DÜNYA - 09 Mart 2012 Cuma 16:50

BAŞBAKAN ERDOĞAN HEM SOLUNU HEM DE OYUNLARIN AÇILIŞINI YAPTI

A
A
A
BAŞBAKAN ERDOĞAN HEM SOLUNU HEM DE OYUNLARIN AÇILIŞINI YAPTI

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 14. Dünya Salon Atletizm Şampiyonası’na ev sahipliği yapan, Ataköy’de inşa edilen Türkiye’nin ilk atletizm salonunun resmi açılışını gerçekleştirdi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile birlikte atletizm salonuna gelen Başbakan Erdoğan, burada kendisini bekleyen Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan ve berberindeki heyetle resmi açılış kurdelesini kesti.
Başbakan Erdoğan, yaptığı konuşmada, 14. Dünya Atletizm Şampiyonası’nın, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildiğini belirterek, şunları söyledi:
’’Yıllardır adeta bir yılan hikayesine dönen, ’İstanbul niçin bir kapalı atletizm spor salonuna sahip olmuyor?’ sorusunun cevabını Sinan Erdem Kapalı Spor Salonu’nu bitirirken, nasıl iktidarımız orada yerel yönetimiyle bütünleşerek bir güç sergilediyse, bugün burada yine tüm atletizm aşıklarının, İstanbulumuzda, ülkemizde böyle bir salona sahip olduğunu görüyoruz. Bunun gururu içindeyiz, mutluluğu içindeyiz. İsmini şu an kararlaştırmadık ama ismini kararlaştırdıktan sonra inşallah tabelasını ona göre
asacağız. Şimdi geçici olarak, İstanbul Ataköy Atletizm Kapalı Spor Salonu olarak ifade ediyorum. Tüm atletizm severlere, gençliğimize, ülkemize milletimize, hayırlı olmasını temenni ediyor, sizleri kalbi duygularla selamlıyorum" diye konuştu.
Daha sonra açılışı yapan Başbakan Erdoğan, kurdeleyi, ’’Ya Allah, Bismillah’’ diyerek kesti.
Türkiye’nin ilk atletizm salonu ’’Ataköy Atletizm Salonu’’ olarak anılan salon, 27 metre yüksekliğinde, 125 metre boyunda, 87 metre genişliğinde inşa edildi.
Salonda, 6 kulvarlı 200 metre oval pist, 8 kulvarlı 60 metre düz pist, gülle atma, yüksek atlama, sırıkla atlama, uzun ve üç adım sektörleri bulunuyor.
Yapımına 2010 yılının eylül ayında başlanan salon, yaklaşık 32 milyon liraya mal oldu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri AKİB Türkiye Yatırım Komisyon Başkanı Onur Doğan’dan Avrupa’daki Kayserililere çağrı Avrupa Kayserili İşverenler Birliği (AKİB) Türkiye Yatırım Komisyon Başkanı Onur Doğan; Avrupa’da yaşayan Kayserili iş insanlarına ve yatırımcılara önemli bir çağrıda bulundu. Doğan yaptığı açıklamada Türkiye’nin bugün sunduğu yatırım fırsatlarının tarihi bir eşikte olduğunu vurgulayarak; "Türkiye şanslar ülkesidir; yatırım için doğru yer, doğru zaman" ifadelerini kullandı. Avrupa’da yaşayan Kayserililerin yıllar içinde edindikleri sermaye gücü, ticari tecrübe ve iş kültürünün Türkiye açısından büyük bir değer taşıdığına dikkat çeken Doğan; diaspora ile anavatan arasında güçlü, kalıcı ve sürdürülebilir bir ekonomik köprü kurulması gerektiğini ifade etti. Doğan açıklamasında; "Avrupa’da kazanılan birikimin Türkiye’de doğru sektörler ve doğru iş ortaklıklarıyla değerlendirilmesi hem yatırımcıyı kazandırır hem de ülke ekonomisine ciddi katkı sağlar. Bu birliktelik, sadece bugünü değil gelecek nesilleri de güvence altına alır" dedi. "Kayseri; üretimin, ticaretin ve girişimciliğin merkezi" Kayseri’nin köklü ticaret geleneği, sanayi altyapısı ve girişimci insan kaynağıyla Türkiye’nin en güçlü üretim merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Doğan; özellikle imalat, gıda, enerji, lojistik, savunma sanayi, turizm ve teknoloji odaklı yatırımların önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Doğan, "Kayseri; organize sanayi bölgeleri, ulaşım imkanları, nitelikli iş gücü ve yatırımcı dostu yapısıyla yüksek katma değerli projeler için hazır bir şehirdir," ifadelerini kullandı. AKİB Türkiye Yatırım Komisyonu’nun yatırım süreçlerinde aktif rol üstlendiğini belirten Onur Doğan; Avrupa’daki Kayserili iş insanlarına plansız ve bireysel adımlar yerine kurumsal, fizibilitesi yapılmış ve sürdürülebilir yatırımlar çağrısında bulundu. Başkan Onur Doğan; "AKİB olarak yatırımcının yalnızca başlangıç noktasında değil; fizibilite, doğru sektör seçimi, yerel bağlantılar ve yatırım sonrası süreçlerde de yanında oluyoruz. Amacımız güvenli, kazançlı ve uzun vadeli yatırımların önünü açmak" ifadelerini kullandı. Açıklamasının sonunda birlik ve beraberlik vurgusu yapan Doğan, ekonomik gücün milli güce dönüşmesi gerektiğini ifade ederek şu çağrıyı yaptı; "Avrupa’da yaşayan Kayserili hemşehrilerimizi; anavatanımızın üretimine, istihdamına ve ekonomik geleceğine ortak olmaya davet ediyorum. Türkiye bugün fırsatlar ülkesidir. Gelin, bu fırsatları birlikte değerlendirelim, birlikte büyüyelim." AKİB’in önümüzdeki süreçte Avrupa genelinde yatırım bilgilendirme toplantıları, sektör bazlı buluşmalar ve proje tanıtım organizasyonları düzenleyerek bu çağrıyı somut yatırımlara dönüştürmeyi hedeflediği bildirildi.
Elazığ Elazığ’daki kavga, tuvaletini duvara yapan yolcu nedeniyle çıkmış Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde esnaf, yolcu otobüsü şoförleri ve muavinleri arasında çıkan kavganın nedeni belli oldu. Otobüsten inen bir yolcunun duvara tuvaletini yaptığı, esnafın duruma tepki göstermesi üzerine kavganın çıktığı öğrenildi. Olay, Karakoçan ilçesi Yolçatı mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Muş’tan Bursa’ya seyir halinde olan 34 AT 4949 plakalı yolcu otobüsü lavaboya gitmek isteyen bir yolcu için kısa süreliğine durdu. Aşağı inen yolcu duvarın arkasına geçerek, tuvaletini yapmaya başladı. Bunun üzerine dışarı çıkan esnaftan market sahibi Mehmet Baydaş, tuvalet yapılan yerin ev olduğunu ifade ederek duruma tepki gösterdi ve ileride tuvaletin olduğunu söyledi. Baydaş, şoförle konuştuğu sırada muavin gelerek Baydaş’a saldırdı. Bunun üzerine taraflar arasında kavga çıktı. Diğer şoför ise marketin içerisine girerek soba kenarındaki demir çubuğu aldı ve saldırıya dahil oldu. Yaralanan ve darp raporu alan Mehmet ve Gıyasettin Baydaş, durumu jandarma ile polise bildirerek şikayetçi oldu. "Yaptığınız ayıptır. Yukarıda evim, annem, babam ve kardeşlerim var dedim" Olayı anlatan Mehmet Baydaş, "Otobüs durdu. Bir tane yolcu indi. Evin girişinde merdivenin orada tuvaletini yapmaya başladı. Genç biriydi. Kendisini uyardım buna rağmen yine devam etti. Muavini ve şoförü uyardım. Güzel bir dil ile anlattım. Yaptığınız ayıptır. Yukarda evim, annem, babam ve kardeşlerim var dedim. Ben kendilerini nazik bir şekilde uyardım. Gerisini daha görmedim. Muavin bir yerden şoför bir yerden vurmaya başladı. Ellerinde sopalar vardı. Hatta bir şoför içeri giriyor ve sobanın şişi ile bana vuruyor. Ardından bize saldırdılar diyorlar. Onlar bizi darp etti. Darp raporlarımız da var. Şikayetçi de olduk. Şoförün biri ’yatak kısmında silah var, getirin kafasına sıkarım, gebertirim, dükkanını yakarım’ dedi. Burası dağ başı mı eşkıya mısınız. Bir de otobüsüme saldırdılar diyorlar. Biz otobüse nasıl saldıralım. Şikayet eden benim. Jandarmayı da ben aradım. Ben saldırsam neden şikayet edeyim" dedi.