SAĞLIK - 24 Mayıs 2023 Çarşamba 10:46

Hemşirelerin adaletsiz dağılımı: Yüzde 80’i dünyanın yarısına hizmet ediyor

A
A
A
Hemşirelerin adaletsiz dağılımı: Yüzde 80’i dünyanın yarısına hizmet ediyor

Geçtiğimiz günlerde hemşireler haftası vesilesiyle mesleki anlamda sorunların dile getirildiği platformda konuşan Prof.

Geçtiğimiz günlerde hemşireler haftası vesilesiyle mesleki anlamda sorunların dile getirildiği platformda konuşan Prof. Dr. Aytolan Yıldırım, "Sayısal anlamdaki yetersizlik meslekte ciddi sorunlara neden oluyor. Ayrıca dünyada 28 milyon hemşireden söz ediliyor fakat bu rakamın yüzde 80’i dünyanın sadece yarısına hizmet ediyor" dedi.


Mayıs ayı içerisinde kutlanan Dünya Hemşireler Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aytolan Yıldırım, hemşirelik mesleği ile ilgili mevcut sorunları dile getirdi. Geleceğin sağlık sektörünü şekillendirmede hemşirelerin çok önemli bir rol oynadığını vurgulayan Prof. Dr. Aytolan Yıldırım ayrıca rakamsal anlamda da hemşirelerin verdiği hizmetin dünya çapında adaletsiz olduğunun altını çizdi. Yıldırım, "Küresel ölçekte bakıldığı zaman hala çok önemli ölçüde sayısal bir yetersizliğin olduğunu görüyoruz. Dünyada 28 milyon hemşireden söz ediliyor fakat bunun yüzde 80’i dünyanın yarısına hizmet ediyor. Bunlar daha çok gelişmiş ülkelerde. Bu çok önemli ve sayısal yetersizlik büyük ölçüde hemşirelerin iş yükünü ağırlaştırıyor ve tabi ki buna bağlı olarak tükenmişlik, stres, işten ayrılma niyetlerini etkileyen en önemli sorunlardan bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor" dedi.



"Mesleğin desteklenmesi ve güçlenmesi için çalışmalar gerekiyor"


Uluslararası Hemşirelik Konseyi’nin de küresel ölçekte hemşirelik mesleği ile ilgili önemli çalışmalara imza atmak istediğini aktaran Prof. Dr. Yıldırım, "Uluslararası Hemşirelik Konseyi küresel ölçekte hemşirelerin sayısal anlamda mevcut potansiyellerinin toplum sağlığına yönelik hizmetleriyle geleceğin sağlığını şekillendirmede çok önemli sorumluluklar alacağını söylüyor. Bu anlamda bütün hükümetlere ve karar vericilere hemşirelik personelinden mevcut yapıyı korumak, hemşireleri elde tutma, güçlendirmek ve desteklemek amacıyla gerekli yatırımların yapılmasına ve desteklerin verilmesini istiyor. Bu bağlamda doğum-doğum öncesinden, ölüm-ölüm sonrasına kadar giden süreç içerisinde yaşamın tüm evrelerine tanıklık eden hemşirelerden daha çok sağlığı koruma geliştirme ve hastalıkları önleme dediğimiz temel sağlık hizmetlerinde de yararlanılırsa daha güçlü bir şekilde katkı verebilecekleri ve sağlığı çok daha güçlü bir şekilde geliştireceklerine inanılıyor" şeklinde konuştu.



"Geleceğin sağlık sorunları için hemşirelik eğitiminde ve donanımında değişimler yapılmalı"


Önümüzdeki yıllarda farklı sağlık sorunları yaşadıkça hemşirelik mesleğinin de öneminin artacağını ifade eden Yıldırım, "Geleceğin sağlık sorunlarına baktığımız zaman artık günümüzden çok daha farklı sağlık sorunları bekleniliyor. Örneğin iklim değişiklikleri, toplumun demografik değişimleri, afetler, savaşlar, göçler, sağlık teknolojilerindeki gelişmeler, dijitalleşme hem insan gücünün niteliklerini hem de sağlık sorunlarının içeriğini değiştiriyor. Örneğin Türkiye için yaşlılık şu anda çok büyük bir problem değil çünkü ortalama yüzde 9’luk bir oranı oluşturuyor. Fakat gelecekte ciddi bir sorun olacak. Her yaşlı eğer sağlıklı yaşlanmıyorsa ve en az 3 tane kronik bir hastalık ona eşlik ediyorsa Türkiye için gelecekte gerçekten örneğin bir yaşlı hemşireliği, ekonomisi ya da beslenmesi gibi konular çok gündeme gelecek. Yine hemşireliği teknoloji de şekillendireceği için gelecekte özellikle sağlık hizmetlerinin de içine girecek olan teknolojileri anlamaları, tanımaları ve bu teknolojiyi kullanmaları yönünde de bir yetenek geliştirmeleri gerekiyor. O halde geleceğin sağlık hizmetlerine mademki hemşireler destek verecek buna yönelik yeniden bir donanım gerekiyor. Bu yüzden eğitimlerimizin içeriklerini ona göre geliştireceğiz ki ona hizmet verecek şekilde yetkinlik, bilgi ve beceri kazandıralım" dedi.



"Sağlık çalışanlarının yüzde 60’ını hemşireler oluşturuyor fakat sayı yine de yetersiz"


Sağlık çalışanlarının yüzde 60’ını oluşturan hemşirelerin yine de sayısal anlamda yetersiz olduğunu ve bu yüzden sorunların baş gösterdiğini vurgulayan Prof. Dr. Yıldırım açıklamalarını şöyle sonlandırdı:


"Tüm sağlık çalışanlarının en yüksek oranını hemşireler oluşturuyor yani küresel anlamda sağlık iş gücünün yüzde 60’ını hemşireler oluşturuyor. İşte bu yüzden hemşirelerin bu potansiyelinden yararlanılmalıdır. Bu potansiyeli daha etkin kılmalıyız ki sağlığın geleceğini güvence atına alalım. Küresel ölçekte bakıldığı zaman hala çok önemli ölçüde sayısal bir yetersizliğin olduğunu görüyoruz. Dünyada 28 milyon hemşireden söz ediliyor fakat bunun yüzde 80’i dünyanın yarısına hizmet ediyor. Bunlar daha çok gelişmiş ülkelerde. Bu çok önemli ve bu sayısal yetersizlik büyük ölçüde hemşirelerin iş yükünü ağırlaştırıyor ve tabi ki buna bağlı olarak tükenmişlik, stres, işten ayrılma niyetlerini etkileyen en önemli sorunlardan bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. Bu geniş çerçeve içerisinde işinin ağırlığı ve manevi yükü bir taraftan, bir taraftan da yeterince sosyal, ekonomik ve eğitsel anlamda desteklenmediği zaman bu yük daha da ağırlaşıyor. Bu yüzden de mesleğe karşı ilgi azalabiliyor. Pandeminin çökerttiği sağlık sistemini yine canlandıracak olan hemşirelerdir. Yeter ki ülkeler tarafından desteklensin, hemşirelik eğitimine, nitelikli insan gücüne yatırım yapılsın, yeterli sayıda sistemde barındırılsın."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Aydın’da bir ayda 111 milyon dolar ihracat yapıldı Önemli ihracat ürünleriyle Türkiye ekonomisine katkı sağlayan Aydın’da Kasım ayında 111 milyon 702 bin dolar ihracat, 27 milyon 164 bin dolar ithalat gerçekleştirildi. Aydın’ın 2025 yılı Ekim ayı ithalat ve ihracat rakamları belli oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dış Ticaret İstatistikleri verilerine göre Aydın’da 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre ihracat rakamları yüzde 12’lik düşüşle 111 milyon 702 bin dolar olurken, ithalat rakamları ise yüzde 3’lük azalışla 27 milyon 164 bin dolar oldu. 2025 yılı Ocak-Kasım aylarında da toplam 353 milyon 317 bin dolar ithalat, 1 milyar 120 milyon 855 bin dolar ihracat gerçekleştirildi. En fazla ithalat Temmuz ayında yapıldı Aydın’da 2025 Ocak-Kasım dönemlerinde en çok ithalat 45 milyon 647 bin dolar ile Temmuz ayında gerçekleştirilirken, en düşük ithalatın yapıldığı ay ise 26 milyon 146 bin dolar ile Ocak ayı oldu. En düşük ihracat Haziran ayında yapıldı Aydın’da 2025 Ocak-Kasım dönemlerinde en çok ihracat 127 milyon 441 bin dolar ile Ekim ayında gerçekleştirilirken, en düşük ihracatın yapıldığı ay ise 85 milyon 721 bin dolar ile Haziran ayı oldu. Öte yandan son 10 yıldaki değişime bakıldığında ise 2015 yılı Kasım ayında 57 milyon 459 bin dolar olan ihracat rakamı 2025 Kasım ayında yüzde 94’lük artışla 111 milyon 702 bin dolar oldu. 2015 yılı Ocak-Kasım aylarında 569 milyon 828 bin dolar olan ihracat rakamı da 2025’in aynı dönemlerinde yüzde 96 artarak 1 milyar doları aştı. Son 10 yıldaki ithalat rakamlarına da bakıldığında 2015 Kasım ayında 13 milyon 563 bin dolar olan ithalat, 2025 Kasım ayında 27 milyon 164 bin dolar oldu. 2015 Ocak-Kasım aylarında 237 milyon 564 bin dolar olan ithalat ise 2025’in aynı dönemlerinde 353 milyon 317 bin dolar olarak gerçekleşti.
Ankara Bakan Uraloğlu: "2025 yılında yüksek hızlı, anahat, bölgesel ve kent içi hatlarda yaklaşık 283 milyon yolcumuza konforlu ve güvenli ulaşım imkânı sağladık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "2025 yılında yüksek hızlı, anahat, bölgesel ve kent içi hatlarda yaklaşık 283 milyon yolcumuza konforlu ve güvenli ulaşım imkânı sağladık. 85,6 milyon olan Türkiye nüfusunun üç katından fazla yolcumuza hizmet verdik" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 1 Ocak 2017 tarihinde faaliyetlerine başlayan TCDD Taşımacılık A.Ş.’nin 9. yıl dönümü vesilesiyle yazılı açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, demiryolu taşımacılığı açısından 2025 yılını tüm yönleriyle değerlendirerek hem yolcu hem de yük taşımalarında kaydedilen ilerlemeye dikkati çekti. 1 yılda 283 milyon yolcu Bakan Uraloğlu, son 23 yılda yapılan yatırımlarla daha görünür hâle gelen demiryolu taşımacılığının, 2025 yılında da etkin ve verimli bir yıl geçirdiğini ifade etti. Bakan Uraloğlu, "2025 yılında yüksek hızlı, anahat, bölgesel trenler ve kent içi hatlarımızda yaklaşık 283 milyon yolcumuza konforlu ve güvenli ulaşım imkânı sağladık. 85,6 milyon olan Türkiye nüfusunun üç katından fazla yolcumuza hizmet verdik. Yolcu taşımacılığında 2026 yılında yüzde 7 oranında büyüme öngörüyoruz." Uraloğlu ayrıca, 2025 yılında yaklaşık 25 milyon ton yük taşımacılığı gerçekleştirildiğini kaydetti. YHT’ler 12 milyonu taşıdı Bakan Uraloğlu, 2009 yılında Ankara-Eskişehir Hattı ile başlayan yüksek hızlı demiryolu işletmeciliğinin bugün 2 bin 251 kilometrelik hatta sürdürüldüğünü dile getirerek, sözlerine şu şekilde devam etti: "2025 yılı boyunca 12 milyondan fazla yolcu yüksek hızlı trenlerimizi tercih etti. En yoğun kullanılan hattımız, yaklaşık 6 milyon yolcu ile Ankara-İstanbul hattı olurken bunu 2 milyon yolcu ile İstanbul-Konya-Karaman hattı ve 1 milyon 750 bin yolcu ile Ankara-Konya-Karaman hattı izledi." "Kent içi demiryolu taşımacılığı kapsamında toplam 262 milyon yolcuya hizmet verdik" Bakan Uraloğlu, TCDD Taşımacılık tarafından işletilen hatlardaki yolcu hareketliliği hakkında açıklamada bulunduBakan Uraloğlu, "Söz konusu dönemde Marmaray hattında 220 milyondan fazla, Başkentray hattında 25 milyondan fazla, İstanbul Havalimanı-Gayrettepe Metro Hattı’nda 12 milyon ve Kazlıçeşme-Sirkeci Hattı’nda 4 milyondan fazla yolcumuza hizmet sunduk. Böylece kent içi demiryolu taşımacılığı kapsamında toplam 262 milyon yolcuya hizmet verdik." bilgisini paylaştı. Demiryolunda dijitalleşme vizyonu Dijitalleşme vizyonu doğrultusunda, Yolcu Taşıma Platformu’nu (YTP Projesi) 2024 yılı sonunda yurt içi, 2025 yılı sonunda ise uluslararası bilet satışlarında devreye aldıklarını kaydeden Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bu sayede dijital biletleme ve müşteri hizmetleri süreçlerini tek bir entegre yapı altında topladık. YTP projemiz, 2025 Yılı Türkiye Bilişim Ödülleri’nde birincilik elde ederek başarısını taçlandırdı. Platform sayesinde bilet satışları, rezervasyon işlemleri ve müşteri talepleri tek merkezden yürütülmeye başlandı. Dijital bilet ve QR kodlu kontrol sistemleri uygulamaya alındı. Ayrıca T.C. Kimlik Kartı okuma sistemi ile trene kabul süreçleri hızlandırıldı. Bu yeniliklerle yolcu deneyimi önemli ölçüde iyileştirildi. 2025 yılında toplam bilet satışlarımızın yüzde 45’i mobil uygulama, yüzde 24’ü web sitesi üzerinden gerçekleştirildi. Yüksek hızlı trenlerde ise bilet satışlarının yüzde 89,7’si dijital kanallar aracılığıyla yapıldı.
Bursa "Altın yatırımcısının yüzü 2026’da da gülecek" Yatırım araçları arasında 2025 yılında altının yüz güldürdüğünü belirten Bursalı kuyumcu Emir Yasin Kılıç, "Altın yatırımcısının yüzü 2026 yılında da gülecek" dedi. Altının son yıllarda güvenli bir yatırım amacı olma özelliğini koruduğunu vurgulayan Bursa Kuyumcular Odası üyesi Emir Yasin Kılıç, eskiden kadınların gram, çeyrek ve Cumhuriyet altını yatırımı yaptığını ancak son birkaç yılda işçilik oranları çok düşük olduğu için Ajda bileziklerin tercih edildiğini ifade etti. Yüzde 72 kazandırdı Altının 2025 yılında yüzde 72 oranında prim yaptığını anlatan Emir Yasin Kılıç, son dönemde kadınların Ajda bileziklerine ilgisinin arttığını kaydederek, "2025 yılı da Ajda yılı oldu. Talep de olunca farklı modelleri üretilmeye başlandı. En çok 10 gramlık Ajda bilezikleri geçtiğimiz sezon sattık. Çünkü hem şık ve gösterişli, hem de yatırım aracı. İşçilik çok düşük olduğu için alırken de satarken de yatırımcılar zarar etmiyor" dedi. 2026 yılında da altın konusunda benzer durumun yaşanmasının beklendiğini ifade eden Emir Yasin Kılıç, "Küresel krizler ve ekonomik riskler olduğu sürece altın yatırımcısının yüzü her zaman gülmeye devam edecektir. Son yıllara bakıldığında altın güvenli limana olarak yatırımcısının yüzünü güldürmüştür. Biz müşterilerimize uluslararası gündemi takip etmelerini tavsiye ediyoruz. Zaman zaman geri çekilmelerle alım için fırsatlar sunduğunda yapılan işlemlerin müşterilerimize daha fazla kazanç sağladığını anlatıyoruz. Daha fazla kar edebilmek için yatırımcılarımız bilinçli ve planlı hareket etmeli" dedi. Fiyatlardaki birkaç günlük geri çekilmenin alım bölgesine girilmesi sonrası sert bir teknik düzeltme olduğunu vurgulayan Emir Yasin Kılıç, "2026 yılının ilk üç ayı için gram altında özellikle 6 bin 200-6 bin 300 TL bandına doğru hareketler görebiliriz. Ons altında ise 5 bin 10 dolar bandı 6 ayda beklenebilir. TL bazında gümüşte farklılıklar söz konusu olabilir ama daha çok yatırımcının tercihini altından yana kullanması orta vade için biraz daha doğru strateji olacaktır." ifadelerini kullandı