ASAYİŞ - 25 Mayıs 2023 Perşembe 12:47

Kripto para borsası “Bitrota” soruşturmasında sanıklar hakim karşısına çıktı

A
A
A
Kripto para borsası “Bitrota” soruşturmasında sanıklar hakim karşısına çıktı

Kripto para borsası "Bitrota" üzerinden yatırımcıları dolandırdıkları öne sürülen 1’i tutuklu 10 şüpheli hakim karşısına çıktı. Tutuklu sanık Kenan Altun savunmasında, “Müştekilerden 3 kişi 50 Milyon civarında zararları olduğunu beyan etmişler, zarar ettikleri rakamdan daha fazla gelir elde etmişler” dedi.

Endless Yazılım Teknoloji Bilişim Sanayi ve Ticaret AŞ’nin (Bitrota) kurucuları tutuklu Kenan Altun ve yurt dışındaki Hasan Özkan ile çalışanları olan diğer zanlıların "Bitrota" kripto para uygulaması üzerinden müşterileri dolandırıldığına ilişkin Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Kenan Altun ile Hasan Özkan’ın da aralarında bulunduğu 10 şüpheli hakkında "Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" ve "Şirket yöneticisinin şirketin faaliyeti çerçevesinde dolandırıcılık" suçlarından yargılanmasına başlandı.

Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya sanık Kenan Altun tutuklu bulunduğu ceza evinden getirildi. 4 sanık ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBIS) ile katılırken 2 sanık ve taraf avukatları salonda hazır bulundu.

"Bu kumpas davasıdır. Galeyana getirilmiş bir takım kişilerin üzerime salınmasıdır”

Duruşmada söz verilen tutuklu sanık Kenan Altun, “Ben burada sanık olarak bulunuyor isem de dürüstlüğümden ve işime bağlılığımdan dolayı buradayım. Borsam halen işleme açıktır. Ben şirketin yazılım yöneticisiydim. Hasan Özkan ise finans bölümüne bakıyordu. Hesap silme söz konusu değil. Hangi mağdur mağduriyetinin giderileceği pazarı kapatır. Bu kumpas davasıdır. Galeyana getirilmiş bir takım kişilerin üzerime salınmasıdır. Kullanıcılardan Temmuz 2021 yılında kullanıcıların Türk Lirası çekim talepleri olduğunu öğrendim. Hesapta yeterli miktarda para olmadığını gördüm. Hasan Özkan yurtdışında olduğu için onu aradım. Sermaye yükseltmesi amacıyla şirket hesabından 4,5 Milyon TL para çektiğini ve kullanıcıların para çekim taleplerini karşılamak amacıyla sisteme yatırmasını söyledim. Maalesef bu para hesaba gönderilmedi. Sonradan ben Hasan Özkan’ın 11,6 Milyon TL sistemden para çektiğini öğrendim. Hemen arkasından da Hasan Özkan hakkında Eylül 2021 tarihinde suç duyurusunda bulundum.

“Zarar ettikleri rakamdan daha fazla gelir elde etmişler”

Kullanıcıları dolandırmak için bir nedeni olmadığını ifade eden Altun, “Aksine kişilere güven verip şirketimi büyüttüğüm sürece ben daha fazla gelir elde ederim. Müştekilerden 3 kişi 50 Milyon civarında zararları olduğunu beyan etmişler, zarar ettikleri rakamdan daha fazla gelir elde etmişler. Çektikleri rakamdan hiç bahsetmiyorlar. Benim kullanıcılarımın mağduriyetlerinin nedeni coinin değerinin çok fazla düşmüş olmasıdır. Benim borsam ve çalışmalarım baltalandı. Benim tutukluluğum marifetiyle benim kullanıcılarım mağdur oluyor. Bilirkişi raporunda, 532 kişinin toplamda 54 Milyon TL zararı olduğu söyleniyor. Ortalama benim borsamda 532 değil bin 532 kişi yatırdığından daha az para çekmiş, kara geçmemiş olabilir. Bu işte kar da var zarar da var. Ben 18 aydır bu borsayı dolandırıcılık yapmak için de açık tutmuyorum. Diğer borsalarda açılacak. Ben bunu cezaevinde olsam da zor şartlarda borsamı açık tuttum. Çıktıktan sonra da kapanmayacak ve hiç bir kullanıcı mağdur değildir ve olmayacak” dedi.

SEGBİS ve duruşmada hazır bulunan diğer tutuksuz sanıklar ise suçlamaları kabul etmediklerini ve önceki ifadelerini beyan ettiklerini ifade ettiler.

Ara kararını açıklayan heyet, dosyanın Bitrota Teknoloji Sanayi Ticaret A.Ş-Endless Yazılım Teknoloji Bilişim Sanayi Ticaret A.Ş. altında faaliyet gösteren şirketlerin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde incelenerek, herhangi bir usulsüzlüğün olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişiye gönderilmesine karar verdi.

Heyet, tutuklu sanık Altun’un tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı erteledi.

İddianameden

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sistemin ortakları Altun ile Özkan’ın da aralarında bulunduğu 10 şüpheli hakkında "bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" ve "şirket yöneticisinin şirketin faaliyeti çereçvesinde dolandırıcılık" suçlarından 532 mağdura yönelik toplamda 3 bin 724 yıldan 10 bin 640 yıla kadar hapis cezası istendi.

Altun ve Özkan hakkında ayrıca "Malvarlığı değerlerinin aklanması" suçundan 7 yıla kadar hapis cezası talep edilen iddianamede, Altun ve Özkan’ın da yer aldığı 31 şüpheli hakkında, "Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık", "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "Mal varlığı değerlerinin meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak", "Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma", "Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı" suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği belirtildi.

Elyesa Karatepe

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Yerlikaya: "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" dedi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından Mersin’de polis tarafından yapılan ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyona dair açıklama yaptı. Yerlikaya, operasyonda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüphelinin yakalandığını ve 14 şüphelinin tutuklandığını, 4 şüphelinin ise adli kontrol şartıyla bırakıldığını bildirdi. Aynı zamanda Yerlikaya, 27 adet araca da el konulduğunu belirtti. "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" Bakan Yerlikaya, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik polisimiz tarafından düzenlenen operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık. 14 şüpheli tutuklandı, 4 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. 27 adet araca el konuldu. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığımız ile EGM Asayiş Daire Başkanlığımız koordinasyonunda, Mersin Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu; yurt dışından kaçak yollarla ülkemize getirilen araçların şasi numaralarını ‘ağır hasarlı’ araçların şasi numaralarıyla değiştirerek, ağır hasarlı araçları tamir edilmiş gibi gösterip trafiğe çıkardıkları, çalıntı, gümrük kaçağı ve hacizli yakalamalı araçları parçalayıp yedek parça olarak piyasaya sürdükleri tespit edildi. Vatandaşlarımız ikinci el araç satın alırken çok dikkatli olmalı, aracı iyi kontrol ettirmelidir. Şüpheli bir durum varsa lütfen hemen 112 Acil Çağrı Merkezimize bildirin biz gereğini yapalım. Valimizi, Cumhuriyet Başsavcılığımızı, İl Emniyet Müdürlüğümüzü ve emeği geçenleri tebrik ediyorum."
Diyarbakır Diyarbakır’da hayvanların sessiz kahramanı Diyarbakır’da yaşayan Muhammet Bahattin Doğru, 10 yıldır sokak hayvanlarının yaşam mücadelesine umut oluyor. Geçimini bir inşaatta bekçilik yaparak sağlayan Doğru, bunun yanı sıra hurda eşyalar toplayıp satarak elde ettiği gelirle sokak hayvanları için mama, ilaç ve sağlık harcamalarını karşılıyor. Kendi imkânlarıyla ayakta durmaya çalışan Doğru, Diyarbakır’ın birçok noktasına arkadaşlarının ve gönüllülerin araçlarıyla ulaşarak düzenli olarak yemek ve mama bırakıyor. Doğru, 10 yılı aşkın süredir sokak hayvanlarıyla ilgili besleme ve çeşitli çalışmalar yaptığını belirtti. Doğru, "Sokak hayvanlarının dostluğunu gördükten sonra onlarla kaynaştım, bütünleştim. Bu dostluğu birebir yaşadım. Hayvanlar da Allah’ın yarattığı canlardır. Şantiyede çalışıyorum, şantiye elemanıyım. Buradaki imkanlarımla ve ayrıca topladığım hurdaları geri dönüşüm olarak satarak elde ettiğim gelirle sokak hayvanlarına destek olmaya çalışıyorum. Gördüğünüz gibi hem burada şantiyede hem de şantiye dışında; Çarıklı’da, Bağlar’da ve birçok bölgede sokak hayvanlarını besliyorum. Bugün o hayvanın dili yok, konuşamıyor, bir şey isteyemiyor. Allah, onları yaratmış ve bize emanet etmiş. Biz bu emanete sahip çıkmak zorundayız. Sokak köpekleri için, evcil olmayan hayvanlar için şunu söylüyorum: Merhamet, merhamet, merhamet. Merhametimizi onların üzerinden esirgemeyelim. Biz onlara baktıkça Allah-u Teâlâ da bize bakar. Biz onlara merhamet ettikçe Allah da bize merhamet eder. İslami ve dini boyutuyla ele aldığımızda da biz bu hayvanların açlığından, hastalığından ve yaşamından mesulüz. Bu meseleye bu bilinçle yaklaşmak gerekir. Buyurun gelin; biz gönüllüler, sivil toplum örgütleri olarak elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymuşuz. Gelin el birliğiyle bu artan popülasyonun önüne kısırlaştırmayla geçelim. Öldürmekle, katletmekle ya da hayvanları sokaktan uzaklaştırmakla bu sorunu çözemeyiz. Aksine daha fazla ölüme sebep oluruz" dedi. Kedi ile köpeğin bir arada yaşamasının mümkün olduğunu aktaran Doğru, "Gerçekten mümkündür. Gözünüzle gördünüz, eminim kayda da aldınız. Birlikte oynuyorlar. Yeter ki biz aralarına nifak sokmayalım, onları birbirine kışkırtmayalım. Sevdirelim. Sevdirmek, sevmek bizim görevimizdir. Bu, bizim en insani görevimizdir. Buradan annelere, cami imamlarına, öğretmenlere ve toplumda kanaat önderi olan herkese sesleniyorum. Gelin bu hayvanları çocuklarımıza öcü gibi değil, sevgiyle anlatalım. Merhameti aşılayalım. Bunun eğitimini, vaazını, terbiyesini çocuklarımıza verelim ki bu hayvanlar gelecekte zarar görmesin" diye konuştu. 10 yıl boyunca gördüğü en korkunç vakalardan birini geçen hafta Cuma günü Çınar’da yaşadığını söyleyen Doğru, "Akşam saat 21.35 sıralarında bana bir telefon geldi. Çınar’da yaralı bir hayvan olduğu, cinsel organının dışarıda olduğu söylendi. Muhtemelen bir cisimle zorlandığı ifade edildi. Bunun üzerine hiç durmadan ticari bir araçla olay yerine gittim. Gördüğüm manzara karşısında insanlığımdan utandım. Gerçekten insanlığımdan utandım. O köpeği alıp geldim. Gece saat 02.30’a kadar Diyarbakır’da açık veteriner aradım ama maalesef bulamadım. O can sabaha kadar benim misafirim oldu. Sabahleyin kliniğe, veterinere götürdüm. Zor bir ameliyat geçirdi; yaklaşık 5 saat sürdü. Ameliyat iyi geçti ancak maalesef ertesi gün, öğleden sonra saat 15.00 civarında canımızı kaybettik. Bu, beni yüreğimden yaralayan vakalardan biriydi. Umarım bir daha böyle şeyler yaşanmaz. Ama yaşanacak. Neden mi? Çünkü biz çocuklarımıza sevgiyi aşılamıyoruz" diye konuştu.