GÜNDEM - 24 Haziran 2024 Pazartesi 15:50

Arnavutköy Belediyesi ekipleri Karaburun Sahili’nde vatandaşları akıntıya karşı uyarıyor

A
A
A
Arnavutköy Belediyesi ekipleri Karaburun Sahili’nde vatandaşları akıntıya karşı uyarıyor

Arnavutköy Karaburun Sahili’nde tehlikeli rip akıntıları oluşunca denize girişler yasaklanıyor. Arnavutköy Belediyesi’ne bağlı zabıta ve cankurtaran ekipleri sahil boyunca vatandaşları bilgilendirerek akıntıya karşı uyarıyor.


Karadeniz’in en uzun sahil şeritlerinden birisi olan Arnavutköy Karaburun Sahili vatandaşların uğrak noktası haline geldi. Tatil günlerinde ve akşam saatlerinde vatandaşların yoğunluk oluşturduğu denizde, bazen meydana gelen rip akıntıları nedeniyle denize girişler yasaklanıyor. Uyarıları dikkate almayan vatandaşlar ise denize girmekte ısrarcı olmaya devam edince boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Arnavutköy Belediyesi’ne bağlı turizm zabıtası ile cankurtaran ekipleri, akıntıların olduğu zamanlarda sahilde gezerek vatandaşları uyarıyor ve denize girişleri engellemeye çalışıyor. Öte yandan, turizm zabıtaları özellikle Karaburun Sahili’ne gelenlerin güvenliği ve konforu için çaba sarf ediyor. Üç dil bilen zabıtalar, turistleri hem rip akıntıları konusunda bilgilendiriyor hem de sahilde daha keyifli vakit geçirmelerini sağlamak adına yardımcı oluyor. Yabancı turistlere yönelik hizmetler, sahilin uluslararası düzeyde güvenli ve keyifle gezilecek yer olmasını amaçlıyor. Karaburun Sahili’nin temiz ve güvenli kalması adına belediye temizlik ekipleri de sürekli olarak sahilde temizlik çalışmalarını sürdürüyor. Sahilin temizliği ve güvenliği konusunda hassasiyet gösteren belediye yetkilileri, vatandaşların da uyarılara kulak vermesi gerektiğini belirtiyor.



“İlçemizi daha çekici hale getirmek için çalışıyoruz”


Karaburun Sahili’ndeki hizmetlerle alakalı Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Cadaroğlu, “İlçemizi yerli ve yabancı turistlerin günü birlik ziyaretleri için daha çekici hale getirmek amacıyla çevre düzenlemeleri ve sahil düzenlemeleri gerçekleştiriyoruz. Bu anlamda Karaburun Sahili’mizde ziyaretçilerimizin can ve mal güvenliğini sağlamak için çeşitli güvenlik önlemleri aldık. Sahil bölgesinde başta cankurtaran ekiplerimiz, bunun yanı sıra ambulans hizmetimizin ve yine sahil güvenlikte cankurtaranların kullanmış oldukları jet ski ve özel botlar hizmet veriyorlar. Ayrıca turizm zabıtamız devriye gezip güvenli bir ortam sağlıyorlar. Üç dil bilen zabıtalarımız yerli turistlerimizin günübirlik ziyarete gelen ziyaretçilerimiz yanı sıra yabancı turistlerimizin de bilgi ve yardımlarına ihtiyaç duyduklarında her an yanlarında bulunuyorlar” dedi.



“Jandarma ekiplerimiz ve cankurtaran ekiplerimizle müşterek çalışmalar yürütüyoruz”


Görev noktalarıyla ilgili konuşan turizm zabıtası, “Jandarmayla birlikte bu noktada çalışmalar yapmaktayız. Jandarma ekiplerimiz ve cankurtaran ekiplerimizle müşterek çalışmalar yürütüyoruz. Belediyemizin yapmış olduğu millet bahçesi ve etrafında da aynı şekilde seyyar satıcılık, yasak konaklama gibi konulara müdahale etmekteyiz. Üç dil bilen turizm zabıtaları olarak İngilizce, Arapça ve Almanca olmak üzere turistlere de yardımcı oluyoruz” ifadelerini kullandı.



“Vatandaşlarımızın her ihtiyacını karşılamak için buradayız”


Arnavutköy Belediyesi yetkilileri, vatandaşların keyifli ve güvenli bir zaman geçirebilmeleri için denizin riskli olduğu günlerde cankurtaran ve zabıta ekiplerinin uyarılarına mutlaka dikkat etmeleri gerektiğini vurguluyor. Yaşanılan durumlarda oluşabilen problemleri anlatan Arnavutköy Belediyesi cankurtaran personeli Kadir Can Kareli, “Deniz dalgalı olduğu zaman insanları uyarıyoruz ve bilgilendirmeye çalışıyoruz. Boğulma durumuyla karşılaşan vatandaşımız olursa kurtarma çalışmaları yapıyoruz. Vatandaşlarımızın bazen çocukları kayboluyor, onları ailesine ulaştırmak için çalışmalar yapıyoruz. Özellikle yaz aylarında vatandaşlarımızın her ihtiyacını karşılamak için buradayız. Bazen denizin yasak olduğu durumlar oluyor vatandaşları uyarıyoruz ama uyarılarımızı dinlemiyorlar, daha dün bir boğulma vakası gerçekleşti. Vatandaşımızı kurtardık uyarılarımıza rağmen denize girdi ve boğulma tehlikesi geçirdi. Bir hafta önce de böyle bir şey yaşamıştık bizim uyarılarımızı dinlemiyorlar ve girmek istiyorlar, atlıyoruz ve camlarını kurtarmaya çalışıyoruz. Rip akıntısı dalga boyu yüksek olduğu zaman genelde ortaya çıkıyor ve sizi denize doğru çekiyor. Geri kıyıya dönmeniz çok zor oluyor. Biz cankurtaran olarak çıkabiliyoruz ama vakayla birlikte çıkmak çok zor bu akıntıya kapılan vatandaşlarımızı açıkta botla kurtarmaya çalışıyoruz. Burada jet, bot, atv gibi ekipmanlardan da destek alıyoruz” şeklinde konuştu.



Arnavutköy Belediyesi ekipleri Karaburun Sahili’nde vatandaşları akıntıya karşı uyarıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul 15 Temmuz Şehitler Anıtı’na ziyaretçi akını 15 Temmuz hain darbe girişiminin 8’inci yıl dönümü sebebiyle vatandaşlar 15 Temmuz Şehitler Anıtı ve Hafıza 15 Temmuz Müzesini ziyaret etti. 15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminin 8’inci yıl dönümü sebebiyle vatandaşlar Üsküdar’da bulunan 15 Temmuz Şehitler Anıtını ve Hafıza 15 Temmuz Müzesi’ni ziyaret etti. Şehitler anıtına uğrayan ziyaretçiler burada Kur’an-ı Kerim ve dualar okudu. Vatandaşlar, anıt ziyaretinin ardından Hafıza 15 Temmuz Müzesini ziyaret ederek hatıra fotoğrafları çektirip, 15 Temmuz gecesine ait belgeselleri izledi. “15 Temmuz’da gazi olma şerefi, onuruna layık olduk” 15 Temmuz darbe gecesi gazi olan Üzeyir Civan, “15 Temmuz’da gazi olma şerefi onuruna layık olduk. Kolumuzu feda ettik. Keşke bir kolumu değil bin kolum ve canım olsa da hepsini vatan için bu cennet vatan için feda edebilsem. Buraya şehit kardeşlerimizi ziyaret etmek için geldik. Allah onların hepsinden razı olsun. O gün 15 Temmuz’un alaca karanlığında çok büyük bir mücadele verildi. Biz de Tuzla Orhanlı gişelerinde mücadelemizi verdik. Darbeci hainleri uyarmak için üzerlerine koştuğumuzda sol kolumu kaybettim sağ elimden de yaralandım. Bu vatan sağcısıyla solcusu alevisi, kürdü, Türkü, Laz’ı, Çerkez’iyle hepimizin. Biz diyoruz ki bu vatan ne senin, ne benim, bu vatan hepimizin” dedi. “Bu hainlere fırsat vermeyeceğiz” Şehit yakını İbrahim Güder, “15 Temmuz’da hain darbe gecesinde Vatan Caddesi’nde helikopterden açılan ateş sonucu şehit düşen şehit Mehmet Güder’in oğluyum. 8. Yıl seneyi devresindeyiz. Yani unutmuyoruz o geceyi ve unutmayacağız, unutturmayacağız. Rabbim bir kez daha yaşattırmasın kimseye. Şehit evladı olmak bambaşka, güzel bir duygu. Ama biz bu hainlere vatan hainlerine fırsat vermeyeceğiz” diye konuştu. “O gece sabahlara kadar mücadele verdik” 15 Temmuz’da kardeşi şehit olan Fuat Yavuz, “15 Temmuz gecesi en küçük kardeşim Fahrettin Yavuz’u TRT Harbiye Binası’nın önünde şehit verdik. O gece sabahlara kadar büyük bir mücadele verdik. Çok şükür büyük bir bedel ödedik ama bugün ülkemizin birliğinde, beraberliğiyle sapasağlam ayaktayız. Ama inanın 15 Temmuz’u sanki dün yaşadık gibi. Şehidimizi dün kaybetmişiz gibi. İçimizdeki o ateş hiçbir zaman sönmedi ve sönmeyecek de. 4 kardeş olarak sokağa çıktık, 4 kardeşimiz de keşke şehit olabilseydik. Ama en küçüğümüze nasip oldu” diye konuştu.
Konya Hüyük’te anıza direk ekim dönemi başlıyor Konya’da hububat tarımının önemli merkezlerinden Hüyük ilçesindeki tarım arazilerinde anıza direk ekim dönemi başlıyor. Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdare Başkanlığı tarafından finanse edilen ilçede “Doğrudan Ekim Teknikleri Eğitim” projesi çerçevesinde temin edilen anıza direk ekim makinesi proje ortağı olan Hüyük Ziraat Odası Başkanlığına teslim edildi. Hüyük Ziraat Odası Başkanı Ertuğrul Zedef, KOP Başkanlığına projeye verdiği destek ve katkılardan dolayı teşekkür etti. Zedef, makine kullanımı ile yörede faaliyet gösteren üreticilerin artık yakıttan yüzde 80 ve maliyetten yüzde 50 oranında tasarruf sağlayacağını belirterek, “Doğrudan Anıza Ekim Mibzeri ile doğrudan ekim yöntemiyle bölgemizde de hububat ekimi yapılabilecek. Bütün dünyada uygulanmakta olan ve son yıllarda ülkemizde de yaygınlaşmakta olan doğrudan anıza ekim yöntemiyle hem işçilik maliyetleri, hem de sürüm maliyetleri düşerek çiftçimize büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Klasik üretim yöntemlerinde yoğun toprak işleme yapılmaktadır. Yoğun toprak işleme, toprağın fiziksel ve kimyasal yapısını bozmakta ve çiftçiye ağır maliyetler getirmektedir. İlçemizde ana ürünler olan buğday ve arpa üretiminde ise arazinin özelliklerine göre değişmekle birlikte ekim öncesi 3-5 kez traktörle tarlaya girilerek toprak hazırlığı yapılmaktadır. Direk anıza ekim yapan mibzer kullanılması ile 1 seferde ekim yapılmakta, çiftçi açısından yakıtta yüzde 70-80, iş gücünden ve zamandan yüzde 50-60 tasarruf sağlanmaktadır. Aynı zamanda toprağın organik madde miktarında artış, toprak strüktüründe iyileşme, havalanma ve su geçirgenliği gibi toprak fiziksel özelliklerinde iyileşme, verim artışı hedeflenmektedir” dedi.