SAĞLIK - 15 Nisan 2026 Çarşamba 09:43

10 saat süren ameliyatla bacak kemiğinden yeniden çene yapıldı

A
A
A

Dişlerindeki gevşeme şikayetiyle Nijerya'dan Türkiye'ye gelen 24 yaşındaki Munır Bashır Yuguda’nın çenesinde, her an ölümcül bir kanamaya yol açabilecek nadir bir damar yumağı tespit edildi. Gencin alt çenesi 10 saatlik zorlu operasyonda tamamen alınırken, yerine bacak kemiğinden yepyeni bir çene yapılarak hayata döndürüldü.

Sadece sıradan bir diş gevşemesi ve ağrı şikayetiyle başlayan süreç, 24 yaşındaki Nijeryalı Munır Bashır Yuguda için adeta bir yaşam mücadelesine dönüştü. Türkiye'ye gelerek Medipol Sağlık Grubu’na başvuran gencin yapılan tetkiklerinde, çene kemiğini tamamen saran, kemikte erimeye yol açan ve en ufak bir darbede dahi ciddi kanamalara sebep olabilecek nadir bir damar yumağı tespit edildi. Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Erol Akgül, Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sina Uçkan ile Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Burak Özkan’ın ortak yürüttüğü multidisipliner tedavi planıyla hasta, tıp dünyasında parmakla gösterilecek 10 saatlik bir operasyonla sağlığına kavuştu.

Hayati risk oluşturdu

Prof. Dr. Akgül, "Hastamızda oluşan damar yumağı hastanın yaşamı için ciddi bir risk oluşturuyordu. Ağız içinde oluşabilecek en küçük bir travma bile kontrolsüz ve uzun süren kanamalara yol açarak hayati tehlikeye neden olabilirdi. Hastanın dış görünümünde belirgin bir şişlik olmaması tanıyı zorlaştırsa da dişlerdeki gevşeme önemli bir bulgu olarak karşımıza çıktı. Tespit edilen damar yumağının tedavisinde öncelikle embolizasyon işlemi uygulandık. Birçok hastada sadece embolizasyon yeterli olabilirken, bu vakada lezyonun geniş alanı etkilemesi, çene kemiğinde incelmeye ve diş kayıplarına yol açması nedeniyle cerrahi müdahale de gerekliydi. Öncelikle damar yumağını embolize ederek kanama riskini azalttık. Ardından belirli bir süre bekleyerek hastanın stabil hale gelmesini sağladık" diye konuştu.

Damar yumağı nedeniyle gelişen nadir bir durum

Hastada çeneyi tamamen saran damar yumağına bağlı nadir bir hastalık bulunduğunu belirten Doç. Özkan, "Bu durum hem diş kayıplarına hem de çene kemiğinde ciddi erimeye yol açıyordu. Oldukça kanlı bir bölge olduğu için ameliyat öncesinde mutlaka damarların tıkanması ve tümörün küçültülmesi gerekiyordu. Bu kapsamda girişimsel radyoloji ekibi tarafından hastaya tam embolizasyon işlemi uygulandı. Embolizasyon sonrası yumağın küçülmesini dikkatle takip ettik ve damarların kontrol altına alındığının görülmesi üzerine cerrahi planlamaya geçtik. Bu tür nadir vakalarda tedavi sürecini aşamalı ve dikkatli bir şekilde ilerletmek hayati önem taşıyor" şeklinde konuştu.

Bacak kemiğinden yeni çene oluşturuldu

Ameliyat sürecine ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Özkan, "Cerrahi sırasında çene kemiğini açarak damarları tıkanmış yumağı herhangi bir kanama komplikasyonu olmadan çıkardık. Ardından oluşan boşluğu hastanın bacağından aldığımız damarlı kemik dokusuyla yeniden şekillendirdik ve çene formuna getirerek yerine naklettik. Bu kemiğin damarlarını boyun bölgesindeki damarlara bağlayarak yaşamasını sağladık. Ağız içindeki doku eksikliğini de koldan aldığımız dokularla tamamladık. Oldukça uzun ve zorlu geçen ameliyat başarıyla sonuçlandı. Operasyon multidisipliner ekip çalışmasıyla gerçekleşti. Ameliyatın birinci ayında hastanın ağız içi tamamen iyileşti, çene hareketlerinde herhangi bir problem bulunmuyor. İlerleyen süreçte kemik iyileşmesi tamamlandığında dental implant uygulamalarıyla hastanın eksik dişleri de tamamlanacak" ifadelerini kullandı.

Multidisipliner yaklaşımla başarılı tedavi

Nijeryalı hastanın tedavi sürecinin multidisipliner bir yaklaşımla planlandığını ifade eden Prof. Dr. Uçkan, "Bu hastada serbest doku nakli yani ‘free flap’ uygulanması gerekiyordu. En kritik nokta, nakledilen dokunun yeni yerinde sağlıklı şekilde yaşamasıdır ve bu süreç plastik cerrahi ekibi tarafından başarıyla yönetildi. Biz de çene cerrahisi olarak tümörlü kemiği kontrollü şekilde çıkardık. Çıkarmadan önce çenenin formunu korumak adına bölgeyi uygun plaklarla sabitledik, ardından patolojik dokuyu tamamen temizledik. İki branşın koordineli şekilde süreci yönetmesi sonucun başarısında belirleyici oldu" dedi.

"Ağrılarım azaldı, kendimi daha iyi hissediyorum"

Nijerya’dan gelen Munır Bashır Yuguda yaşadığı zorlu süreci ve duygularını şu sözlerle aktardı:
"24 yaşındayım ve dişlerimde yaşadığım ciddi problemler nedeniyle buraya başvurdum. Süreçte benimle ilgili üç kez detaylı tarama yapıldı ve ardından ameliyat kararı alındı. İlk olarak girişimsel radyoloji kapsamında embolizasyon işlemi uygulandı. Yaklaşık iki ay sonra Doktor Burak ve Doktor Sena’nın birlikte gerçekleştirdiği, yaklaşık 10 saat süren oldukça zorlu bir ameliyat geçirdim. Ameliyat sırasında alt çenem tamamen alındı ve bacağımdan alınan kemikle yeniden yapılandırıldı. Ayağımdan alınan kemik çeneme yerleştirilerek yeniden kan dolaşımı sağlandı. Gerçekten çok zor bir süreçti ama doktorlarım çok başarılı bir operasyon gerçekleştirdi. Şu an ameliyatımın sonucu oldukça iyi, ağrılarım büyük ölçüde azaldı ve her geçen gün kendimi daha iyi hissediyorum."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Ordu Bölge Bandosu Adıyaman’da konser verdi Malatya 2. Ordu Bölge Bandosu, Adıyaman’da konser verdi. Türkiye Petrolleri Kültür Merkezi’nde düzenlenen konsere katılan vatandaşlar ve öğrenciler, özellikle Adıyaman türkülerine ve marşlara eşlik ederek coşkulu anlar yaşadı. Programa Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ile çok sayıda öğrenci katıldı. Koro şefliğini Ahmet Kerem Çolak’ın üstlendiği konserde, "Adıyaman Türküsü" ve "İzmir Marşı" başta olmak üzere çeşitli eserler icra edildi. Program sonunda öğrenciler de sahneye çıkarak bando eşliğinde şeflik yaptı. Programı oldukça beğendiklerini dile getiren Şehit Fatih Doğan Güzel Sanatlar Lisesi Müdürü Ahmet Şahin, "Bugün öğrencilerimizle beraber Malatya Bölge 2. Bando Komutanlığı’nın müthiş gösterisini izledik. Etkinlik çocuklarımızın sanat gelişmelerimize gelişimde büyük katkı sundu. İnşallah bundan sonra etkinliklerin Adıyaman’ımızda, ilimizde artarak devam etmesini diliyoruz. Çok güzel parçalar çaldılar. Milli ve manevi duygularımıza hitap eden parçalardı. Beraber eşlik ettik, beraber söyledik. Çocuklarımızla beraber, onlar da sahneye çıktılar, onlar da bando şefliği yaptılar. Çok güzel bir gün oldu. Emek veren herkese teşekkür ediyoruz" dedi. Öğrencilerden Muhammet Resul Çelik ise, "Çok güzel bir gündü benim için, bir anı kalacak benim için. Spontane gelişti zaten, normalde biz çıkmayacaktık. Güzel sanatlardan istediler öğrenci. Biz de çıktık. Benim için çok güzel bir anıydı. Yani çok mutlu oldum. Yani herkes adına da. Öyle yani. Eğlendim, çok eğlendim" ifadelerini kullandı. Konserden oldukça keyif aldığını dile getiren öğrencilerden Ecrin Aydın, "Malatya Bando Komutanlık Grubu’nun orkestrasına şeflik yaptım, kısa bir süre de olsa. Bu benim için güzel bir deneyimdi. Konserde evet eğlendim, oldukça eğlendim. Gayet hoşuma gitti, gayet iyi bir deneyimdi. O an hafif heyecanlandım tabii ki. Ve birazcık daha duygulandım bu şerefin bana verilmiş olmasına. Etkinlikte emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu.
İstanbul Sur Yapı Tatil Evleri Antalya’da yeni dönem: 4 mevsim termal ayrıcalığı Sur Yapı, Antalya’daki yeni nesil devre mülk projesi Sur Yapı Tatil Evleri Antalya’da önemli bir dönüşümü kamuoyuna duyurdu. Proje, bünyesine entegre edilen termal özelliğiyle Antalya’nın bu kapsamda hizmet sunan ilk ve tek termal devre mülk projesi olacak. Sur Yapı Tatil Evleri Antalya, satın alınan dönemin tapusuna sahip olunan ve her yıl aynı dönemde tatil yapma fırsatı sunan yeni nesil bir devre mülk modeliyle hayata geçirildi. Bir kez ödeme yaparak ömür boyu otel konforunda, tapulu ve miras bırakılabilir bir tatil deneyimi sunan proje; modern bir tatil kulübü anlayışıyla tasarlandı. Ev konforunda, eşyalı daireler, tematik havuzlar, yeme-içme alanları, sosyal tesisler ve otel hizmetleriyle tatilin sürdürülebilir ve planlı bir yaşam alışkanlığına dönüştürülmesi hedefleniyor. "Yazın deniz, kışın termal" anlayışıyla tasarlanan yeni dönem, sezon bağımlılığını ortadan kaldırarak devre mülk modelini güçlendiriyor. Yeni nesil tatil anlayışı Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Sur Tatil Evleri GYO Genel Müdürü Ömer Faruk Elmas, şunları söyledi: "Sur Yapı Tatil Evleri Antalya’yı tasarlarken hedefimiz yalnızca bir devre mülk projesi üretmek değildi. Biz, tapulu sahiplik modeliyle erişilebilir, sürdürülebilir ve değer üreten bir tatil anlayışı geliştirdik. Şimdi projeye entegre ettiğimiz termal özellik ile birlikte bu vizyonu bir üst seviyeye taşıyoruz. Antalya’da artık sadece yaz sezonuna bağlı bir tatil anlayışı yok; sağlık ve iyi yaşam odaklı da kullanılabilen, konforlu ve yatırım değeri yüksek bir model var. Termal entegrasyonu, projemizin hem iyi yaşam tarafını hem de yatırım cazibesini önemli ölçüde güçlendirdi." Elmas sözlerini şöyle sürdürdü: "Sur Yapı güvencesiyle geliştirdiğimiz bu model, tatili yılda bir kez yapılan bir kaçış olmaktan çıkarıyor; planlı, değerli ve ömür boyu sürecek bir deneyime dönüştürüyor. Sur Yapı Tatil Evleri Antalya, termal özelliğiyle birlikte artık yalnızca bir devre mülk projesi değil; 4 mevsim tatil evi, 4 mevsim tercih edilen bir yaşam alanı ve güçlü bir yatırım alternatifi olarak yeni dönemine adım atıyor." Antalya’nın doğasında, 4 mevsim tatil imkanı Torosların eteğinde, doğayla iç içe bir konumda yükselen proje, doğal ve kültürel zenginliklere kolay erişimiyle dikkat çekiyor. Devre mülk sahipleri, yazın Konyaaltı sahiline gitme imkanı bulurken, kış aylarında ise Saklıkent Kayak Merkezi ve Davraz Kayak Merkezi gibi merkezlere ulaşabiliyor. Yürüyüş ve koşu parkurları, spor alanları, açık hava etkinlik mekanları, çocuk oyun alanları, spa ve wellness alanları ile zenginleştirilen proje, termal havuzların entegrasyonu ile birlikte kapalı alan kullanımını güçlendiriyor. Tüm sezonlara yayılan değer artışı bekleniyor Sur Yapı Tatil Evleri Antalya, hem tatil yapılabilen hem de kiraya verilerek gelir elde edilebilen bir mülk modeli sunuyor. Dört mevsim kullanım imkanı sayesinde kiralama potansiyeli artarken, sezon bağımlılığının kırılması değer artışı beklentisini destekliyor. Alıcılar için, kış dönemine özel 359 bin TL’den başlayan fiyatlar sunuluyor.
İstanbul Fenomen Banu Parlak’ın yargılanmasına başlandı Beylikdüzü’nde sosyal medya fenomeni Banu Parlak’ın köpeğinin, komşusunun köpeğini öldürmesi ve yakınları tarafından darp edilmesi iddiasıyla ilgili açılan davanın görülmesine başlandı. Duruşmaya Banu Parlak katılmazken, dosyadaki eksiklikler giderilmek üzere dava 30 Kasım’a ertelendi. Olay, İstanbul Beylikdüzü ilçesi Marmara Mahallesi’nde 2024 yılında yaşanmıştı. Sosyal medya fenomeni Banu Parlak’ın köpeği Drago, komşusunun köpeği Leo’ya saldırarak ölümüne sebep olmuştu. Olay sonrası iddiaya göre Leo’nun sahibi de Parlak’ın yakını tarafından darp edilmişti. Konuyla ilgili açılan davanın ilk duruşması bugün Büyükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Leo’nun sahipleri ve avukatı katılırken Banu Parlak ise yer almadı. Duruşma, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi, şüphelilerin tespiti için 30 Kasım 2026 tarihine ertelendi. "Sanık hapis cezasıyla yargılanıyor" Duruşma sonrası açıklamada bulunan müşteki Yasemin Kılıç’ın avukatı Sevde Canik, "Yargılamamız bugün başladı. Sanık hapis cezasıyla yargılanıyor. İnşallah iyi bir yargılama süreci geçirdikten sonra hak ettiği cezayı alacağını düşünüyoruz. Çok fazla eksiklik var dosyada bugün onları dile getirdik. Toplanmayan delillerimiz hiç dosyaya eklenmeyen şüpheliler var. Şu an sanık kürsüsünde olması gerekirken bu kişiler bunların eklenmesini istedik. Leo için adaletin sağlanacağına inanıyoruz" dedi.