MAGAZİN - 19 Eylül 2022 Pazartesi 11:10

Yardıma Muhtaç çocuklar için bir dernek daha

A
A
A
Yardıma Muhtaç çocuklar için bir dernek daha

Paris Hilton’a benzerliği nedeniyle ‘Yerli Paris Hilton’ olarak anılan sosyetik güzel Melisa Özmen, yardıma muhtaç çocuklara destek amaçlı kurduğu dernek ile çocuklara yardım eli değmesini amaçlıyor.

Paris Hilton’a benzerliği nedeniyle ‘Yerli Paris Hilton’ olarak anılan sosyetik güzel Melisa Özmen, yardıma muhtaç çocuklara destek amaçlı kurduğu dernek ile çocuklara yardım eli değmesini amaçlıyor. Magazin dünyasının gündeminde de sıklıkla yer alan Özmen, başkanlığını üstlendiği Birumder Derneği’nin faaliyetleri ili ilgili yaptığı konuşmada, “yardıma muhtaç olan her çocuğa iyilikle dokunmak istiyoruz” dedi.


Yardıma muhtaç olan her çocuğa iyilikle dokunmak istiyoruz


Paris Hilton’a benzerliği ile dikkat çeken Ünlü sosyetik güzel Melisa Özmen, başkanı olduğu derneğin faaliyetleri ve hedeflerine dair açıklamalarda bulundu. Özmen, “Yardıma muhtaç olan her çocuğa iyilikle dokunmak istiyoruz. Derneğimiz de bu amaç doğrultusunda kuruldu. Kurulduğumuz günden bugüne kadar sayısız çocuğa yardım eli uzattık ve birbirinden güzel projelere imza attık. Bundan sonra da hız kesmeden projelerimizi hayata geçirmeye ve çocuklarımızın ihtiyaçlarını karşılamaya devam edeceğiz” diyerek derneğin faaliyet çerçevesini özetliyor.



“Annemin başlatmış olduğu bu iyilik dolu girişimi büyüterek ve genişleterek devam ettirmek istiyorum”


Başkanlığını yürüttüğü derneğin kendisi için önemine dikkat çeken Melisa Özmen, “Biliyorsunuz Birumder annem Tülay Özmen’in girişimleriyle çocuklar için kurulmuş bir yardım derneği. Bu açıdan da benim için önemi çok büyük. Annemin başlatmış olduğu bu iyilik dolu girişimi büyüterek ve genişleterek devam ettirmek istiyorum. Bu sayede de daha fazla çocuğa ulaşabileceğimizi, daha fazla çocuğun hayatına iyilikle dokunabileceğimizi biliyorum” diyerek annesinin kurucusu olduğu derneğin kendisi için önemini ifade etti.


“Yardıma muhtaç olan tüm çocuklar aslında bizim çocuklarımız”


Çocuklara yardım etmenin ne kadar önemli ve güzel bir duygu olduğuna da vurgu yapan Özmen, “Yardıma muhtaç olan tüm çocuklar aslında bizim çocuklarımız. Onlara yardım ederek hayatı yakalamalarını sağlamak, ülkemize yapabileceğimiz en güzel iyiliklerden biri. Bugün biz onlara el uzatacağız, onlar da yarınları inşa edecek” diye konuştu.


“Bu projeleri hazırlarken çocuklarımızın ihtiyaçlarını göz önüne alıyoruz”


Dernek çatısı altında çocuklara yönelik yeni projeler üzerinde de çalıştıklarını ifade eden sosyetik güzel Melisa Özmen, “BİRUMDER olarak çocuklarımız için yeni projelerimizi hayata geçirmek için de büyük bir çaba sarf ediyoruz. Bu projeleri hazırlarken de çocuklarımızın ihtiyaçlarını göz önünde bulunduruyoruz. Böylelikle onların hayatın gerisinde kalmayacağını, başta eğitim olmak üzere hayatın çeşitli yönlerini aksatmadan yollarına devam edeceklerinin bilincindeyiz. Yardıma muhtaç olan çocukları titiz bir çalışmanın sonucunda belirliyoruz. Kendi çalışmalarımız dışında bize bu konuda yapılan başvuruları da değerlendiriyoruz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Bayramda toplu taşımaya sıkı denetim İzmir Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri, Ramazan Bayramı öncesinde toplu taşıma araçlarına yönelik denetimlerini artırdı. Terminal başta olmak üzere kent genelinde süren kontrollerle yurttaşların güvenli ve konforlu yolculuk yapması hedeflenirken, kurallara uymayan araçlara cezai işlem uygulanıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı, Ramazan Bayramı öncesinde vatandaşların güvenli ve konforlu yolculuk yapabilmesi amacıyla toplu ulaşım araçlarına yönelik denetimlerini yoğunlaştırdı. Ekipler; başta İzmir Şehirlerarası Otobüs Terminali olmak üzere kentin farklı noktalarında ilçe ve şehir içi minibüsler, servis araçları ile ticari araçlarda kapsamlı kontroller gerçekleştiriyor. Denetimlerde araçların çalışma ruhsatı, şoför tanıtım kartı ve güzergâh izin belgeleri incelenirken, orijinal donanım dışında aksesuar ya da ekipman bulunup bulunmadığı da kontrol ediliyor. Ayrıca koltuk sayısı, koltukların durumu ve araçların genel durumu titizlikle denetleniyor. Trafik ihlalleriyle ilgili şikâyetler 153 hattına bildirilebilecek Büyükşehir Belediyesi Zabıta Trafik Şube Müdürlüğü’nde görevli Zabıta Trafik Amiri Ali Ertürk, denetimlerin bayram süresince de devam edeceğini belirtti. Ertürk, yurttaşların Ramazan Bayramı boyunca güvenli ve konforlu seyahat edebilmesi için başta İzmir Şehirlerarası Otobüs Terminali olmak üzere kentin farklı noktalarında denetimlerin sürdüğünü ifade etti. Araçların çalışma ruhsatı, şoför tanıtım kartı ve güzergâh izin belgelerini kontrol ettiklerini vurgulayan Ertürk, "Araçlarda cam filmi bulunmaması ve jantların orijinal olması gerekiyor. Bu şartları taşımayan araçlar hakkında Belediye Emir ve Yasakları Yönetmeliği kapsamında gerekli cezai işlemler uygulanıyor, araçlar trafikten men edilebiliyor. Yurttaşlarımız trafik ihlallerine ilişkin şikâyetlerini 153 numaralı hat üzerinden iletebilir" dedi. Son iki yılda 12 bin 237 araca cezai işlem uygulandı Zabıta Trafik Şube Müdürlüğü’nün son iki yılda gerçekleştirdiği denetimlerde toplam 12 bin 237 araç hakkında cezai işlem uygulandı. Denetimler kapsamında 4 bin 318 minibüs, 823 ilçe minibüsü, 5 bin 603 taksi, 388 ilçe taksi ve bin 105 servis aracına işlem yapıldığı bildirildi. Belediye Emir ve Yasakları Yönetmeliği ile Kabahatler Kanunu kapsamında uygulanan cezaların toplam tutarının ise 34 milyon 554 bin 757 lira olduğu açıklandı.
Aydın Başkan Özel’den 18 Mart Çanakkale Zaferi Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri anma günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Baskan Özel, Türk tarihinin en şanlı sayfalarından biri olan Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü vesilesiyle yayımladığı mesajda, tarihin akışını değiştiren, bir milletin bağımsızlık uğruna neleri göze alabileceğini tüm dünyaya gösteren Çanakkale Zaferi’nin imanla, cesaretle ve sarsılmaz bir kararlılıkla yazılmış eşsiz bir kahramanlık destanı olduğunu vurguladı. Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi: "Çanakkale, bir milletin geleceğini değiştiren; bağımsızlık iradesinin, inancın ve kararlılığın destanıdır. Çanakkale’de yazılan bu destan, bizlere yalnızca bir zafer değil; aynı zamanda büyük bir sorumluluk da emanet etmiştir. Yokluklara rağmen verilen bu büyük mücadele, milletimizin birlik ve beraberlik içinde asla teslim olmayacağının en güçlü göstergesi olmuştur. Bu sorumlulukla, Cumhuriyetimizin değerlerine sahip çıkmak, birlik ve beraberliğimizi korumak ve gelecek nesillere güçlü ve adaletli bir Türkiye bırakmak bizim en önemli görevimizdir. Bu duygu ve düşüncelerle Bu toprakları bizlere vatan kılan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatan uğruna can veren tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum"
Çanakkale Cevat Paşa o tepede 111 yıl önce Çanakkale Zaferini izledi Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı, Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda Kahraman Mehmetçiğin 111 yıl önce dünyanın en güçlü donanmalarına geçit vermeyerek ’Çanakkale Geçilmez Destanı’nı yazdığı 18 Mart günü zaferini, İngiliz donanması Çanakkale Boğazı’ndan çıkış yaptığında o meşhur ’Gittiler, Geçemediler ve Geçemeyecekler" sözünü söylediği Çanakkale’deki Hacıpaşa Çiftliği’nden izledi. Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı, Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda Kahraman Mehmetçik 111 yıl önce dünyanın en güçlü donanmalarına geçit vermeyerek ’Çanakkale Geçilmez Destanı’ yazdı. Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, Kahraman Mehmetçiğin 111 yıl önce dünyanın en güçlü donanmalarına geçit vermeyerek ’Çanakkale Geçilmez Destanı’nı yazdığı 18 Mart günü zaferini, İngiliz donanması Çanakkale Boğazı’ndan çıkış yaptığında o meşhur ‘Gittiler, Geçemediler ve Geçemeyecekler" sözünü söylediği Çanakkale’deki Hacıpaşa Çiftliği’nden izledi. Çanakkale Boğazı’nda 3 Kasım 1914 tarihinde bombardımanın başlamasıyla savaşın kendini göstermeye başladığını kaydeden Doç. Dr. Barış Borlat, "Çanakkale Boğazı’nda 3 Kasım 1914 tarihinde başlayan bombardımanla birlikte savaş kendisini göstermeye başlamıştı. Ancak ilk önemli saldırı 19 Şubat 1915 tarihinde yaşanmıştı. Boğazın çevresindeki güvenlik önlemlerini almak ise Müstahkem Mevki Komutanlığına ve komutanı olan Cevat Çobanlı’ya aitti. Ancak Çanakkale Boğazı içerisindeki bu ilk saldırı, 19 Şubat saldırısı, Çimenlik Kalesi içerisinde bulunan müstahkem mevki komutanlığı karargahında yeni bir soru işareti uyandırmıştı. Burası güvenli değildi ve her an boğaz içerisinde bombalanmaya açık bir yerde bulunuyordu. Bunun için de Müstahkem Mevkinin buradan karargahını taşıma süreci gündeme gelecekti. Bu durumu 25 Şubat tarihinde yaşayan bombardıman daha da hissettirmişti. Bu amaçla 25 Şubat gününde şu anda bulunmuş olduğumuz yerin sadece biraz daha altında bulunan Hacıpaşa Çiftliği’ne karargâhın taşınmış olduğunu göreceğiz" dedi. Doç. Dr. Borlat, Nazmi Bey’in Hacı Paşa Çiftliğinde son emirlerini alarak 7 Mart akşamındaki ve gecesine bağlayan süreç esnasındaki mayınlamayı Çanakkale Boğaz’ı içerisinde yaptığını söyleyerek "25 Şubat 1915 tarihinden başlamak üzere Müstahkem Mevki Komutanı karargahı bulunduğumuz yere taşınacaktı ve özellikle Çanakkale Boğazı için en kritik kararların alınmış olduğu yerde Hacıpaşa Çiftliği olacaktı. Hacıpaşa Çiftliği’nde belki de 8 Mart gününde Boğazın mayınlanma faaliyetlerinin yapılması süreci öncesinde 6 Mart gününde bulunmuş olduğumuz noktaya Mayın Grup Komutanı Nazmi Bey’in geldiğini göreceğiz. Nazmi Bey kendisi bu bölgeye gelecek ve belki de boğazla ilgili son emirlerini almak suretiyle 7 Mart akşamındaki ve gecesine bağlayan süreç esnasındaki mayınlamayı Çanakkale Boğaz’ı içerisinde yapmış olduğunu göreceğiz. Hacıpaşa Çiftliği içerisinde 25 odası bulunan bir çiftlik binası olduğunu söyleyebiliriz. 2 katlı olan bu bina 40 dönümlük bir arazi içerisinde yerleşmişti. Aynı zamanda çiftliğin içerisinde birçok önemli askeri tesisin de şekillenmeye başlamış olduğunu söyleyebiliriz. Ancak Cevat Paşa özellikle karargâhın bulunmuş olduğu yerin biraz daha kuzey yamaçlarında bir gözetleme noktası olarak tespit etmiş olduğu bulunmuş olduğumuz yerden boğazı ve Çanakkale Zaferini izlemiş olduğu yerin tespitini gerçekleştirmiş ve burada oluşturulan siperin içerisinde sadece alelade olarak hazırlanmış olan bir sehpa ve boğazı gözetlemek için kullanılan bir dürbün aynı zamanda yanındaki subaylarının bulmuş olduğu bir hat teşkil edilmişti" ifadelerini kullandı. Cevat Paşa 18 Mart Çanakkale Zaferi günü ne kadar komutada olmasa zafer saatlerini Hacıpaşa Çiftliği üzerindeki tepeden izlediğini aktaran Borlat, şu cümleleri kullandı: "Ancak bütün bu hazırlıklara rağmen 18 Mart gününde Cevat Paşa bu noktayı kullanamamış kendisi o gün Kirte’ye Mustafa Kemal’le bir teknik ziyaretine çıkmıştı. Bu nedenle 18 Mart bombardımanı başladığında o esnada bütün komuta zinciri kurmay başkanlığını yapan Selahattin Adil Bey’e kalmıştı. O nedenle Hacıpaşa Çiftliği’nde Selahattin Adil Bey saat 14’e kadar bütün muharebeyi idare etmiş, saat 14 civarında Çanakkale Boğazı’ndaki ilk geminin batmaya başlamasıyla birlikte kendisi şunu söyleyecekti: ‘Komutan Çanakkale’ye geliyordu ve belki de onun bu geçişi uğurlu gelmişti. Sadece iki saat sonra Cevat Paşa şu anda bulunduğumuz gözetleme mevkiine gelmiş ve Çanakkale Boğazı’ndaki gemilerin o son hamlelerini ve onların Çanakkale Boğazı’ndan yavaş yavaş çıkmaya başladığını görecekti. Saat 18 olduğunda yani İngiliz donanması Çanakkale Boğazı’ndan çıkış kararı verdiğinde Cevat Paşa’nın o meşhur "Gittiler, Geçemediler ve Geçemeyecekler" sözünün söylendiği ve Çanakkale Zaferinin izlendiği, Müstahkem Mevkinin bütün komuta kademesinin savaşı idare ettiği merkezin gözetleme noktasından aynı açıyla biz de 111 yıl öncesine buradan bakıyoruz."
Adana Bayram öncesi lokum ve şekerleme satışları arttı Ramazan Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte lokum, cezerye ve bayram şekerlerine olan talep arttı. Ramazan Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte Adana’da geleneksel tatlılardan havuç ve şekerin karıştırılıp çeşitli işlemlerden geçirilmesiyle elde edilen cezeryenin üretimi artan taleple birlikte hızlandı. Cezeryenin yanı sıra lokum ve bayram şekerlerine olan talep de arttı. Kentte 10 şubeyle faaliyet gösteren Musko Kuruyemiş’te de yoğunluk yaşanıyor. Bayram sofralarının vazgeçilmez ikramlıkları arasında yer alan cezerye, lokum ve şekerlemeler, vatandaşların en çok tercih ettiği ürünler arasında bulunuyor. Bayram öncesi hazırlıkların hız kazandığını belirten firmanın müşteri temsilcisi Muhammed Ali Özbek, vatandaşların özellikle taze ve kaliteli ürünlere yöneldiğini söyledi. Özbek, "Bayram yaklaşırken özellikle lokum, şekerleme ve ikramlık ürünlere olan talepte ciddi bir artış yaşanıyor. Bayramda misafirlere lokum ve bayram şekeri ikram etmek bizim kültürümüzde çok önemli bir gelenek. Bu nedenle vatandaşlarımız bayram öncesinde en taze ve kaliteli ürünleri tercih etmeye özen gösteriyor" dedi. "Yoğun bir üretim ve hazırlık yapıyoruz" En çok tercih edilen ürünler hakkında da bilgi veren Özbek, "Özellikle sultan lokum çeşitleri, güllü lokum, bol Antep fıstıklı lokumlar ve klasik bayram şekerleri en çok ilgi gören ürünler arasında yer alıyor. Biz de müşterilerimize en taze ve en bol malzemeli ürünleri sunabilmek için bayram öncesi yoğun bir şekilde üretim ve hazırlık yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Vatandaşlara alışverişlerini son güne bırakmamaları tavsiyesinde bulunan Özbek, "Vatandaşlarımızın bayram alışverişlerini son güne bırakmamalarını tavsiye ediyoruz. Böylece hem daha rahat alışveriş yapabilirler hem de ürün çeşitliliğinden daha iyi faydalanabilirler. Biz de bayram boyunca misafirlere en güzel ikramların sunulabilmesi için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu.
İstanbul Tüketici hakları ve çözüm önerileri İstanbul’da tartışıldı İstanbul Arel Üniversitesi, Dünya Tüketici Hakları Haftası kapsamında "Tüketici Sorunları ve Çözüm Önerileri" sempozyumunu Türkiye Ticaret Bakanlığı ve LOBİN International iş birliğiyle gerçekleştirdi. Akademisyenler, kamu temsilcileri ve iş dünyasından isimlerin katıldığı etkinlikte, tüketici haklarının güncel durumu ve çözüm yolları ele alındı. İstanbul Arel Üniversitesi Cevizlibağ Yerleşkesi Konferans Salonu’nda düzenlenen program saat 13.00’da başladı. Açılış konuşmasını İstanbul Arel Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. C. Uğur Özgöker yaptı. Özgöker, tüketicilerin korunmasının önemine dikkat çekerek bu konuda yasal bir düzenlemenin gerekliliğini vurguladı. Toplantının ilk oturumu, İstanbul Arel Üniversitesi LEE Müdürü Prof. Dr. Ali Akdemir’in başkanlığında gerçekleştirildi. Akdemir, açılış konuşmasında şunları söyledi: "Üniversite olarak bu etkinliği düzenlemekten büyük bir gurur duyuyoruz. Tüketici haklarını anlamak, insan haklarıyla doğrudan bağlantılıdır. İnsan hakları konusunda bilinçlenildiğinde, tüketici de en doğru ve bilinçli kararları alabilir." Akdemir, konuşmasında ayrıca toplumsal farkındalığın önemine değinerek, eğitim ve bilgilendirme yoluyla tüketici haklarının korunmasının herkesin sorumluluğu olduğunu vurguladı. İlk oturumda, İstanbul Arel Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ersin Göse, Ticaret Bakanlığı Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, LOBİN International Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fehim Ustaoğlu, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, eski Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, EGD Başkanı Hasan Arslan ve Avrupa Ekonomi Senatosu Ortadoğu Başkanı Iraj Alipour konuşmalarını gerçekleştirdi. Zirvede sahneye çıkan Prof. Dr. Ersin Göse ise "Tüketicilerin doğru ürüne ulaşabilmesi ve haklarını bilmeleri çok önemli. Bilinçli tüketici, hem kendini korur hem de piyasada adil bir denge oluşmasına katkı sağlar" diye konuştu. Tüketici zirvesinde önemli katkıda bulunan Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, tüketicilerin korunması, piyasa denetimleri ve yeni nesil ticaret düzenlemeleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Gürcan, özellikle sahte ilanlarla mücadeleden yenilenmiş ürün piyasasına kadar geniş bir yelpazede yürütülen çalışmaları paylaştı. "E-Devlet üzerinden kimlik doğrulama zorunluluğu" İlan sitelerinde yaşanan mağduriyetleri önlemek için yeni bir döneme girildiğini belirten Gürcan, şu ifadeleri kullandı: "İlan sitelerinde e-Devlet üzerinden kimlik doğrulaması yapılarak ilan verme dönemi başlatıldı. Böylelikle sahte ilanların önüne geçmiş olduk." Gürcan, araç satışlarında dolandırıcılığı engellemek amacıyla "Güvenli Ödeme Sistemi"nin devreye alındığını ve tüm işlemlerin bu sistem üzerinden gerçekleştirileceğini hatırlattı. Ekonomiye "Yenilenmiş Ürün" desteği Sürdürülebilirlik ve tüketici bütçesini koruma amacıyla yenilenmiş ürün sistemine büyük önem verdiklerini belirten Gürcan, şunları söyledi: "Cep telefonu, akıllı saat, bilgisayar ve oyun konsolu gibi ürünler, bakanlık onaylı merkezlerde 24 ay garantili olarak yenilenerek tekrar tüketicinin kullanımına sunuluyor. Bu sistemle hem çevreyi koruyor hem de vatandaşa kaliteli hizmeti uygun maliyetle sunuyoruz." "Çocuklar katledilirken tüketici hakları konuşmak manidardır" Eski KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Tüketici Hakları Haftası etkinliğinde yaptığı konuşmada dünyadaki hak ihlallerine sert tepki gösterdi. Tatar, Gazze ve İran’da yaşanan insani dramlara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Gazze’de ve İran’da hoyratça insan hakları ihlal edilirken, çocuklar katledilirken tüketici haklarını konuşmak manidardır. Çelişkiler çok derindir; haklar konusuna etraflıca bakılmalıdır." Dünyadaki "çifte standart" vurgusu yapan Tatar, en temel insan hakları görmezden gelinirken diğer hakların savunulmasının oluşturduğu tezatlığın altını çizdi. Arel Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Dr. Öğr. Üyesi Gözde Zeytin Çağrı, tüketici haklarına ilişkin değerlendirmesinde özellikle indirim ve etiket oyunlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Tüketicilerin reklamlara karşı şikâyetlerini Reklam Kurulu üzerinden e-Devlet aracılığıyla iletebileceğini belirten Çağrı, yanıltıcı indirim algısının sıkça kullanıldığına dikkat çekti. Çağrı, bir ürünün fiyatının önce yükseltilip ardından indirim yapılmış gibi gösterilebileceğini vurgulayarak tüketicilerin alışverişte daha bilinçli hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Toplantıda tüketici haklarının korunması, dijitalleşme çağında tüketicilerin karşılaştığı yeni sorunlar, hukuki süreçler ve sektörel çözüm önerileri detaylı şekilde ele alındı. Katılımcılar, tüketici bilincinin artırılmasının ve kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekti. Ferah Zeydan, konuk şarkıcı olarak sahne alarak etkinliğe renk kattı.