GÜNDEM - 06 Ocak 2026 Salı 16:28

Arnavutköy’de sürdürülebilir gelecek için büyük adım

A
A
A
Arnavutköy’de sürdürülebilir gelecek için büyük adım

Arnavutköy Belediyesi tarafından hazırlanan Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SEKAP), Nuri Pakdil Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen programla kamuoyuna tanıtıldı. Programa Arnavutköy Kaymakamı Mahmut Hersanlıoğlu, Arnavutköy Belediye Başkan Yardımcısı Gökhan Kurt, çok sayıda öğrenci ve davetli katıldı.


Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SEKAP) lansmanı öncesinde katılımcılar geri dönüşüm malzemeleri ile hazırlanmış olan ürünlerin sergisini dolaştı. Programda, Arnavutköy’ün çevresel sorumluluk bilinciyle hazırlanan sürdürülebilir enerji vizyonu ve iklimle uyumlu şehircilik hedefleri paylaşıldı. Tanıtım toplantısında konuşan Arnavutköy Belediye Başkan Yardımcısı Gökhan Kurt, iklim değişikliğinin artık uzak bir tehdit değil, günlük hayatı doğrudan etkileyen küresel bir gerçek olduğunu vurguladı.


"kalkınma anlayışımızın da bir yansımasıdır"


Gökhan Kurt konuşmasında şu ifadelere yer verdi, "Bu planı sadece hazırlamak için değil, geleceğimize, çocuklarımıza ve yaşanabilir bir Arnavutköy’e dair güçlü bir iradeyi ortaya koymak için toplandık. İklim değişikliği artık sağlığımızı, ekonomimizi ve kentlerimizi doğrudan etkiliyor. Bu anlayışla hazırladığımız Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı, Arnavutköy’ün çevresel sorumluluk bilinciyle attığı stratejik ve kararlı bir adımdır. Ancak bu plan yalnızca teknik bir belge değildir; insanı merkeze alan, doğayla uyumlu kalkınma anlayışımızın da bir yansımasıdır. Enerji verimli belediye binaları, yenilenebilir enerji projeleri, sıfır atık ve döngüsel ekonomi uygulamaları, iklim dostu ulaşım çözümleri ve yeşil alanların artırılması gibi pek çok başlığı bu plan kapsamında ele aldık. İklimle mücadele tek bir kurumun başarabileceği bir süreç değildir. Bu nedenle SEKAP, kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve vatandaşlarımızın ortak sorumluluğuyla hayata geçirilecektir."


Programda söz alan Arnavutköy Kaymakamı Mahmut Hersanlıoğlu ise konuşmasında çevresel sorumluluğun insanlığa emanet edilmiş bir görev olduğuna dikkat çekti.


"Dünyanın Geleceği İnsanlığın Sorumluluğudur"


Kaymakam Herrsanlıoğlu konuşmasında, dünyanın evren içinde küçük bir yer kaplasa da büyük bir emanet olduğuna vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı, "Dünya, Cenâb-ı Hakk’ın koymuş olduğu kurallar bütünüyle insanlığa emanet edilmiştir. Çünkü insana akıl verilmiştir. Aklını kullanarak dünyanın sürekliliğini sağlamak zorunda olan varlık insandır. Biz dünyayı tüketmekle değil, dünyanın devamını sağlamakla yükümlüyüz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, imzaladığı uluslararası antlaşmalarla önemli sorumluluklar üstlenmiştir. Bu sorumlulukların en temel başlıklarından biri enerjidir. Yenilenebilir enerjiye yönelmek artık bir tercih değil, bir zorunluluktur. 2002 yılında Türkiye’nin kurulu gücü yaklaşık 32 bin megawatt idi. Bugün ise bu rakam 121 bin megawatt seviyelerine ulaşmıştır. O yıllarda güneş ve rüzgâr enerjisi neredeyse yoktu. Bugün ise Türkiye bu alanlarda çok daha güçlü bir noktadadır. Bu dönüşüm sadece bir enerji politikası değil, geleceğe karşı sorumluluğumuzun bir gereğidir."


Program boyunca öğrenciler ve katılımcılar, iklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilir şehircilik ve çevre dostu uygulamalar hakkında bilgilendirildi. Tanıtımın ardından, Arnavutköy’de hayata geçirilmesi planlanan çevreci projeler ve enerji verimliliğine yönelik çalışmalar katılımcılarla paylaşıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Murat Ongun’un eşi Gözdem Ongun’un ev hapsi kaldırıldı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında iddianamede yer alan bir kısım sanıklar yönünden yapılan tutukluluk incelemesinde Murat Ongun’un eşi Gözdem Ongun’un da arasında bulunduğu toplam 6 kişinin ev hapsi şeklindeki adli kontrol şartı kaldırıldı. Gözdem Ongun hakkında adli kontrol tedbirinin uygulanmasına hükmedildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında hazırlanan ve mahkeme tarafından kabul edilen iddianamede yer alan bir kısım sanıklar yönünden tutukluluk incelemesi yapıldı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan incelemede, Cem Çelik, Güngör Gürman, Mehmet Şahin, Yılmaz Doğan, Zeynep Ayten Gözdem Ongun ve Hüsnü Yüksel Tunar yönünden ev hapsi adli kontrol şartının kaldırılmasına hükmedildi. Mahkeme, Hüsnü Yüksel Tunar hariç diğer 5 sanık hakkında her pazartesi günü imza atmak şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına hükmetti. Öte yandan aralarında Abdussamet Baydar, Ahmet Çiçek, Ahmet Hamdi Çiçek, Ahmet Önal, Akif Gündüz, Alaeddin Vardar, Ali İhsan Mengir, Bayram Taşkın, Burak Alp, Bülent Yılmaz, Büşra Türkan, Dinçer Kantar, Dursun Keleş, Duygu Fikrili, Ebru Yılmazlar, Edip Cenk Ünalzeren, Furkan Hamzaoğlu, Hasan Özsoy, Hüseyin Ekrem Fidan, Kaan Ketenci, Murat Bıyık, Murat Erenler, Nezahat Kurt, Osman Şahin, Semih Bilgin, Songül Çar, Tamer Gümüş, Yaren Duru ve Yücel Mengir’in de bulunduğu sanıklar hakkında uygulanan imza atma şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına da hükmedildi. Mahkeme tarafından sanıklar Cem Çelik, Güngör Gürman, Mehmet Şahin, Yılmaz Doğan, Zeynep Ayten Gözdem Ongun ve Hüsnü Yüksel Tunar’ın aralarında olduğu bazı sanıklar hakkında uygulanan yurt dışı çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi.
Ankara Hayvanseverlerden metroda belediye görevlilerince öldürüldüğü iddia edilen köpek için ABB’ye tepki Ankara’da metro istasyonunda belediye görevlileri tarafından öldürüldüğü iddia edilen ‘Matmazel’ isimli köpek için olayın olduğu yerde bir araya gelen hayvanseverler, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne tepki gösterdi. Yenimahalle’de yer alan Demetevler Metro İstayonu’nda belediye görevlileri tarafından darbedildiği ve yürüyen merdivenlere sıkıştırıldığı iddia edilen 15 yaşındaki ‘Matmazel’ isimli dişi köpek, yapılan müdahalelere rağmen telef oldu. Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne (ABB) yapılan ihbarlar üzerine belediye tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında köpeği darbettiği ileri sürülen görevliler geçici olarak görevinden uzaklaştırıldı. Olayın yaşandığı istasyonun önünde bir araya gelen hayvanseverler ise, yaptıkları basın açıklamasında ABB’nin olayla ilgili şeffaf şekilde hareket etmediğini ve ihmali olduğunu ileri sürdüler. "Bütün sorumluların hak ettiği cezayı almasını istiyoruz" Haydar Özkan, grup adına yaptığı açıklamada, "Matmazel’i darbederek, metrodan çıkartılırken ölümüne neden olduğu iddia edilen kişilerin ve onlara bu cesareti veren, talimatı veren başkandan başlamak üzere bütün sorumluların hak ettiği cezayı almasını istiyoruz. Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne de soruyoruz. 10 ayda toplanan 41 bin 142 köpeğin 17 bin 790’ının öldüğü bildirilmektedir. Bu veri, toplanan köpeklerin yüzde 42’lik bölümüne tekabül etmektedir. 10 ayda 41 bin köpek topluyorsunuz, 17 bin 790’ı ölüyor. Bu da topladığınızın yüzde 42’sine tekabül ediyor yaklaşık olarak. Peki bu katliam değil de nedir. Bir tane can için bu kadar insan burada. Çocuklar burada, yaşlılar, gençler, herkes burada. Peki ya bu İl Özel İdare barınaklarında, belediye barınaklarında katledilen hayvanların hesabını kim verecek? Katledilen hayvanların vebalini nasıl vereceksiniz?" dedi.
İzmir Ders saatinde öğrencileri evine götürüp temizlik yaptıran öğretmene soruşturma İzmir’in Bornova ilçesindeki bir mesleki eğitim merkezinde görevli öğretmenin, kız öğrencileri ders saatinde okuldan çıkararak kendi evine götürdüğü ve temizlik işlerinde çalıştırdığı iddiası üzerine idari soruşturma başlatıldı. Edinilen bilgiye göre olay, 4 Kasım 2025 tarihinde Bornova’da bulunan bir mesleki eğitim merkezinde meydana geldi. İddiaya göre, okulda görevli Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni D.T., yaşları 16 olan Ş.A., E.K, D.D., A.Y., E.N.K. ve N.K. isimli 6 kız öğrenciyi okul yönetimi ve velilerin bilgisi haricinde ders saatleri içerisinde okul dışına çıkardı. Öğrencilerin, güvenlik kameralarının görüş açısı dışında kalan bir noktadan özel araca bindirilerek öğretmenin yeni taşındığı eve götürüldüğü öne sürüldü. Velilerin şikayet dilekçelerine yansıyan iddialara göre; okula eğitim görmek amacıyla giden öğrenciler, gün boyu öğretmenin evinde koli taşıma, eşya toplama ve temizlik gibi işlerde çalıştırıldı. Öğrencilerin eğitim haklarından mahrum bırakıldığı ve velilerin rızası olmadan bu eylemin gerçekleştirildiği savunuldu. Gün sonunda öğrencilere yiyecek veya ulaşım imkanı sağlanmadığı da iddialar arasında yer aldı. Öğrencilerin iş bitiminde Bayraklı TOKİ bölgesinden Şehir Hastanesi istikametine kadar yürüdükleri, daha sonra kendi imkanlarıyla toplu taşıma kullanarak evlerine dönebildikleri belirtildi. Soruşturma dosyasında fotoğraflar yer aldı Velilerin İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne yaptığı başvuruda, öğretmenin evinde çekildiği iddia edilen bazı fotoğraflar da delil olarak sunuldu. Dosyaya giren görüntülerde; öğrencilerin bulunduğu ortamda sigara ve alkol şişelerinin yer aldığı, bu durumun çocukların güvenliği açısından risk oluşturduğu ifade edildi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü harekete geçti Konuyla ilgili olarak velilerin, olayın Milli Eğitim Temel Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu’na aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle şikayetçi olmasının ardından İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından öğretmen hakkında idari soruşturma başlatıldığı öğrenildi.