GENEL - 18 Mart 2012 Pazar 12:13

KAZAK TÜRKLERİ, ADNAN MENDRES`İ KABRİ BAŞINDA ANDI

A
A
A
KAZAK TÜRKLERİ, ADNAN MENDRES`İ KABRİ BAŞINDA ANDI

Türkiye’de yaşayan Kazakistan Türkleri, Başbakan Adnan Menderes için kabri başında anma töreni düzendi. Menderes’in Anıt mezarında toplan Kazak Türkleri, saygı duruşunda bulunarak dua etti.
Türkiye’de yaşayan Kazaklar 60 yıl önce kendilerine Türkiye’nin kapılarını açan merhum Başbakan Adnan Menderes’i kabri başında andı. Anma törenine Kazakistan İstanbul Başkonsolosu Arslan Dandıkayef, Mimar Sinan Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Abdulvahap Kara, Kazak Türkleri Vakfı Başkanı A.Vahap Kılıç, 60 yıl önce Türkiye’ye gelen Kazak kafilesiyle Türkiye’ye gelen Mansur Teyci’nin de aralarında bulunduğu Türk vatandaşı Kazaklar katıldı.
Kazak göçmenlerin İsmet İnönü tarafından kabul edilmediğine dikkat çeken Dç. Dr. Abdulvahap Kara, "13 Mart 1952’de Demokrat Parti Genel Başkanı ve Başbakan Adnan Menderes’in başkanlığında toplanan Türkiye Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Pakistan, Hindistan ve Keşmir’deki 1850 Kazak’ı Türkiye iskanlı göçmen olarak kabul edilmelerini karara bağladı. Bu kararın ardından Kazak Türkleri kafileler halinde Türkiye’ye geliyor. Bugün Türkiye’ye gelişimizin 60. Yıl dönümü. Bu vesile ile bize Türkiye’nin kapılarını
açan merhum Başbakan Adnan Menderes’i şükranla anmak için toplandık" dedi.
Kazakistan’ın bağımsızlığını kabul eden ilk ülkenin Türkiye olduğunu belirten Kara, aynı zamanda 2 Mart 1992’de iki ülke arasında diplomatik ilişkiler protokol imzalanışının 20. yılı olduğunu söyledi.
Daha sonra Türkiye’ye ilk gelen kazaklar arasında yer alan Kazakistan İlimler Akademisi Üyesi Mansur Teyci, "20 Ekim 1952’de 20 aileden oluşan 101 kişilik nüfusla Türkiye’ye geldim. Burası da bizim evimiz bizim için Türkiye’ye göç etmek aynı evin bir odasından diğerine geçmek gibi algılanır" diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Memur-Sen Antalya İl Temsilcisi Miran: "Acilen seyyanen zam yapılmalı" Memur-Sen Antalya İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, Türkiye İstatistik Kurumunca (TÜİK) açıklanan mart ayı enflasyon verilerinin ardından kamu görevlilerinin ekonomik durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Başkan Miran, memur ve emekli maaşlarının enflasyon karşısında eridiğini belirterek, hükümete çağrıda bulundu. "Yapılan artışlar yetersiz" Son iki yıllık süreçte yapılan artışların yetersizliğine dikkat çeken Eyüp Bülent Miran, Hakem Kurulu’nun geçmiş kararlarını "hatalı irade" olarak nitelendirdi. Mart ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte mevcut artışların hükmünün kalmadığını vurgulayan Miran, "Mart ayı enflasyonunun yüzde 1,94 olarak açıklanmasıyla birlikte Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı olan yüzde 11 artış oranının neredeyse tamamı daha yılın ilk çeyreğinde enflasyon karşısında tükenmiştir. Geride bıraktığımız 2 yıl boyunca da hakemin hatalı iradesi ve kararıyla kamu görevlilerimize yapılan maaş ve ücret artışları, maalesef 2 ya da 3 ay içerisinde erimiş ve enflasyona yenilmiştir" dedi. "Dar gelirli kesimlerin aleyhine işliyor" Enflasyonla mücadele yönteminin dar gelirli kesimlerin aleyhine işlediğini savunan Başkan Miran, mevcut tablonun sorumlularını işaret ederek, "Burada öncelikli hata ve bilinçli kusur Maliye Bakanlığı ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nundur. Enflasyonu düşürme mücadelesinin özellikle emeğin alın terinden ve kamu görevlilerimizin cebinden yapılması nedeniyle mevcut tablonun sorumlusu bellidir. Kamu görevlilerimizin kaybı, tutmayan enflasyon hedefi, adil olmayan maaş/ücret artışı ve reel alım gücü kaybı olarak birden fazla başlıkta net bir şekilde görülmektedir" ifadelerini kullandı. Global riskler ve TÜİK’in sorumluluğu Açıklamasında küresel istikrarsızlıkların olumsuz etkilerine de değinen Memur Sen Antalya Temsilcisi Eyüp Bülent Miran, "Diğer taraftan, bölgemizde yaşanan, bitmeyen ve artarak devam eden savaşın etkileri de özellikle akaryakıt tarafında ciddi riskler ve beklenmedik artışlar meydana getirmektedir. Küresel belirsizliklerin arttığı ve enerji fiyatlarında sert dalgalanmaların yaşandığı bu dönemde ulaştırma maliyetlerinde yaşanan artış, iğneden ipliğe bütün ürünlerin fiyatlarına yansımaktadır. Bu çerçevede, TÜİK piyasada yaşanan gerçek dalgalanmayı görmeli, enflasyon gerçekliği tartışmalarına zemin hazırlamamalıdır. Beklentimiz ve talebimiz nettir: Hakemin hatasının görülmesi ve oluşan bu derin mağduriyetin giderilmesi için memur ve emeklisine temmuz ayı beklenmeden acilen seyyanen zam yapılmasıdır" şeklinde konuştu.