EKONOMİ - 03 Ocak 2022 Pazartesi 16:49

ODE Yalıtım’a Sıfır Atık Belgesi

A
A
A
ODE Yalıtım’a Sıfır Atık Belgesi

ODE Yalıtım’ın çevre dostu uygulamalarıyla ön plana çıkan ve 2018 yılında ‘Yılın Yatırımı’ ödülüne layık görülen Eskişehir’deki ODE Üretim Kampüsü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen Sıfır Atık Belgesi’ni almaya hak kazandı.

ODE Yalıtım’ın çevre dostu uygulamalarıyla ön plana çıkan ve 2018 yılında ‘Yılın Yatırımı’ ödülüne layık görülen Eskişehir’deki ODE Üretim Kampüsü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen Sıfır Atık Belgesi’ni almaya hak kazandı.



Türkiye’nin yüzde 100 yerli sermayeli en büyük yalıtım şirketlerinden biri olan ODE Yalıtım, Birleşmiş Milletler’in evrensel eylem çağrısı olan ‘Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı benimseyerek sürdürdüğü faaliyetleri kapsamında önemli bir adım daha atarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen Sıfır Atık Belgesi almaya hak kazandı. Şirket bu belgeye, 2018 yılında ‘Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri’nde ‘Yılın Yatırımı’ ödülünü de kazanan Eskişehir’deki üretim kampüsünde kurduğu Sıfır Atık Yönetim Sistemi ile layık görüldü.



“Çevresel, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirliğe odaklanıyoruz”


ODE Yalıtım Teknik Genel Müdür Yardımcısı Tarık Uslu, sıfır atık ve diğer çevre dostu uygulamaları hakkında bilgi verdi. Geleceğe yönelik olarak odaklandıkları konuların ana çerçevesini sürdürülebilirliğin oluşturduğunu ifade eden Uslu, “Faaliyet alanımız olan yalıtım, doğası gereği gelecek nesillere sürdürülebilir bir yaşam alanı bırakma noktasında son derece önemli katkılar sağlıyor. Yalıtımla sağlanan enerji verimliliği iklim değişikliği ile mücadele son derece önemli bir adım olmasının yanı sıra enerji tüketimini azalttığından ekonomik fayda da sağlıyor. Biz de yalıtım sektörünün önde gelen oyuncularından biri olarak, çevresel, ekonomik ve sosyal anlamda sürdürülebilirliğe destek olmayı hedefliyoruz” dedi.



“13 ton kağıdı ve 6 ton plastiği geri dönüşüme gönderdik”


Şirketin içinde oluşturdukları Enerji Verimliliği Komitesi ile başta AB İklim Yasası olmak üzere yeşil dönüşüm sürecindeki tüm çalışmaları yakından takip ettiklerini belirten Uslu, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından sürdürülen Sıfır Atık Projesi kapsamında kurduğumuz Sıfır Atık Yönetim Sistemi ile kısa sürede önemli bir yol kat ettik. Günümüz itibarıyla cam ve metalde sıfır atığa ulaşarak 357,8 metreküp su tasarrufu sağladık. Yine sıfır atığa ulaştığımız organik atık ve bitkisel atık yağ ile 45,9 metreküplük depolama alanından tasarruf ettik. Sıfır atık motor yağı sayesinde de 84 bin 830 kWh enerji tasarrufu elde ettik. Bir yılda 13 ton kağıdı geri dönüşüme göndererek 217,2 ağacın kesilmesini önledik. Dönüşümünü sağladığımız 6 ton plastik ile de 14 bin 649 litre daha az petrol kullanılmasına aracılık ettik. Geri dönüşüme gönderdiğimiz kağıt ve plastikler ile aynı zamanda 2 bin 492 kg sera gazının gezegenimize salımını önledik. Kısacası Avrupa’nın 2050 yılına kadar ulaşmak istediği sıfır atık hedefine şimdiden çok yaklaştık” diye konuştu.



“Elektriğin yüzde 60’ını güneşten karşılayacağız”


Uslu, diğer çevre dostu uygulamalarını da şöyle anlattı: “Ürün gruplarının tümünde çevresel ürün beyanı (EPD) olan tek yalıtım şirketiyiz. Ayrıca toplamda 16 ürün serimiz EPD belgesi almaya hak kazandı. Enerji ve su tüketimimizi azaltmak üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz. A3 ve Kaizen ile sürekli olarak iyileştirme projeleri yapıyoruz. Şu anda Eskişehir’deki tesisimizin çatısının tamamını kaplayacak şekilde kurulumuna devam ettiğimiz güneş paneli (fotovoltaik) ile elektrik ihtiyacımızın yüzde 60’ını güneşten karşılayacağız. 2022 yılı Mart ayında devreye almaya hedeflediğimiz 2.400 kWp kurulu güce sahip bu sistem aslında bizim için bir başlangıç. Üretim tesislerimizdeki enerji ihtiyacının tamamını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayıncaya dek bu alandaki yatırımlarımıza devam etmeyi hedefliyoruz.”



Sırada Çorlu var


2017 yılında faaliyetlerine başlayan Eskişehir’deki üretim kampüsünün sektör adına örnek bir tesis olduğuna dikkat çeken Uslu, “Kampüste gündüz aydınlatması, doğal aydınlatma malzemesi polikarbon ışıklıklarla sağlanıyor. Otomatik duman damperleri de aynı zamanda doğal havalandırmaya olanak tanıyor. Oluşabilecek kirli havayı filtre etmek üzere özel sistemler kullanılıyor. Tesiste ayrıca, LED aydınlatma armatürleri, sifonik sistem yağmur suyu deşarjı ve gri su tesisatları gibi çevre dostu uygulamalarımız da bulunuyor” şeklinde konuştu.



Uslu, Eskişehir’den sonra Çorlu’daki üretim kampüsü için de 2022 yılı içinde Sıfır Atık Belgesi almayı hedeflediklerini açıkladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Kitapla büyüyen nesiller için Samsun’da seferberlik: Kütüphaneler Haftası dolu dolu geçti Samsun genelinde Kütüphaneler Haftası kapsamında okullarda düzenlenen etkinliklerle öğrenciler kitapla buluştu, kütüphanelerin önemi bir kez daha gündeme taşındı. Samsun İl Millî Eğitim Müdürlüğü öncülüğünde gerçekleştirilen programlarda, OKUSAM projesi çerçevesinde söyleşilerden kitap okuma saatlerine, yazar buluşmalarından kütüphane gezilerine kadar birçok etkinlik hayata geçirildi. Öğrencilerin bilgiye erişimde kütüphanelerin rolünü kavraması ve okuma kültürünün yaygınlaştırılması hedeflenirken, etkinliklere öğretmenler, öğrenciler ve veliler yoğun ilgi gösterdi. Projenin sayısal verileri de dikkat çekti. 2024 yılından itibaren 14 bin 281 okuma grubunun oluşturulduğu çalışmada 11 bin 108 öğretmen rehberlik yaptı. Toplam 174 bin 631 öğrenci kitap okuyarak faaliyetlere katılım sağladı. Hafta kapsamında Samsun İl Millî Eğitim Müdürü Murat Ağar, Atakum Garip Zeycan Yıldırım Fen Lisesi bünyesinde yenilenen okul kütüphanesinde öğrencilerle bir araya geldi. Gerçekleşen buluşmada kitaplar üzerine sohbet eden Ağar, kütüphanelerin bireylerin bilgiye ulaşmasındaki vazgeçilmez rolüne dikkat çekti. Ağar, öğrencilerin okuma alışkanlığı kazanmasının ve araştıran bireyler olarak yetişmesinin önemine vurgu yaparak kütüphanelerin aktif kullanımının teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti. Kütüphaneler Haftası boyunca düzenlenen etkinliklerin, öğrencilerin hem akademik hem de kişisel gelişimlerine katkı sunduğu, aynı zamanda kitap sevgisinin yaygınlaştırılması açısından önemli bir fırsat oluşturduğu değerlendirildi.
İstanbul İstanbul Valisi Gül, "Bu yılın ilk üç ayında 37 çete çökertildi, 873 şahıs yakalandı" İstanbul Valisi Davut Gül, "Organize suç örgütlerine karşı yürüttüğümüz operasyonlarda bu yılın ilk üç ayında 37 çete çökertildi, 873 şahıs yakalandı. Bunlardan 457’si tutuklandı, 284 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı. Teröre ve terör örgütlerine karşı bütün kurumlarımızla kararlı bir mücadele var. Bu yılın ilk üç ayına baktığımızda operasyon sayımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24 arttı" dedi. İstanbul Valisi Davut Gül, Mart ayına ilişkin emniyet verilerini basın mensuplarıyla paylaştı. Vali Gül, konuşmasına Türk Polis Teşkilatının 181’inci kuruluş yıldönümü tebrik ederek başladı. Terör örgütlerine karşı kararlılıkla mücadele edildiğini söyleyen Vali Gül, "Teröre ve terör örgütlerine karşı bütün kurumlarımızla kararlı bir mücadele var. Bakanlığımızın öncülüğünde İstanbul’umuzda taviz vermeden yürüttüğümüz bir mücadele var. Bu yılın ilk üç ayına baktığımızda operasyon sayımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24 arttı. Bin 446 şahıs yakalandı, 336 şahıs tutuklandı. 238 kişiye adli kontrol tedbiri uygulandı" dedi. "Kişilere karşı işlenen suçlarda olay sayıları yüzde 3 azalırken neredeyse olayların tamamı aydınlatılmış" Temel görevlerinin güvenli ortamı daha da sağlamlaştırmak olduğunu söyleyen Vali Gül, "Sizlerin de sürekli takip ettiği üzere paylaştığımız veriler, suç oranlarının her sene bir önceki yılın aynı dönemine göre düştüğünü teyit ediyor. Nitekim kişilere karşı işlenen suçlarda olay sayıları yüzde 3 azalırken neredeyse olayların tamamı aydınlatılmış. Öte yandan mal varlığına karşı işlenen; kapkaç, yankesicilik, oto hırsızlığı ve otodan hırsızlık gibi suçların dahil olduğu tabloda olay sayılarının yüzde 13 azaldığına şahit oluyoruz" şeklinde konuştu. "Teknolojinin, kameraların ve istihbaratın bütün imkanlarını en üst düzeyde kullanıyoruz" Ruhsatsız silah taşıyanlara yönelik uygulanan cezanın caydırıcılığının arttığını söyleyen Vali Gül, "Nedir bunlar? Araç sayımız, polis ve jandarma personelimiz arttı. Teknolojinin, kameraların ve istihbaratın bütün imkanlarını en üst düzeyde kullanıyoruz. En önemlisi de aranan şahısları titizlikle takip ediyoruz. Sokaklarımızı potansiyel tehditlerden temizleyerek yeni olayların önüne geçiyoruz. Şunun altını özellikle çizmek istiyorum. ’Suç işledim, yanıma kar kaldı’ denilebilecek bir durum kesinlikle yok. Biliyorsunuz, 2024 yılının sonlarında yapılan yasal düzenlemeyle bu suça verilen cezalar caydırıcı seviyeye yükseltilmişti. Peki, bu düzenlemenin etkisini sahada görüyor muyuz? Rakamlardaki düşüş, bunu açıkça gösteriyor Bu aynı zamanda şunu da teyit ediyor. ’Yakalansam da bir şey olmaz’ algısının yıkıldığını, ruhsatsız silah taşıyanların adalet önünde hesap verdiğini gösteriyor" ifadelerini kullandı. "Organize suç örgütlerine karşı yürüttüğümüz operasyonlarda bu yılın ilk üç ayında 37 çete çökertildi, 873 şahıs yakalandı" Bu yılın ilk üç ayında 37 çete çökertildiğini söyleyen Vali Gül, "Bu anlayışla organize suç örgütlerine karşı yürüttüğümüz operasyonlarda bu yılın ilk üç ayında 37 çete çökertildi, 873 şahıs yakalandı. Bunlardan 457’si tutuklandı, 284 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı. Şunu biliyoruz. Bu örgütlerin en kırılgan olduğu nokta, finansal kaynakları. Geride bıraktığımız üç ayda bu yapıların 26 buçuk milyar TL değerinde mal varlığına el konuldu. Suç gelirlerine ağır darbeler vuruldu. Bu suç ağlarının dijital dünyada da nefes almalarına izin vermiyoruz. Propaganda ve eleman temini için kullandıkları sosyal medya hesaplarını tek tek tespit ediyoruz. Sadece bu yılın ilk üç ayında, 4 suç örgütleriyle bağlantılı bin 386 sosyal medya hesabı kapatıldı. Peki, tüm bunların sokağa yansıması ne oldu? Kurşunlama olayları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 59 oranında düştü" dedi. "577 milyon Türk Lirası vergi kaybının önüne geçildi" Konuşmasında kaçakçılıkla mücadelede vergi kaybının önüne geçildiğini ifade eden Vali Gül, "Bu başlıkta, sadece bir vergi kaybından bahsetmiyoruz. Aynı zamanda terör örgütlerinin, organize suç yapılarının en büyük finans kaynaklarının birinden bahsediyoruz. Doğrudan vatandaşımızın sağlığına kasteden ürünlerin piyasaya sürülmesinden bahsediyoruz. Bu bilinçle, illegal üretime ve haksız kazanca karşı bu yılın ilk üç ayında bin 81 operasyon yapıldı. Bin 398 şahıs yakalandı. 60 şahıs tutuklandı. 577 milyon Türk Lirası vergi kaybının önüne geçildi. 1 milyon litreye yakın kaçak akaryakıtın piyasaya sürülmesi engellendi" dedi. "Hedefimiz, tek bir gencimizi, vatandaşımızı zehir tacirlerine feda etmemek" Uyuşturucuyla mücadeleye devam edildiğini söyleyen Vali Gül, "Mücadele ettiğimiz en önemli başlıklardan biri de uyuşturucu ve madde bağımlılığı. Maalesef bu illet, sadece bugünümüzü değil; geleceğimizi, evlatlarımızı da hedef alıyor. Hedefimiz, tek bir gencimizi, vatandaşımızı zehir tacirlerine feda etmemek. Bu bataklığa düşmesine izin vermemek. Bu kararlılıkla, sokaklarımızı bu beladan temizlemek için çalışmalarımızı ve mücadelemizi en etkin şekilde sürdürüyoruz. Her zaman söylediğimiz gibi bu meselenin sadece polisiye tedbirlerle çözülemeyeceğinin farkındayız. İşin bir de talep boyutu var. Öncelikle bunun ortadan kaldırılması gerekiyor. Bunun için gençlerimizi bu illetten uzak tutacak sportif, sanatsal ve sosyal birçok projeyi hayata geçirdik. Bu mücadelede en büyük yardımcılarımızdan olan annelerimize yönelik yürüttüğümüz En İyi Narkotik Polisi Anne projemizle bilinçlendirme çalışmalarına devam ediyoruz. Okullarımızın çevresi bizim için kırmızı çizgi. Evlatlarımızın eğitim gördüğü yerlerin etrafında, kafe, park, bahçelerde denetimlerimizi artırarak sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. "Siber güvenlik ekiplerimiz, sanal dünyada da suç ve suçluların peşini bırakmıyor" Siber güvenlik ekiplerinin sanal dünyada da suç ve suçluların peşini bırakmadığını söyleyen Vali Gül, "Suçun daha tehlikeli, daha sinsi bir hale büründüğü siber suçlar. Suç artık sadece sokaklarda işlenmiyor. Cebimizdeki telefonda, evimizdeki bilgisayarda karşımıza çıkabiliyor. Dolayısıyla huzurumuzun ve güvenliğimizin sınırı sadece gerçek hayattan ibaret değil. Bu anlayışla siber güvenlik ekiplerimiz, sanal dünyada da suç ve suçluların peşini bırakmıyor. Terör propagandasından yasa dışı bahse, çocuk istismarından dolandırıcılığa her türlü dijital suça karşı 7 gün 24 saat mücadele ediyor. İstanbul, toprak büyüklüğü olarak Türkiye’nin binde 7’si, yani yüzde 1’in altında bir alana sahip. Ancak nüfus olarak Türkiye’nin yaklaşık yüzde 20’si burada yaşıyor. Bu tablo, bizim diğer illere göre 30 kata yakın yoğun bir nüfusa sahip olduğumuzu gösteriyor. Dolayısıyla bir trafik olacak, bunu hepimiz biliyoruz. Önemli olan bu trafiğin güvenli ve düzenli akması" dedi.
Mersin Mersin’de üreticilere gıda okuryazarlığı eğitimi Mersin Büyükşehir Belediyesi, ’Hamzabeyli Köyümüz Atölye’de üretici kadınlara yönelik ‘Gıda Okuryazarlığı Eğitimi’ düzenledi. Ambalajdan etiketlemeye kadar gıda üretiminin tüm süreçlerinin uzmanlarca anlatıldığı eğitimle, kadınların daha güvenilir ve profesyonel üretim yapması hedefleniyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından Toroslar ilçesinde yer alan ’Hamzabeyli Köyümüz Atölye’de üretici kadınlara yönelik ‘Gıda Okuryazarlığı Eğitimi’ düzenlendi. Büyükşehir Belediyesi ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde eski köy okulunun dönüştürülmesiyle kurulan Hamzabeyli Köyümüz Atölye, açıldığı günden bu yana üretici kadınların ikinci adresi oldu. Hamzabeyli’de atölye programlarının yanı sıra düzenli eğitim programları da gerçekleştiriliyor. Gıda Okuryazarlığı Eğitimine, Hamzabeyli Mahallesi’nde ikamet eden üretici kadınlar katılım sağladı. Eğitimde, üretici kadınların güvenilir ve mevzuata uygun gıda üretimi yapabilmelerine yönelik kapsamlı bilgiler paylaşıldı. Program kapsamında Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki gıda mühendisleri Dilara Aytuttu ve Tuğba Karakış katılımcılara gıda terimleri, gıda ismi ve mevzuata uygun kullanım, etiket okuma ve etiket içeriklerinin hazırlanması, ambalajlama şartları, muhafaza teknikleri ve gıdalarda alerjen bilgisi gibi konularda bilgilendirme yaptı. Ayrıca üretim, son kullanma tarihi ve tavsiye edilen tüketim tarihleri arasındaki farklar ele alınarak, bu bilgilerin tüketici güveni açısından önemi anlatıldı. Kısa süre önce Hamzabeyli ve çevre mahallelerdeki üretici kadınlara yönelik personel hijyeni, makine ve ekipman kullanımı ile iş güvenliği konularında eğitimler de veren Büyükşehir Belediyesi, gıda üretim sürecinin her aşamasında üretici kadınları desteklemeyi sürdürecek. "Gıda üretimini etkileyecek eğitimler devam edecek" Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığına bağlı Bitkisel Destekleme Şube Müdürü Zeynep Durmaz, Hamzabeyli Köyümüz Atölye Projesi kapsamında daha önce Hamzabeyli ve çevre mahallelerdeki üretici kadınlara ortak kullanım alanındaki atölyeyi kullanmadan önce personel hijyeni, makine ekipman kullanımı ve iş güvenliği eğitimleri verdiklerini anlatarak, "Teknik personel tarafından gıda okuryazarlığı eğitimi verdik. Kadınlar bu eğitimde ürettikleri gıdanın nasıl güvenilir gıda olduğunu ve bunun için nelere dikkat etmeleri gerektiklerini öğrendiler. Üreticilerimiz; ‘Gıda ismi mevzuatta nasıl olmalı?’, ‘Gıda etiketinde içindekiler nasıl yazılmalı?’, ‘Gıda alerjeni ne demek?’, ‘Etikette nasıl belirtilmeli?’, ‘Üretim tarihi, son kullanma tarihi, tavsiye edilen tüketim tarihi ne demek ve bunların farkları neler?’ gibi soruların cevaplarını öğrendi ve kendi üretecekleri gıdalarda bunlara dikkat edecekler. Bu şekilde de tüketici güvenini sağlayan gıdalar üretebilecekler" dedi. Durmaz, eğitimlerin devam edeceğini belirterek, ilerleyen zamanda tüketici bazlı gıda okuryazarlığı eğitiminin de yapılacağını duyurdu.
Malatya Yeşilyurt Belediyesi, "Güvenli Ailem, Güvenli Nesil" hikaye yarışması düzenliyor Yeşilyurt Belediyesi, gençlerin hayal gücünü geliştirmek ve toplumsal değerleri edebiyat yoluyla yaşatmak amacıyla anlamlı bir projeye daha imza atıyor. "Güvenli Ailem, Güvenli Nesil" projesi kapsamında ortaokul öğrencilerine yönelik Hikâye Yarışması düzenleniyor. Yeşilyurt İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün destekleriyle düzenlenecek yarışmayla birlikte öğrencilerin yazma becerilerinin geliştirilmesi, aile değerlerinin güçlendirilmesi ve güvenli bir toplum bilincinin küçük yaşlarda kazandırılması hedefleniyor. Aynı zamanda genç kalemlerin duygu ve düşüncelerini özgürce ifade etmelerine imkân tanınarak edebiyata olan ilgilerinin artırılması amaçlanıyor. "Toplumsal değerleri pekiştirecek özel bir yarışma" Yeşilyurt Belediye Başkanı İlhan Geçit, yarışmanın sadece bir edebi etkinlik olmanın ötesinde, toplumsal değerleri pekiştiren önemli bir adım olduğunu vurguladı. Başkan Geçit, "Aile değerlerini, güvenli bir geleceği ve güçlü nesilleri anlatan birbirinden güzel hikâyeleri keşfetmek için öğrencilerimizi yarışmaya davet ediyoruz. Bu yarışma sayesinde gençlerimizin hayal dünyasını zenginleştirirken, aynı zamanda milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan bir neslin yetişmesine katkı sunmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Ortaokul öğrencilerinin katılımına açık olan yarışmada, öğrenciler "güvenli aile" ve "güvenli nesil" temaları çerçevesinde özgün hikâyelerini kaleme alacak. Değerlendirme sürecinde hikâyelerin özgünlüğü, anlatım gücü ve tema ile uyumu dikkate alınacak. Başvurular 5 Mayıs’ta sona erecek Gençlerin kaleminden çıkacak hikâyelerle hem edebiyat dünyasına yeni isimler kazandırmayı hem de toplumsal bilinç oluşturmayı hedefleyen yarışmanın başvuruları 5 Mayıs 2026 tarihine kadar devam edecek. Dereceye giren öğrencilere düzenlenen törenle çeşitli ödüller verilecek. Toplam 30 bin TL para ödülü Yarışmada birinciye 10 bin TL, ikinciye 8 bin TL, üçüncüye 7 bin TL ödül verilirken, ayrıca Jüri Özel Ödülü olarak 5 bin TL takdim edilecek. Yarışmaya katılmak isteyen öğrencilerin, detaylı bilgiye 0422 504 85 04 numaralı telefondan ulaşabileceği belirtildi.