SAĞLIK - 03 Kasım 2025 Pazartesi 11:16

8 bin 500 kilometre uzaktan gelen umut: Çapraz nakille hayata tutundular

A
A
A

Çapraz nakil yöntemi, farklı ülkelerde yaşayan iki aileye umut oldu. 8 bin 500 kilometre uzaktan gelen verici, 3 yıldır diyalize giren 27 yaşındaki Kerim Aksoy’a; baba Aksoy ise yabancı anneye böbreğini verdi.

Birbirlerinden binlerce kilometre uzakta yaşayan ve yıllardır böbrek nakli bekleyen iki hasta, çapraz nakil yöntemi sayesinde hayat buldu. Zonguldak’ta yaşayan 27 yaşındaki Kerim Aksoy, polikistik böbrek hastalığı nedeniyle 3 buçuk yıldır diyalize giriyordu. Baba Durmuş Aksoy oğluna böbreğini vermek istedi ancak doku uyuşmazlığı nedeniyle bu nakil gerçekleştirilemedi. Kadavradan bağış için sıra bekleyen Kerim’e babası çapraz nakil listesine yazılmaları önerisinde bulundu. Bunun üzerine çapraz nakil sırasına giren baba-oğula, yıllardır bekledikleri nakil umudu yurt dışından geldi. Yapılan tetkikler sonucu çapraz naklin uygun bulunması üzerine böbrek nakli bekleyen 47 yaşındaki Nur Jahan Begum isimli kadına baba Aksoy böbreğini verirken Begum’un oğlu 24 yaşındaki Md Monaım Hosan, Kerim Aksoy’a böbreğini verdi. Operasyonu gerçekleştiren Medicana International Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Amil Huseynov ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Murathan Uyar, iki hafta önce gerçekleşen ameliyatların ardından hem alıcıların hem de vericilerin sağlık durumunun gayet iyi olduğunu belirtti.

Baba, uyuşmazlık nedeniyle oğluna böbreğini veremedi

Genel Cerrahi Uzmanı ve Organ Nakli Merkezi Sorumlusu Dr. Öğr. Üyesi Amil Huseynov, "Alıcı adayı oğul ve verici adayı babada normalde kan grubu uyumsuzluğu yoktu ve daha önce yapılmış tetkiklerde herhangi bir sorun teşkil etmiyordu. Daha sonra bizim yaptığımız testlerde verici adayına karşı alıcıda çok yüksek düzeyde immünolojik risk faktörleri belirledik ve çapraz nakil planlamasını yaptık. Yıllardır diyaliz hastası olan oğlu ailede uygun kan grubu olmadığı için uzun süredir bekleme listesinde. Biz bu hastaya öncelik tanıdık. Babası yabancı hastaya böbrek verdi ve yabancı hastanın oğlu da bu çocuğumuza böbrek vermiş oldu. 1 haftalık takip sonrasında hastalarımızı taburcu ettik" dedi.

"Türkiye’de 30 bine yakın böbrek bekleyen hasta var"

"Yabancı hastamızı ülkesine göndereceğiz. Türk hastamız da çok iyi durumda. Şu an çok iyiler, sonuçlarımız da gayet iyi, böbrek normal çalışıyor. Hasta diyalize girmiyor artık, herhangi bir ek tedavi almıyor. Sadece nakil için verdiğimiz ilaçları kullanıyor" diyen Dr. Öğr. Üyesi Huseynov, "Hastanelerde bütün nakil merkezlerinde hastalarımız çapraz nakil listesine kayıt yaptırabilir, onlar için de bir umut olabilir. Şu an Türkiye’de ortalama 30 bine yakın böbrek nakli bekleyen hasta var. Kalp nakli, karaciğer nakli, bağırsak nakli, pankreas nakli bekleyen hasta sayımız da keza fazla. Elimizden geldiği kadar bu hastalarımıza şifa olmaya çalışıyoruz ama organ nakli bilincinde olmak için 80’lerden bu yana yapılan Organ Bağışı Haftası, bu farkındalığı artırmak için büyük önem teşkil etmekte" ifadelerini kullandı.

8 bin 500 kilometre uzaktan gelen umut: Çapraz nakille hayata tutundular

"Nakiller son derece başarılı oldu"

Prof. Dr. Murathan Uyar ise, "Baba ve oğul, alıcı ve verici olarak bize nakil olmak üzere başvurdular. Ancak yaptığımız testler sonucunda alıcının vücudunun bu böbreği kabul etmeyeceğini öngördük. Bunun üzerine çapraz nakil dediğimiz alıcıların vericilerin değiş tokuş yapıldığı yöntemi uygulamaya karar verdik. Kendi listelerimizi kontrol ettiğimizde bu çift için uygun olan ve başka listede bekleyen bir çifte ulaştık. Yaptığımız testler sonucunda her iki çift için de uyumlu geldi. Biz de bunun üzerine nakli gerçekleştirdik. Son derece başarılı bir nakil oldu. Her iki hastamızı da sorunsuz takip ediyoruz" diye konuştu.

8 bin 500 kilometre uzaktan gelen umut: Çapraz nakille hayata tutundular

"Çapraz nakil hem risk, hem maliyet açısından avantaj sağlıyor"

Çapraz naklin avantajlarına değinen Prof. Dr. Uyar, "Çapraz nakil tüm dünyada uygulanan bir yöntem. Böyle bir yöntem olmasa biz bu hastanın vücudunu nakle uygun hale getirebilmek için son derece pahalı, uzun soluklu ve yan etki riski yüksek tedaviler uygulamak zorunda kalacaktık. Buna rağmen yine de hastanın nakli reddetme riski devam ediyor olacaktı. Çapraz nakil yaparak düşük riskli, düşük maliyetli, hem hasta için hem maliyet açısından daha avantajlı bir yöntemi kullanmış olduk" dedi.

"Şansın nereden çıkacağı belli olmuyor"

Böbrek nakli sayesinde sağlığına kavuşan 27 yaşındaki Kerim Aksoy, yaşadığı mutluluğu şu sözlerle dile getirdi: "3 buçuk yıldır diyalize giriyorum. Buraya geldiğimizde karşı vericilerle tanışma fırsatımız olduk. 8 bin 500 kilometre uzaktan gelmişler. Şansın nereden çıkacağı belli olmuyor. Çok mutluyum bunun için. 3 buçuk yıldır bekliyordum. Benim kan grubum 0 negatif. Kendim kadavraya yazıldım bir buçuk yıl kadar bekledim. Sonra babam çapraz nakle yazılmayı teklif etti. Şans çapraz nakilden çıktı. Çok önemli olan bir durum. Herkese tavsiye ederim. Şansın nereden geleceği belli olmuyor, ister yakın ister uzak hiç fark etmiyor. Biz tanımadığımız, herhangi bir insandan aldık."

"Herkes organ bağışı yapmalı"

Diyalize girdiği döneme göre kendisini çok iyi hissettiğini ifade eden Aksoy, "Şu an gayet iyiyim. Yorulmuyorum, halsizlik olmuyor, iştahım açıldı. Bir problemim yok şu an" dedi. Organ bağışının önemine de vurgu yapan genç adam, "Sonuçta canlı ya da cansız fark etmiyor. Herhangi bir insanın hayatını kurtarmak çok güzel bir şey. Babamın sayesinde ben hayat buldum, çünkü onun sayesinde nakil oldum. Herkes organ bağışı yapmalı" diye konuştu.

8 bin 500 kilometre uzaktan gelen umut: Çapraz nakille hayata tutundular

"Bağışçı olmanın hiçbir zorluğu yok"

53 yaşındaki baba Durmuş Aksoy ise, "Çok mutluyuz. Nakil için bizi aradıklarında çok mutlu olduk, hemen hastanemize geldik. Testlerimizi yaptılar, herhangi bir sıkıntı çıkmayınca işlemlere başladılar. Korkulacak hiçbir şey yok. Pazartesi ameliyat oldum, 2 gün sonra, çarşamba günü çıkışımı verdiler. Verici olanının hiçbir sıkıntısı yok. Herkes organ bağışçısı olabilir. Bu benim ikinci çocuğum. Diğeri kadavradan nakil oldu. 2014-19 arası diyalize bağlıydı. Herkesin organ bağışı yapması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

8 bin 500 kilometre uzaktan gelen umut: Çapraz nakille hayata tutundular

Elif Kızılçay

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya "TUA Astro Hackathon" maratonunun kazananları belli oldu İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde, Malatya Teknokent ana sponsorluğunda ve Malatya Turgut Özal Üniversitesi stratejik partnerliğiyle gerçekleştirilen "TUA Astro Hackathon" sona erdi. Malatya’da bilim, teknoloji ve gençlik buluşmasına sahne olan etkinlikte, ödüller sahiplerine takdim edildi. Türkiye Uzay Ajansı (TUA) himayesinde gerçekleştirilen etkinliğin ödül törenine; Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Hasan Yılmaz, farklı liselerden öğrenciler ve öğretmenler katıldı. Ödül töreni öncesi konuşan Doç. Dr. Hasan Yılmaz, kurumlar arası işbirliğine dikkat çekti. Etkinliğe katkı veren kurumlara teşekkür eden Yılmaz, "Rektörümüzün önümüzü açması ve bizlere verdiği destekle başlayan bu süreç, büyükşehir belediyemizin, Yeşilyurt Belediyemizin ve diğer kurumlarımızın katkılarıyla çok büyük bir etkinliğe dönüştü. Türkiye genelinde 37 il arasında 4. olduk. Bu başarı hepimizin. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, gençlerin ortaya koyduğu projelerin önemine vurgu yaptı. Geçit, "Bu organizasyonun temel amacı gençlerimizin inovatif, araştırmacı ve üretken yönlerini ortaya çıkarmaktır. Yapılan her çalışma, her proje aslında geleceğe atılmış önemli bir adımdır. Hiçbir zaman yaptığınız işi küçümsemeyin. Belki de bugün burada ortaya koyduğunuz bir fikir, yarın bu ülkenin geleceğini, hatta insanlığın geleceğini değiştirebilir. Bilim ve teknoloji alanında geçmişte bazı fırsatları kaçırmış olabiliriz ancak son yıllarda çok önemli bir ivme yakaladık. Sizler de bu sürecin en önemli aktörlerisiniz" dedi. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat da etkinliğe ev sahipliği yaptıkları için memnuniyet duyduklarını ifade etti. Etkinliğin önemine dikkat çeken Akpolat, "Türkiye Uzay Ajansı koordinasyonunda düzenlenen Astro Hackathon’da sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Üniversitemiz adına bu önemli organizasyona ev sahipliği yapmak bizler için gurur vericidir. Türkiye genelinde katılım açısından 4. sırada yer almamız da ayrıca mutluluk vericidir. Bu etkinlik gençlerimizin teknik, analitik ve girişimcilik becerilerini geliştiren çok kıymetli bir platformdur. Hayallerin projeye dönüştüğü, projelerin ise geleceği şekillendirdiği bir ortamdır. Bugün yazılan her bir satır kod, yarın uzayda görev yapacak bir sistemin parçası olabilir" şeklinde konuştu. Akpolat, ilk 5’e giren yarışmacılara Teknokent’te şirket kurmaları için destek sağlayacaklarını belirterek sözlerini tamamladı. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ise gençlerle bir arada olmanın memnuniyetini dile getirdi. Başkan Er, "Gençlerle bir arada olmaktan her zaman büyük mutluluk duyuyorum. Malatya olarak sadece depremin yaralarını sarmakla kalmıyor aynı zamanda geleceğin şehrini inşa ediyoruz. Bilim, teknoloji ve gençlik odaklı projelere büyük önem veriyoruz. Yakın zamanda hayata geçireceğimiz bilim merkeziyle bu alandaki çalışmalarımızı daha da ileriye taşıyacağız. Türkiye artık savunma sanayi, bilişim ve teknoloji alanında güçlü bir konuma gelmiştir. Siz gençler bu sürecin en önemli parçasısınız. Kendinize güvenin, çalışın ve ülkenize katkı sağlayın" şeklinde konuştu. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte, birinci "Yer Gök Ayna", ikinci "Nirvana", üçüncü "Infinity" olurken Teknokent Jüri Özel Ödülünü ise dördüncü "Kodere" ve beşinci olan "Göktürk" takımı elde etti.Ödül takdiminin ardından etkinlik sona erdi.
Malatya Malatya’da çiçek açan kayısı bahçeleri havadan görüntülendi Türkiye’nin kayısı başkenti Malatya’da baharın gelişiyle birlikte kayısı ağaçları beyaza büründü. Kent genelinde kartpostallık görüntüler oluşurken, üreticiler yeni sezon için umutlu olduklarını ifade etti. Yaklaşık 10 milyon kayısı ağacının bulunduğu Malatya’da çiçeklenme dönemiyle birlikte bahçeler havadan görüntülenirken görsel şölen ortaya çıktı. Geçtiğimiz yıl yaşanan zirai don nedeniyle büyük kayıplar yaşayan üreticiler bu yıl hava şartlarının olumlu seyretmesini bekliyor. Battalgazi ilçesine bağlı Ağılyazı Mahallesi Muhtarı ve kayısı üreticisi Yaşar Adak kayısıların bu yıl genel olarak iyi durumda olduğunu belirterek, "Eğer don olmazsa ve aşırı yağış etkili olmazsa iyi bir sezon bekliyoruz. Şu anda çiçek dökme aşamasındayız, inşallah daha iyi olacak" dedi. Üretim maliyetlerinin yüksek olduğunu kaydeden Adak geçen yılki kayıplara rağmen devlet desteklerinin üreticiye katkı sağladığını ifade etti. Alacakapı Mahallesi Muhtarı Nafiz Sayın ise mahallede yaklaşık 32 bin dönüm arazide kayısı üretimi yapıldığını belirterek, "Çiçeklerimiz şu an güzel görünüyor. En büyük temennimiz don olmaması. Malatya kayısısı dünya çapında önemli bir ürün" dedi. Dolamantepe Mahalle Muhtarı Ahmet Bayduz da geçen yıl yaşanan don olayının etkilerinin sürdüğünü ifade ederek, "Ağaçlarımız çiçeklenme döneminde. Yoğun çiçek var ancak geçen yılki don nedeniyle yalancı çiçek oranı fazla. Kalan ürün yeterli olursa iyi bir sezon geçirebiliriz" diye konuştu.
Edirne 88’lik usta gençlere taş çıkarıyor Edirne’de 14 yaşında başladığı elektrik işini 88 yaşında da sürdüren usta, yıllar içinde onlarca çırak yetiştirdiğini ancak artık gençlerin mesleğe ilgi göstermediğini söyleyerek, ölene kadar işini büyük bir aşkla yapmayı sürdüreceğini belirtti. Edirne’de sanayi sitesinde çalışan 88 yaşındaki Ahmet Uyguner, 14 yaşında başladığı oto elektrik mesleğini yaklaşık 74 yıldır sürdürüyor. İlerlemiş yaşına rağmen her gün iş yerinin yolunu tutan Uyguner, mesleğine olan sevgisinin kendisini ayakta tuttuğunu ifade etti. Yıllar boyunca çok sayıda çırak yetiştirdiğini belirten Uyguner, bugüne kadar 50’nin üzerinde çırak yetiştirdiğini söyledi. Günümüzde ise gençlerin meslek öğrenmeye eskisi kadar ilgi göstermediğini dile getiren Uyguner, birçok kişinin işin kolayına kaçtığını ifade etti. Sanayi sitesinde uzun yıllardır esnaflık yaptığını anlatan Uyguner, sağlığını ise işine olan bağlılığına borçlu olduğunu belirtti. Çalışmayı sevdiğini dile getiren Uyguner, imkân bulduğu sürece mesleğini sürdürmeye devam edeceğini söyledi. "Artık çırak yetişmiyor 88 yaşındaki Ahmet Uyguner, "14 yaşında elektrikçiliğe başladım. Yaşım 88. Sabahleyin kalkarım, işime gelirim. Akşama kadar burada işime devam ederim, hizmet veririm. Gelene yardımcı olurum. Böylece mutluluğu elde ediyorum. Çalışarak elde ediyorum. Çok çırak yetiştirdim. 50’nin üzerinde çırak yetiştirdim. Hatta daha fazla. Ama artık çırak yetişmiyor . Bu şartlarda herkes işin kolayına kaçmaya çalışıyor. Olmuyor, yok" dedi. "Çalışmayı çok seviyorum" Çalışmayı çok sevdiğini belirten Uyguner, "Bir, çalışmayı çok seviyorum. İki, çalışmanın sonucunu görüyorum. İnsanlar buradan mutlu ayrılıyor. Vergimi veriyorum, aileme geçindiriyorum. Ve sağlığımı bu yaşta da olsa yerine getirmeye çalışıyorum. İşi yapacağım dersen zorluğu falan yok. Var değil, yalan söyler. Yanlış söyler. Peygamberimiz diyor ki, 8 gün ömre 9 gün çalışma. 8 gün ömrü, 9 gün çalışma. Herkes çalışacak. Eli, ayağı tutan, kafası yerinde olan, kendini bir şeylere adamağa kalkan, kahvede oturmayan insanlar çalışacak. Bu ülkenin çalışmaya ihtiyacı var. Herkes çalışacak" şeklinde konuştu. "Çalışarak kendi kendimi motive ediyorum" Gençlerle arasında kuşaklar olduğunu ifade eden Uyguner, "Bugüne kadar ülkemize sahip çıktık. Benle olsun, kardeşlerim olsun, akrabalarım, tanıdıklarım sahip çıktık. Bundan sonra gelecek nesiller iyi bir şekilde yaşamak istiyorlarsa önce ülkesine sahip çıkacak. Demokrasiye sahip çıkacak. Çalışarak kendi kendimi motive ediyorum. Yeniliyorum. Bir şey yaptığım vakit karşılığında diyorum ki ya ben bir şeylere yarıyormuşum demek ki. İşte sen burada bir şey yaptın, yeni göstereyim, tamir ettim. Kolay kolay yapılacak bir iş değil. Ama gene de bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Bu ülke bizim. Çalışarak, hayata durarak ben görevimi yapmaya çalışıyorum, yapacağım da. Söylene kadar. Bu yaşa kadar geldim. Hiç rahatsız olmadım, memnun oldum, mutlu oldum. Ölene kadar çalışacağım" ifadelerini kullandı.