GENEL - 17 Haziran 2022 Cuma 14:51

“Pelemir” bitkisi için alınan patent, üretim için devredildi

A
A
A
“Pelemir” bitkisi için alınan patent, üretim için devredildi

Anadolu topraklarında uzun yıllar önce buğday kadar kıymetli olan pelemir bitkisini tekrar üretim hayatına geçirmek için girişimcilik ve ar-ge çalışmalarına destek veren Yıldız Teknik Üniversitesi, pelemir yağından üretilen kozmetik kompozisyon için alınan patent hakkını Ziya Organik’e devretti.

Anadolu topraklarında uzun yıllar önce buğday kadar kıymetli olan pelemir bitkisini tekrar üretim hayatına geçirmek için girişimcilik ve ar-ge çalışmalarına destek veren Yıldız Teknik Üniversitesi, pelemir yağından üretilen kozmetik kompozisyon için alınan patent hakkını Ziya Organik’e devretti. Etkinliğe katılan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, pelemir bitkisi ile ilgili yapılan çalışmaları “İnsanlığa hizmet edecek bir katma değer” olarak nitelendirdi.


Eski Anadolu mutfağının vazgeçilmezlerinden biri olan ve günümüzde neredeyse unutulmak üzere olan pelemir bitkisi bir girişimcilik hikayesi ile adını yeniden duyurdu. Bitki üzerinde, TÜBİTAK Üniversite - Sanayi iş birliği ile yapılan araştırmalar sonucunda pelemirin özellikle ekmek yapımında kullanılması durumunda gliserin endeksini düşürdüğü, unlu mamullerin raf ömrünü uzattığı ortaya çıktı. Ayrıca pelemir bitkisinden elde edilen yağın kozmetik sektöründe kullanılması durumunda anti aging (gençleştirme) ve hücre yenileme özelliğinin çok yüksek olduğu anlaşıldı. Ziya Organik A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Hava Demir’in keşfi ve merakı sonucu ortaya çıkan pelemir bitkisi çalışmalarına Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Gıda Mühendisliği Bölümü akademisyenleri tarafından bilimsel araştırmalar ve projeler eklenerek patent başvurusu yapıldı. Sürecin devamında olumlu sonuçlar elde eden üniversite, YTÜ Yıldız Teknopark Patent Birimi’nin desteğiyle alınan patenti, düzenlenen lansman töreniyle Ziya Organik A.Ş.’ye devretti.


YTÜ Davutpaşa Kampüsü Tarihi Hamam binasında düzenlenen etkinliğe Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, YTÜ Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz, YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Orhan Tanışman, Fırat Plastik ve Ziya Organik A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Nevzat Demir, Ziya Organik A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Hava Demir, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkan Vekili Cemil Başpınar başta olmak üzere akademisyenler, öğrenciler ve Teknopark firmalarının temsilcileri katılım sağladı.



“20 yıl önce 5 olan teknopark sayımız bugün 92’ye yükseldi”


Patent töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, ar-ge çalışmaları sonucunda patent başvurularının yıldan yıla artarak devam ettiğini söyleyerek, bakanlık adına her zaman böyle çalışmaların arkasında durduklarını vurguladı. Mehmet Fatih Kacır, “Türkiye son 20 yılda adeta sıfırdan bir ar-ge ve inovasyon ekosistemi kurdu. 20 yıl önce Türkiye’de sadece 5 tane teknopark vardı, bugün ise teknoloji geliştirme bölgelerinin sayısı 92’ye erişti. Bu 92 teknoparkta 7 binden fazla ar-ge ve inovasyon odaklı çalışan şirketimiz var. Türkiye’de 2000’li yılların başında ar-ge yapan insan kaynağımız yaklaşık 30 binlerdeyken şimdi bu sayı 200 binleri aşmış durumda. Bu çok büyük bir kapasitenin inşa edildiğini gösteriyor. Özellikle özel sektörde ar-ge merkezlerimizin sayısı bin 500’ü aşmış durumda. Türkiye bugün, bu büyük kapasiteden somut sonuçlar ve katma değer üretme yolunda bir atılımın eşiğinde” diye konuştu.



“Patent başvuruları 250 katına çıktı”


Ar-ge insan kaynağının 30 binlerden 200 binlere çıktığını, yıllık patent başvuru sayısının ise 2002’de 414’den 2021’de 8 bin 439’a ulaştığını belirten Kacır,” Yine üniversitelerimizin bu süreçteki rolü çok farklı bir noktaya geldi. Üniversitelerimiz tarafından 2002 yılında Türk patentine yapılan patent başvurusu sayısı bütün bir sene içerinde sadece 4 adet iken şu anda bu sayı yaklaşık 250 katına çıktı ve 987 oldu. 2002’de Türk üniversitelerinin yaptıkları patent başvuruları arasında bir yıl boyunca patent kurumu tarafından tescil edilen sadece 1 patent olmuş. Şimdi bu sayı 366’ya erişmiş durumda. Biliyoruz ki daha ilerleyecek çok mesafemiz var, alacak daha çok yolumuz var. Fakat bu gibi girişimler bu patentlerin sadece dokümanlarda kalmaması ve sizin gibi girişimcilerin katkısıyla somut ürünlere, katma değere dönüşmesi insanlık yararına kullanımlarının yaygınlaşması yıldan yıla bu sayıları çok daha ileri noktalara taşımamıza vesile olacaktır.”



“YTÜ Yıldız Teknopark üç senedir birinci sırada”


Yıldız Teknik Üniversitesi istatistiklerinin de oldukça önemli olduğunu ifade eden Mehmet Fatih Kacır, “Ben buraya gelmişken bu istatistiklere de bir göz atmak istedim. Bugüne dek 2002’den 2021’e kadar Yıldız Teknik Üniversitesi’nde yapılan 157 patent başvurusunun 47’si geçen yıl yapılmış. Yani büyük bir ivme var. Son üç yıldır teknoloji geliştirme bölgeleri endeksinde Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Teknoparkı birinci sırada” diyerek sözlerini sonlandırdı.



“Akademisyenler artık kendi girişimcilik maceralarını üretiyorlar”


YTÜ Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz bu çalışma için özellikle gıda mühendisliği bölümüne teşekkür ederek akademisyenlerin girişimcilik adına adımlar atmasının çok önemli olduğunu söyledi. Prof. Dr. Tamer Yılmaz, “Üniversite olarak ar-ge’de, eğitimde, teknolojide, patent alımında ve girişimcilikte lider olma iddialarımız var. Bunun için de ciddi mücadele veriyoruz. Gıda mühendisliğinden Zeki Hoca’ma çok teşekkür ediyorum. Çünkü bir akademisyen bilimsel yayın yapar, proje üretir ama aynı zamanda kendi girişimcilik maceralarını ve şirketlerini de kurar, patent üretir. Bu çalışmalar sonucunda böyle güzel örnekler karşımıza çıkıyor. Ayrıca bizimle iş birliği yapıp üniversitenin, bilimin, teknolojinin gücüne inandığınız için Ziya Organik’e de teşekkür ederiz” dedi.



“Pelemir ürünlerini ihraç eden ülke konumuna gelinecektir”


Projenin en başından beri tüm çalışmalara öncülük eden YTÜ Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhammed Zeki Durak ise yaptığı konuşmada pelemir bitkisi ile ilgili bilgilendirmelerde bulundu. Hem gıda hem de kozmetik sektörü ürünlerinin içeriklerine milli bir bitki olan pelemir bitkisinin de eklenmesiyle ihracata destek olunabileceğini dile getiren Doç. Dr. Muhammed Zeki Durak, “Pelemirin hikâyesi 2014 yılında bir TÜBİTAK projesi olarak başladı. Ekmek üretiminde nasıl kullanabiliriz, glüten ilavesi ve ithal ürün ikamesi yerine doğal ve milli bir ürün olan pelemiri tarihte kullanıldığı gibi modern versiyonu ile yani günümüz koşullarına nasıl adapte ederiz diye düşünerek yola çıktığımız bir projeydi. Bu çalışmayla bir patent alındı. Bir diğer konu olarak da pelemir ürününün yağını ne yapacağımızı düşündük. Bu yağı incelerken çok farklı özelliklere sahip olduğunu gördük. Özellikle güneş koruma özelliği ve hücre yenilemenin çok güçlü olduğunu gördük. Fakat kozmetik sektöründe bilinen bir ürün değildi. Ama ümit ediyoruz ki pelemir yağını kozmetik sektöründe daha fazla kullanan ve bu ürünleri ihraç eden bir ülke konumuna geliriz. Ziya Organik ile çıktığımız bu yolda yaptığımız çalışmalar neticesinde böyle kıymetli bir ürünü ülkemize kazandırmak ve dünyaya tanıtmak konusunda attığımız adımdan dolayı çok mutluyum” diye konuştu.


Törende yaptığı konuşmasında pelemir bitkisinin değerinin bilim insanları sayesinde yeniden ortaya çıktığını ifade eden Fırat Plastik ve Ziya Organik A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Nevzat Demir, çalışmada emeği geçen herkes teşekkürlerini iletti.


Tören, patent devrinin yapılması için atılan imzalarla son buldu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.