EKONOMİ - 15 Nisan 2022 Cuma 11:25

'Çocuklarda laparoskopik ameliyatın çabuk iyileşme gibi avantajları var'

A
A
A
'Çocuklarda laparoskopik ameliyatın çabuk iyileşme gibi avantajları var'

Çocuklarda üroloji ameliyatlarındaki laparoskopik işlemlerin önemine değinen Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Alptekin, ''Laparoskopik cerrahide küçük kesiler yapıldığı için, ameliyat sonrası daha az ağrı, kısa hastanede yatış süresi ve daha çabuk iyileşme gibi avantajları vardır'' dedi.

Medicana International İstanbul Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Alptekin çocuklarda üroloji ameliyatlarındaki laparoskopik işlemlerle alakalı açıklamalarda bulundu. Tedavinin planlanmasında birinci adımın testisin mevcut olup olmadığının, yerinin ve yapısının saptanması olduğunu belirten Alptekin, “Fizik muayenede testisler bulunmuşsa tedavi cerrahi girişim ile testisin torbaya yerleştirilmesidir. Ameliyat öncesi yapılan fizik muayenede testis ele gelmiyorsa bu bebeklerde testisin olup olmadığı, varsa nerede olduğunun bulunması gerekir. Kasık kanalında veya çevresinde ele gelmeyen testis bu bölgenin ultrasonografik incelemesi ile bulunmaya çalışılır. Ultrasonografik incelemede de testis saptanamıyorsa testisin karın içerisinde kalmış olabileceğini düşünmek gerekir. Bu aşamada testisin varlığı veya yokluğunu, varsa yerini belirlemek ve yapılabiliyorsa torbaya indirmek için laparoskopi yapılır. Bulunan testis çok yukarı yerleşimli ise ve torbaya indirilemiyorsa o takdirde iki aşamalı bir operasyonla yumurta torbaya indirilir. Tek taraflı inmemiş testis vakalarında testis bulunur fakat işe yaramaz derecede küçük olduğu görülürse o testis alınabilir. Üçüncü seçenek ise testis hiç bulunamayabilir” dedi.

“Laparoskopik cerrahide 3 küçük delikten vücut içine girilerek ameliyat yapılır”

Üreteropelvik bileşke darlığı tedavisinde, dar olan bölümün eksize edilmekte ve üreter böbrek pelvisine yeniden ağızlaştırılmakta olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Alptekin, “Çocuklarda laparoskopik pyeloplastiye karar verirken, çocuğun yaşı ve belirtiler burada önem kazanmaktadır. Sık tekrarlayan ateşli üriner sistem enfeksiyonları, takiplerde hidronefrozda “böbrek büyümesi” artış olması, böbrek fonksiyonlarında bozulma olması, yan ağrısı, hipertansiyon ve taş oluşumu cerrahi gerektiren durumlardır. Laparoskopik cerrahide 3 küçük delikten vücut içine girilerek ameliyat yapılır. Son dönemlerde göbek seviyesinden tek delikten gerçekleştirilen laparoskopik ameliyatlar da popüler olmaktadır” şeklinde konuştu.

“Çocuklarda laparoskopik nefrektomi daha çok iyi huylu lezyonlara uygulanmakta”

Çocuklarda laparoskopik nefrektomi daha çok iyi huylu lezyonlara uygulanmakta olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Alptekin, “Çocuklarda laparoskopik nefrektomi gereklilikleri; multikistik displastik böbrek, ağrı, enfeksiypon ve kontrol altına alınamayan hipertansiyon ve protein kaybettirici patolojiler sayılabilir. Ektopik üreter-üreterosele eşlik eden çift toplayıcı sistemli hastalarda, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonuna sebep olan ve çalışmayan üst pol olması durumunda ise parsiyel nefrektomi ve üreterektomi gerekebilir. Son dönemlerde çocuk tümörlerinde laparaskopik yöntemle böbreğin çıkartılması ile ilgili çalışmalar da yayınlanmaktadır” diye konuştu.

“Basit böbrek kistleri böbrekte en sıklıkla rastlanan lezyonlardır”

Böbrek kistin, böbrekteki sıvı dolu kesecik olduğunu açıklayan Dr. Öğr. Üyesi Alptekin, “Basit böbrek kistleri böbrekte en sıklıkla rastlanan lezyonlardır. Böbrek kistinin görülme sıklığı yaş ilerledikçe artış göstermektedir. Genellikle rastlantısal olarak, yapılan ultrasonografi sırasında görülür. Klinik belirti veren ve tek olan böbrek kistlerinde ultrasonografi rehberliğinde kiste gönderilen bir iğne ile kist içindeki sıvı boşaltılır ve kist duvarlarının birbirine yapışarak bir daha içinde sıvı birikmemesi için yapıştırıcı 'sklerozan' madde verilir. Özellikle tekrarlayan kistlerde ya da böbrek içinde, iğne ile ulaşılması riskli ya da zor olan bir yerde olan kistlerde laparoskopik kist eksizyonu uğundur. Laparoskopik teknik ile 3 ufak delikten böbreğin olduğu bölgeye girilerek böbreğin diğer yapılarına zarar vermeden kist boşaltılır ve kist duvarı tamamen çıkartılır” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Alptekin, robotik cerrahi ile yapılan ameliyatları şöyle açıkladı:

Laparoskopik böbrek taşı operasyonları

''Günümüzde çocukluk çağı taş hastalarının çoğunun tedavisi endoürolojik yöntemlerle yapılmaktadır. Başarısız perkütan cerrahi sonrası, üreteropelvik darlığın eşlik ettiği taş hastaları, anormal yerleşimli böbreklerde uygulandığında başarılı sonuçlarının olduğu gösterilmiştir.

Çocuklarda böbrek reflüsü

Vezikoüreteral reflünün cerrahi tedavisinde alternatif bir yöntem olarak ortaya çıkarmıştır. Ekstravezikal tekniğin başarı oranları yüzde 93-100 oranlarında bildirilmiştir. Tekniğin mesane açılmadan yapılması intravezikal tekniklerdeki doku travmasına bağlı gelişen hematüri, uzamış mesane kateterizasyonu ve ameliyat sonrası mesane kasılmaları gibi dezavantajlarının izlenmemesini sağlamıştır.

Bebekler ve Çocuklarda üretral darlıklarda sistoskopi

Yenidoğan erkek bebeklerde idrar yapmada zorluk gözlendiğinde akla üretrada zara bağlı darlık gelir ve idrar kanalından girilen milimetrik kamera eşliğinde cihazlar ile üretra kanalını daraltan zar ortadan kaldırılır. Bu yöntemde vücutta her hangi bir kesi yapılmamakta ve tamamen doğal idrar kanalından girilerek yapılmaktadır.

Çocuklarda robotik cerrahi

Yukarıda saydığımız tüm ameliyatlar artık daha modern bir yöntem olan robotik cerrahi ile yapılabilmektedir. Ancak gerek cihazın ve ameliyatın pahalılığı gerekse her hastanede Robot bulunamaması nedeniyle ve ayrıca çocuklarda endikasyonlardaki kısıtlılık nedeniyle çok sık yapılamamaktadır. Ancak yakın gelecekte çoğu ameliyatların robot yardımı ile yapılabileceği kaçınılmaz bir gerçektir.''

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri tiyatroyu sevdi Kayseri’de 3 yıl önce hayata geçirilen ve kendi yerleşik kadrosu ve sahnesiyle seyircisiyle buluşan Kayseri Devlet Tiyatrosu’na ilgi her geçen gün artıyor. Kayseri Devlet Tiyatrosu Müdürü Kıymet Betül Gökçer; oyunları yüzde 95’in üzerinde dolan salonda oynadıklarını ifade ederek amaçlarının her geçen gün daha fazla seyirciye ulaşmak olduğunu söyledi. Dünya Tiyatro Günü dolayısıyla Atatürk heykeline çelenk sunan Kayseri Devlet Tiyatrosu Müdürü Betül Gökçer, Kayseri’de 3. yılı olduğunu ifade ederek; "Kayseri’de üçüncü Dünya Tiyatro Günü’nü kutladıklarını kaydeden; "Kayseri’de üçüncü yılımız. Kayseri Devlet Tiyatroları’nın 13. Bölge tiyatrosu olarak 25 Ekim 2023’ten beri Kayseri halkıyla buluşmaya devam ediyor. Bizim üçüncü kutlamamız oluyor. Burada böyle bir gelenek başlattık, Dünya Tiyatrolar Günü’nde sabahları gelip Mustafa Kemal Atatürk’e saygılarımızı sunuyoruz" dedi. Kayseri’de çok güzel bir seyirci olduğunu ve amaçlarının her geçen gün daha fazla insana ulaşmak olduğunu kaydeden Gökçer; "Çok güzel bir seyircimiz var. Tabi ki amacımız bütün şehre yayılmak. Kayseri nüfusu 1 buçuk milyon. Biz her sene seyirci sayımızı artırmak için, onlara sunabileceğimiz yelpazesi geniş oyunlarla karşılarına çıkıyoruz. Seyircimiz çok güzel, çok memnunuz. İnşallah daha da artacak. Ne kadar çok kişiyle buluşursak biz o kadar başarılı addederiz kendimizi. 2025 yılında yüzde 95 civarında seyirci izleme kapasitemiz var. Salonumuz 474 kişi, genelde dolu oynuyoruz. biletlerimiz 13 gün önce satışa çıkıyor, hedefimiz biletlerin 13 gün önceden bitmesi. Salonlarımız dolu, bundan çok mutluyuz" ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş Kahramanmaraş’a İstiklal Madalyası’nın verilişinin 101. yılı kutlandı Kahramanmaraş’a Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından İstiklal Madalyası’nın verilişinin 101. yıl dönümü dolayısıyla tören düzelendi. Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü’nde düzenlenen tören Mustafa Kemal Atatürk büstüne çelenk sunulması ile başladı. Vali, Büyükşehir Belediye Başkanı ve Garnizon Komutanının sunduğu çelengin ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, kırmızı şeritli istiklal madalyasını Türk bayrağına astı. Törende, saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı okundu. Program kapsamında konuşan Görgel, "Kahraman şehrimizin şeref nişanesi olan istiklal madalyamızın verilişinin 101. yıl dönümü olarak tarihimizin bize yüklediği büyük sorumlulukla bir aradayız. Bu topraklarda yazılan destan bu kadim şehrimizin kuruluşumuzun yanında bir milletin yeniden dirilişinin sembolü olmuştur. İmanla ve sarsılmaz irada ile verilen mücadele hem adımızın başındaki kahramanlığı, hem de her birimizin göğüsünde büyük bir şerefle taşıdığı kırmızı şeritli istiklal madalyamızla taçlanmıştır. Milli mücadele de Sütçü İmam’ın yaktığı kıvılcım, Arslan Bey’in dirayeti ile büyümüş, Ali Sezai Efendi’mizin manevi rehberliği ile milletimizin yüreğinde sönmez bir meşale oluşmuştur. TBMM tarafından 5 Nisan 1925’te şehrimize tevdi edilen kırmızı şeritli istiklal madalyası, İşte bu top yekun direnişin, bu eşsiz kahramanlığın ve sarsılmaz birlik ruhunun tescilidir. Bu madalya bir kişiye değil, bir millete, bir şehre ve bir inanca verilmiştir. Bugün bizlere düşen en büyük görev, ecdadımızın bizlere emanet ettiği aziz vatana ve bu onurlu mirasa sahip çıkmaktır" dedi.