SPOR - 06 Aralık 2024 Cuma 19:06

Ali Koç: “Bizim Türk futbolunu yeniden icat etmemiz gerekiyor”

A
A
A

Kulüpler Birliği Başkanı Ali Koç, toplantıda birçok konunun ele alındığını vurgulayarak, “Bizim Türk futbolunu yeniden icat etmemiz gerekiyor” dedi.

Kulüpler Birliği, Beşiktaş’ta bulunan Conrad Otel’de düzenlenen toplantıda bir araya geldi. E-Bilet, standart sözleşme ve Merkez Hakem Kurulu’nun şirketleşmesi konularının gündem olduğu toplantı sonrası Kulüpler Birliği Kulüpler Birliği Başkanı Ali Koç, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

“Kulüplerin MHK’ya ortak olması konusu gündemimizde”

Çok tartışılan Merkez Hakem Kurulu’nun (MHK) yapısı konusunda da fikir alışverişinde bulunulduğunu söyleyen Ali Koç, “Mehmet Büyükekşi döneminde gündemde olan ve mevcut federasyonun da desteklediği MHK’ya kulüplerin ortak olması konusu da gündemimizde. Bir şirket kuralım. Hakem işleri öyle yönetilsin. Dün Avrupa’dan gelmişler. Birkaç federasyonu ziyaret etmişler. Bu bilgiler tamamen ham şu anda. Bunlar üzerine çalışılan konular. Bizden geri bildirim beklenen konular. Federasyona da bizim görüşlerimize başvurdukları için teşekkür ediyorum. Önceden konu belli oluyordu ve bize dikta ediliyordu. Sonra da yolda süreçler tedavi edilmeye çalışılıyordu. İyi bir diyalog ortamı var. Daha çok çalışma yapmamız lazım. Bizim bu konuda yapabileceğimiz en iyi iyilik; profesyonel takım sayısını indirmek olacaktır. Yanılmıyorsam şu anda Türkiye’de 159 tane profesyonel kulüp var. Avrupa’nın hiçbir liginde bu durum yok. Bize göre bu sayının en fazla 60 olması gerekiyor. Bunun üzerine de çalışmalarımız olacak. Bizim Türk futbolunu yeniden icat etmemiz gerekiyor. Her paydaşı, katmanı ve süreciyle. Çünkü bu şekilde ilerleyemeyiz” ifadelerini kullandı.

“Kulüplerin mayıs ayının sonuna kadar entegre olmaları gerekiyor”

Yoğun takvimden dolayı uzun zamandır bir araya gelemediklerini söyleyen Koç, “Bugün e-bilet konusu için bir araya geldik. Biliyorsunuz sezon sonunda yeni bir sisteme geçiliyor. Kulüpler hangi firmalarla çalışacaklarsa mayıs ayının sonuna kadar entegre olmaları gerekiyor. Aksi takdirde sorumluluk federasyonda değil kulüplerde olacak. Ne durumda olduğumuzu istişare etmek için bir araya geldik. Bazı kulüplerin daha az, bazılarının daha çok taraftarı var. Bazı takımların da taraftarı var fakat stadyumları kısıtlı. Dolayısıyla da taraftar sayısının çokluğuna göre de firmaların dikkatini çekme durumu var. Acaba ortak bir ihale ile şu anda anlaşmamış kulüpler için bir şeyler yapabilir miyiz diye konuştuk. Sonrasında da federasyonumuza bir sunum yapıldı. Bu durum tamamen hazırlık aşamasında olan ve yapılacak çalışmalar neticesinde kulüplerimize geri bildirimde bulunacağız” diye konuştu.

“Kulüplerimiz standart sözleşme konusuna çok büyük önem veriyorlar”

Kulüplerin ekonomisi açıdan futbolcu sözleşmelerindeki sistemin ele alındığını dile getiren Başkan Koç, “Standart sözleşme konusu var. Biliyorsunuz İngiltere ve İtalya gibi ülkelerde tek tip sözleşme var. Maaş, varsa imza parası ve imaj hakları. Bunların hepsini tek bir sözleşmeye koyuyorlar. Hatta bazı ülkelerde bir adım daha ileri giderek oyuncunun alacağı primleri de tek sözleşmeye koyuyorlar. Türkiye’de biliyorsunuz bu durum daha çok büyük maçlar öncesi yönetimin tasarrufları doğrultusunda bir kararla açıklanıyor. Yani sezon başında imzalan bir sözleşmeyle bu işler olmuyor bizde. Bunları konuştuk. Kulüplerimiz bu konuya çok büyük önem veriyorlar. Federasyon başkanımız da bu konuyla ilgili ocak ayında bir talimat değişikliği yapacağını söyledi” şeklinde konuştu.

“Kulüpler senede dört defa temiz kağıdı almak durumunda”

Kulüplerin borç ve harcama limitleri arasındaki dengeyi yeniden düzenlemeye çalıştıklarını aktaran Başkan Ali Koç, “Vadesi geçmiş borçların denetimi konusu var. Avrupa’ya giden kulüplerimiz senede 4 defa temiz kağıdı almak durumunda. Avrupa’ya gitmeyen kulüplerimiz ise diğerlerine göre daha farklı bir takvimde raporlanıyorlar. Bunun Avrupa takvimine daha uygun bir şekilde yapılması gerektiğini bize anlattılar. Takım harcama limitlerinde de bana göre de çok doğru olan yeni bir model üzerinde çalışıyorlar. Şu anda gelirin üzerinden yapabiliyorsun. Bunun üzerine bir de yüzde 30 çarpan koyuyorlar. Ama mesela Kasımpaşa gibi, Samsunspor gibi sıfır borcu olan kulüplerin harcama limitleri çok düşük. Bu durumda fayda yerine zarar görüyorlar. Yeni modelde ise borcun ve gelirinin durumuna göre sınıflandırılıyorsun ve ona göre bir limit veriyorlar. Çok hoşumuza gitti. Bunların yanı sıra futbol gelişim fonu üzerine de konuşuldu” ifadelerini kullandı.

Yunus Kılıç - Yunus Emre Öztaş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ramazan ayı sonrası Bayram’da beslenmeye dikkat: "Sindirim ve sağlık için önemli" Beslenme ve Diyet Uzmanı Serap Güzel, "Ramazan ayının ardından bayram sofraları hepimiz için keyifli ve özel anlar sunuyor. Ancak uzun süreli oruç döneminden sonra bayramda beslenmeye dikkat etmek, hem sindirim sistemi hem de genel sağlık açısından büyük önem taşıyor" dedi. Ramazan Bayramı arifesinde bayram heyecanı sofralara da yansıdı; evlerde hazırlıklar sürerken, zengin ikramlar için mutfaklarda yoğun bir mesai başladı. Güven Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzman Diyetisyen Serap Güzel, uzun süreli oruç döneminden sonra bayramda beslenmeye dikkat etmenin hem sindirim hem de genel sağlık açısından büyük önem taşıdığını söyledi. "Ağır, yağlı ve şekerli yiyeceklerden kaçının" Uzm. Diyetisyen Güzel, Bayram sabahına hafif bir kahvaltı ile başlamana dikkati çekerek, "Peynir, yumurta, zeytin, tam tahıllı ekmek, domates ve salatalık gibi besinlerden oluşan bir kahvaltı tercih edilebilir. Günün geri kalanında ise porsiyon kontrolüne dikkat edilmeli; özellikle ağır, yağlı ve çok şekerli yiyecekler bir anda ve fazla miktarda tüketilmemelidir. Çünkü bu durum hazımsızlık, mide yanması, şişkinlik ve ani kan şekeri yükselmelerine neden olabilir" diye konuştu. "Su tüketimini ihmal etmeyin" Bayram misafirliklerinin başlamasıyla birlikte ikramlardaki çeşitlilik de arttı. Ancak özellikle tatlı ve ağır yiyeceklerin sık tüketimi sağlık açısından bazı riskler oluşturabiliyor. Uzm. Diyetisyen Güzel ise bu konuda şöyle uyardı; "Bayram ziyaretlerinde sunulan tatlılara da ölçülü yaklaşmak gerekir. Şerbetli tatlılar yerine mümkünse sütlü tatlılar ya da küçük porsiyonlarda tatlı tüketmek daha doğru bir seçim olacaktır. Tatlı yenilecekse, bunu yemekler üzerine değil yemek sonrası aralarda küçük miktarlarda tüketmek daha uygundur. Su tüketimi de bayram boyunca ihmal edilmemelidir. Gün içinde 1,5-2 litre su içmek hem sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar hem de tokluk hissini arttırır. Çay ve kahve tüketimi ise aşırıya kaçmadan sınırlandırılmalıdır." "Kronik rahatsızlıkları olanlar beslenme planı dışına çıkmasın" Serap Güzel, kronik rahatsızlığı olan bireylerin de bayramda dikkat etmeleri gerektiğini söyleyerek, "Bu kişiler öğün saatlerini atlamamalı, ilaçlarını düzenli kullanmalı ve kendilerine uygun beslenme planının dışına çıkmamaya özen göstermelidir. Tuzlu, şekerli, beyaz unlu ve aşırı yağlı besinlerden uzak durmaları çok önemlidir" uyarısını yaptı.