YEREL HABERLER - 27 Mayıs 2014 Salı 13:20

Alternatif Turizmin Vazgeçilmez Adresi Şah Inn Paradise

A
A
A
Alternatif Turizmin Vazgeçilmez Adresi Şah Inn Paradise

Alternatif turizmin lider markası Şah inn Paradise, Antalya’nın saklı cenneti Kumluca’daki tesislerini yenileyerek 8. sezonuna ‘merhaba’ dedi. Turizm sektörüne getirdiği yeniliklerle damga vuran, Ramazan ayında tatil yapılmaz algısını değiştiren Şah inn Paradise, yaklaşan Ramazan ayında da tam kapasite ile hizmet vermeye hazırlanıyor.
Alternatif turizmin lider markası Şah inn Paradise, yenilenerek girdiği 2014 sezonunda misafirlerini ağırlamaya başladı. Türkiye’nin tatili sloganıyla 2014’e hızlı bir giriş yapan Şah inn Paradise, kültürü, alışkanlıkları keyifli bir tatile dönüştürerek, en iyi hizmeti vermeye çalışıyor.
‘Türkiye’nin Tatili’ sloganı ile yeni sezona başlayan Şah inn Paradise’da ön rezervasyonlarla doluluk oranları şimdiden yüzde 60 civarında. Kongre, konferans ve şirket toplantıları için ideal bir merkez haline gelen tatil köyü sezon süresince; büyük bayii toplantılarına ev sahipliği yaparak tesis açılışını gerçekleştirdi. Antalya’nın saklı cenneti Kumluca’da yer alan Şah inn Paradise’ın yabancı misafirlerinin sayısı da her geçen gün artıyor.
Şah inn Paradise Genel Müdürü Yusuf Yücel, tesis hakkında bilgi vererek, “Şah iin Paradise Antalya’nın batısında, Antalya havalimanına 110 kilometre. 167 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulu. 400 odadan oluşan, 300 standart oda 100’ü aile oda olan, 1. sınıf 5 yıldızlı bir tatil köyü. Diğer otellerden farklı olarak bay bayan havuzların ayrı olduğu alkolsüz bir tesis” dedi.
“TATİL KÜLTÜRÜ GİDEREK YAYGINLAŞIYOR”
Genel Müdür Yusuf Yücel, Türkiye’de tatil algısının zamanla istenilen seviyeye geleceğini vurgulayarak, “Biz bu anlamda kendimizi yeterli derecede tanıttığımızı düşünüyoruz. Ama tatil algısı bir kültür olarak değerlendiriyoruz. Bunu da zaman içerisinde gelişeceğini düşünüyoruz. Avrupa ülkelerine baktığımızda maddi gelirleri çok düşük olmasına rağmen kendi küçük birikimlerinden biriktirip yıl sonu mutlaka zorunlu olarak tatili görmekteyken, biz de tatil kültürü yeni yeni gelişiyor. Ülkemizde daha çok tatil diyince insanların kendi ailelerini ziyaret ettikleri, memleketlerini ziyaret ettikleri algısı gibi görülüyor. Son 10 yıla baktığımızda insanların artık bu tatil algısının değiştiğini, yılda bir defa da olsa tatile gelmeye çalıştıklarını görüyoruz. Ama diğer Avrupa ülkeleriyle kıyasladığımızda çok geride durumdayız diyebiliriz” dedi.
“GELDİĞİMİZ NOKTADA İYİ BİR İVME KAZANDIK”
Antalya’nın iklim olarak büyük bir avantaja sahip olduğunu ifade eden Yücel, “Eskiden Türk pazarı açısından değerlendirdiğimizde tatil algısı 3 aylıktı. Bu konuda kendini geliştirmeye çalışan tesisler sezonu 12 aya veya 8 aya yaymaya çalışıyor. Biz tatil köyü olduğumuzdan dolayı 12 ay çalışma imkanımız yok. Biz 2006 yılının sezon sonunda burayı faaliyete almaya başladık. Geldiğimiz noktada iyi bir ivme kazandık. İlk yılda 80 bin civarında bir geceleme yapmıştık. Fakat bugün geldiğimiz noktada 190 bin gecelemeye geldiğimizi görüyoruz. Bunun özellikle Nisan, Mayıs ve Ekim ayları kongre ağırlıklı ya da çocukları okula gitmeyen, ikinci bahar nitelendirenler emekli olmuş insanların tercih ettiği bir dönem ayırarak, fiyatlarda bu dönemde cazip, iklim şartları da çok müsait. Bu dönemlerde bir şekilde doldurarak sezonu uzatmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
“BÖLGENİN BAKİR OLMASI VE ALANIN ÇOK GENİŞ OLMASI BİR AVANTAJ SAĞLIYOR”
Ulaşım konusunda havalimanına uzak olmasıyla ilgili olarak Yücel, “Yani biz ilk tesisi kiraladığımızda bu ciddi dezavantaj gibi görünse de Antalya coğrafyasını ya da turistlik beldeleri bilen insanların bunu bir avantaj olarak gördüğünü biliyoruz. Bugünkü konumuna ve ulaşıma baktığımızda burayı tercih etmeleri için en az 3-4 günlük bir tatil programı yapmaları gerekiyor. Ancak avantajı şu; Antalya’ya yakın merkezli bölgeleri biliyorsunuz. 5 yıldızlı blok beton bıyığını şeklinde tesis sayısının çoğalması insanların daha ferah, daha geniş mekanlara tatil yapma imkanları aramalarına neden oluyor. Bugün de baktığımızda tercih noktamız, merkeze uzak olmamız bir dezavantaj gibi görünse de tercih nedeni olabiliyor. Tesisin bölgesinin bakir olması, alanının çok geniş olması bu anlamda da bir avantaj sağlıyor” şeklinde konuştu.
“HELAL KESİM OLMASINA ÇOK DİKKAT EDİYORUZ”
Bu sezon Şah inn Paradise olarak yüzde yüz bir doluluk oranı hedeflediklerini ifade eden Yücel, mutfak konusuna da çok özen gösterdiklerini ifade ederek şunları söyledi: “Özellikle 5 yıldızlı otellerde tüketici yorumlarına baktığımızda en büyük sıkıntı yemek kalitesinin çok düşük olması. Ürün çeşitlerinin çok fazla olması ama yenilebilecek ürün sayısının çok az olması. Tesisimiz alkolsüz bir tesis. O yüzden mutfak kültürü çok daha fazla ve önem veriyorlar. Biz de bu anlamda şöyle bir önlem aldık. Bu tesis kapasitesindeki otellerde 55-60 kişilik bir kadro çalışmasına rağmen biz bünyemizde 80 kişilik bir kadroyla çalışıyoruz. Kadronun büyük bir kısmını kışın kapatsak da tesisimizde istihdam etmeye çalışıyoruz. Ayrı bir önem veriyoruz ürünlerimize, organik olmasına, doğal olmasına. Ayrıca helal kesim olmasına çok dikkat ediyoruz. Bu da bizi tercih nedenlerinden bir tanesi”
“ALKOLSÜZ OLMASI TERCİH NEDENİ”
Gelen insanların burayı neden tercih etmesi gerektiği konusunda ise Yücel, “Ben tatil tercihim olsa burayı iki nedenden dolayı tercih ederim. Bir tesisin alkolsüz olması. Mutfak kültürünün çok zengin olması. 7 bölgeden insanları ağırlamamıza rağmen Türkiye’nin ya da yurt dışından gelen insanların kendi kültürlerinden, kendi damak tatlarından bir şeyler bulduğunu görebiliyorum. Bu nedenle tercih ederim” dedi.
“KUMLUCA HASTANESİ’YE PROTOKOL İMZALAMAK ÜZEREYİZ”
Yusuf Yücel sağlık hizmetleriyle de ilgili bilgi vererek, “Şimdi biz sağlık hizmetlerini tesislerimizde şu şekilde karşılamaya çalışıyoruz. Tesisimizde 24 saat işyeri hemşiresi ve doktor bulundurmaya çalışıyoruz. Doktorumuz da tesisimizde konaklamada sezonun yoğun olduğu dönemlerde. İnsanlar mutlaka sağlık hizmetlerine çok rahatlıkla erişebiliyorlar. Burada hizmet almak istemeyen misafirlerimizle kendi araçlarımızla transfer sağlıyoruz. Kumluca Hastanesi’yle de bu anlamda bir protokol imzalamak üzereyiz. Tesislerimizde konaklayıp, hastane imkanlarından yararlanmak isteyen misafirlerimizi Kumluca Hastanesi özel olarak tesisimizden alıp, tedavi işlemlerini yapıp tekrar tesise bırakmayı organize edecek bir planlama yapmayı düşünüyoruz” diye konuştu.
Yusuf Yücel, tesislerinde akşamları da birçok aktivitede düzenlediklerini ve gelenlere çok keyifli bir ortam sunduklarını ve animasyon şovlarıyla keyifli dakikalar yaşattıklarını sözlerine ekledi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bartın Dikkat dağıtan ortama rağmen dikkat çekmeyi başardılar Bartın’da kent meydanında gerçekleşen sessiz kitap okuma etkinliğine katılanlar, çevredeki ses ve gürültüye rağmen pür dikkat kitap okuyarak, dikkat çekmeyi başardı. Kültür ve Turizm bakanlığı organizesiyle ve 62. Kütüphane Haftası nedeniyle 81 ilde eş zamanlı olarak gerçekleşen sessiz kitap okuma etkinliği, Bartın Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. İl Halk Kütüphanesi girişimiyle düzenlenen etkinliğe kütüphaneciler, öğrenciler, izciler, gençlik liderleri ve vatandaşlar katıldı. Katılımcılar meydandaki, oynayan çocukların sesi, lunaparktaki çarpışan araç ve salıncakların gürültülerine rağmen 30 dakika boyunca kitap okudu. Dikkat dağıtan ortama rağmen pür dikkat, kitaplarını okuyan grup, alandan geçen bazı insanların dikkatini çekmeyi başardı. Kitap okuyanları gören vatandaşlardan kimisi dikkatle kitap okuyanlara bakarken, kimileri ise cep telefonu ile etkinliği görüntüledi. Bazıları ise alanda bulunan gezici kütüphaneden bir kitap alarak, grubun arasına karıştı. Etkinlik hakkında bilgi veren İl Halk Kütüphanesi Müdürü Tülay Erduran, ’’Tüm Türkiye genelinde 62. Kütüphane Haftası nedeniyle eş güdümlü olarak Sessiz Kitap Okuma etkinliği düzenlendi. Bartın Halk Kütüphanesi olarak kitap okuma etkinliğini, Bartın Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün destekleriyle Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirdik. Tüm katılımcılara teşekkür ediyoruz’’ dedi. Meydanda 30 dakika boyunca sessizce kitap okuyan grup, etkinlik sonunda sessizce alandan ayrıldı.
Kars Fuat Arslan, Kars İl Genel Meclis Başkanı seçildi AK Parti’li Fuat Arslan, Kars İl Genel Meclisi Başkanlığına seçildi. İl Genel Meclisi’nde gerçekleştirilen seçim, üyelerin yoğun katılımıyla tamamlanırken, yapılan oylama sonucunda çoğunluğun desteğini alan Arslan, yeni dönemde meclisin başkanı oldu. Kars İl Genel Meclisi toplantı salonunda yapılan seçimde, farklı ilçelerden gelen meclis üyeleri oy kullandı. Demokratik bir ortamda gerçekleşen seçim sürecinin ardından sonuçlar açıklanırken, Akyaka’yı temsil eden Fuat Arslan’ın başkanlığa seçilmesi meclis üyeleri tarafından memnuniyetle karşılandı. Seçim sonrası değerlendirmelerde bulunan meclis üyeleri, yeni dönemde uyum içinde çalışmanın önemine dikkat çekti. Kars’ın ihtiyaçlarına yönelik projelerin hız kazanması gerektiğini belirten üyeler, birlik ve beraberlik içerisinde hareket ederek ilin kalkınmasına katkı sunacaklarını ifade etti. Siyasi ve yerel yönetim tecrübesiyle öne çıkan Fuat Arslan’ın, Akyaka’da yürüttüğü çalışmalar ve bölgeye olan hakimiyetiyle bilindiği ifade ediliyor. Arslan’ın, özellikle kırsal altyapı, yol, su ve yerel hizmetler gibi alanlarda etkin projeler geliştirmesi bekleniyor. Başkanlık görevine başlamasının ardından kısa bir değerlendirme yapan Arslan’ın, Kars’ın tüm ilçelerine eşit hizmet götürme anlayışıyla çalışacağı vurgulandı. İl genelinde yaşam kalitesini artırmaya yönelik projelerin öncelikli olacağı yeni dönemde, meclisin daha aktif bir rol üstlenmesi hedefleniyor. Fuat Arslan’ın başkanlığa seçilmesinin ardından birçok kesimden tebrik mesajları iletildi. Yeni görevinin Kars’a hayırlı olması temennisiyle yapılan açıklamalarda, Arslan’a başarı dilekleri sunuldu. Kars İl Genel Meclisi’nde yeni dönemin, güçlü bir iş birliği ve hizmet odaklı çalışmalarla geçmesi bekleniyor.
Manisa Gediz taşkını yerleşim alanlarına ulaştı Manisa’da son günlerde artan aşırı yağışlar sonrası Gediz Nehri’nde yaşanan taşkın yerleşim alanlarına ulaştı. Manisa’da son günlerde artan yağışlar sonrası Gediz Nehri yatağından taşarak tarım alanlarını sular altında bıraktı. Nehir kenarında bulunan mahallelerin sınırına dayanan taşkınlar, mahallelerde tedirginliğe neden oldu. Mahallede hali hazırda bazı evler sular altında kalırken Şehzadeler ilçesine bağlı Kazım Karabekir Mahalle Muhtarı Tekin Aydın, taşkınların daha da artarak daha fazla evde su baskınlarına neden olmasından edişe duyduklarını belirtti. Yağmur nedeniyle toplanan suların Gediz Nehri’ne mahalleleri üzerinden ulaştığını belirten Aydın, "Turgutlu, Salihli, Kemalpaşa’dan gelen sular hepsi buradan mahalleden Gediz’e ulaşıyor. Ufak bir yağmurda bu insanlar böyle mağdur oluyor. Bizler evimizde ne kadar otursak da içimiz rahat değil. Çünkü bu insanlar mağdur olduğu için biz de mağdur oluyoruz. Yıllardır bu sorunumuz böyle devam ediyor" dedi. İmar sorunun bir an önce çözüme kavuşmasını beklediklerini ifade eden Aydın, "Bizim temennimiz bir an önce belediyelerden gereken birimler bir çözüm bulsun. Burada bir istinat duvarı yapılması için kaymakamlığımıza dilekçelerimizi verdik ki buralarda su baskınları yaşanmasın, insanlar mağdur olmasın diye. Gerekli incelemeler yapıldı. İnşallah bir an önce sonuçlanır. Biz 40 yıldır bu mahallede yaşıyoruz ancak bir türlü bir imar sorunu çözülmedi. Bir an önce bu imarı çözsünler. Yani bu insanlar da başının çaresine baksınlar" diye konuştu. Tarım arazilerinin de sular altında kaldığını belirten Muhtar Aydın, "Benim Kazım Karabekir Mahallesi’nde bir kısım evlere sular ulaştı. Akpınar Mahallesi de aynı. Ekilen buğdaylar, ekilen fideler onlar zaten gittiler. Meyve ağaçları zaten gitti. İşte bilmiyorum inşallah bu üzüm bağlarına zarar vermezler ama yani şu anda gerçekten çiftçisinden, esnafından hepimiz mağduruz. Bir an önce bunlar çözülse iyi olur" ifadelerini kullandı. Öte yandan Gediz Nehri’nde yaşanan taşkın havadan görüntülendi.