SPOR - 15 Nisan 2026 Çarşamba 09:58

Adem Köz: "Stadın taşınması gündemimizde yok, mevcudun üzerinde iyileştirme yapılabilecek"

A
A
A

Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyesi Adem Köz, stadyumun geliştirilmesi konusunda çalışmaların sürdüğünü belirterek, kapsamlı bir geri dönüşüm düşündüklerini söyledi. Köz, stadın konumundan dolayı çalışmaların zor olacağına da dikkat çekti ve mevcudun üzerinde iyileştirme yapılabileceğini ifade etti.

Fenerbahçe Stat Yönetiminden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Adem Köz, Fenerbahçe futbol A takımının maçlarını oynadığı Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi için düşünülen güçlendirme çalışmaları, projeler, kapasite artırımı, tribün güvenliği, yaşayan stat modeli, kombine, Maraton E blok, biletleme yöntemi konularında İHA muhabirine açıklamalarda bulundu.

"Fenerbahçe Stadı ile ilgili kapsamlı bir geri dönüşüm düşünüyoruz"

Özellikle sosyal medyada stadın taşınacağı tartışmaları ve buna cevaben de Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu’nun stadyumun taşınmasının mümkün olmadığını ifade ettiği açıklamaların hatırlatılması üzerine Adem Köz, "Fenerbahçe stadı hepimiz için çok özel. Aynı zamanda burası Türk futbolunun doğduğu yer. Papazın Çayırı olduğu bölgede yer alan stadımız şu anda bizim kalbimiz. Stadın buradan taşınması gibi bir gündemimiz yok. Geliştirilmesi, düzenlenmesi gibi konuşmalarımız oluyor herhangi taşınma söz konusu değil. Zaten bizim buraya yaptığımız yatırımlar neticesinde Fenerbahçe Stadı ile ilgili kapsamlı bir geri dönüşüm düşünüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Adem Köz:

"Stadın güçlendirilmesi kulübün hayati bir konusu"

Güçlendirme çalışmalarıyla ilgili de konuşan Köz, "Güçlendirme ve kapasite artırma konuları kapsamlı bir süreç. Bununla ilgili Fenerbahçe kurumsal olarak geçmişiyle birlikte hareket ediyor, biz de bunu devam ettiriyoruz. Deprem ve Emniyet Yönetmelikleri’ne karşı stadımız tam güvenilir bir ortamda. Stadın büyütülmesi ile birlikte yeni ek tedbirler alınması gerekiyor. Bunların hepsiyle birlikte projelendirmesi devam ediyor. Bu kulübün hayati bir konusu. Maç takvimi ve diğer unsurlar göz önüne alınarak başlanması gereken bir husus olduğu için şu anda çalışmalarımız devam ediyor" cümlelerine yer verdi.

"Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan bilgi bekleniyor"

Adem Köz, yakın dönemde kale arkalarında test edilen ayakta tribün için açılır-kapanır koltuk uygulamasına dair son durumu da şu sözlerle paylaştı:

"Bizimle beraber Beşiktaş, Göztepe gibi takımlar da bu müracaatı yaptılar. Gençlik ve Spor Bakanlığı henüz daha net bir cevap vermemiş durumda. Teknik incelemelerinin yapılıp tahliye ve diğer konularda teknik şartnameleri bitirmediklerinden dolayı net bir cevap gelmedi. Sadece bizlik bir olay değil, verilecek karar Türkiye’nin tüm statlarında geçerli olacağı için Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan bilgi beklenmektedir. Konu şu an itibarıyla beklemede."

Adem Köz:

"İnsan güvenliği konusunda çok hassasız"

Stadyumda yapılan teknik incelemelerde hangi risklerin tespit edildiğine yönelik ise sarı-lacivertli yönetim kurulu üyesi, "Verilen raporlar doğrultusunda stadımız gayet güvenli durumda. Deplasmanda kalp krizi nedeniyle Koray Şener kardeşimizi kaybetmiştik. Bu nedenle insan güvenliği konusunda çok hassasız. Herhangi bir taraftarımızın ani bir rahatsızlığı durumunda stat güvenliği, sağlık personelimiz anında müdahale ediyor. Bununla ilgili tüm teçhizatlara haiziz. Tüm hazırlıklarımız gayet iyi" şeklinde konuştu.

"Başka bir statta maç yapma durumu olmayacağı söylendi"

Stadyum tadilatı sırasında planlamanın nasıl yapıldığı sorusunu Adem Köz, 2000’li yıllarda yapılan inşaat çalışmalarından örnek vererek, "1999 ve 2000 yıllarında bizzat ben stat büyütme aşamasında şahit olmuştum. Aslında biz stadımızı sadece kale arkalarını büyütüp, Maraton ve Numaralı Tribün kalacaktı. Sonrasında iki tribünü yaptıktan sonra bunu Maraton’da da yapılabilir olduğunu gördükten sonra kademeli yapıp, bütün maçlarımızı burada oynamıştık. Bize sunulan ve daha önce çalışmaları yapılan projelerde de kulelerin üzerindeki çatıları kaldırıp işlemlerin yapılacağı, bu sayede dışarıda güçlendirme faaliyetinde kullanılacak malzemenin yapılıp burada işlemlerin uygulanacağı söylendiği için başka bir statta maç yapma durumu olmayacağı ifade edildi. Bu durum, o günkü çalışmanın eseriydi. İlerleyen günlerde daha büyük bir çalışma olduğu takdirde ve inşaat başladığı takdirde nasıl olacağını şu an öngöremiyoruz" diye cevaplandırdı.

Adem Köz:

"Fenerbahçe Stadı’nda mevcudun üzerinde iyileştirme yapılabilecek"

Mevcut bir yapıyı güçlendirmenin zor olacağını sözlerine ekleyen Adem Köz, "Her istediğimizi yapamayacağız. Mevcudun üzerinde bir iyileştirme yapılabilecek. Fenerium Tribünü’nde bazı iyileştirmeler çok çabuk yapılabilir. Özellikle sosyal alanları kullanım anlamında. Tabii ki kale arkalarımız ve Maraton Tribünü’nde yerimiz sınırlı. Burada kapasite artırımı ile birlikte çevre düzenlemesi de çok önemli. Sadece bizimle alakalı bir konu değil; İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nı ilgilendiren bir konu. Zaten maç çıkışları yoğun ve kalabalık oluyor. Bunu İngiltere’de de yaşadım. Wembley’e giriş ve çıkışlarda bir izdihama sebebiyet vermemek için insanları belli noktada durdurup beklemelerini sağlıyorlardı. O yüzden stadı büyütmekle iş bitmiyor, çevre düzeni ve buraya ulaşımı da göz önünde bulundurmak gerekiyor" açıklamasını yaptı.

"Taraftarımızın maça gelme alışkanlığını çoğaltmalıyız"

Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyesi Adem Köz, kapasite artırımına ilişkin de bilgi verdi. Köz, "Durum stadı büyütmekten ziyade efektif kullanmak. Fenerbahçe Stadı en çok doluluk oranına sahip stat ama mevcut duruma göre bazen yalnız kalabiliyor. Bazı maçlarda doluyuz, belli maçlarda geride kalıyoruz. Asıl burada önemli olan durum, taraftarımızın maça gelme alışkanlığını çoğaltmak. Sonraki durumda da kapasite artırımının ne kadar ekonomik ve makul olacak, onu düşünmek gerekiyor. Bir Galatasaray, Beşiktaş maçındaki bilet sıkıntımızdan dolayı sadece kapasite artırımı bir fayda sağlayacağını düşünmüyorum" dedi.

Saracoğlu’nda İngiltere modeli

Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği İngiltere ziyareti ve deneyimleri hakkında izlenimlerini aktaran sarı-lacivertli yönetici, "Bu seyahat çok verimli geçti. Sahamızdaki çim zeminin bakımı ve bu bakımın gerekli teçhizatlarının alınması için seyahatimiz oldu. Oradaki firma bizi ağırladı. Yaklaşık 6 tane stat gezdik. 3 adet de kulüp binası gezdik. Teknolojik ve yerleşim olarak İngiltere’den feyz almamız lazım. Onlar bu dönüşümü sağlıyorlar. Stadyumlar maç oynanan bir yer dışında yaşanabilir bir alana dönüşmüş. Bizim stadımızın bulunduğu yerde alan sıkıntımız var. Bunları bir anda gerçekleştirmek zor ama temel olarak oradaki standardizasyonu burada belli konularda sağlayabilirsek en azından kulübümüze fayda sağlamış oluruz. Bizim stadımızda mevcut bulunan çim zeminin bakımıyla ilgili halojen lambalar var. Bunu Türkiye’ye ilk getiren Fenerbahçe oldu. Şu anda LED dönüşümü yapacağız. Yine biz öncü olacağız. Seyahatimizde hem bir taraftar hem yönetici gözüyle olaya baktığımda gerçekten futbolun mabetleri orada yer alıyor. Bunlara da büyük yatırımlar yapıldı, geri dönüşleri de zamanla olacağını düşünüyorum. Biz de orada gördüklerimizi burada uygulayabilir miyiz? Evet, onlar üzerinde çalışıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

"Kendi stadımızı yaşayan bir hale dönüştürebiliriz"

Stadyumun bulunduğu bölgeye ekonomik ve sosyal katkılarından bahseden Adem Köz, şöyle devam etti:

"Avrupa stadyumlarının sadece maç günleri değil, maç günleri dışında da kullanıldığını görüyoruz. Konser veya bir etkinliği çok rahat yapıyorlar. Bazı yaşam alanları da oluşturulmuş durumda. Kafeler, sosyal sorumluluk projelerinin hafta içi stat içinde gerçekleştirilmesi gibi durum haline getirmişler. Tottenham Stadı 4-5 saat içinde konser verebilecek hale dönüşüyor, zemini kaldırılıyor ve zarar görmüyor. Buna göre tasarlanmış. VIP kısımları, lounge alanları çok güzel planlanmış. Yaşayan bir hale dönüştürülmüş. Ve çok da büyük ilgi çekiyor. Biz de kendi stadımızda bunları yapabiliriz."

"Kombinede sadakat programı hazırlıyoruz"

Adem Köz, gelecek sezon kombinelerle ilgili yönetim kurulunun alacağı kararlara değindi. Köz, "Kombine sayısı ile ilgili ciddi bir çalışmamız var. Özellikle istatistiklere baktığımda biz yönetime gelmeden önce 25 bin civarıydı, bizimle birlikte 32 binlere çıktı. Çünkü kombine sözü vermiştik. Bu 32 bin kombine içinde katılımcı oranı çok düşük. Kombine devirleri, transfer ve gelmeme durumu; sezonun geneline baktığımız zaman düşük kalıyor. Katılımcılığı çoğaltacağız. Bu sezon başında bir kural konmuştu; 12 maç kuralı. Bu kurala uymayan kombine sahiplerinin kombinelerini yenilemeyeceğiz. Böylelikle sırada bekleyenlere yer açacağız. 12 maç ve üzeri giden kişilere de bağlılıklarından dolayı ekstra indirim uygulamayı planlıyoruz. Burada temel hedef, sayının sınırlandırılması değil de katılımcılığı maksimum düzeye çıkarmak. O yüzden 30 binler civarı kombine satışımız olacak. Ama 12 maç kuralında bir esneme sağlamayacağız. Sağlık sorunları ve bazı özel durumları hariç olacak. Anadolu’dan gelen taraftarlarımız; bilet erişimi konusu çok önemli. Bir sadakat programı hazırlıyoruz. Kimin ne şekilde bilet aldığının kuralı olması lazım. Anadolu’dan gelen taraftarlarımız için ayrı bir kontenjan belirleyip o kontenjan dahilinde değerlendirmeyi düşünüyoruz. Fenerbahçe maçı biletine erişmek zor oluyor ama bu erişimin de hangi sebeplerle olacağını biraz daha ayrıntılı açıklayacağız. Bunun için zaman lazım. Bu saatten sonra kombineyi sınırlamak yerine efektif kısmına önem vermemiz lazım. Avrupa’da çoğu maçlarda bilet bulamıyorsunuz. Borussia Dortmund, Bayern Münih, İngiltere’deki takımlar; bunların hepsinde sadakat programı var. Kombine sayısıyla ilgili hedefimiz 30 bin civarı ama revize edebiliriz" şeklinde konuştu.

Adem Köz:

"Maraton Alt Tribünü’nde eski bütünlük sağlanacak"

Sarı-lacivertli taraftarlarda tartışma konusu haline gelen Maraton E blok ile ilgili Adem Köz, "Maraton Alt E Blok ile ilgili inşaat birimimiz çalışmalara başladı. Mevcut eski haline getirilecek. Burada herhangi bir gelir kaybı olmayacak, ekstra bir gelir de kazanacağız çünkü koltuk sayısı çoğalacak. Aşağıdaki yemek alanı da aynı şekilde korunacak. Oraya özel VIP statüsü devam ederek tüm Maraton Alt Tribünü’nde isteğe bağlı, oradaki fiyatlandırmaya göre satışı öngörülecek. Eski bütünlük sağlanacak. Bu, seçim öncesi söz verdiğimiz bir konuydu, bunu gerçekleştireceğiz. Hali hazırda orada kombine sahibinin hakkı bulunmakta, sezon bittikten sonra orada bir düzenlemeye başlayabileceğiz. Şu anda maçlar devam ediyor, sezon sonunda bunu gerçekleştireceğiz" dedi.

"Passolig ile iki katı bir teklife imza attık"

Fenerbahçe yönetiminin geçtiğimiz günlerde Passolig ile yeni bir anlaşma yaptığını hatırlatan Fenerbahçeli yönetici, kulübün kendi biletleme sistemini uygulamaya geçirmesinin zaman alacağını söyledi. Köz, "Elektronik bilete Türkiye’de bütün takımlar girmiş, biz 1 yıl sonra girmiştik. O dönemde kendi biletimizi yapma konusunda Başkanımız Aziz Yıldırım, dirayetli durup çalışmalar da yapmıştı. Sonra kanunen bazı zorluklar nedeniyle Passolig ile devam etme durumunda kalındı. Bugün geldiğimiz noktada 1 yıl öncesine kadar yine tek servis sağlayıcı Passolig’di. Daha sonra başka firmalar da işin içine girmeye başladı. Kulüpler de ilerleyen dönemlerde kendi biletleme sistemlerini yapabilirler. Şu anda kendi biletleme sistemini yapan hiçbir takım bulunmuyor. Bu projeyi başlatmak, bunun altyapısını yapmak belli bir zaman alacak. Bunun için yatırım yapmak gerekiyor. Bugün hemen, ’kendi biletimi yapıp, satıyorum’ diyemeyeceksin. Çünkü bunun bir tarafta TFF, diğer tarafta e-devlet ayağı var. Entegrasyonundan dolayı güvenlik konusu, bunları sağlayacak teknoloji ve uygulamayı yapmak belli bir zaman alacak. Göreve geldiğimizde Passolig ile sözleşmemiz bitmişti. Bu çalışmaların olmadığından dolayı ki biz de sorduğumuzda teknik altyapısı için bu çalışmaların 2 veya 3 yıl sürebileceği belirtildi. Bu şartlarda hızlı hareket etmek adına Passolig ile anlaştık. İki katı bir teklife imza attık" diyerek sözlerini noktaladı.

İsmail Yasin Akçın - Yunus Emre Öztaş - Saycan Sayım

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Ayla öğretmenin oğlu Furkan Kara: "Annem ailemizin kahramanıydı, öğrencilerinin de kahramanı oldu" Kahramanmaraş’ta ortaokula düzenlenen silahlı saldırıda öğrencilere siper olup hayatını kaybeden Ayla öğretmenin oğlu Furkan Kara, "Öğrencilerinin kaçmalarına yardımcı olmuş, önlerine geçerek siper olup kurtulmalarını sağlamış. Annem ailemizin kahramanıydı, öğrencilerinin de kahramanı oldu" dedi. Kahramanmaraş’ta ortaokula düzenlenen silahlı saldırıda matematik öğretmeni Ayla Kara, 2’si kafasında, 3’ü sırtında ve 1’i sağ bacağında olmak üzere 6 kurşunla hayatını kaybetti. Ayla öğretmen, dün gözyaşları içinde Tekir Mahalle Mezarlığında toprağa verilmişti. Ayla Kara’nın avukat olan oğlu Furkan Kara (28), "Ben öncelikle bu üzücü olayda hayatını kaybeden kardeşlerime, anneme rahmet ve yaralı öğrenci kardeşlerime geçmiş olsun diliyorum. Allah rahmet eylesin vefat edenlere. Hiç beklemiyorduk. Annemin herhangi bir husumeti yoktu. Dersine bile girmediği bir öğrenciymiş, ders saatleri bile uyuşmuyor, sanırım sabahçıymış" dedi. "Olay günü okula gidip gitmeme konusunda kararsız kalmış" Olay günü annesinin okula gitme konusunda tereddüt ettiğini anlatan Kara, "Babamla konuşmuşlar, ’gideyim mi, gitmeyeyim mi’ diye ama en son gitme kararı almış. Çünkü annem okulu çok seven bir öğretmendi. Morali bozukken bile ’okula gitmek bana iyi geliyor’ derdi. Derse girince tüm sıkıntılarını unuttuğunu söylerdi" diye konuştu. "Annemi bulmaktan korkuyordum" Olay günü apar topar okula gittiklerini belirten Kara, "Annemi aramaya başladım ama bir yandan da bulmaktan korkuyordum. Çünkü her yer çok kötüydü, büyük bir karmaşa vardı. En sonunda hastanede olduğunu öğrendik. Ancak vefat etmiş şekilde hastaneye kaldırılmış" dedi. "Siper olup öğrencilerini kurtarmış" "Annem olay anında öğrencilerini kurtarmaya çalışmış. Kaçmalarına yardımcı olmuş, en sonunda da onların önüne geçerek siper olmuş" diyen Furkan Kara, "Kurtulan öğrenciler olduğunu duyduk. Öğrencilerini kurtarabildiğini duyunca çok mutlu olduk. Bu tamamen bir refleks, bir öğretmenlik içgüdüsü. Böyle bir şey planlanamaz. Annem benim ve ailemin kahramanıydı, öğrencilerinin de kahramanı oldu. Çok üzgünüz ama bir yandan da onunla gurur duyuyoruz. Eğer bizi görüyorsa, bilsin ki biz onunla her zaman gurur duyacağız. Allah razı olsun, mekânı cennet olsun" şeklinde konuştu.
İstanbul Güven ve dijitalleşme başarısı ödülle taçlandırıldı Altın yatırımında güven ve dijitalleşme odaklı dönüşümün hız kazandığı bir dönemde, sektörde öne çıkan Altın Anne, bu yıl ikincisi düzenlenen "Yılın Enleri Ödül Töreni" çerçevesinde "Yılın Markası" ödülüne layık görüldü. AREV Eğitim Vakfı tarafından organize edilen ve geniş katılımla gerçekleşen gece, spor, sanat ve medya dünyasından birçok ismi bir araya getirdi. Hem ödül töreni hem de toplumsal farkındalık mesajlarıyla öne çıkan etkinlik, katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü. Tören, İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başlarken, açılışta yapılan anma gecenin duygusal tonunu belirledi. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan silahlı saldırılarda hayatını kaybedenler için rahmet dilenirken, salonda bulunan davetliler bu acı kayıplar karşısında ortak bir hassasiyet sergiledi. Sahne gösterileri ile ödül takdimlerinin iç içe geçtiği program hem görsel hem de içerik açısından zengin bir akış sundu. Ödül töreninde farklı kategorilerde birçok isim ödüllendirilirken, onur ödülü Ahmet Selçuk İlkan’a takdim edildi. Yeşilçam’ın unutulmaz mirasına ithafen verilen "50. Yıl Ödülü" ise Hababam Sınıfı kadrosunda yer alan Ahmet Arman ve Teoman Ayık’a verildi. Altın yatırımında güven ve dijitalleşme odaklı dönüşümün hız kazandığı bir dönemde, sektörde öne çıkan Altın Anne, "Yılın Markası" ödülüne layık görüldü. Altın Anne markası adına ödülü Kurumsal İletişim Direktörü Ecem Karaman teslim aldı. Karaman, yaptığı konuşmada, "Bu anlamlı ödüle layık görülmek bizim için büyük bir gurur. Başta kullanıcılarımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" dedi. Ödül töreninde değerler eğitimine dikkat çekildi Gecede konuşma yapan AREV Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Orakçı, eğitimin yalnızca akademik başarıyla sınırlı olmadığını vurgulayarak, bu tür organizasyonların topluma örnek olan isimleri bir araya getirerek özellikle gençler üzerinde ilham verici bir etki oluşturduğunu ifade etti. Orakçı, değerler eğitiminin önemine dikkat çekerek, son dönemde yaşanan üzücü olayların bu yaklaşımın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdiğini dile getirdi. Gece, ödül takdimleri ve sahne performanslarının ardından çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona ererken, katılımcılar organizasyonun hem içerik hem de verdiği mesajlar açısından güçlü bir etki bıraktığını ifade etti. Altın Anne’nin elde ettiği bu başarı ise sektörde güven odaklı yaklaşımın giderek daha fazla değer gördüğünü bir kez daha ortaya koydu.