ÇEVRE - 18 Haziran 2022 Cumartesi 09:42

Yeşilin şehri Başakşehir, İstanbul’un ilgi odağı oldu

A
A
A
Yeşilin şehri Başakşehir, İstanbul’un ilgi odağı oldu

Yeşil alanları ve mesire alanlarıyla göz kamaştıran Başakşehir, yanındaki 4 millet bahçesi, Sular Vadisi, Bahçeşehir Gölet ve Şamlar Tabiat Parkı ile Başakşehirliler ve İstanbulluların ilgi odağı oluyor.

Yeşil alanları ve mesire alanlarıyla göz kamaştıran Başakşehir, yanındaki 4 millet bahçesi, Sular Vadisi, Bahçeşehir Gölet ve Şamlar Tabiat Parkı ile Başakşehirliler ve İstanbulluların ilgi odağı oluyor.


Havaların ısınmasıyla birlikte Başakşehir, millet bahçeleri ve mesire alanlarıyla adeta cazibe merkezi haline geldi. Kişi başına düşen 21 metrekare yeşil alan miktarıyla Avrupa’yı ikiye katlayan Başakşehir, eşsiz doğa güzellikleri ve huzuruyla Başakşehirlilerin yanı sıra İstanbulluların da keyifli bir hafta sonu için ilk tercihi oluyor. Millet bahçelerinin yanı sıra İstanbul’un en güzel florasına sahip Şamlar Tabiat Parkı, ziyaretçilerini kuş cıvıltıları ve tabiatın eşsiz güzellikleriyle karşılıyor. Toplam 6 kapısı bulunan Şamlar Tabiat Parkı’nın 1, 2, 3 ve 4. kapıları herkese açıkken, 5. kapı ise sadece Başakşehirlilere özel olarak hazırlandı. Sporseverler için bisiklet, koşu ve yürüyüş parkurları, doğa fotoğrafları çekmeyi ve manzarayı izlemek isteyenler için ise seyir terası yer alıyor. 6. kapıda ise çocukların gönüllerince eğleneceği, eğlenirken öğreneceği "Doğada 1 Gün" etkinliği yapılıyor.



Başakşehir’in 7 harikası


Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu’nun “Her mahalleye bir millet bahçesi yapacağız” sözünün ardından başlayan çalışmalarda büyük yol kat edildi. Gün içerisinde on binlerce doğa dostunu ağırlayan Başakşehir, Ayazma, Hoşdere ve Kayaşehir Millet Bahçelerine ilave olarak Çam ve Sakura, Güvercintepe ile Altınşehir Millet Bahçelerinde de çalışmalar tüm hızla devam ediyor. Üç yeni millet bahçesinin tamamlanmasının ardından Başakşehir’deki millet bahçelerinin sayısı 7’ye ulaşacak.



Ulaşılabilir yeşil alan miktarı artacak


Güvercintepe, Altınşehir ile Çam ve Sakura Millet Bahçelerinin yapım çalışmaları tamamlandığında Başakşehir’e 470 bin metrekare yeni yeşil alan kazandırılacak. İsmini Avrupa’nın en büyük sağlık komplekslerinden biri olan Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nden alan Çam ve Sakura Millet Bahçesi, Japon parkı konseptinde hazırlanacak ve tüm etaplar tamamlandığında toplam 350 bin metrekare büyüklüğünde olacak. Çalışmaların devam ettiği Güvercintepe ve Altınşehir Millet Bahçeleri ise Kayaşehir Millet Bahçesi’ne bağlanacak. Tamamlandığında bisiklet tutkunları 6 bin 300 metre uzunluğunda bisiklet yoluna kavuşacak.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Çölyak hastalarına özel gıda kolisi desteği Kağıthane Belediyesi, çölyak hastalarının günlük yaşamını kolaylaştırmak amacıyla glütensiz gıda kolisi desteğini sürdürüyor. İlçe sınırları içerisinde ikamet eden çölyak hastalarına yönelik hazırlanan gıda kolileri belediye ekipleri tarafından vatandaşların evlerine ulaştırılıyor. Üç ayda bir düzenli olarak gerçekleştirilen çalışma kapsamında yaklaşık 200’e yakın glütensiz gıda kolisi ailelere teslim ediliyor. Özel beslenme gerektiren çölyak hastalarının ihtiyaçlarına destek olmak amacıyla hazırlanan kolilerde, glütensiz ürünlerden oluşan çeşitli temel gıda malzemeleri yer alıyor. Düzenli olarak sürdürülen destek kapsamında vatandaşların sağlıklı ve güvenli gıdaya erişimine katkı sağlanması hedefleniyor. Çölyak hastalığı; buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi tahıllarda bulunan gluten proteinine karşı vücudun verdiği reaksiyon sonucu ortaya çıkıyor. İnce bağırsaklarda oluşan hassasiyet nedeniyle besin emilimini olumsuz etkileyen hastalık; halsizlik, kansızlık, iştahsızlık ve sindirim sorunları gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Kağıthane Belediyesi tarafından hazırlanan glütensiz gıda kolilerinin içerisinde; 3 paket un, köftelik bulgur, mısır nişastası, kakaolu fındık ezmesi, pirinç unu, arpa şehriye, mısır irmiği, tahinli kurabiye, susamlı çubuk, 3 paket makarna, karabuğday unu, kakaolu puding, 2 paket tane karabuğday ve mısır gevreği gibi glütensiz ürünler bulunuyor.
Edirne Edirne’de nefes kesen sel-taşkın tatbikatı Edirne’de Meriç Nehri’nde düzenlenen tatbikatta, sel ve taşkın afetlerine karşı kurumların müdahale kapasitesi sahada test edildi. Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) 2026 Yılı Bölge Düzeyi Sel-Taşkın Müdahale Tatbikatı, Edirne’de geniş katılımla gerçekleştirildi. Tatbikat gereği taşkın nedeniyle bölgede mahsur kalan vatandaşların kurtarılması, tahliye çalışmaları ve koordinasyon süreçleri uygulamalı olarak canlandırıldı. AFAD başta olmak üzere emniyet, su altı arama kurtarma dalgıçları, jandarma, sağlık, itfaiye, Kızılay ve ilgili kurum ekipleri tatbikatta aktif görev aldı. Edirne dâhil 9 ilden takviye ekip, afet anında koordinasyonun en üst seviyede tutulması çerçevesinde Meriç Nehri üzerinde ortak operasyonla kabiliyetlerini sergiledi. Senaryo gereği nehrin ortasında mahsur kalan vatandaşların kurtarılması için harekete geçildi. Botlarla suya açılan dalgıç polisler ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ekipleri, mahsur kalanları kurtararak tahliye etti. Meriç Nehri’nde su seviyesinin yükselmesi sonucu Karaağaç bölgesinde taşkın meydana geldiği varsayılarak arama-kurtarma, tahliye, sağlık, iletişim ve altyapı çalışmaları uygulamalı olarak gerçekleştirildi. Programda açıklamalarda bulunan Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemine dikkat çekerek kurumlar arası koordinasyonun güçlü tutulmasının hayati önem taşıdığını belirtti. Subaşı, gerçekleştirilen tatbikatların afet durumlarında müdahale hızını ve etkinliğini artırdığını ifade etti. Gerçeğini aratmayan görüntüler Tatbikat ile ilgili açıklama yapan Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, Edirne’nin özellikle Meriç ve Tunca nehirlerinden kaynaklı taşkın riski taşıdığını belirterek tatbikatın bu nedenle büyük önem taşıdığını vurguladı. Subaşı, "Karaağaç bölgesinde taşkın yaşanabileceği varsayımıyla senaryomuzu oluşturduk. Nehir kenarında bulunan vatandaşların ve araçların zarar görme ihtimaline karşı tüm müdahale gruplarımız görev aldı" diye konuştu. Tatbikatta sadece Edirne merkezden 996 personel, 146 araç, 15 bot, 5 dron, 1 mobil koordinasyon tırı, Kızılay ikram aracı ve 1 mobil baz istasyonunun katıldığını söyleyen Subaşı, "Ayrıca 18 saha olayı senaryosu ve 622 masa başı olayı üzerinden faaliyet icra edilmektedir. Dokuz destek ilinden ise 43 araç ve 194 personel katılmıştır. Yani toplamda 1200 kişiye yakın personelimiz burada tatbikata fiilen katılmaktadır" dedi. Tatbikatta 23 AFAD çalışma grubunun aktif rol aldığını ifade eden Subaşı, Edirne merkezle birlikte ilçelerde de kriz merkezleri oluşturulduğunu söyledi. Programda konuşan Afetlere Müdahale Genel Müdürü Sadi Ergin, Edirne’nin Arda, Meriç ve Tunca nehirlerinin birleşim noktasında bulunması nedeniyle sel ve taşkın riskinin yüksek olduğuna dikkat çekti. Bölgesel tatbikatların afet risklerine göre planlandığını belirten Ergin, "Türkiye Afet Müdahale Planı afetin anayasasıdır. Kurumlarımızın görevleri bu plan kapsamında net şekilde belirlenmiştir. Edirne’de her geçen yıl artan müdahale kapasitemizi test etmiş olduk" dedi. Ergin, AFAD’ın 2025 yılında 79 tatbikat gerçekleştirdiğini, bu yıl ise deprem, sel, orman yangını, çığ ve endüstriyel kazalar gibi farklı afet türlerine yönelik yeni tatbikatların planlandığını ifade etti. Afet yönetiminin dört seviyede yürütüldüğünü kaydeden Ergin, il, bölge, ulusal ve uluslararası kapasitenin gerektiğinde devreye alındığını söyledi.
Ankara ATO Başkanı Baran: "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" dedi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle "Belçika Ekonomik Misyonu" kapsamında Türkiye’yi ziyaret eden Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde ve beraberindeki heyet ile İstanbul’da düzenlenen "Üst Düzey Türkiye-Belçika İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı"na katıldı. Baran, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye ile Belçika arasında 2025 yılı sonu itibariyle ticaret hacminin 9,2 milyar dolara ulaştığını kaydederek, Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkileri daha da iyi seviyelere çıkaracaklarını dile getirdi. "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" İki ülke iş dünyası arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği imkanların artacağını düşündüklerini vurgulayan Baran, "Başkent Ankara, savunma ve havacılık sanayinden medikale, makine ve ekipman üretiminden yazılım ve teknoloji girişimlerine kadar pek çok stratejik sektörde güçlü bir ekosisteme sahip. Bu yönüyle Ankara’nın, Belçikalı firmalar için önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyoruz. Özellikle yeşil dönüşüm, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim, lojistik ve Ar-Ge alanlarında ortak projeler geliştirilebileceğine inanıyoruz" ifadelerine yer verdi.
Ankara Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi’nce (DEHUKAM) Türk deniz yetki alanlarına ilişkin hazırlanan kanun taslağıyla ilgili "Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz" açıklaması yaptı. Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı. Hazırlanan kanun taslağına ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, şunları dedi: "Türkiye’nin, üç tarafının denizlerle çevrili olması nedeniyle deniz hukukuna ilişkin çalışmaları yakinen takip etmesi gerekiyor. Türkiye artık, deniz hukuku terminolojisinin sadece uygulayıcısı değil, aynı zamanda bu kavramların oluşturulmasında, hukuki hale gelmesinde doğrudan katkı sağlayan bir devlet. Ben bu noktadan sonra bu taslağın bir teklife, akabinde de bir kanuna kısa süre içerisinde dönüşeceğine inanıyorum. Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz. Türkiye bu kanun metnini hazırlarken herhangi bir ülkeyi paranteze alarak bir metin ortaya koymuş değil. Biz Türk milletinin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri dikkate alınarak yapılan çalışmalar neticesinde ortaya çıkan bir metinden söz ediyoruz. Başka ülkeler sanki dünyada sadece kendileri varmış gibi, Türkiye onları düşünerek bir şeyler yapıyormuş gibi düşünebilir. Bu kanun çalışmaları hazırlanırken çok da dikkate alınan bir husus olmadı. Zaten Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri var ve bunları da sürdürecek. ’Mavi Vatan kanunu’ Türkiye’ye ve Türk milletine hayırlı olsun." "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız, sadece Türkiye’yi çevreleyen denizler değil, Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği denizlerdir" DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara ise "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız yalnızca Türkiye’nin etrafını çevreleyen denizler değil, bunun da ötesine geçerek Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği tüm dünya denizleridir. Bu anlayışla Türkiye yalnızca kendisini çevreleyen denizleri değil, bunun ötesinde yer alan tüm dünya denizleriyle ilgili bir gündeme sahiptir. Söz konusu gündem, Türkiye’nin ulusal yetki alanlarının dışındaki biyoçeşitliliğin korunmasına ilişkin BBNJ anlaşmasına taraf olmasıyla da kendisi göstermiştir. Türkiye, geçtiğimiz dönemde Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne haklı gerekçeler ve özellikle Ege Denizi’ndeki özel koşulları dikkate almayan maddelerin nedeniyle ısrarlı itirafçı konumda bulunduğumuz üç maddesine karşı bu sözleşmenin bir uygulama anlaşması olan BBNJ anlaşmasına son dönemde taraf olmuştur. Yine Türkiye, son dönemde deniz hukuku alanındaki güncel gelişmelerle ilgili çok ciddi mesafeler kat etmiş. Bu mesafelerin iç hukuktaki yansımalarından en önemli denilen birisi olan Türk Deniz Yetki Alanı’nın kanununa ilişkin çalışmalar da artık önemli bir aşamaya gelmiştir" değerlendirmesinde bulundu. Toplantıya Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara’nın yanı sıra DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel, akademisyenler ve hukukçular katıldı.