniz gibi icra edebileceğiniz bir çello oldu. Aslında kontrbas olarak düşünmüştüm ama bazı müzik aletlerinin malzemelerini çok rahat bulamıyoruz” ifadelerini kullandı. Yaptıkları heykel ile ilgili ortak bir fikirlerinin bulunduğunu kaydeden Babaoğlu, şu sözlere yer verdi: “Çelloyu açık artırmada satıp kazanılan parayla da ihtiyacı olan birilerine yardım olsun isteriz. Ya da deprem bölgesine gönderilsin. Buradan gelen gelirle de kime ne kadar dokunursak biz çok mutlu oluruz.”
Trabzon Abdullah Avcı: "İki kulvarda yolumuza devam ediyoruz" Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, Sivasspor mağlubiyetinin ardından yaptığı açıklamada, iki kulvarda da yollarına devam ettiklerini belirterek, yedikleri golün ise yumuşak bir takım olmaktan kaynakladığını söyledi. Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında sahasında seyircisiz oynadığı maçta Sivasspor’a 1-0 mağlup olan Trabzonspor’da teknik direktör Abdullah Avcı, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Avcı, "Tüm vatandaşlarımızın ve taraftarlarımızın bayramını kutluyorum. Ocak ayında 9 maç yaptık, 17 Mart’tan sonra ise 2 maç oynadık. Bu tarz planlamalar takımların ritmi için iyi olmuyor. Bülent Hoca geldikten sonra yarı yarıya 5’li oynamayı duruma göre tercih etti. Biz de böyle bir format bekliyorduk. Ona göre net bir şekilde çalıştık. Gerekli pozisyonlara ilk yarı itibarıyla girdik. Böyle maçlarda öne geçersen maç farklı bir boyuta geçiyor. Geçemezsen farklı bir boyuta geçiyor. Yediğimiz gole baktığımızda 4 kişi arasında oyuncu çıkıyor. Yumuşak takımız. Temaslı oyunda iyi değiliz bizim en zayıf noktalarımızdan biri bu. Rakip öne geçince direnç arttı. Biz de zaman zaman oyun disiplininden koptuk. İki forvete döndük ama gerçekleşmedi istediklerimiz. Topa çok fazla sahip olduk ama bu sonuç almak için yeterli değil. Geri düştüğümüzde bu tarz sıkıntılar yaşayabiliyoruz" dedi. Ligde üçüncülük ve kupa şanslarının devam ettiğini belirten Avcı, "Bugün kazanabilseydik büyük bir avantaj yakalayacaktık. Üçüncülük için büyük bir adım atacaktık. Bugün gerçekleşmedi. Buradan kafamızı kaldırıp önümüzdeki haftaki maça hazırlanmamız gerekiyor ve sonra da kupa maçımız var" diye konuştu. Avcı, Trezeguet’i sakatlık riskinden dolayı oyundan aldıklarını da sözlerine ekledi.