ASAYİŞ - 18 Mart 2022 Cuma 16:45

36 milyon dolarlık kaldırım taşı dolandırıcılığı davasında 3 tahliye

A
A
A
36 milyon dolarlık kaldırım taşı dolandırıcılığı davasında 3 tahliye

Çin’e bakır yerine kaldırım taşı göndererek 36 milyon dolarlık vurgun yaptığı iddia edilen dolandırıcılık şebekesi yöneticisi ve üyesi 16 sanığın yargılandığı davada tutuklu 3 sanık tahliye edildi.

Çin’e bakır yerine kaldırım taşı göndererek 36 milyon dolarlık vurgun yaptığı iddia edilen dolandırıcılık şebekesi yöneticisi ve üyesi 16 sanığın yargılandığı davada tutuklu 3 sanık tahliye edildi. Tutuklu sanığın kalmadığı dosyada tanık olarak ifade veren Ali Memiş, “Sanıklardan Muammer isimli şahıs benden kaldırım taşı almak istedi. Kaldırım taşı alırken indirim yapmamı istemişti” dedi.


Çin’e bakır yerine kaldırım taşı göndererek 36 milyon dolarlık vurgun yaptığı iddia edilen dolandırıcılık şebekesi yöneticisi ve üyesi 16 sanığın yargılanmasına devam edildi. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada 3 tutuklu 10 tutuksuz sanık hazır bulundu. Duruşmaya taraf avukatları da katıldı.


“Dilekçede bakır cinsi eşyalarla ilgili bir tespitten bahsediliyordu”


Duruşmada savunması sorulan sanık Sedat Uzun gümrük müşaviri olduğunu söyleyerek “Kaldırım taşı olayını müfettiş incelemesinde öğrendim. 24 Haziran 2020 tarihinde konuyla ilgili bir dilekçe imzalamıştım. Dilekçeyi Ambarlı Gümrük Müdürlüğü’ne iletilmek üzere kurye bölümüne verdim. Beni konuyla ilgili arayan olmadı. Dilekçede bakır cinsi eşyalarla ilgili bir tespitten bahsediliyordu. Ticaret Bakanlığı müfettişleri soruşturması kapsamında ben kaldırım taşına yönelik tespitten haberdar oldum. Suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.


Kaldırım taşını alırken indirim istemişler


Sanık savunmasının ardından mahkeme başkanı talimatla ifade veren tanık Ali Memiş’in ifadesini okudu. Tanık Memiş ifadesinde Çerkezköy’de parke taşı imalatı işi ile uğraştığını aktararak “2020 yılının Haziran ayında Muammer isimli bir şahıs iş yerimize geldi. Bizden kaldırım taşı almak istediğini beyan etti. Satın alma sorumlusu ile yaptığı görüşme sonrası indirim istemiş. Peşin olarak ödeme yapacağını belirtti. Bu nedenle indirim istedi. Pazarlık yaptık, taşın tanesinin 10 TL’den satılması konusunda anlaştık. Sevkiyat günü iş yerine farklı bir şahıs geldi. Kendisini Muammer’in gönderdiğini söyledi. Şahıslar malların tamamını kendi nakliyeleri ile aldılar. Toplamda 1 milyon 408 bin TL’lik malzeme aldılar. Toplam sevkiyat yaklaşık 40 gün sürdü” şeklinde beyanda bulundu.


“Kaldırım taşı benzeri bir eşya vardı bakır renge boyanmıştı”


Duruşmada dinlenen bir diğer tanık Metin Yılmaz ise konteyner memuru olarak çalıştığını söyleyerek “2020 yılının Haziran ayında iki konteynerin taşıdığı eşya cinsi belirtilmemişti. Yanımda Bora ve Çağrı ile Tamer Berber vardı. Sorduğumda Çağrı bana konteynerde bakır olduğunu söyledi. Bu iki sanık bana açma kapama tutanağını getirdiler. Konteyneri açtık. Kaldırım taşı benzeri bir eşya vardı. Bakır renge boyanmıştı. Ben bakıra benzetemediğimi söyledim. Konteyner tam açılınca da taşlar ve paletler devrildi. Hasar olduğu için de ben fotoğrafladım. Benim görevim sona ermişti. Üst amirim Eren Acun’a durumu bildirdim. Tutanakta gümrük muayene memurunun imza ve kaşesi vardı. Benden sonra konteynerler mühürlenmiş” dedi.


Tanık beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme tutuklu sanıklar Hasan Kayacıköse, Soner Çokyiğit ve Sinan Çokyiğit’in delillerin toplanmış olması ve tutuklulukta geçirdikleri süreyi göz önünde bulundurarak tahliyelerine karar verdi. Duruşma eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.


İddianameden


Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, merkezi İsviçre’de bulunan şirketle, Tekirdağ’da bulunan şirket arasında saf bakır alımına dair yapılan sözleşmeye yer verilmişti. Sözleşme gereği saf bakırların Tekirdağ’dan Çin’in Lianyungang kentine 36 milyon dolar ödeme karşılığında gönderileceği anlatılmıştı. İddianamede firmaya sevkiyatın ulaştığı esnada konteynerlerde saf bakır yerine maddi değeri olmayan kaldırım taşı gönderildiğinin tespit edilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı açıklanmıştı. Savcılık, örgüt yöneticisi sanıklar Hasan Kayacıköse ile Soner Çokyiğit’in ’suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ’nitelikli dolandırıcılık’ ve ’zincirleme olarak özel belgede sahtecilik’ suçlarından 33 yıl 3 aya kadar hapis ile cezalandırılmasını talep etmişti. Diğer sanıklar Saime Çokyiğit, Dursun Çokyiğit, Muammer Karaman, Orhan Mollaoğlu, Ferhat Ulusoy, Başak Yeşilbaş, Sinan Çokyiğit, Ufuk Çatalbaş, Tayfun Gıcır, Ramazan Öner ve Vedat Ulusoy’un ’örgüte üye olma’, ’nitelikli dolandırıcılık’ ve ’zincirleme olarak özel belgede sahtecilik’ suçlarından ayrı ayrı 29 yıl 3 aya kadar hapsi talep edilmişti. Sanıklar Sedat Uzun, Çağrı Koçoğlu ve Bora İbiş hakkında ise ’örgüte üye olmamakla birlikte yardım etmek’, ’nitelikli dolandırıcılık’ ve ’zincirleme olarak özel belgede sahtecilik’ suçundan aynı oranda hapis cezası talep edilmişti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Didim’de cenazelerin hastane morgunda karıştığı iddiası Aydın’ın Didim ilçesinde aynı gün hayatını kaybeden Alman ve Türk vatandaşların cenazeleri iddiaya göre, hastane morgunda karıştı. Alman ailenin fark etmesiyle olay gün yüzüne çıkarken savcılık tarafından soruşturma başlatıldığı öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, olay, 31 Aralık 2025 Çarşamba günü meydana geldi. Didim Devlet Hastanesi’nde aynı gün kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Alman vatandaşı Derahaea Mana Heffmann (81) ile Türk vatandaşı Fikriye Tuna’nın (76) cenazeleri morga kaldırıldı. Ancak iddiaya göre, burada cenazeler karıştı. İlk olarak Fikriye Tuna’nın yakınları hastaneye gelerek cenazeyi teslim aldı. Gerekli işlemlerin tamamlanmasının ardından Tuna’nın cenazesi mezarlığa götürülerek toprağa verildi. Bir süre sonra Alman vatandaşı Derahaea Mana Heffmann’ın ailesi cenazeyi almak üzere hastaneye başvurdu. Morgda bulunan cenazenin kendilerine ait olmadığını fark eden aile, durumu hastane yetkililerine bildirdi. Yapılan incelemede cenazelerin karıştığı kesinleşti. Bunun üzerine Alman aile hastane yönetimi hakkında şikayetçi oldu. Olayın ortaya çıkmasının ardından hastane yetkilileri Türk aileyle irtibata geçti. Yanlış cenazenin defnedildiği bilgisi verilerek mezarın yeniden açılması gerektiği ifade edildi. Fikriye Tuna’nın ailesinin onayıyla mezar açıldı, cenazeler doğru ailelere teslim edildi. Yaşanan olayın ardından Didim Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı öğrenildi.
Kayseri Büyükşehir kütüphaneleri 2025 yılında 2 milyon ziyaretçiyi ağırladı Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin kütüphanelerinde, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın okuyan ve okutan şehir Kayseri vizyonu ile bugüne kadar milyonlarca ziyaretçi sayısına ulaşılırken, 2025 yılında ise kütüphaneler 2 milyona yakın kitapseveri misafir etti. Hayata geçirdiği proje ve gerçekleştirdiği uygulamalarla Kayseri’yi öğrenci dostu şehir haline getiren Başkan Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi; eğitime yönelik ücretsiz olan çeşitli kursları ile diğer taraftan eğitim öğretime dair destekleri ile kentteki gençler ve öğrenciler başta olmak üzere tüm vatandaşlara katkısını sürdürüyor. Büyükşehir’in 15 kütüphanesi ile gençlerin, vatandaşların donanımlı olmasına katkı sağladığı kentte, Büyükşehir’in kütüphanelerinden 2025 yılında toplam 346 bin 215 kitap ödünç alınırken, toplam üye sayısı ise 378 bin 649 oldu. Büyükşehir Belediyesi’ne ait kütüphanelerde toplam basılı kitap sayısı 214 bin 893 olurken, toplam kişi kapasitesi ise 6 bin 450 kişi şeklinde oldu. 2 milyona yakın ziyaretçi Kayseri Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki kütüphanelere gerçekleşen 2025 yılındaki ziyaretçi miktarı ise toplam 1 milyon 893 bin 821 oldu. 2025 yılında Mevlana Kütüphanesi hizmete başlarken, Altınoluk Kütüphanesi ise açılışa gün sayıyor. Kütüphanelerde, 2020-2025 yılları arasındaki toplam ziyaretçi sayısı ise 10 milyon 534 bin 233’e ulaşırken, söz konusu süreçte ise Kayseri’ye 10 kütüphane kazandırıldı. Büyükşehirde, Bebek Kütüphanesi Projesi’nin hayata geçirilmesi ile çocuk kütüphanelerinin sayısının arttırılması da planlanıyor. Büyükşehir Belediyesi kütüphanelerinde, ücretsiz internet ve bilgisayar hizmeti veren bilgisayar odaları, üye olan herkese ücretsiz fotokopi, şubelerinde sabah ve öğle saatlerinde öğrencilere ücretsiz çay, çorba hizmeti ve diğer tüm imkânlar sağlanıyor. Kütüphanelerde ayrıca; üyelik kartı sistemi, öğrencilerin kontrolünü ve güvenliğini sağlayabilmek için turnikeli geçiş sistemi, emanet dolapları, tv izleme üniteleri, sesli çalışma alanları, satranç köşesi, öğrencilerin yiyecek ve içecek ihtiyacını karşılamak için otomatlar bulunuyor.