KÜLTÜR SANAT - 08 Mayıs 2021 Cumartesi 17:31

Amasyalı beste üstadlardan yeni ilahi “Geldim Sana Döndüm Sana”

A
A
A
Amasyalı beste üstadlardan yeni ilahi  “Geldim Sana Döndüm Sana”

Amasyalı beste üstadları Hicrî 1442 yılının Kadir Gecesİ’ne özel, kürdî makamında bir ilahî hazırladı.

Amasyalı beste üstadları Hicrî 1442 yılının Kadir Gecesİ’ne özel, kürdî makamında bir ilahî hazırladı.


Amasyalı akademisyen ve sanatçıların Hicrî 1442 yılının Kadir Gecesİ’ne özel Kürdî makamında “Geldim Sana Döndüm Sana” isimli bir çalışma gerçekleştirdi. Güftesi Aslan Demir’e, bestesi Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi’ye, icrası da Doç. Dr. Fatih Koca’ya ait olan “Geldim Sana” ilahisi Amasyalı beste üstadlarının ortaklaşa hazırladıkları bir eser olarak kayıtlara geçti.


“Geldim Sana” ilahisinin bestekârı Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi’ manevi coğrafya ile tasavvuf arasında ilişki ile alakalı, yazar İbrahim Ethem Gören’in sorularını cevapladı



“Amasya devlet, ilim ve sanat adamlarının ilim ve sanat icra ettikleri bir merkez olmuştur”


Şehzadedeler şehrinden nasıl üstadlar neş’et etmiştir?” şeklindeki soruya Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi, “Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki Amasya, sadece Osmanlı döneminde değil, asırlar öncesinden ilmin ve sanatın merkezi olmuştur. Dolayısıyla konuya devir olarak değil coğrafi açıdan açıklık getirmek gerekir. Zira Amasya’nın Milat’tan önce 5 bin yılına kadar uzanan oldukça zengin bir tarihi vardır. Tarih boyunca hemen her devletin en önemli merkezi olarak, tarih sahnesinde yer alan Amasya, aynı zamanda her devletin ilim adamlarının ve sanatçılarının da tabii olarak yaşadığı ve ilim ile sanatlarını idame ettikleri bir coğrafya oldu. İlmin ve sanatın mayalandığı şehir olan Amasya, başta Selçuklu olmak üzere bilhassa Osmanlı döneminde de Anadolu’nun yine ilim ve sanat başkenti olmaya devam etti. Coğrafi konumu ve insanının özellikleri açısından şehzâdeler için mükemmel bir çıraklık mekânı olan Amasya’da, on iki Osmanlı şehzadesi görev yaptı, yetişti. Bunlardan beşi tahta çıkamadı ama yedisi tahta çıkıp çok hizmet etti. Şehzadelerle birlikte Amasya’ya gelen şehzadelerimizin ilim ve sanat hocaları, sadece şehzadelerimize değil aynı zamanda Amasya halkını da eğitti. Bu eğitim-öğretimin tabii bir neticesi olarak Amasya’da pek çok âlim ve sanatkâr yetişmiştir. İnsanının ilme ve sanata olan duyarlılığı, kabiliyeti ve aşkı da bu duruma verilen en önemli doğal katkıdır. Şehzadelerimizle birlikte gelen sanatçılarımız İstanbul’da sarayda icra edilen ilahileri Amasya’ya getirmişlerdir. Bundan dolayıdır ki Amasya merkezde Klasik Türk sanatları hâkim olmuş ve bu sanatlar bir müddet sonra kalıcı hale gelmiştir” dedi.


Keçeci Hoca’dan Doç. Dr. Fatih Koca’ya


Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi açıklamalarında devamla; gayrı resmi kuruluşu 1908, resmî kuruluşu 1913 olan Amasya Mûsikî Cemiyeti’nin şehrin mûsikî anlayışı için ürettiği katma değerleri de şu cümlelerle özetliyor: “Amasya’da sürgüne gelen Giriftzen Asım Bey, gayrı resmi olarak Amasyalı sanatçılarla meşk yapmaya başlar. Gayrı resmi olarak başlayan bu meşkler, resmiyete bürünmeden Giriftzenin sürgünü bitiyor ve İstanbul’a dönüyor. Amasya’dan İstanbul’a giden bir ekibin ricasıyla Hulusi Tiryaki’nin başkanlığında bir cemiyet kurulmasına karar veriliyor. Giriftzen Asım Bey’in sürgünden sonra ihtiyârî olan Amasya hayatında cemiyetin onursal başkanı olarak göreve devam ettiğini biliyoruz. Düzenli konserler vermeye başlayan cemiyet, halk konserleri de veriyor. 1980’lerde mûsikî cemiyeti, Belediye Konservatuarı’na tahavvül etmiştir. Belediye konservatuarında sanat müziği başta olmak üzere korolar teşekkül etmiş, Türk Müziği eğitimi verilmeye devam etti.



Hicrî 1441 Ramazan-ı Şerif ayı için “Semaver”, Ramazan bayramı için de Segâh “Bayram ”ilahisini, gönül dilleriyle besteleyen Amasyalı hocalarının Kadir Gecesi ilahisinin sözleri şöyle



Cürmü hata isyan ile


Geldim sana döndüm sana


Gaflet ile tuğyan ile


Geldim sana döndüm sana



Fani olana aldandım


Onulmaz odlara yandım


Tövbe Ya Rab ben ustandım


Geldim sana döndüm sana



TURABÎ kapının kulu


Yok, gidecek başka yolu


Ciğer yanık gözü dolu


Geldin sana döndüm sana



Boşa geçirmişim yaşım


Bir baha etmez kumaşım


Eşiğine koydum başım


Geldim sana döndüm sana



Menzil uzun yok bineğim


Yıkıktır gönül direğim


Affolunmaktır dileğim

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Kardan dolayı mahsur kalanlara kumanya desteği Van genelinde etkili olan yoğun kar yağışı ve olumsuz hava şartları nedeniyle yollarda mahsur kalan vatandaşlara kumanya desteği yapıldı. Van genelinde etkili olan yoğun kar yağışı ve olumsuz hava şartları nedeniyle yollarda mahsur kalan vatandaşlara yönelik yardım çalışmalar, Van Afet ve Acil Durum (AFAD) İl Müdürlüğü koordinasyonunda aralıksız devam ediyor. Yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle ulaşımın aksadığı güzergâhlarda mahsur kalan araçlarda bulunan vatandaşlara, AFAD arama kurtarma ekipleri ile Hayrat Arama Kurtarma ekibi tarafından gıda ve sıcak içecekten oluşan kumanya yardımı ulaştırıldı. Vatandaşların mağduriyet yaşamaması ve temel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla sahada görev yapan ekipler, ilgili kurumlarla koordineli şekilde çalışmalarını sürdürüyor. AFAD koordinesinde; emniyet, jandarma, karayolları, Kızılay, belediye ekipleri ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliği içerisinde yürütülen çalışmalarda, vatandaşların can güvenliği öncelikli tutuldu. Olumsuz hava şartlarının etkisini sürdürmesi nedeniyle ekipler 7-24 görevinin başında. Yetkiler tarafından yapılan açıklamada, "Vatandaşların zorunlu olmadıkça trafiğe çıkmamaları, yapılan meteorolojik ve resmi uyarıları dikkate almaları ve güncel yol durumunu takip etmeleri konusunda hassasiyet göstermelerini rica ediyoruz. Karla mücadele ve yardım çalışmalarımız hava şartları normale dönene kadar kesintisiz şekilde devam edecektir" denildi.