GENEL - 16 Şubat 2012 Perşembe 18:25

ÖDÜLLÜ İÇ MİMAR AHMET GÜNEŞ TÜRKİYE DE

A
A
A
ÖDÜLLÜ İÇ MİMAR AHMET GÜNEŞ TÜRKİYE DE

Türkiye’ye kesin dönüş yapan ünlü iç mimar Ahmet Güneş, "Diziler ve filmlerdeki Osmanlı motiflerinin günlük hayata bu derece yansıtıldığını görmek insanı hem mutlu ediyor, hem de geçmişle gelecek arasındaki o ince çizgide buluşturuyor" dedi.
Her yıl Avrupa’nın genç mimarlarını işaret eden ve uluslararası mimarlık tasarım müzelerinde Chicago Athenaeum’un desteğiyle European Center For Architecture-Avrupa mimarlık merkezi tarafından gerçekleştirilen "Europe 40, Under 40" ödülü sahibi ünlü Türk iç mimar Ahmet Güneş Türkiye’ye kesin dönüş yaptı. İç mimarlıkta Osmanlı Sanatı uzmanı da olan Güneş, eski Nişantaşı’nın hala ayakta duran muhteşem apartmanlarından birinde çok büyük işlere imza atmak için çalışmalarına başladığını belirterek, "Osmanlı
motiflerini ilk önce kendi ofisimize yaptık. Tamamen Osmanlı esintileri taşıyan, eski bir daireyi muhteşem bir mekana dönüştürdük ve sonuna kadar size Osmanlı ruhunu yaşatan bir yer yaptık" ifadelerini kaydetti.
İzmir doğumlu olan ünlü iç mimar Ahmet Güneş, dekoratörlük dışında Türkiye’nin az sayıda "Dömi Klasik" uzmanlarından birisi. New York’ta eğitimini alıp orada birçok projede yer aldığını belirten Güneş, ’’Yurt dışında önemli projelerde yer aldıktan sonra İstanbul’da Studyo A Mimarlık ofisini açtım. Ben çeşitli yerlerde çalıştıktan sonra kendi işimin başına geçmek istedim ve Nişantaşı’nda ofisimizi kurdum. İçimdeki tasarım aşkı, bu ofisi açmamdaki en büyük nedendi. Lise yıllarımda başladı bu aşk. Aileden
kaynaklı hep inşaat sektöründe bulundum. Kağıt kalem elimde bir şeyler karalarken, aklımdaki düşünceler renklendikçe, çizgilerim de bir o kadar kafiyeli oluyor. Yaptığım işlerde en büyük keyif, her şey bittikten sonra karşısına geçip izlemek. Aile teşviki oldu. Ailem de mimar inşaat mühendisi ve iç mimar çok insan var, dolayısıyla tasarım ve dekorasyon, doğduğum günden beri zaten içinde olduğum büyülü bir dünya idi benim. Fakat önemli bir konu da yurt dışı ile ülkemizi karşılaştırdığımızda ne yazık ki
ülkemizde, iç mimari ve iç mimarlara çok önem verilmiyor. Bunun nedeni de herkes kendi evini ya da ofisini kendi tasarlıyor ama sonuçta hatalarla dolu projeler ortaya çıkıyor. Ama yurt dışında sistem bu şekilde yürümüyor. Onlar evlerine ya da ofislerine daha fazla önem gösteriyorlar. Yaptığımız iç mimarlık da başlangıç noktamız işlevsellik ve alanı optimum kullanmak. Ancak özgün düşünüp küçük ayrıntı ve detaylarla yepyeni görüntüler kazandırmak amacım. Bütün bunları yaparken insanların benden ne
istedikleri, yaşam tarzları, stilleriyle kendi stilimi birleştirip kişiye özel yepyeni bir dünya oluşturuyorum. İçi boş ve sadece süslemeye dayalı projelerden kaçınıyorum. Dolayısı ile ’kavram’ kelimesini ana fikir yapıp, ayakta duran projeler meydana getirmeye çalışıyorum" diye konuştu.
"DÖNEM DİZİLERİ MİMARİYE DE YÖN VERİYOR"
Muhteşem Yüzyıl, Fetih 1453, Öyle Bir Geçer Zaman Ki ve daha birçok dönem dizisi ile taleplerin dönem tasarımlarına yöneldiğine değinen Ahmet Güneş, "Doğrusu 2000’li yıllarda hızla ilerlerken, diziler ve filmlerdeki Osmanlı motiflerinin günlük hayata bu derece yansıtıldığını görmek insanı hem mutlu ediyor, hem de geçmişle gelecek arasındaki o ince çizgide buluşturuyor. Ben, toplumların en önemli özelliğinin kendi değerlerine sahip çıkmaları olduğunu düşünüyorum. Bu kadar derin ve değerli bir tarihi
görmezden gelmek mümkün değil. Dizilerde kullanılan Osmanlı motifleri bizlere talepler arasında ilk sırada yer alıyor. Osmanlı tarzını benimsemiş olabilir ama çok çağdaş da olabilir. O devrin içinde sıkışıp kalmış, müzeleşmiş, tozlanmış bir şey değil bizim istediğimiz. Bizim istediğimiz o günün bilgisini, görgüsünü, estetiğini, sanatını bugüne taşımak, bugünün hayatına entegre etmek. Bu yüzden dekorasyonu Osmanlı tarzı yapıyorum ve genelde tarihi binaların, yalıların ve köşklerin içini dekore ediyorum.
Ayrıca modern binaların içini de Osmanlı tarzına dönüştürmek en büyük zevkim. Ama bunun yanında birçok konsept projelerde de yer alıyorum. Şu an restorasyon bekleyen bir çok tarihi yapı var; sarayların bir bölümü, köşkler ve bunun gibi projelerde yer almak en büyük hayallerimden biri. Gözümüzün önünde yok olmalarına izin vermemeliyiz bence" ifadelerini kullandı.
"TÜM DÜNYAYI DOLAŞIYORUZ"
Türkiye’de müşterilerini uluslararası yenilikler ile buluşturmak ve yapacağı yeni işlere birçok ülkedeki kültürel motifleri yansıtmak için dünyanın 72 ülkesini dolaştığını belirten Güneş, "İsteğe bağlı olarak modern, retro, loft, klasik, dömi klasik ve bunun gibi sınırsız bir yelpazeye sahibiz. Studyo A ekibi olarak her projede kendine özgü çizgileri ve belirgin bir farklılığı ön plana çıkarmaya çalışıyoruz. Çok sık yurt dışına çıkıyorum. Şimdiye kadar dünyanın 72 ülkesini dolaştım. Tanıştığım yer yeni
kültürde karşılaştığım küçücük bir detay bana ilham kaynağı oluyor. İleriki zamanlarda gerek ülkemiz de gerekse tüm dünyada konuşulacak projelere imza atmaya hazırlanıyoruz. Bunları da duyurmaya hazırlanıyoruz" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Orhun Ene: "Aliağa Petkimspor’u hak ettiği yere getirmeliyiz" Aliağa Petkimspor Başantrenörü Orhun Ene, "Aliağa Petkimspor, Türk basketboluna değer katan bir kulüp, onu hak ettiği yere getirmeliyiz" dedi. Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nin 25. haftasında sahasında A. Efes’e 85-60 mağlup olan Aliağa Petkimspor’da Başantrenör Orhun Ene, karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulundu. Ene, galibiyete ihtiyaç duydukları bir dönemde olduklarını belirterek, hücumda ritim bulamadıklarını ifade etti. Orhun Ene, "Rakip kim olursa olsun galibiyete çok ihtiyacımız var. Bu aşamada her maçı kazanmak için oynamalıyız ancak bugün maalesef hücumda o ritmi hiç bulamadık" dedi. Takımdaki eksikliklere ve maçın teknik detaylarına değinen Ene, "Stanley Whittaker’ın hafta içi süren bir sakatlığı vardı, maçta da bunun etkisini biraz hissetti. Kısalarımız da ritim bulamadı. Takım olarak ilk yarıdaki ikilik atış yüzdemiz çok kötüydü. Oynadığımız rakip çok kaliteli. Çok iyi savunma yaptığımız 5-6 pozisyonda, hücum süresi dolarken bile zor sayılar buldular. Biz ise aynı şekilde kolay sayıları üretemedik. Böylesine kaliteli bir takımı yenebilmek için hücumda skor bulmanız şart. Bunu başaramadığımız için maçın başından itibaren 15-20 sayılık bir fark oluştu. Gayret etsek de geriden gelemedik" diye konuştu. "Bulunduğumuz yer kulübün kalitesini yansıtmıyor" Gelecek haftalara odaklanmaları gerektiğini vurgulayan tecrübeli başantrenör, "Şimdi önümüzde 5 maçımız var ve tamamen bunlara konsantre olmalıyız. Bulunduğumuz noktadan çıkabilmek için bir an önce toparlanmamız gerekiyor. Aliağa Petkimspor, Türkiye Basketbol Ligi’nin önemli takımlarından biri ve çok kaliteli bir organizasyon. Bulunduğu puan durumu kulübün kalitesini yansıtmıyor. Gerek altyapısıyla gerekse ligdeki duruşuyla Türk basketboluna değer katan kulüplerden biri. Bu nedenle kulübü hak ettiği yere getirmemiz lazım. Önümüzdeki haftalarda hücum ritmini yakaladığımızda tekrar maç kazanacak duruma geleceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
Ankara Altay Tankı’nda Süleyman Soylu’nun rolü Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabında, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun sahadan yaptığı telefon görüşmesiyle zırhlı araçlara erken ihtiyaç olduğunu ilettiğini ve sürece doğrudan dahil olarak Altay Tankı projesini yakından takip ettiğini aktardı. OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş’ın kaleme aldığı ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabı raflardaki yerini aldı. Türkiye’nin yerli savunma sanayi projelerine ışık tutan ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabında dikkat çeken bir Süleyman Soylu detayı yer aldı. Murat Yalçıntaş, yılbaşı gecesi yaşanan kritik bir telefon görüşmesini aktararak Soylu’nun sürece doğrudan etkisini gözler önüne serdi. Yalçıntaş’ın anlatımına göre, 31 Aralık gecesi aile ortamında gelen telefonun ucunda dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu vardı. Soylu, Hakkari Cudi Dağı üs bölgesinden arayarak yeni yıla sahada görev yapan jandarma ile birlikte girdiklerini ifade etti. Aynı hatta Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin’in de bulunduğunu belirten Soylu, sahadaki ihtiyaçlara dikkat çekerek zırhlı araçların teslim sürecine ilişkin doğrudan talimat verdi. Teslim tarihini öne çekti Kitapta yer verilen bilgilere göre Soylu’nun, üretimi süren Vuran araçlarının planlanan takvimden daha erken teslim edilmesini talep ettiği ifade edildi. Araçların normal tarihinden daha erken ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Soylu’nun, sürece doğrudan dahil olarak projeyi yakından takip ettiğini bildirdi. Yalçıntaş’ın aktardığına göre Süleyman Soylu, görüşme sırasında süreci doğrudan takip ettiğini belirterek koordinasyonun hızlandırılmasını istedi. Bu yaklaşımın, savunma sanayi projelerinde sahadan gelen ihtiyaçların hızlı karşılanması açısından kritik rol oynadığı ifade edildi. Saha-üretim hattı doğrudan bağlandı Kitapta yer verilen bu anı, Soylu’nun görev süresi boyunca yalnızca idari değil, operasyonel süreçlerde de aktif rol üstlendiğini ortaya koydu. Sahadaki güvenlik güçleri ile üretim hattı arasında doğrudan iletişim kurulmasını sağlayan bu müdahale, projelerin hızlandırılmasında belirleyici oldu.
Samsun İlhan Palut: "Aldığımız 1 puan bizim için kazanç, Samsunspor daha iyi oynadı" SAMSUN (İHA) – Konyaspor Teknik Direkörü İlhan Palut, Samsunspor karşısında aldıkları 1 puan için mutlu olduklarını belirterek, Samsunspor’un maç boyunca galibiyete daha yakın ekip olduğunu söyledi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Konyaspor deplasmanda karşılaştığı Samsunspor ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamlarda bulunan Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, "Alt taraflar için mevcut tabloyu biliyorsunuz. Her puan inanılmaz değerli, önemli. Çok önemli bir karşılaşma oynadık. Çok önemli bir deplasmandı. Samsunspor da ligin kalburüstü takımlarından biri. Dönem dönem Süper Lig’de istemediği periyotları onlar da yaşadı. Fakat bu potansiyellerini değiştirmiyor. Zor bir maç olacağını maçın öncesinde biliyorduk. Ama rakibi önde baskıyla karşılamayı planlamıştık. Bunu gole kadar sürdürebildik. Gole kadar oyunumuzdan memnunum. Başa baş bir oyun vardı. Fakat golü yediğimiz dakikadan sonraki periyoda baktığınız zaman Samsunspor o süreçte yüzde 77’lik bir topla oynama oranına ulaştı. Gol attıktan sonra oyun planımızdan geri adım attık. Bu bizim için son derece kötü bir periyottu. Takım mücadelesinden memnun olsam da bu durum kötü yanımızdı" dedi. Deplasmandan alınan 1 puanı kazanç olarak gören Palut, "Soyunma odasında oyunculara ikinci yarı tekrar daha öne çıkalım, topa sahip olalım, kolay kaybetmeyelim dedik. Bir 10 dakikada ikinci yarı sürdürebildik. Ondan sonra doğruyu söylemek gerekirse stoperiyle, bekleriyle, oyunu domine eden, golü arayan bir Samsunspor gördük ve gerçekten basit hataları az yaptılar. Belki biz yeteri kadar rahatsız etmemiş olabiliriz. Maçın geneline baktığınız zaman, gol beklentileri birbirine yakın gibi görünüyor ama dürüstlükle kabul etmek lazım ki Samsunspor’un daha dominant olduğu bir oyun izledik. Ben genel manada mücadelemizden memnunum. Memnun olmadığım periyotlar var ama genel olarak mücadeleden memnunum. Bugün alınan bir puanda genel olarak oyuna baktığınız zaman bizim için bir kazanç olarak görülmeli" diye konuştu.