GÜNDEM - 12 Mayıs 2026 Salı 12:58

Adli tıptan gelecek rapor bekleniyor, grip için geldiği tıp merkezinde canından oldu

A
A
A
Adli tıptan gelecek rapor bekleniyor, grip için geldiği tıp merkezinde canından oldu

İstanbul’da Ümraniye Tepe Tıp Merkezi’ne grip tedavisi için giden ve verilen serumun ardından fenalaşan 28 yaşındaki Gamze Yıldız, bir aylık yaşam mücadelesini kaybetti. Penisilin alerjisi olduğunu belirtmesine rağmen serumun yetkisiz bir personel tarafından hazırlandığı, nöbetçi doktorun hastayı hiç görmediği ve Yıldız’ın yanlış entübe edildiği iddiaları ihmalin boyutunu gözler önüne sererken, acılı aile, olayda ihmaller zinciri bulunduğunu öne sürerken, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu’ndan gelecek raporun beklendiği öğrenildi.


İstanbul’un Ümraniye ilçesinde yaşayan 28 yaşındaki Gamze Yıldız, 29 Mart’ta soğuk algınlığı şikayetiyle Özel Tepe Tıp Merkezi’ne başvurdu. Yıldız, hasta kaydı esnasında penisilin alerjisi olduğunu söylemesine rağmen, kendisine laboratuvar teknikeri olduğu belirtilen bir kişi tarafından hazırlanan serum uygulandı. Herhangi bir kronik rahatsızlığı bulunmayan Yıldız, serum uygulanmasının hemen ardından fenalaşırken, yaşadığı solunum sıkıntısıyla birlikte kalbi durdu. 112 ekiplerinin müdahalesi sonrası Ümraniye Devlet Hastanesi’ne sevk edilen ve yaklaşık bir ay boyunca yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren Yıldız, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.



Doktor görmedi, başka hastanenin doktoru müdahale etti


Öte yandan, merkezde bulunan nöbetçi doktorun hastayı hiç görmediği ve Yıldız’a ilk müdahaleyi orada tesadüfen bulunan başka bir hastane doktorunun yaptığı öne sürüldü. Olay sırasında yapılan entübasyon işleminin hem yanlış hem de eksik yapıldığı ve bunun ancak Yıldız’ın sevk edildiği Ümraniye Devlet Hastanesi’nde fark edildiği iddiaları ise ihmalin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Yıldız’ın ailesi tarafından söz konusu tıp merkezinde daha önce de benzer sağlık skandallarının yaşandığı iddia edildi. Olay saatlerine ilişkin kayıtlarda ciddi çelişkiler bulunduğunu ve bazı verilerin sonradan değiştirildiğini düşündüklerini ifade eden aile, "Başka Gamzeler ölmesin" diyerek yetkililerin gereken cezayı alması için Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulundu.



"’Benim ilaçlara karşı alerjim var’ diyor, buna rağmen 6 tane ilacı serumuna katıp veriyorlar"


Gamze Yıldız’ın babası Neytullah Yıldız, hastane tarafından tehdit edildiklerini öne sürerek yetkililere şu sözlerle seslendi:


"Biz buraya birçok defa gelip bilgi almaya çalıştık ama silahlı kişiler ’Bir daha gelirseniz sizi vururuz’ diyerek bizi tehdit ettiler. Bir de birçok insanın burada yaşadığı olaylar var ve birçok insan benzer şekilde ölmüş. Burası hala kapanmadı, Adli Tıp raporu bekleniliyor ama buradaki insanlar aynen işine devam ediyor, bunun haricinde tutuklanan herhangi kimse de yok. Gamze seruma alerjisi olduğunu söylüyor buraya geldiği zaman. ’Benim ilaçlara karşı alerjim var’ diyor. Bunu demiş olmasına rağmen 6 tane ilacı serumuna katıp veriyorlar. Sağlık Bakanı’na sesleniyoruz, bu işle ilgilensin. Bu tarz merdiven altı yerleri kapatsın, daha çok insanların canı yanmasın."



"Gencecik kız ’ertesi gün daha iyi hissedeyim’ diye buraya geliyor ve hiçbir zaman ertesi günü olmadı o çocuğun"


Yıldız’ın teyzesi söz konusu tıp merkezinin hala açık olmasına tepki göstererek, "Çok acı çekiyoruz, annesinin halini görüyorsunuz. Burası hala açık, biz buna dayanamıyoruz. Durmayacağız, elimizden gelen ne varsa yapacağız. Asla sesimizi susturmayacağız, artık birileri bir ses versin bize. Burası açık kalmasın, cezalarını çeksinler. Gencecik bir kız, hiçbir rahatsızlığı olmadan ’ertesi gün daha iyi hissedeyim’ diye basit bir soğuk algınlığından buraya geliyor ve hiçbir zaman ertesi günü olmadı o çocuğun" dedi.



"Kızım çok hayvan severdi, kızımın toprağında karıncaları besliyorum"


Gamze Yıldız’ın annesi Suna Doğantekin ise kızını hayattan koparan suçluların gerekli cezayı alması için çağrıda bulunarak, şunları söyledi:


"Kızımı kaybettik maalesef acı bir şekilde. Ölümün zaten gereği olmaz ama bu çok farklı bir şeydi. Maalesef ki kızım acı bir şey yaşadı, bu vesileyle öğrendik ki burada çok şeyler dönüyormuş, çok vakalar varmış. Ben her şeyin ortaya çıkmasını istiyorum, adalet yerini bulsun istiyorum. Adalet Bakanıma, Sağlık Bakanıma sesleniyorum, yalvarıyorum devletime bize yardımcı olsunlar. Kızım o kadar iyiydi ki, çok hayvan severdi. Kızımın toprağına sarılıyorum, kızımın toprağında karıncaları besliyorum. Benim kızımı aldılar benden, ben de onların ceza almasını istiyorum. Kızımın kanı yerde kalsın istemiyorum. Burada daha önceden de acayip şeyler olmuş. Dün de olmuştu, bir adam tesadüf geliyor, onun çocuğunun da dişi çekildikten sonra hayatını kaybediyor. Burası hala nasıl açık anlamıyorum. Dün burada eylem yaptık, yine açık. Kızımı toprağa vereli 14 gün oldu ve hala açık. Onun öncesi 31 günü var, hala açık."



"Burası bir ticarethane, mümkün değil tıp merkezi olamaz"


Merkezde nöbetçi doktor bulunmaması ve Yıldız’a ilk müdahalenin hastanede tesadüfen bulunan başka bir doktor tarafından yapıldığı iddiasına ilişkin olarak anne Doğantekin, "İfadelere göre güya doktor o anda başka birine müdahale ediyormuş. Çok acayiptir ki Göztepe’den bir doktor gelmiş, tesadüfen o varmış. Tesadüfen müdahale ediyor ki zaten o da edemiyor, entübe bile edememişler. İçeride bir şey var o çözülmüyor. Ben bir kere buraya geldim silah gösteriyorlar, normal bir yer değil burası. Buraya zaten ticarethane diyorum ben, burası tıp merkezi olamaz yani imkanı yok böyle bir şeyin" şeklinde konuştu.



"Bana ’Hiç kimsenin suçu yok’ dediler, o zaman benim kızım mı suçlu?"


Kızının ilaçlara alerjisi olduğunu söylemesine rağmen serum uygulandığını dile getiren Doğantekin, tıp merkezinin ’İsteyerek olmadı’ şeklindeki savunmasına karşı tepkisini ise şu sözlerle dile getirdi:


"Bize hiçbir şey demediler, biz epikriz almaya geldiğimizde sadece bana ’isteyerek olmadı’ dediler. Zaten böyle bir şey isteyerek olabilir mi? Ondan sonra serum uygulayan çocuk dedi ki, ’Hiç kimsenin suçu yok’. Burada benim mi suçum var, kızımın mı suçu var? Hiç kimsenin suçu yokmuş burada. O zaman suçlu kim, benim kızım mı suçlu? Ben mi suçluyum? Sen laboratuvar teknikeri olarak nasıl serum yapabilirsin, buna nasıl yetkisi olabilir? Benim kızım bir tane krem bile alsa onu detaylıca okur, ona göre sürer, aşırı dikkatli bir insandı. Gittiği her yerde de söyler, ’Benim ilaçlara alerjim var’ diye. Bunu söylememesi mümkün değil, zaten arkadaşı da söylüyor bunu söylediğini. Kızım bunu söylemiş, ona rağmen serum takılıyor ve o serumun ne olduğunu da bilmiyoruz, Adli Tıp’tan gelecek sonucu bekliyoruz. Benim çocuğum buraya ayaklarıyla güle oynaya geldi, gerisi yok. Çocuğumun komple kanı değişti, her yeri delik deşikti benim yavrumun. Bu resmen bir zulüm, işkence. Benim kızıma işkence yapıldı."



Adli tıptan gelecek rapor bekleniyor, grip için geldiği tıp merkezinde canından oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı Kurban Bayramı öncesinde Ağrı’da sıkı denetim Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde Ağrı’da vatandaşların huzur ve güvenliği için sahaya inen polis ekipleri, hayvan pazarında hem bilgilendirme yaptı hem de dolandırıcılık ve sahte para olaylarına karşı vatandaşları uyardı. Ağrı İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Asayiş, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ile Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, il merkezinde bulunan Hayvan Borsasında kapsamlı bilgilendirme çalışması gerçekleştirdi. Kurbanlık alışverişinin yoğunlaştığı pazarda vatandaşlarla birebir görüşen ekipler, bayram öncesinde yaşanabilecek olumsuzluklara karşı uyarılarda bulundu. Polis ekipleri tarafından özellikle sahte para, telefon dolandırıcılığı, hırsızlık olayları ve trafik güvenliği konusunda vatandaşlara bilgi verildi. Hayvan satışından elde edilen paraların kontrol edilmesi gerektiği vurgulanırken, şüpheli kişilere karşı dikkatli olunması istendi. Vatandaşlara ayrıca trafik kurallarına uyulmasının önemine ilişkin el broşürleri dağıtıldı. Hayvan pazarında gerçekleştirilen uygulamada polis ekiplerinin vatandaşlarla kurduğu samimi diyaloglar da dikkat çekti. Kurbanlık alışverişi yapan vatandaşlar, yapılan bilgilendirme faaliyetlerinden memnun olduklarını ifade etti. Ağrı İl Emniyet Müdürü Göksel Önder yaptığı açıklamada, Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların mağduriyet yaşamaması için çalışmaların aralıksız sürdürüldüğünü belirtti. Emniyet birimlerinin kent genelinde yoğun şekilde görev yaptığını ifade eden Önder, vatandaşların huzurlu ve güvenli bir bayram geçirebilmesi için bilgilendirme faaliyetlerinin devam edeceğini söyledi. Bayram öncesinde özellikle hayvan pazarları, alışveriş noktaları, ana arterler ve şehir giriş çıkışlarında denetimlerin artırılacağı öğrenildi. Polis ekiplerinin sahadaki çalışmalarını bayram sürecinde sürdüreceği bildirildi.
Ankara Türkiye ile Belçika arasında 15 milyar dolarlık ticaret hedefi "Türkiye-Belçika İş Forumu" İstanbul’da gerçekleştirildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot arasında "Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması" imzalandı. Görüşmelerde, 2025 yılında 9,2 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin, iki ülke ekonomilerinin tamamlayıcı özellikleri dikkate alınarak dengeli ve sürdürülebilir biçimde 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle, çok sayıda bakan ve 200 firmadan 400’den fazla Belçikalı iş insanı ile birlikte Türkiye’ye gelen Belçika kraliçesi Mathilde’in katılımlarıyla gerçekleştirilen "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla İstanbul’da düzenlenen üst düzey temaslarda; Türkiye-Belçika ekonomik ve ticari ilişkilerinin stratejik boyutu kapsamlı şekilde ele alındı. Görüşmelerde; ticaret hacminin 15 milyar dolara yükseltilmesi, karşılıklı yatırımların artırılması, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve enerjiden savunma sanayiine, lojistikten dijital ve yeşil dönüşüme kadar birçok alanda iş birliğinin daha da güçlendirilmesi yönündeki güçlü irade bir kez daha teyit edildi. Ticaret Bakanı Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetleriyle Türkiye ye ziyaret eden Belçika Kraliçesi Mathilde ve beraberindeki Belçikalı Bakanlar, üst düzey yetkililer ve iş dünyası temsilcileri ile "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da bir dizi temas ve programa katıldı. "Ekonomik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi yönündeki ortak irade teyit edildi" Program kapsamında Ticaret Bakanı Bolat, Belçika Kraliçesi Mathilde ile gerçekleştirdiği ilk görüşmede; Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prévot, Dış Ticaret ve Savunma Bakanı Theo Francken, Brüksel-Başkent Bölgesi Bakan-Başkanı Boris Dillis, Flaman Bölgesi Başbakanı Mathias Diependaele ve Valon Bölgesi Başbakan Yardımcısı Pierre-Yves Jeholet’ün de katılımlarıyla, Türkiye-Belçika ekonomik iş birliği ve ticaret ilişkileri stratejik boyutlarıyla ele alındı. Taraflar, mevcut ekonomik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi yönündeki ortak iradelerini bir kez daha teyit etti. "Türkiye ile Belçika arasındaki siyasi, diplomatik, ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerinin güçlü olduğu ve büyük bir gelişme potansiyeli taşıdığı vurgulandı" 2012 yılında gerçekleştirilen son Belçika Ekonomi Misyonu’nun ardından, 14 yıl sonra Belçika devletinin 200’ü aşkın Belçikalı şirketten 420 iş insanıyla yeniden Türkiye ye böylesine üst düzey bir ziyaret gerçekleştirmesi son derece önemli ve anlamlı olarak değerlendirildi. Türkiye ile Belçika arasındaki siyasi, diplomatik, ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerinin güçlü olduğu ve büyük bir gelişme potansiyeli taşıdığı vurgulandı. "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında düzenlenen, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın açılış konuşmasını gerçekleştirdiği, "Türkiye-Belçika İş Forumu"nun resmi açılış programı, Belçika Kraliçesi Mathilde başta olmak üzere Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Açılışta, Türkiye ve Belçika’nın Avrupa ekonomisinin birbirini tamamlayan iki güçlü aktörü olduğu vurgulanarak; ticaret, yatırım, sanayi, enerji, dijital dönüşüm ve yeşil ekonomi başta olmak üzere tüm alanlarda iş birliğinin daha ileri taşınması yönündeki kararlılık ifade edildi. ‘Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması’ imzalandı Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin yalnızca ticaret alanında değil; yatırım, teknoloji ve ortak imalat ekseninde de giderek daha derin ve nitelikli bir yapıya kavuştuğu memnuniyetle değerlendirildi. Enerji, lojistik, dijitalleşme, sağlık, savunma sanayi ve yeşil dönüşüm gibi alanlarda yeni iş birliği fırsatları kapsamlı şekilde ele alınırken, özellikle e-ticaret ve küresel tedarik zincirleri bakımından iki ülkenin birbirini tamamlayan güçlü yapısına dikkat çekildi. Program kapsamında, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot arasında "Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması" imzalandı. "Türkiye’nin üretim kapasitesi ve dinamik nüfusu ile stratejik konumunun sağladığı avantaj sayesinde önemli bir yatırım, teknoloji ve lojistik üssüdür" Türkiye ve Belçika’nın köklü ekonomik ilişkilerini yeni bir vizyonla daha da güçlendirme iradesini güçlü biçimde ortaya koyduğu belirtilirken; Türkiye’nin üretim kapasitesi, genç ve dinamik nüfusu ile stratejik konumunun sağladığı avantaj sayesinde önemli bir yatırım, teknoloji ve lojistik üssü olarak öne çıktığı ifade edildi. Belçika’nın Avrupa’daki güçlü lojistik ve finans ekosisteminin ise bu ortaklığı daha da kıymetli hale getirdiği vurgulandı. 2025 yılında 9,2 milyar doları aşan ticaret hacmi ve karşılıklı artan yatırımların stratejik ortaklığın sağlam temelini oluşturduğu, ortak hedefin ise ticaret hacmini dengeli ve sürdürülebilir şekilde 15 milyar dolara çıkarmak olduğu kaydedildi. "Bölgemizde yaşanan son gelişmeler, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin jeopolitik önemini gösteriyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde ile Vahdettin Köşkü’nde bir araya geldi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın da katılım sağladığı görüşmede; Türkiye ile Belçika ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konular ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve Belçika’nın ticari ilişkilerden savunma sanayiine, enerjiden tarıma kadar birçok alanda iş birliği potansiyeli bulunduğunu, ilişkileri geliştirmek için adımlar atmaya devam edeceklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, bölgede yaşanan son gelişmelerin Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin jeopolitik önemini bir kez daha gösterdiğini, tam üyeliğimize kadar geçecek süreçte Gümrük Birliği’nin yeni koşullara göre güncellenmesinin öncelikli başlıklardan biri olduğunu ve AB’nin savunma girişimlerine katılımımızın müşterek menfaat gereği olduğunu vurguladı. "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da düzenlenen "Yatırım Öğle Yemeği" programında da Belçika Kraliçesi Mathilde, Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ile Türk ve Belçikalı iş dünyasının önde gelen temsilcileri bir araya geldi. Toplantıda, iki ülke arasındaki 9,2 milyar dolarlık toplam ticaret hacminin yanı sıra yatırım potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesine yönelik fırsatlar ele alındı. "İlişkilerin artık tek yönlü değil; karşılıklı ve dengeli bir yapıya ulaşıldığı ifade edildi" 719 Belçikalı firmanın Türkiye’de yaklaşık 5 milyar dolar tutarında doğrudan yatırım gerçekleştirmesi ve Belçika’nın Türkiye’ye yatırım girişlerinde 8. sırada yer almasının önemine dikkat çekildi. Türk firmalarının ise Belçika’da 750 milyon dolarlık yatırımla, Belçika’yı Avrupa Birliği ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerinde üs olarak değerlendirmelerinin önemli olduğu ifade edildi. Toplantıda ayrıca, Türkiye’nin yatırım reform süreciyle birlikte ortaya çıkan yeni fırsatlar ve Türk yurtdışı müteahhitlik sektörünün uluslararası tecrübesi çerçevesinde Belçika’da ve üçüncü ülkelerde geliştirilebilecek iş birlikleri değerlendirildi. Lojistik, enerji, petrokimya, sağlık, inşaat ve sanayi gibi stratejik sektörlerde karşılıklı yatırımların artmasının, ilişkilerin artık tek yönlü değil; karşılıklı ve dengeli bir yapıya ulaştığını açıkça ortaya koyduğu ifade edildi. Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin yalnızca ticaret hacmiyle değil; karşılıklı yatırımlar, ortak projeler ve entegre üretim ağlarıyla daha ileri seviyeye taşınmasının hedeflendiği vurgulandı. "Türkiye, Avrupa’nın güvenlik ve ekonomi mimarisi açısından vazgeçilmez stratejik bir ortak" Günün devamında, Belçika Kraliçesi Mathilde’in himayelerinde düzenlenen "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, Dış Ticaretten Sorumlu Savunma Bakanı Theo Francken ve beraberindeki Belçikalı Bakanlarla gerçekleştirilen görüşmede, Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin stratejik derinliği ve geleceğe dönük ortak vizyon kapsamlı biçimde ele alındı. 200’e yakın Belçikalı şirketten 400’ü aşkın iş insanının katılımıyla gerçekleştirilen kapsamlı ekonomi misyonunun, mevcut ekonomik, ticari ve stratejik iş birliğini daha da derinleştirmeyi hedeflediği belirtilirken; Türkiye’nin Avrupa’nın güvenlik ve ekonomi mimarisi açısından vazgeçilmez ve Belçika için stratejik bir ortak olduğu birlikte teyit edildi. "Ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı" Görüşmelerde, 2025 yılında 9,2 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin, iki ülke ekonomilerinin tamamlayıcı özellikleri dikkate alınarak dengeli ve sürdürülebilir biçimde 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı. Belçika’nın Türkiye’de 5 milyar dolarlık yatırımları ve 719 Belçikalı şirketin ülkemizdeki varlığı ekonomik entegrasyonun somut göstergesi olarak değerlendirildi. Karşılıklı yatırımların artırılması ve üçüncü ülkelerde ortak proje geliştirilmesi imkanları ele alınırken, "Türkiye-Belçika JETCO III. Dönem Toplantısı"nın 2027 yılında Brüksel’de gerçekleştirilmesi konusunda mutabakata varıldı. "‘Made in EU’ düzenlemesi kapsamlı şekilde ele alındı" Enerji, lojistik, ulaştırma, bilgi-iletişim teknolojileri, sağlık, savunma sanayi ve yeşil dönüşüm alanlarında iş birliği potansiyeli değerlendirilirken; Avrupa Birliği ve küresel tedarik zincirleri bakımından Türkiye ile Belçika’nın birbirini tamamlayan güçlü yapısına dikkat çekildi. Görüşmelerde ayrıca, Avrupa Birliği sanayi politikalarının geleceği açısından önem taşıyan "Made in EU" düzenlemesi kapsamlı şekilde ele alındı; Türkiye’nin Gümrük Birliği kapsamındaki derin entegrasyonu ve Avrupa değer zincirlerine sunduğu kritik katkının bu düzenleme içinde hakkıyla yansıtılması gerektiği vurgulandı. AB sanayi ve ticaret politikalarındaki güncel düzenlemeler ile Gümrük Birliği’nin modernizasyonu konusunda kapsamlı görüş alışverişinde bulunuldu. Yeşil dönüşüm ve Avrupa Yeşil Mutabakatı hedefleri doğrultusunda iş birliğinin güçlendirilmesi, e-ticaret alanındaki düzenlemelerde ortak yaklaşım geliştirilmesi ve vize süreçlerinin iyileştirilmesi konularında daha yakın iş birliği tesis edilmesi hususlarında yapıcı bir anlayış geliştirildiği ifade edildi. Türkiye-Belçika ekonomik ortaklığını her alanda daha ileri taşımaya yönelik güçlü iradenin bir kez daha teyit edildiği belirtildi. "Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcileri bir araya geldi" Programın sonunda, "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da düzenlenen resepsiyonda, Belçika Kraliçesi Mathilde, Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ile Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcileri bir araya geldi. Gün boyunca gerçekleştirilen İş Forumu, heyetler arası üst düzey ikili görüşmeler, çalışma toplantıları, Yatırım Öğle Yemeği ve firmalar arası B2B görüşmelerin son derece yoğun ve verimli geçtiği ifade edildi. Bu temasların, Türkiye-Belçika ekonomik ortaklığının güçlü ve çok boyutlu yapısını açık biçimde ortaya koyduğu vurgulandı. "Türkiye ve Belçika’nın ortak ekonomi anlayışı açısından güçlü şekilde örtüşen iki ülke olduğu vurgulandı" "Belçika Ekonomi Misyonu"nun, Belçika ile mevcut ekonomik, ticari ve stratejik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi ve yüksek seviyelere taşınması bakımından adeta bir mihenk taşı olduğu ifade edilirken; Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcilerinin gün boyunca sergilediği yüksek düzeyli katılım ve etkileşimin, ilişkilerin dinamizmini ve geleceğe dönük potansiyelini bir kez daha ortaya koyduğu belirtildi. Türkiye ve Belçika’nın ortak ekonomi anlayışı ve küresel değer zincirlerine entegrasyon vizyonu açısından güçlü şekilde örtüşen iki ülke olduğu, bu ortak zeminin yeni iş birliği alanlarını daha görünür kıldığı kaydedildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, program vesilesiyle Belçika Kraliçesi Mathilde’e, Belçikalı üst düzey mevkidaşlara ve "Belçika Ekonomi Misyonu" programına katılım sağlayan tüm Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcilerine teşekkürlerini ifade etti.
Muğla ‘Muğlalı Şâhidî İbrahim Dede ve Muhiti’ yazma eser sergisi açıldı Muğla Valiliği, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) ile Türkiye Yazma Eserler Kurumu (TÜYEK) Başkanlığı iş birliğinde düzenlenen ‘Muğlalı Şâhidî İbrahim Dede ve Muhiti’ Yazma Eser Sergisi, düzenlenen törenle açıldı. Tören öncesi MSKÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde açılış konuşmaları gerçekleştirildi. Programda; Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar ve TÜYEK Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz serginin önemine değinen birer konuşma yaptı. Yazma eserlerin korunması, tanıtılması ve toplumla buluşturulmasının kültürel mirasın sürdürülebilirliği açısından büyük önem arz ettiğine değinen Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, serginin kültürel farkındalığın artmasına katkı sağlayacağını ve gençlerde tarih bilinci ile aidiyet duygusunu güçlendireceğini ifade etti. Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış programının ardından davetliler, Kopya Heykeltıraşlık Eserleri Müzesi’ndeki sergi alanına geçti. Programa Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, Vali Yardımcısı Hüseyin Karameşe, MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal, TÜYEK Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz ile protokol üyeleri ve davetliler katıldı. Anadolu’nun önemli düşünce ve kültür merkezlerinden biri olan Muğla’nın yetiştirdiği sufi, şair ve eğitimcilerden Şâhidî İbrahim Dede’nin hayatı, eserleri ve ilmî çevresini konu alan sergide, yazma eser geleneğinin seçkin örnekleri ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Program kapsamında davetliler sergiyi dolaşarak eserler hakkında bilgi aldı. Şâhidî İbrahim Dede’nin düşünce dünyası ve Muğla’nın kültürel hafızasındaki yeri üzerine değerlendirmelerin yapıldığı etkinlik, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Sergi aracılığıyla, bölgenin tarihî ve kültürel mirasının daha geniş kitlelere tanıtılması amaçlanıyor. Programda ayrıca, Muğla’nın önemli manevi ve kültürel miraslarından biri olan Şâhidî Camii ve Türbesi’nin bakım ve yeniden restorasyon çalışmalarına ilişkin bilgi paylaşımında bulunuldu. Gerçekleştirilecek çalışmaların, şehrin tarihî ve kültürel değerlerinin korunarak gelecek nesillere aktarılmasına katkı sunacağı belirtildi. ‘Muğlalı Şâhidî İbrahim Dede ve Muhiti’ Yazma Eser Sergisi, 11 Mayıs - 11 Ağustos 2026 tarihleri arasında MSKÜ Kopya Heykeltıraşlık Eserleri Müzesi’nde ziyaret edilebilecek.