GENEL - 17 Haziran 2022 Cuma 14:51

“Pelemir” bitkisi için alınan patent, üretim için devredildi

A
A
A
“Pelemir” bitkisi için alınan patent, üretim için devredildi

Anadolu topraklarında uzun yıllar önce buğday kadar kıymetli olan pelemir bitkisini tekrar üretim hayatına geçirmek için girişimcilik ve ar-ge çalışmalarına destek veren Yıldız Teknik Üniversitesi, pelemir yağından üretilen kozmetik kompozisyon için alınan patent hakkını Ziya Organik’e devretti.

Anadolu topraklarında uzun yıllar önce buğday kadar kıymetli olan pelemir bitkisini tekrar üretim hayatına geçirmek için girişimcilik ve ar-ge çalışmalarına destek veren Yıldız Teknik Üniversitesi, pelemir yağından üretilen kozmetik kompozisyon için alınan patent hakkını Ziya Organik’e devretti. Etkinliğe katılan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, pelemir bitkisi ile ilgili yapılan çalışmaları “İnsanlığa hizmet edecek bir katma değer” olarak nitelendirdi.


Eski Anadolu mutfağının vazgeçilmezlerinden biri olan ve günümüzde neredeyse unutulmak üzere olan pelemir bitkisi bir girişimcilik hikayesi ile adını yeniden duyurdu. Bitki üzerinde, TÜBİTAK Üniversite - Sanayi iş birliği ile yapılan araştırmalar sonucunda pelemirin özellikle ekmek yapımında kullanılması durumunda gliserin endeksini düşürdüğü, unlu mamullerin raf ömrünü uzattığı ortaya çıktı. Ayrıca pelemir bitkisinden elde edilen yağın kozmetik sektöründe kullanılması durumunda anti aging (gençleştirme) ve hücre yenileme özelliğinin çok yüksek olduğu anlaşıldı. Ziya Organik A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Hava Demir’in keşfi ve merakı sonucu ortaya çıkan pelemir bitkisi çalışmalarına Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Gıda Mühendisliği Bölümü akademisyenleri tarafından bilimsel araştırmalar ve projeler eklenerek patent başvurusu yapıldı. Sürecin devamında olumlu sonuçlar elde eden üniversite, YTÜ Yıldız Teknopark Patent Birimi’nin desteğiyle alınan patenti, düzenlenen lansman töreniyle Ziya Organik A.Ş.’ye devretti.


YTÜ Davutpaşa Kampüsü Tarihi Hamam binasında düzenlenen etkinliğe Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, YTÜ Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz, YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Orhan Tanışman, Fırat Plastik ve Ziya Organik A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Nevzat Demir, Ziya Organik A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Hava Demir, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkan Vekili Cemil Başpınar başta olmak üzere akademisyenler, öğrenciler ve Teknopark firmalarının temsilcileri katılım sağladı.



“20 yıl önce 5 olan teknopark sayımız bugün 92’ye yükseldi”


Patent töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, ar-ge çalışmaları sonucunda patent başvurularının yıldan yıla artarak devam ettiğini söyleyerek, bakanlık adına her zaman böyle çalışmaların arkasında durduklarını vurguladı. Mehmet Fatih Kacır, “Türkiye son 20 yılda adeta sıfırdan bir ar-ge ve inovasyon ekosistemi kurdu. 20 yıl önce Türkiye’de sadece 5 tane teknopark vardı, bugün ise teknoloji geliştirme bölgelerinin sayısı 92’ye erişti. Bu 92 teknoparkta 7 binden fazla ar-ge ve inovasyon odaklı çalışan şirketimiz var. Türkiye’de 2000’li yılların başında ar-ge yapan insan kaynağımız yaklaşık 30 binlerdeyken şimdi bu sayı 200 binleri aşmış durumda. Bu çok büyük bir kapasitenin inşa edildiğini gösteriyor. Özellikle özel sektörde ar-ge merkezlerimizin sayısı bin 500’ü aşmış durumda. Türkiye bugün, bu büyük kapasiteden somut sonuçlar ve katma değer üretme yolunda bir atılımın eşiğinde” diye konuştu.



“Patent başvuruları 250 katına çıktı”


Ar-ge insan kaynağının 30 binlerden 200 binlere çıktığını, yıllık patent başvuru sayısının ise 2002’de 414’den 2021’de 8 bin 439’a ulaştığını belirten Kacır,” Yine üniversitelerimizin bu süreçteki rolü çok farklı bir noktaya geldi. Üniversitelerimiz tarafından 2002 yılında Türk patentine yapılan patent başvurusu sayısı bütün bir sene içerinde sadece 4 adet iken şu anda bu sayı yaklaşık 250 katına çıktı ve 987 oldu. 2002’de Türk üniversitelerinin yaptıkları patent başvuruları arasında bir yıl boyunca patent kurumu tarafından tescil edilen sadece 1 patent olmuş. Şimdi bu sayı 366’ya erişmiş durumda. Biliyoruz ki daha ilerleyecek çok mesafemiz var, alacak daha çok yolumuz var. Fakat bu gibi girişimler bu patentlerin sadece dokümanlarda kalmaması ve sizin gibi girişimcilerin katkısıyla somut ürünlere, katma değere dönüşmesi insanlık yararına kullanımlarının yaygınlaşması yıldan yıla bu sayıları çok daha ileri noktalara taşımamıza vesile olacaktır.”



“YTÜ Yıldız Teknopark üç senedir birinci sırada”


Yıldız Teknik Üniversitesi istatistiklerinin de oldukça önemli olduğunu ifade eden Mehmet Fatih Kacır, “Ben buraya gelmişken bu istatistiklere de bir göz atmak istedim. Bugüne dek 2002’den 2021’e kadar Yıldız Teknik Üniversitesi’nde yapılan 157 patent başvurusunun 47’si geçen yıl yapılmış. Yani büyük bir ivme var. Son üç yıldır teknoloji geliştirme bölgeleri endeksinde Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Teknoparkı birinci sırada” diyerek sözlerini sonlandırdı.



“Akademisyenler artık kendi girişimcilik maceralarını üretiyorlar”


YTÜ Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz bu çalışma için özellikle gıda mühendisliği bölümüne teşekkür ederek akademisyenlerin girişimcilik adına adımlar atmasının çok önemli olduğunu söyledi. Prof. Dr. Tamer Yılmaz, “Üniversite olarak ar-ge’de, eğitimde, teknolojide, patent alımında ve girişimcilikte lider olma iddialarımız var. Bunun için de ciddi mücadele veriyoruz. Gıda mühendisliğinden Zeki Hoca’ma çok teşekkür ediyorum. Çünkü bir akademisyen bilimsel yayın yapar, proje üretir ama aynı zamanda kendi girişimcilik maceralarını ve şirketlerini de kurar, patent üretir. Bu çalışmalar sonucunda böyle güzel örnekler karşımıza çıkıyor. Ayrıca bizimle iş birliği yapıp üniversitenin, bilimin, teknolojinin gücüne inandığınız için Ziya Organik’e de teşekkür ederiz” dedi.



“Pelemir ürünlerini ihraç eden ülke konumuna gelinecektir”


Projenin en başından beri tüm çalışmalara öncülük eden YTÜ Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhammed Zeki Durak ise yaptığı konuşmada pelemir bitkisi ile ilgili bilgilendirmelerde bulundu. Hem gıda hem de kozmetik sektörü ürünlerinin içeriklerine milli bir bitki olan pelemir bitkisinin de eklenmesiyle ihracata destek olunabileceğini dile getiren Doç. Dr. Muhammed Zeki Durak, “Pelemirin hikâyesi 2014 yılında bir TÜBİTAK projesi olarak başladı. Ekmek üretiminde nasıl kullanabiliriz, glüten ilavesi ve ithal ürün ikamesi yerine doğal ve milli bir ürün olan pelemiri tarihte kullanıldığı gibi modern versiyonu ile yani günümüz koşullarına nasıl adapte ederiz diye düşünerek yola çıktığımız bir projeydi. Bu çalışmayla bir patent alındı. Bir diğer konu olarak da pelemir ürününün yağını ne yapacağımızı düşündük. Bu yağı incelerken çok farklı özelliklere sahip olduğunu gördük. Özellikle güneş koruma özelliği ve hücre yenilemenin çok güçlü olduğunu gördük. Fakat kozmetik sektöründe bilinen bir ürün değildi. Ama ümit ediyoruz ki pelemir yağını kozmetik sektöründe daha fazla kullanan ve bu ürünleri ihraç eden bir ülke konumuna geliriz. Ziya Organik ile çıktığımız bu yolda yaptığımız çalışmalar neticesinde böyle kıymetli bir ürünü ülkemize kazandırmak ve dünyaya tanıtmak konusunda attığımız adımdan dolayı çok mutluyum” diye konuştu.


Törende yaptığı konuşmasında pelemir bitkisinin değerinin bilim insanları sayesinde yeniden ortaya çıktığını ifade eden Fırat Plastik ve Ziya Organik A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Nevzat Demir, çalışmada emeği geçen herkes teşekkürlerini iletti.


Tören, patent devrinin yapılması için atılan imzalarla son buldu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ekonomiye ilişkin düzenlemeleri ve bedelli askerlikle ilgili maddeyi de içeren kanun teklifi TBMM’de kabul edildi ANKARA (İHA) – Ekonomiye ilişkin düzenlemeleri ve bedelli askerlikle ilgili maddeyi de içeren kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda, ekonomiye ilişkin düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Kanunla, Gelir Vergisi Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Kanuna göre, her türlü şans ve bahis oyunlarına ilişkin verilen ilan ve reklam giderleri, gelir vergisi mükelleflerinin ticari kazancının tespitinde gider olarak kabul edilmeyecek. Ayrıca, Yükseköğretim Kanunu’ndaki düzenlemeyle beraber, vakıf üniversiteleri bünyesinde faaliyet gösteren sağlık kuruluşları kurumlar vergisi muafiyetinin kapsamı dışında tutulacak. Katma Değer Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle ise, Cumhurbaşkanı tarafından vergi muafiyeti tanınan vakıflarca kurulan yükseköğretim kurumlarına bağlı hastane ve benzeri sağlık kuruluşlarına sağlanan Katma Değer Vergisi istisnası kaldırılıyor. Serbest Bölgeler Kanunu’ndaki değişiklikle ise, serbest bölgelerde üretim faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu bölgelerde imal ettikleri ürünlerin yurt dışına, serbest bölge içine veya diğer serbest bölgelere satışından elde ettikleri kazançları gelir veya kurumlar vergisinden istisna olacak. İşsizlik Sigortası Kanunu’ndaki değişiklik ile işsizlik sigortası primindeki yüzde 1 devlet payını yarısına kadar artırmaya veya yarısına kadar indirmeye yetkili Cumhurbaşkanı olacak. Ayrıca Doğal Gaz Piyasası Kanunu’na, Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi’ne (BOTAŞ) ilişkin geçici madde ekleniyor. Kanuna göre, BOTAŞ’ın, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geldiği halde ödenmemiş her türlü vergi, fon ve paylar, idari para cezaları ile bunlara bağlı gecikme zammı ve gecikme faizi borçları BOTAŞ’ın Hazine’den görevlendirme bedeli alacaklarına karşılık, merkezi yönetim bütçesinin gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin mahsup suretiyle Ticaret Bakanlığı tarafından terkin edilecek. Bu kapsamda mahsuba konu olacak borçlara bu hükmün yayımlandığı tarihten sonra feri alacak hesaplanmayacak. BOTAŞ’ın, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine ödemesi gereken her türlü vergi, fon ve paylar, BOTAŞ’ın Hazine’den 31 Aralık 2026 sonuna kadar oluşan veya oluşacak görevlendirme alacaklarına karşılık, merkezi yönetim bütçesinin gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin mahsup suretiyle Ticaret Bakanlığınca aylık olarak terkin edilecek ve terkin edilecek her türlü vergi asıllarına ilişkin feri alacak hesaplanmayacak. Yapılacak mahsup işlemine konu görevlendirme bedeli hesaplamasında BOTAŞ’ın muhasebe kayıt ve belgeleri esas alınacak. Görevlendirme uygulamasının son bulmasını müteakip Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nde öngörülen teşebbüslerin uygulayacakları fiyatlar ve görev zararı uygulamasına ilişkin usule uygun yapılan inceleme sonucunda hesaplanan görevlendirme bedelinin Ticaret Bakanlığınca yapılan terkin tutarlarından az olduğunun tespit edilmesi halinde BOTAŞ tarafından yükümlülükler faizsiz yerine getirilecek ve söz konusu tutar genel bütçeye gelir kaydedilecek. Hüküm kapsamında yapılacak mahsup ve terkin işlemleri, terkin kararı alınması nedeniyle mahsup edilecek tutarlar dışında kalan görevlendirme bedellerinin ödenmesine engel teşkil etmeyecek, idarenin bu bedellere ilişkin ödeme yetkisini ortadan kaldırmayacak veya zamanını sınırlandırmayacak. BOTAŞ’ın Hazine’den olan görevlendirme bedeli alacağı tutarını tespit etmeye ve mahsup suretiyle yapılacak terkin işlemlerini belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanı yetkili olacak. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle beraber, engel oranı yüzde 40 ve üzeri olan ortopedik engellilerden ortopedik engelleri nedeniyle hakkında sürücü belgesi alamayacağına karar verilen engelli bireylere de Kanun kapsamında belirlenen taşıtların ilk iktisabında 10 yılda bir defaya mahsus olmak üzere ÖTV istisnası uygulanacak. Ayrıca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Gelir İdaresi Başkanlığı ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’da defterdarın görev ve sorumluluklarına ilişkin düzenleme yapılıyor. Buna göre, defterdar, bulunduğu ilde Hazine ve Maliye Bakanlığının en büyük memuru ve il ve bağlı ilçeler teşkilatının amiri sıfatını haiz olup, bulunduğu ilde Bakanlığın taşra teşkilatındaki işlemlerin mevzuat hükümlerine göre yürütülmesi, denetlenmesi, merkez ve taşradan sorulan soruların cevaplandırılması, kanuna aykırı hareketi görülenler hakkında takibatta bulunulmasından görevli ve sorumlu olacak. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun "prime esas kazançlar" hükmüne ilişkin düzenleme yapılıyor. Kanuna göre, ayni yardımlar, ölüm, doğum, evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev, kıdem, ihbar ve kasa tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödemeler, keşif ücreti, kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin yüzde 30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, işverence iş yerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda, çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin 300 lirasına kadar olan kısmı, prime esas kazanca tabi tutulmayacak. Bu tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu’nun ilgili fıkrasına göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacak. Bu şekilde hesaplanan tutarın yüzde 5’ini aşmayan kesirler dikkate alınmayacak. Kanunla, Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, kurum kazancının tespitinde her türlü şans ve bahis oyunlarına ait ilan ve reklam giderleri, gider olarak kabul edilmeyecek. Bedelli askerlikte tahsil edilecek tutar yüzde 25 artırılıyor Kanunla, bedelli askerlik yapmak üzere başvuranlardan tahsil edilecek tutar yüzde 25 artırılıyor. Askeralma Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle, istekli ve askerliğe elverişli olanlardan Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyacı dikkate alınarak Milli Savunma Bakanlığınca belirlenecek sayıda yükümlü, 300.000 gösterge rakamının ödemenin yapıldığı gün geçerli olan memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak bedel tutarını silahaltına alınmadan önce Bakanlıkça belirlenecek sürede peşin ödemeleri ve bir aylık temel askerlik eğitimini tamamlamaları halinde askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılacak. Bedelli askerlik uygulaması kapsamında tahsil edilen tutarlar Milli Savunma Bakanlığı merkez muhasebe birimi hesabına yatırılacak. Bu tutarın 240.000 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak kısmı genel bütçeye gelir kaydedilecek, kalan kısmı Savunma Sanayii Destekleme Fonu’na aktarılacak. Ek bedel olarak tahsil edilen tutarlar genel bütçeye gelir kaydedilecek. Kanunla beraber, Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Kabul Edilmesine Dair Kanun’a eklenen geçici maddeyle, 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde yürütülen ulusal ve uluslararası projeler kapsamında üretilen konutlara ve iş yerlerine ilişkin borçlandırma bedellerinin, Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun ve Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında hak sahibi olarak kabul edilenler tarafından 31 Aralık 2026’ya kadar defaten ödenmesi halinde bu bedele, en fazla bir konut için yüzde 74, en fazla bir iş yeri için yüzde 48 oranında indirim uygulanacak. Bu çerçevedeki projeler kapsamında üretilen iş yerleri bakımından da Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’daki "emanet, ihale veya evini yapana yardım yoluyla inşa edilen veya edilecek olan binaların, afet tertiplerinden faydalananların borçları, ilgililerin geçim durumları ve bölgenin özelliği dolayısıyla bina maliyetlerini artırıcı yönden unsurların tesir derecesi göz önünde bulundurularak, zorunlu hallerde Cumhurbaşkanı kararıyla maliyet ve borçlandırma bedellerinin yarısına kadar indirim yapılabilmesine" yönelik hüküm uygulanacak. Kentsel Dönüşüm Kanunu kapsamındaki alanlara Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamında hak sahibi olanlara verilecek konut ve iş yerlerinin borçlandırılmaları Kentsel Dönüşüm Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre yapılacak. Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’nun ilgili maddesi kapsamında belirlenen talep sahipleri tarafından iş yerlerine ilişkin borçlandırma bedelleri teslim tarihinden itibaren en geç 6 ay içinde defaten ödenmesi halinde iş yerleri için belirlenen indirim oranı uygulanacak. Düzenlemenin yürürlük tarihinden önce teslim edilen iş yerleri hakkında 6 aylık süre yürürlük tarihinden itibaren başlayacak. TBMM Genel Kurulunda teklifin görüşmeleri sırasında tabii inci veya kültür incileri, işlenmiş olsun olmasın elmaslar, kıymetli taşlar veya yarı kıymetli taşlar, sentetik veya terkip yoluyla elde edilen kıymetli veya yarı kıymetli taşlar, tabii veya sentetik kıymetli veya yarı kıymetli taşların toz ve pudraları ile tabii inci veya kültür incilerinden kıymetli ya da yarı kıymetli taşlardan eşyalar için ÖTV oranının yüzde 20 olmasına ilişkin madde Danışma Kurulu kararıyla, tekriri müzakere önergesiyle yeniden ele alındı. AK Parti tarafından verilen önergenin kabul edilmesiyle bu madde çıkarıldı. Yeni düzenlemelerin kabul edilerek yasalaşmasının ardından Genel Kurul, TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ tarafından 7 Nisan Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere kapatıldı.
Samsun TMO’ya fındık fiyatlarında "Oyunları boz" çağrısı Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, fındık fiyatlarında yaşanan sert düşüşe ilişkin açıklama yaparak Toprak Mahsulleri Ofisi’ne (TMO) "Oyunları boz" çağrısı yaptı. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, Türkiye’nin en stratejik tarım ürünlerinden biri olan fındıkta son dönemde yaşanan gelişmelere dikkat çekti. Fındık fiyatlarının 350 TL seviyelerinden 170-180 TL bandına kadar gerilemesine dikkat çeken Arslan Soydan, "Dünyada en kaliteli fındığı biz üretiyoruz. Ülkemizde en stratejik tarım ürünlerinden biri fındık. Karadeniz Bölgemizin en önemli geçim kaynağı olan fındıkta maalesef yüzyılın en etkili fiyat oyunları ile karşı karşıyayız. Fındık fiyatlarının 350 TL’den 170-180 TL’ye düşürülmesini asla kabul etmiyoruz. Ne görmek ne de duymak istiyoruz" dedi. "Türk fındığı itibarsızlaştırılıyor" Türk fındığı üzerinde çeşitli oyunlar oynandığını ifade eden Başkan Arslan Soydan, "Türk fındığı üzerinde büyük oyunlar oynanıyor. Fındık fiyatları düşürülüyor, zamansız ve yersiz rekolte rakamları açıklanıyor. Başka ülkelerin kalitesiz, randımansız fındıkları ülkemizin fındığına rakip gösteriliyor. Türk fındığı itibarsızlaştırılarak yeşil altınımız ile emeğimiz, alın terimiz, aşımız, çocuklarımızın bugünü, yarını ve geleceği ile oynanıyor" diye konuştu. "Üretici bahçeden uzaklaştırılıyor" Yaşanan sürecin üreticiyi doğrudan etkilediğini vurgulayan Soydan, "Bu oyunların devamında üreticilerimiz fındık bahçelerinden, fındıkta hastalıklar, zararlılar ve bakımla ilgili mücadelelerden uzaklaştırılmaya çalışılıyor. Bu fiyatlar, bu maliyetler karşısında tabii ki üreticilerimiz zorlanıyor. Bu mesele artık fındığı sattık satamadık meselesini aştı. Fındık ürünümüzde gelecek sezon ve sonrası tehdit ediliyor" ifadelerini kullandı. TMO’ya "Devreye gir" çağrısı Çözüm çağrısında bulunan Soydan, "Artık yeter. Serbest piyasada fındık fiyatlarının yarından tezi yok normalleşmesi gerekmektedir. Bu oyunların bozulmasında en büyük rolü TMO’nun müdahale alım açıklaması olacaktır. TMO bir ay da olsa 300 TL’den fındık alımı yapmalı" dedi.