GENEL - 01 Nisan 2012 Pazar 18:40

CLİNTON: "KİTLE İMHA SİLAHLARI UYKUMU KAÇIRIYOR"

A
A
A
CLİNTON: "KİTLE İMHA SİLAHLARI UYKUMU KAÇIRIYOR"

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Hilary Clinton, Beşar Esad`ın Kofi Annan planını uygulamakta vakti kalmadığını belirterek, "Artık hiçbir mazeret kabul edilemez. Artık gerçeklerle yüzleşme zamanı" dedi.
Suriye Halkının Dostları Grubu toplantısı sonrası basın toplantısı düzenleyen ABD Dışişleri Bakanı Hilary Clinton, Esad rejimine karşı baskının arttırılacağını ve muhaliflere olan desteğin sürdürüleceğini söyledi. Esad rejiminin Kofi Annan`a verdiği sözü tutmadığını belirten Clinton, "Ordular, birlikler geri çekilmek yerine, yeni saldırılar yapıyorlar. İnsani yardıma imkan yerine engellenmesini sıkılaştırdılar. Kofi Annan zaman çizelgesi oluşturmak zorunda. Esad`ın görevinden uzaklaştırılması lazım.
Suriye halkının kendi geleceğini kendi seçmesi gerekiyor" dedi. ABD`nin Suriye`ye insani yardımlarını sürdüreceğini belirten Clinton, 12 milyon dolarlık ek yardım paketiyle toplam 25 milyon dolar yardım etmiş olacaklarını kaydetti. Kofi Annan`ın dünyanın önüne bir plan sunduğunu söyleyen Clinton, "Beşer Esad`ın artık bu planı uygulamakta zamanı kalmadı. Artık hiçbir mazeret kabul edilemez. Artık gerçekle yüzleşme zamanıdır. Bugünkü toplantıda ileriye dönük atılmış olan büyük adımlar var. ABD Suriye halkının
kendi kaderlerini kendi ellerine alacağından emin" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile yaptığı ikili görüşmelerden de bahseden Clinton, "Görüşmelerimizde sadece Suriye`yi tartışmadık. Başka ortak çıkarlarımıza yönelik paylaşımlarda da bulunduk. İran`ın bölgesel ve küresel güvenlik tehdidinden bahsettik. Türkiye`nin İran`dan aldığı ham petrolü azaltacağını duymak beni memnun etti" şeklinde konuştu.
Toplantıda, Suriye Ulusal Konseyi`ne (SUK) bakış açılarının sorulması üzerine Clinton, "Burada sürecin sadece süreç olarak kalması mümkün değil. Zaman çizelgesi mutlaka belirlenmeli. Esad bazı adımlar atmasa bu süreci istenen şekilde sonlandırmak mümkün değil. Bence Suriye`de muhalefet güç kazanıyor. Annan`ın ön göreceği zaman çizelgesine baktığınızda Esad açısından anlaşılması gereken şeyler var. Meşruiyetini kaybettiğini anlaması lazım. Beraberinde devam eden muhalefetin özgürlük adına çabalarına karşı
koyamayacağını anlaması lazım. Ya ülkesini iç savaşa sokacak ya da bir karar verecek. Görüyoruz ki baskı Esad`a doğru güçlenerek sürdürülüyor" cevabını verdi.
Başbakan Erdoğan`ın İran ziyareti ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Clinton, "Ben hem Dışişleri Bakanının hem de Başbakan Erdoğan`ın bana söyledikleri ile çok ilgilendim. Kendilerine söylenen sizin de tekrarladığınız gibi kitle imha silahlarını dini olarak yasaklanmış ve İslam dinine karşı olarak niteliyor olması. Kendisi de Türk liderlerinden bunu ciddiye almalarını istemiş. Biz tabii ki bunu kabul edebiliriz. Öte yandan önemli olan bunun operasyonel hale getirilmesi. Biz İranlılarla görüşüp
tartışacağız. İranlılar gerçekten bu inanca taahhütlerini samimi olarak ifade ediyorlarsa o zaman uluslararası camiayı bu konuda ikna konusunda da açık olmalılar. `Bu sadece bir fikir değil hükümet politikasıdır` demeliler. Hükümet politikası olduğu değişik yollarla göstermeliler. Bunlardan biri zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına gönderilmesi ve teftişlere imkan tanınması. Bizler bunun doğru olduğuna inanmaya açığız ama uluslar arası camia artık eylem görmek istiyor. İran aynı zamanda bilmeli ki
bu açık uçlu bir tartışma değil bu ciddi bir eylem odaklı müzakere olması gerekiyor. Her iki taraf ta bu sürece dahil olmalı" dedi.
İran`ın Suriye politikası ve oynadığı rol ile ilgili soruları da yanıtlayan Clinton, Suriye için İran`ın oynadığı rolün sorun yaratıcı olduğunu ve bununla ilgili 3 kaygı taşıdıklarını söyledi. Clinton, "Burada 3 kaygı var ülkelerin İran ile paylaştığı; ilki, nükleer silahlarla ilgili kaygı. Bu istikrarı çok bozacak bir şey. 2. İran`ın komşularının içişlerine karışması. Ve kesinlikle İran`ın şu anda oynamakta olduğu rol Suriye için buna bir örneğini teşkil ediyor. 3. ise terörizm ile ilgili son 6- 8 ay
içerisinde düşünülecek olursa İran tarafından olası müdahaleler. Ürdün Meksika, Tayland ve değişik yerlerde durduruldu. Burada eski bir kültürden medeniyetten bahsediyoruz. Terörist bir gruptan bahsetmiyoruz. `Geceleri ne uykunu kaçırıyor?` dendiğinde `kitle imha silahları ve nükleer silahlar` diyorum. Bunun terörist grupları ve devletlerin eline geçmesi" diye konuştu.
Mısırda gelinen süreç ile ilgili konuşan bulunan Clinton, "Siyasi aktörlerin Mısır`da ne yaptığını izleyeceğiz. Demokratik bir geçiş sürecine dahil olacak Mısır. Eğer siz dini azınlıklara, kadınlara istenen muameleyi göstermezseniz, seçimle başlanan süreç istenen yönde uygulanamaz. Bunlar yapıldığı durumda seçimler istenen noktaya gider. Ümit ediyoruz tahrir meydanında yaptıklarının sonucunu alacaklar mısırlılar" ifadelerini kullandı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa İki aracın kafa kafaya çarpıştığı feci kazada can pazarı: 3 ağır yaralı Bursa Mustafakemalpaşa’da iki otomobilin kafa kafaya çarpıştığı kazada 3 kişi ağır yaralandı. Kaza, saat 23.30 sıralarında gerçekleşti. Mustafakemalpaşa ilçe merkezinden terminal istikametine seyreden 16 BNY 184 plakalı otomobilin, Gözde Sitesi önünde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana geldi. Kontrolden çıkan araç karşı şeride geçerek, terminal istikametinden ilçe merkezine seyir halinde olan 45 AZK 916 plakalı araçla kafa kafaya çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle her iki araçta da büyük hasar meydana gelirken, araç içerisinde bulunan kişiler ağır yaralandı. Kaza sonucunda 16 BNY 184 plakalı araçta bulunan M.B. ve M.Y., diğer araçta bulunan 45 AZK 916 plakalı aracın sahibi O.M. ağır yaralandı. O.M., kazayı gören vatandaşların yardımıyla araçtan çıkarılırken, diğer araçta sıkışan iki yaralı ise itfaiye ekiplerinin yoğun çalışması sonucu bulundukları yerden çıkarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahaleleri yapılan yaralılar, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunduğu ve durumlarının ağır olduğu öğrenildi. Kaza nedeniyle terminalden ilçe merkezine gidiş yönü tamamen trafiğe kapatıldı. Araçların olay yerinden kaldırılmasının ardından yol tekrar kontrollü şekilde trafiğe açıldı. Vatandaşlardan "Trafik ışığı" talebi Vatandaşlar, bu noktada sık sık kazaların yaşandığını ve bölgenin ciddi risk taşıdığını dile getirdi. Bölge sakinleri, araçların bu güzergahta yüksek hızla seyretmesi nedeniyle kazaların kaçınılmaz hale geldiğini belirterek, Gözde Sitesi önü terminal yoluna trafik ışığı konulması yönünde çağrıda bulundu.
Kocaeli TEM’de vinç destekli kurtarma: Taşıdığı araçla çarptığı tır arasında sıkıştı TEM Otoyolu’nun Kocaeli geçişinde tıra arkadan çarpan kamyonetin sürücüsü, hem çarptığı tır hem de kendi taşıdığı aracın kabine kayması sonucu iki taraftan mahsur kaldı. İtfaiye ekiplerinin, üstten sarkan aracın düşmemesi için vinçle sabitleyerek gerçekleştirdiği titiz çalışmada, yaralı sürücü uzun uğraşlar sonucu sıkıştığı yerden kurtarıldı. Kaza, TEM Otoyolu’nun İstanbul istikameti Maşukiye mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Y.S. idaresindeki 34 PA 895 plakalı araç taşıyan kamyonet, önünde seyreden Fatih Erdoğan yönetimindeki 78 SV 602 plakalı tıra arkadan çarptı. Çarpmanın şiddetiyle kamyonetin kasasında bulunan iki araçtan biri yerinden oynayarak sürücü kabinine doğru sarktı. Kamyonet sürücüsü Y.S., aracın ön kısmının tırın altına girmesi ve taşıdığı aracın arkadan kabine baskı yapması sonucu iki taraftan mahsur kaldı. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin hassas çalışması sırasında, kabine sarkan aracın düşmemesi için bölgeye getirilen vinçle güvenlik önlemi sağlandı. Yaralı sürücü ise itfaiyenin ekiplerinin uzun uğraşları sonucu kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. "Lastik patladı zannettim" Kütahya’dan Körfez ilçesine yük taşıyan tır sürücüsü Fatih Erdoğan, kaza anını anlatarak, "Seyir halinde ilerliyordum. Arkamdan bir gürültü geldi. Ben lastik patladı zannettim. Aşağıya indim. Sürücü arkadaş arkamızdan vurmuş. Şimdi gidip karakolda ifade vereceğiz. Trafikte lütfen dikkatli olalım" dedi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
İstanbul Okan Buruk: "Hedefimiz burada kazanabilmek" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Manchester City maçı öncesi, "Genel olarak baktığımızda daha toparlanmış, kadro derinliğine daha çok yaklaşmış ve bu tür maçları oynayabilecek bir takıma sahibiz. Hedefimiz burada kazanabilmek" dedi. UEFA Şampiyonlar Ligi 8. ve son hafta karşılaşmasında Galatasaray, TSİ 23.00’te deplasmanda İngiliz ekibi Manchester City ile karşılaşacak. Müsabakanın hazırlıklarını tamamlayan sarı-kırmızılılarda Teknik Direktör Okan Buruk, maçın oynanacağı Etihad Stadyumu’nda basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Öncelikli hedeflerinin ilk 16 içerisinde yer almak olduğunu söyleyen Buruk, "İki takım için de farklı hedefler var. Bizim öncelikli hedefimiz ilk 16’nın içerisinde yer almak. Bunun için burada kazanıp ilk 16’ya girebilmek adına elimizden geleni yapacağız. Çok önemli bir takıma karşı oynayacağız. Çok önemli bir teknik direktörleri ve çok önemli oyuncuları var. Uzun yıllardır büyük emek verilen, kazanmaya ve başarıya odaklı bir takıma karşı mücadele edeceğiz. Onlar için de bu maç, ilk sekizin içinde yer alabilmek adına büyük önem taşıyor. Son bir ayda istedikleri sonuçları alamadıklarını biliyoruz ancak son kazandıkları maç onlar için moral olacaktır" diye konuştu. "Hedefimiz burada kazanabilmek" Takımdaki sakat oyuncuların son durumuna dair de bilgiler veren 52 yaşındaki teknik adam, Manchester City maçındaki hedefleriyle ilgili şöyle konuştu: "Bizim açımızdan baktığımızda son dönemde kadro olarak biraz daha toparlandık. Son maçta bazı ufak tefek sakatlıklarımız oldu. Yunus bugün antrenmana çıkmadı, bir hastalığı ve küçük ağrıları vardı. Barış’ı antrenmanın bir bölümünde kullandık. Torreira son maçta bir sakatlık yaşamıştı, o da bugün antrenmanın bir kısmında yer aldı. Bunun dışında birkaç sakat oyuncumuz daha var. Singo’yu ilk defa kadroya aldık. Genel olarak baktığımızda daha toparlanmış, kadro derinliğine daha çok yaklaşmış ve bu tür maçları oynayabilecek bir takıma sahibiz. Hedefimiz burada kazanabilmek. Benim için de çok özel bir maç olacak. Duygusal olarak biraz farklı hissedeceğim bir karşılaşma. Eski takım arkadaşlarıma ve birlikte çok anılar yaşadığım, çok samimi olduğum bir teknik direktöre karşı oynayacağım. Bu statta, bu kadar yıl sonra ve bu seviyede tekrar sahaya çıkmak benim için gerçekten çok özel. Dört gözle bekliyorum. Umarım iyi bir performans ve iyi bir skorla İstanbul’a döneriz." "Artık daha dikkatli ve tecrübeliyiz" Frankfurt karşılaşmasının kendileri adına şanssız geçtiğini ifade eden Okan Buruk, "Bireysel hataların çok olduğu, hatta hücumda da çok fazla pozisyon ürettiğimiz bir maçtı. Benzer bir durumu Monaco maçının ilk yarısında da yaşadık; kazanmaya çok yakın olduğumuz, üstün oynadığımız bir maçtı. Bazen bu tür sonuçlar olabiliyor. Oyun ve oyun kalitesi açısından baktığımızda, savunma anlamında çok büyük bir problemden ziyade anlık hatalar belirleyici oldu. Son maçlarda ise daha fazla birlikte oynuyoruz, daha iyi birlikte savunma yapıyoruz. Şampiyonlar Ligi maçlarında oyuncularımızın konsantrasyonu ve oyuna odaklanma seviyesi çok yüksek oluyor. Zaten bu seviyede böyle olmak zorunda. Çünkü burada yapılan her hata rakip tarafından hemen cezalandırılabiliyor. Artık daha dikkatliyiz ve daha tecrübeliyiz. Yarın da savunmayı hep birlikte yapmaya çalışacağız. Galatasaray her zaman rakibe topu vermemeye çalışan bir takımdır. Bunu yarın da sahaya yansıtmak istiyoruz" diye konuştu. "Beraber hareket etmeliyiz" "Meydan okumayı ancak iyi bir takım olursak yapabiliriz" diyen sarı-kırmızılıların teknik patronu şunları söyledi: "Birlikte hareket etmek bu tür maçlarda çok önemli. Rakibimizin son dönemde kaybettiği maçlara baktığımızda, hatalarını iyi değerlendiren ve birlikte oynayan takımların Manchester City’ye karşı başarılı olduğunu görüyoruz. Bizim için topa sahip olduğumuz bölümler çok önemli. Top rakipteyken birlikte savunma yapmalıyız, top bizdeyken ise doğru tercihlerle oynarsak deplasmanda güçlü bir meydan okuma ortaya koyabiliriz. Bu seviyede rakip seçmek diye bir şey yok. Her takım çok güçlü. Form durumları, sakatlıklar ve o dönemdeki kadro yapısı çok belirleyici oluyor. Bizim ilk hedefimiz ilk 16’ya kalmak. Sonrasında karşımıza kim çıkarsa çıksın, baş edebilecek güce sahibiz."