SPOR - 01 Ekim 2024 Salı 16:18

Acun Ilıcalı: "Bu sezon sistemi de devirerek şampiyonluğa koşacağız"

A
A
A
Acun Ilıcalı: "Bu sezon sistemi de devirerek şampiyonluğa koşacağız"

Fenerbahçe Asbaşkanı Acun Ilıcalı, Ülker Stadyumu 1907 tribününde bulunan toplantı salonunda basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Yapılan toplantıda gündeme dair açıklamalarda bulunan Ilıcalı, “Bugün Türkiye’de futbol, acaba futbol olarak oynanıyor mu? Benim ilk sorum bu. Her şey adil ve futbol tam anlamıyla adaletin uygulandığı bir spor mu, diye bir soruyla başlıyorum. Aynı filmin tekrarı olmayacak dedik. Bugünki basın toplantısında konuşacağım her şey somut olacak. Yarın öbür gün bana cevap verecekler. Bir iddia, herhangi bir gri alan üzerinde bir konuşma yapmayacağım. Her şeyi net bir şekilde ortaya koyacağım. Buna cevap verecek olacak varsa somut şeyler sunsunlar” ifadelerini kullandı.

“Galatasaray’a gösterilmeyen sarı kart sayısı 14 iken Fenerbahçe’de bu sayı 1”

Son 2 sezonda hakemler tarafından kendilerine haksızlık yapıldığını savunan Ilıcalı, “2 sene önce Fenerbahçe'nin lige iyi başladığı bir dönemdi. Bir Galatasaray maçında 2-0’dan 2-2’ye gelince bir yönetici, 'Ligi bitirmeyiz' diye açıklama yaptı. Bu tehdit üzerinde Türkiye’de bazı gelişmeler oldu ve Fenerbahçe’nin hakkı yendi. Jesus’un cinnet geçirip, kırmızı kart gördüğü zaman oldu. Bugün 8 eski hakemin onayı ile konuşacağım. Galatasaray - Trabzonspor maçı sonrası Dursun Özbek açıklama yaptı, 'Türkiye’de gördüğüm en kötü hakem yönetimi' dedi. Bir maç sonrasında da 'Orada el yok, ortada sizin kirli elleriniz var' diye açıklama yaptılar. Federasyona en ağır açıklamalar yapıldı. Fenerbahçe’nin her türlü puanı gasp ediliyor. 15 sarı karta, 3 sarı kart gibi orantısız şeyler var. En acısı ise geçen sene Galatasaray ile Fenerbahçe maçında haksız yere oyuncumuz atıldı. 10 kişi kaldığımız anda sevinen bir futbolcu var. Hakemi aldattım ve oyuncunun attırdım diye. O gün Torreira’nın kaldırdığı yumruklar Türk futboluna kalkan ellerdir. 'Bu sezon sistemi de yıkacağız' dedik. Bazı şeylerin düzeleceğine inandığımız için bunu söyledik. Galatasaraylı yorumcular cevap verecekse hepsine açığım. Türkiye’de bütün hakem hocalarının ortak kararı, Galatasaray’a gösterilmeyen sarı kart sayısı 14. Varsa itirazı olan, bana bir şekilde farklı olduğunu söylesin. Fenerbahçe’de bu rakam 1. Fenerbahçe’ye gösterilmeyen kart sayısı 1. Beşiktaş’a da 1. 14 sarı kart bir takıma göstermemiş, diğer iki takıma 1’er tane gösterilmemiş. Bir defans oyuncu, sarı kart görünce aynı performansı gösterebilir mi? Sarı kart operasyonu şöyledir, kimse hakemi sorgulamaz. Ertesi gün maçını da alırsın. Operasyon bitmiş ve bir takımın puanı gitmiş. Hakem sarı kart vermezse bu maç adil olur mu diye soruyorum. 8 tane hakem hocasının kabul ettiği, Fenerbahçe’nin resmi olarak verilmeyen penaltı sayısı 6 maçta 6 penaltı. 7. haftadayız ve 7 penaltımız verilmedi. Bu nasıl bir lig, bu nasıl bir dünya diye soruyorum. Göztepe maçında En-Nesyri’nin pozisyonu kırmızı kart ve penaltı. 2 puanımız orada gitti. Rize maçında ortak kararla 3 penaltı verilmemiş. Kasımpaşa maçında verilmeyen penaltıda kol tamamen açık. O maçta, geçmiş dönemde Trabzon'da oynanan maçta kalecimizin kafası kanarken maçı devam ettiren hakem Halil Umut Meler var. Hakemi bildiğimiz için oyunculara hakem sorunlu olabilir, siz 3-4 tane gol atın dedik. 7 haftada 7 penaltımız verilmemiş. Rakibin 14 sarı kartı verilmemiş. Bu lig adaletli değil. Acı gerçek ve bunların hepsi somut konulardır. Bana cevap verecekler, somut şeyler üzerinden konuşsunlar” değerlendirmesinde bulundu.

“Başkanımız yarın maçta operasyon olur ve başımıza bir şey gelecek dedi”

Sarı-lacivertli yönetici, Süper Lig’in 7. haftasında oynanan Galatasaray - Kasımpaşa maçında yaşananlarla ilgili düşüncelerini de paylaştı. Acun Ilıcalı, “Galatasaray - Kasımpaşa maçı oynanıyor. VAR’da 9.5 dakika oyun durmuş. İlkokul mezunu olmayan bir kişi bile yapabilir. Maçın sonunda Galatasaray 3-2 galip olduğu için, 9 dakika VAR olan maçta ve üzerine 7-8 dakika da uzamış ama maçın sonuna 6 dakika geldi. Bu 6 dakikanın 5. dakikasında gol geldi. Golden dolayı 1 dakika daha ekleyebilirsin. Bir anda maç bitmemeye başladı. O 6 dakika, 9 dakika oldu. Orta yapılıyor. Kasımpaşalı futbolcular topu uzaklaştırıyor. Hakem maçı durduruyor ve bir şey var mı diye VAR’a soruyor. Sonrasın aynı pozisyon yine oluyor ve hakem yine durduruyor. Maç böyle bitti ve biz yönetim olarak toplandık. Başkanımız yıllardır katliama uğradığı için daha tecrübeli. Başkanımız, 'Yarın maçta operasyon olur ve başımıza bir şey gelecek' dedi. Yine komik şeyler yaşadık. Futbolda bilinen bir kural var, yan hakem ümit verici atakta bayrak kaldırmaz. Maç başladı, ilk yarı Dzeko’ya derinlemesine bir top ve hakem bayrağı kaldırdı. 2. yarı başladı, uzun top ve sonrasında hakem yine bayrağı kaldırdı. Yanımdaki yöneticiye, 'Kurallar mı değişti' diye sordum. Beklesin ve VAR’a gidelim. Bizim maçta VAR kalktı ve onlar olmadan maç oynadık. VAR geldiğinden beri 18 saniyede pozisyonun kesinleştiği görülmedi. Öncelikle bunların adı rezalet. Bu oynanan futbol değil. Futbolun kuralları vardı, kuralların dışına çıkıldı. Şu an kurallar uygulanmıyor” şeklinde konuştu.

“Hakemler Galatasaray’a karşı bir hamle yapınca, hakemliği sonlandırılıyor”

Galatasaray - Kasımpaşa mücadelesinin 88. dakikasında Galatasaray Teknik direktörü Okan Buruk’un yayıncı kuruluş tarafından ekrana verilen görüntüsünü yorumlayan Asbaşkan Ilıcalı, “Okan Buruk’un kalkıp maçın 88. dakikasında hakeme söylediği şey; 'Hocam burada penaltı verirsen, bir daha burada maç yönetemezsin'. Hakem tehdit edildi. Zaten ne yapacak, maç yönetmek istiyor. Kariyerini devam ettirmek istiyor. Galatasaray’a karşı bir hamle yapınca, hakemliği sonlandırılıyor. Operasyon bittikten sonra bu hakemlere yüklenmeyin, futbolu germeyin denilecek. Hocamız Mourinho, protestosunu gösterdi ve bütün dünyada haber olduk. Bu kafada gidersek, Türk futbolu nereye gider bilmiyorum” cümlelerine yer verdi.

“Federasyondaki herkes bu yapıyı yıkmak için mücadele edecek”

Acun Ilıcalı, Türkiye Futbol Federasyonu ile her konuda iletişim kurduklarından da bahsederek, “Federasyona bugün ziyarette bulunduk ve bu olayları belgelerle sunduk. Federasyon yeni ve taraftarlarımız şu acıdan baksın. Bize bazı sözler vermiş ve adalet gelecek diye seçimi kazanmış bir yönetim var. Federasyon adalet istiyor. Biz de adalet istiyoruz. Ayrıcalık istemiyorum. Ortalığı yakarak, yıkarak değil. İletişim kurarak bunu başaracağız. Federasyon burada sorun yok dese başka tavır alalım deriz. Futbolda federasyon, operasyona engel olamaz. Bize, 'Adalet konusunda kimseye taviz veremeyeceğiz' diye söyledi. Her şeyin daha iyi olacağını düşünmemizin sebebi, ortada bir facia var. Aklın almadığı bir durum var fakat federasyon diyor ki ben bunun farkındayım ve buna izin vermeyeceğiz. Biz adaleti getireceğiz diyorlar. Biz onlara bu krediyi vermek zorundayız. Federasyondaki herkes bu yapıyı yıkmak için mücadele edecek” diye konuştu.

“Bu sezon sistemi de devirerek, rezaletlerin yaşanmasını engelleyip, şampiyonluğa koşacağız”

Tribünlerden gelen ve maddi durumuna göre stadyumun birçok bölümünde maç izlediğini anımsatan Ilıcalı, “Önce sosyal medyada bizim düşmemiz için bekleyen insanlara şunu söylüyorum, bizim arkamızda Fenerbahçe taraftarı var. Bizi onlar seçtiler ve sizin yıkma çabanızla biz gitmeyeceğiz. Düştüğü zamanda kalkmayı bilen taraftarlarla birlikte gümbür gümbür geleceğiz. Başkanımız bu kulübü aldıktan sonra ekonomik olarak bu noktaya geldiysek, bu sezon sistemi de devirip, bu rezaletlerin yaşanmasını engelleyip şampiyon olacağız. Bir grup yıkalım peşinde, onlar şampiyonluk değil, kaos istiyorlar. 5., 6. haftada yönetimi yıkmak, başarısızlıkla alakalı değil. Taraftarımız Union SG maçında oyunculara, hocaya ve bize sahip çıktılar. Hep birlikte kenetlendik. Sistemi yıkıp, gümbür gümbür şampiyonluğa koşacağız. Güçlü olduğumuz zaman kimse karşımızda duramayacak. Biz sistemi yıkacağız diye geldik. Bu sistemi de yıkacağız. Yerli hakem diye bir şart olduğunu sanmıyorum. Federasyon başkanı bu konunun derinine iner ve değişmeyeceğini anladığı zaman yabancı hakemi getirirsin. Yapamayan varsa yapanı getirirsin. Hata yaptığı zaman basireti bağlandı deriz. İngiltere’de hakem sorunu yok. Orada hakem baskı altında değil” açıklamasını yaptı.

“Federasyona karşı agresif olmayacağız”

Geçtiğimiz sezon ismi belli olmayan bir kişi tarafından yayınlanan hakem toplantısı yayınıyla ilgili ise Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Acun Ilıcalı, “Cihan Aydın hocamız, bir toplantıya katılıyor. 'En büyük Galatasaraylı Nilay' diye kendi çocuğunun takma adı ile toplantıya katılıyor. Bunu konuşmamıza gerek yok. Bu bize skandal gelmiyor artık. Federasyona karşı agresif olmayacağız. Yeni bir federasyon, gelip görecekler ve çözecekler. Onlar şaşkın değil mi sanıyorsunuz. Hayretler içinde kendisi. Sistem Cumhurbaşkanı ile Ali Koç’un arasının kötü olduğunu söylüyor. Taraftarı bile buna inandırdılar. Kendisi futbol aşığı ve sporu destekleyen birisi. Biz algı üzerinde gitmeyeceğiz. Adalet istiyoruz, federasyona güveniyoruz. Yarın öbür gün güvenim boşa çıkarsa ona göre pozisyon alırsın. Çözeceğim diyor ve bizde onlara güveniyoruz” dedi.

“Yapılacaksa yapılacak, yapılmayacaksa işin sonu yabancı hakeme gidecek”

Ilıcalı, Teknik Direktör Jose Mourinho'nun da yaşananlar karşısında şaşkın olduğuna dikkat çekerek, "Birincisi hakkımızı yedirmeyeceğiz. Başkan, biz sistemi yıkacağız dedi. Biz ortalığı yangın yerine verip iletişimsizlik üzerine bir dünya kuramayız. Böyle gösterip, gözler önüne sereceğiz. Her zaman bir kanun var. Mourinho şakın ve anlam veremiyor. Yan hakemin bayrak kaldırmasına verdiği cevabı hepimiz gördük. Bahsettiğimiz şeyler, somut konularla gündeme gelmek istiyoruz. Hocamıza güveniyoruz. En önemli destek taraftarımızdan gelecek. Hep beraber çabalamaya devam edeceğiz. Bizim için önemli olan sistemin kimin elinde olduğu değil. Yapılacaksa yapılacak, yapılmayacaksa işin sonu yabancı hakeme gidecek. Biz ayrılacak değil, adalet istiyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

Enes Gümüş - Yunus Emre Öztaş - Samet Yalçın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’nin afetlere hazırlığı masaya yatırıldı Denizli Valiliğinde, Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü kapsamında düzenlenen İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi. 81 il valiliği ile eş zamanlı olarak İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Aktaş’ın başkanlığında video konferansla gerçekleştirilen toplantıya Vali Ömer Faruk Coşkun, Vali Yardımcısı Baha Başçelik, İl Afet ve Acil Durum Müdürü Yıldız Tosun ve ilgili kurum müdürleri katıldı. Denizli Valilisi Ömer Faruk Coşkun, yaptığı açıklamada, “İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının ’İl Afet Risk Azaltma Planının (İRAP) Hazırlanması’ genelgesi kapsamında Denizli İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Bu plandaki ana başlıklar deprem, kütle hareketleri, meteorolojik ve iklim değişikliği kaynaklı afetler ve yangınlar olarak belirlenmiştir. Afet Yönetim Sürecinin 3 önemli ana evresi vardır. Bunlar Afet Öncesi, Afet Sırası ve Afet Sonrası şeklinde adlandırılmaktadır. Bunlardan afet öncesinde mevcut riskleri tespit ederek, ona göre önlem alınmadıktan sonra, afet sırasındaki ve afet sonrasındaki yönetim sürecinde başarılı olmak neredeyse imkansız hale gelmektedir. Bu nedenle 81 ilimizde İl Afet Risk Azaltma Planları hazırlanırken ilimizin öncelikli afet türleri ve riskleri belirlenerek, çeşitli eylemler olarak tanımlanmış ve bu eylemlerin gerçekleştirilmesinden sorumlu ana çözüm ortağı ve destek çözüm ortağı kurumlar belirlenmiştir” diye konuştu. Afet risk azaltma planından da bahseden Vali Coşkun, “Çeşitli kurum ve kuruluşlara görev olarak tanımlanan bu eylemlerin gerçekleşme durumu yıl içerisinde yapılan İzleme ve Değerlendirme Komisyonu çalışmaları ve Değerlendirme Kurulu Toplantıları ile takip edilmektedir. Bugün Valiliğimizde 2024 yılı İzleme Değerlendirme Komisyonu Toplantısı gerçekleştirilmiştir. Denizli İl Afet Risk Azaltma Planında (İRAP) toplam 46 sorumlu kurum/kuruluş, 62 adet destekleyici kurum/kuruluş yer almaktadır. İl Afet Risk Azaltma Planındaki eylemler gerçekleştirilerek gündemden düşürüldükçe, zaman içerisinde ilimizin afetselliği de o oranda azalacaktır. Bu vesileyle bugüne kadar yaşanan çeşitli afetlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Unutulmamalıdır ki; afetleri önlemeye yönelik olarak afet öncesinde harcanacak 1 liralık kaynak, bizleri afete maruz kaldığımızda uğrayacağımız 15 liralık zarardan kurtarmaktadır” şeklinde konuştu.
Antalya Şahika Ercümen, Serbest Dalış Dünya Şampiyonası’nda Türkiye rekorunu kırdı Yunanistan’da düzenlenen Serbest Dalış Dünya Şampiyonası’na katılan milli sporcu Şahika Ercümen, paletsiz ip destekli kategorisinde yeni bir Türkiye rekoru kırdı. Şahika, 82 metreyi 3 dakika 10 saniyede tamamlayarak daha önce kendisine ait olan rekorunu yeniledi. Yunanistan’ın Kalamata şehrinde düzenlenen Serbest Dalış Dünya Şampiyonası, 140 sporcunun ve 40 ülkenin katılımıyla 02-13 Ekim 2024 tarihleri arasında yapılıyor. Nefes kesici yarışma serbest dalışın çeşitli branşlarında devam ediyor. Milli Takım ile Yunanistan’da Türkiye’yi temsilen yarışan milli sporcu Dünya Serbest Dalış Rekortmeni Şahika Ercümen, katıldığı paletsiz ip destekli kategorisinde yeni bir Türkiye rekoru kırdı. Daha önceki rekorun da sahibi olan Şahika, bu kategoride 82 metreyi 3 dakika 10 saniyede tamamlayarak adını rekora yazdırdı. Şahika Ercümen, "Uzun bir sezondu ve bu Dünya Şampiyonası yılın son yarışması. Dolayısıyla bir hayli yorgunum ve maalesef buraya gelmeden önce sağlık sorunlarım vardı. Buna rağmen ülkemizi temsil etmek istedim. Bugün tüm aksiliklere rağmen Türkiye rekorunu kırarak sudan çıktığım için çok mutluyum. Ülkemizde son günlerde yaşanan kadın cinayetleri hepimizi olduğu gibi beni de derinden etkiledi ve bugünkü dalışta aklımda kalbimde bu kadınlar vardı. Dalışımı kadın cinayetlerinin sonlanmasına ithaf etmek istedim. Yarışma devam ediyor destekleyen herkese çok teşekkür ederim" dedi. Dünya Serbest Dalış Şampiyonası 12 Ekim de yapılacak madalya töreni ile son bulacak.
Antalya Antalya’da feci kaza: Takla atarak tel bariyerleri aşan araç, karşı yönden gelen 2 araca çarptı Antalya’da sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil orta refüjdeki aydınlatma direğine çarpıp tel barikatları aşarak karşı şeride geçti. Takla atan ve karşı yönden gelen bir aracın üzerine düşen araca yere düştükten sonra seyir halindeki servis minibüsü çarptı. Araçta bulunan 2 yaralı hastaneye kaldırıldı. Vatandaşlar, tel bariyerlerin yeterli olmadığını tel yerine çelik bariyer kullanılması gerektiğini dile getirdi. Kaza, saat 15.00 sıralarında Antalya’nın Muratpaşa ilçesi Gazi Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Havalimanı istikametine seyir halindeki sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 07 F 2953 plakalı Opel marka sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu orta refüjde bulunan aydınlatma direğine çarptı. Çarpmanın etkisiyle takla atarak tel bariyerleri aşarak karşı yöne geçen otomobil bu sırada ters istikametten gelmekte olan Tennur Suluk idaresindeki 35 ACJ 513 plakalı Nissan Qashqai aracın ön kısmına düştü. Asfalta düşen araca bu kez de Ali Yüksel’in kullandığı 01 AUV 161 plakalı tur minibüsü çarptı. Bir süre sürüklenen araç hurdaya dönerken araç içerisinde bulunan iki kişi kazayı gören diğer araç sürücüleri tarafından bulundukları yerden çıkartıldı. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbarla olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edilirken isimleri öğrenilemeyen 2 yaralı ambulansla hastaneye kaldırıldı. “Havada beyaz bir şeyin uçtuğunu gördüm” Kazaya karışan araç sürücülerinden Tennur Suluk, seyir halindeyken bir anda önüne bir şeyin düştüğünü sonradan araç olduğunu fark ettiğini belirterek, “Havada sadece beyaz bir şeyin uçtuğunu gördüm. Ardından güm diye bana vurdu. Daha sonra anladım ki üzerimize bir araba düştü. Aracı sağa kırarak refüje çıktık. Ama karşı tarafta sanırım yaralılar var. Ambulans aldı gitti. Çok şükür bende bir şey yok” dedi. Tur minibüsünün şoförü Ali Yüksel ise “Ben tur minibüsü şoförüyüm. Beyaz araba betona vurunca, bizim önümüze takla attı. Önümdeki araç kenara kaçtı, arkasından da ben geliyordum. Ben de kaza yapan araca çarptım. Takla atan araçta 2 yaralı vardı. Ambulans alıp götürdü” ifadelerini kullandı. Öte yandan kazaya karışan sürücülerden Ali Yüksel’in eşi kazayı haber alarak olay yerine geldi. Eşini ayakta ve sağlıklı gören kadın ve oğlu koşarak Ali Yüksel’e sarıldı. Kaza nedeniyle yol üzerinde uzun araç kuyrukları oluşurken, trafik araçların yoldan kaldırılmasının ardından normale döndü.
Tekirdağ Sıla’nın teyzesi: "Öyle kanı bozuk bir kız kardeşimiz yok, müebbet alsın" Tekirdağ’da Sıla bebeğin defin işleminden sonra açıklamada bulunan teyzesi Aslı Tatar, Bakiye Yeniçeri hakkında, "Öyle kanı bozuk bir kız kardeşimiz yok. Bırakın bu aileyi, bu sülalede yok öyle biri. Müebbet alsın" dedi. Tekirdağ’da ülkeyi yasa boğan Sıla bebeğin defin işleminden sonra bebeğin teyzesi Aslı Tatar açıklamada bulundu. Sıla bebeğin teyzesi Tatar yaptığı açıklamada, "Acımız çok büyük. Allah kimseye yaşatmasın. Yaşamayan bu acıyı bilmez. Rabb’im düşmanımın başına vermesin. Yanımızda olan herkese teşekkür ederim" dedi. Kız kardeşi Bakiye ile ilgili soru soran gazetecilere açıklamalarını devam ettiren Tatar, "O bizim kız kardeşimiz değil. Kız kardeşimiz yok bizim. Öyle kanı bozuk bir kız kardeşimiz yok. Bırakın bu aileyi, bu sülalede yok öyle biri. Müebbet alsın" dedi. "İndirim gündemi olsa da en üst sınırdan cezalandırılması için elimizden geleni yapacağız" Avukat Ahmet Berksoy ise açıklamasında, "Dün öğlen saatlerinde bizlere acılı haber geldi. Bu saatten sonra dosya kapsamında zannediyorum yakın tarihte bilgi dokümanları bir erişim engeli ve kısıtlılık kararı vardı. Ceza mahkemesi kanunu kapsamında bilgi ve belgelere erişim sağlayamıyorduk. Sıla bebekle ilgili toplamda 5 tane tutuklama tedbiri uygulanmıştı. 5 kişi hakkında 2’si sürüklenen çocuktu. Bunlarda kısıtlama sebeplerinin kuvvetlerinin varlığını bu dosyanın tabiatında gözlemleyebiliyoruz. Süreç içerisinde bizim elde ettiğimiz bilgiler kapsamında 2 çocuğun açık net bir biçimde açıkçası çocuğa karşı cinsel istismarını tespit edebiliyoruz. Bu noktada artık diğer 3 yetişkin şüpheli ve fail açısından da eylemlerinin münferiden hangi Türk Ceza Kanunu’ndaki eylemlerinin karşılıklarını gözlemleyeceğiz. Suçun vasıf ve mahiyetini ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tayin edecektir. Biz de bu noktada zaten sürecin takipçisiyiz. En ağır cezayı almalarına zaten sağlayacağız. Çocuk şu sürece kadar aksiyon göstermiyordu. Bütün tıbbi tedavilere yoğun bir şekilde yoğun bakım ünitesindeyken devam edilmesine rağmen bu süreçte makineler yardımıyla ilaçla desteklenmek suretiyle bazı vücuttaki organları çalıştırılıyordu. Ancak dün öğlen saatlerinde artık yaşamını yitirdi. Cinsel istismar sonucunda çocuğun bitkisel hayata girmesi ve ardından ölümün vuku bulması durumunda kanun kurucunun iradesi açık, net bir biçimde ortada. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiriyor. Çocuklar özelinde her ne kadar yaş küçüklüğü indirimi gündemi olsa bile biz üst sınırdan cezalandırılması için hukuki yönden elimizden geleni sağlayacağız" dedi.