ÇEVRE - 01 Nisan 2026 Çarşamba 12:29

Ataşehir Kent Bostanları’nda yeni dönem heyecanı başlıyor

A
A
A
Ataşehir Kent Bostanları’nda yeni dönem heyecanı başlıyor

Ataşehir Belediyesi’nin vatandaşlara doğal tarım yapma fırsatı sunduğu "Kent Bostanları"nda yeni dönem başlıyor. Şehrin ortasında doğayla buluşma imkânı sağlayan Kent Bostanları, 6 ay boyunca kendi ürünlerini yetiştirmek isteyen yeni katılımcılarını bekliyor.


Kent yaşamanın merkezinde toprağa dokunmak, doğayla iç içe olmak, doğal tarımı deneyimlemek isteyenler için Barbaros ve Mevlana Kent Bostanlarının yeni dönem kayıtları başlıyor. Kayıt başvuruları 06 Nisan ile 13 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Beton yapıların arasında nefes aldıran Kent Bostanları projesi, Ataşehirlilere hem üretim yapma imkânı hem de doğayla iç içe, sosyal ve huzurlu bir yaşam alanı sunacak.


Barbaros ve Mevlana mahallelerinde, şehirleşmenin ortasında doğal yaşam alanları oluşturan Kent Bostanları, vatandaşlara 6 ay boyunca kendi ürünlerini yetiştirebilecekleri bostan alanları sağlıyor.


Bu proje sayesinde şehir hayatının yoğunluğundan uzaklaşan vatandaşlar, kendi ektikleri sebzeleri doğal yöntemlerle yetiştirmenin keyfini yaşarken, kimyasal gübre ve ilaç kullanılmayan alanlarda sağlıklı gıdaya ulaşma fırsatı buluyor. Kent Bostanları sayesinde şehir hayatı içerisine sıkışmış vatandaşlar, kendi elleriyle ekip diktikleri sebzeleri yetiştirirken, doğal yöntemlerle üretim yapmanın verdiği huzur ve tatmin duygusunu hissederken, kimyasal gübre ve ilaç kullanımının yasak olduğu bu bostanlarda tamamen doğal yollarla sağlıklı ve temiz gıdaya erişme imkânı buluyor.


Kent Bostanları’nda kullanım hakkı kazanmak için gerekli başvurular, belediyenin resmi internet adresi üzerinden gerçekleşecek. Başvuruların ardından kullanım hakkı elde eden asil ve yedek hak sahipleri kurayla belirlenecek. "Kent Bostanı" projesine başvurular, 06 Nisan Pazartesi ve 13 Nisan Pazartesi günleri arasında gerçekleştirilirken, çekilişler ise 14 Nisan Salı günü yapılacak. Barbaros Kent Bostanı için 170 asil, 170 yedek hak sahibi, Mevlana Kent Bostanı için ise 160 asil, 160 yedek hak sahibi belirlenecek.


Başvuruda bulunmak için; Ataşehir ilçe sınırlarında ikamet etme ve 18 yaş üzerinde olma ve bitki -böcek türü alerjik hastalıklara sahip olmama şartları bulunuyor. Ayrıca aynı haneden sadece bir başvuru kuraya katılabilecek ve daha önce Kent Bostanlarında hak sahibi olma şansı elde eden vatandaşlar, yeni dönemde başvuruda bulunamayacak. Bostanların açılışında Ataşehir Belediyesi’nce hak sahiplerine fide, önlük, çanta ve bostan araç kiti hediye edilecek, bostan sahipleri de ilave fide getirebilecek.


Barbaros (4. dönem) ve Mevlana (3. dönem) Kent Bostanları yeni dönem başvuru süreci:


Başvuru tarihleri: 06 Nisan Pazartesi -13 Nisan Pazartesi 2026


Kura çekiliş tarihi: 14 Nisan 2026 (Salı) saat 16.00


Hak sahiplerini bilgilendirme: 15-16 Nisan 2026 (Çarşamba-Perşembe).



Başvuru şartları


Başvuru yapacak kişinin Ataşehir sınırlarında ikamet etmesi ve 18 yaşından büyük olması gerekiyor. Bitki veya böcek türüne karşı alerjik hastalığı olanlar başvuruda bulunamaz. Aynı haneden yalnızca bir kişi kuraya katılabilir. Her vatandaş yalnızca bir Kent Bostanı için başvuru yapabilir; daha önce Kent Bostanı’nda hak sahibi olmuş kişiler yeni dönemde başvuruda bulunamaz. Hak sahipleri alana geldiklerinde görevli personele imza karşılığında taahhütnameyi teslim etmek zorundadır.



Kullanım şartları


Bostanlar Salı ve Perşembe günleri 10.30-19.00, Cumartesi ve Pazar günleri 8.30-17.00 saatleri arasında kullanılabilir; belediye gerekli gördüğünde gün ve saatleri değiştirme hakkına sahiptir ve bu durumda hak talebi oluşmaz. Kent Bostanları her gün 12.00-13.00 saatleri arasında kapalı olacaktır. Açılışta hak sahiplerine fide, önlük, çanta ve bostan araç kiti hediye edilir; isteyenler kendi fide ve malzemelerini de getirebilir. Bostan açılışından itibaren sorumlu belediye personeli yoklama yapacak ve hak sahipleri yoklama çizelgelerini imzalamalı. Aynı hak sahibi dört kez üst üste bostan bakımına gelmezse, hakkı düşer ve yedek listeden yeni hak sahibine tahsis edilir. Sulama, çapalama, budama ve temizleme gibi işlemler bostan sahipleri tarafından yapılmalı; Ataşehir Belediyesi personelinin bu işlemlerden sorumluluğu bulunmamakta. Bostanlarda kimyasal gübre veya ilaç kullanılamaz; yalnızca doğal gübre tercih edilebilir. Her hak sahibi sadece kendi alanından sorumlu olmalı ve diğer bostanlara müdahale etmemelidir; aksi durumda hak düşer. Duyurular ve bilgilendirmeler, belediye tarafından kurulacak WhatsApp grubundan takip edilebilir. Bostanlarda organize piknik etkinliği yapılmamaktadır.



Ataşehir Kent Bostanları’nda yeni dönem heyecanı başlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yerli yapay zeka girişimleri artıyor Yapay zeka sohbet botları son dönemde çok fazla kullanılan teknoloji olarak dikkat çekiyor. Kullanıcılar artık hayatın her alanında bu yapay zeka sohbet botlarını kullanıyor. Artan taleple birlikte yapay zeka girişimlerinin sayısı her geçen gün artıyor. Türkiye’deki toplam yapay zeka girişimi sayısı da 457’ye ulaştı. Yapay zeka artık hayatın her alanında kullanılan bir teknoloji olarak öne çıkıyor. Özellikle ChatGPT, Gemini veya Grok gibi sohbet botları kullanıcılar tarafından oldukça tercih ediliyor. Metinler oluşturabilen, soruları anlayan ve uygun yanıtlar vermeye çalışan yapay zeka sohbet botları dünyanın birçok yerinde aktif olarak kullanılıyor. Bu teknolojiyle birlikte talebin artması, yapay zeka girişimlerin de çoğalmasına neden oldu. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) tarafından açıklanan verilere göre; Türkiye’deki toplam yapay zeka girişimi sayısı 457’ye ulaştı. Sengi.surf adı altında bir uygulama geliştirdiklerini ve kullanıcıya daha sade bir dille ulaşmaya çalıştıklarını ifade eden Yazılım Uzmanı ve platformun kurucusu Uğur Toprakdeviren, "Bu uygulama daha sade bir dille kullanıcılarına hitap ediyor. İnternetin hayatımıza girmesiyle birlikte çok karmaşık bilgilere de maruz kalabiliyoruz. Bu amaç doğrultusunda birkaç arkadaşımızla birlikte bu siteyi kurduk. Bu tarz platformların örneği var ancak bu chatbot’lar daha çok seni sohbetin içinde tutmaya çalışıyor. Bizim yaptığımız platformda ise kişinin sadece sorduğu soruyla ilgileniyor. Platformumuz kullanıcı ile ilgili herhangi bir kayıt tutmuyor" dedi. "Yapay zekanın insanların mesleğini elinden alacağını düşünmüyorum" Yapay zekanın günümüzde bu kadar popüler olmasının ve gelişmiş olmasının çok fazla veriye sahip olunmasından kaynaklandığının altını çizen Toprakdeviren, "Eskiden çok fazla veriye sahip değildik. Yapay zekanın insanların mesleğini elinden alacağını düşünmüyorum. Yapay zeka insanların işlerini kolaylaştırır ama insanı doğallıktan uzaklaştırma ihtimalini de düşünmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Yapay zeka konusunda geride değiliz" Toprakdeviren, "Türkiye’de yapay zeka anlamında birçok çalışma yapılıyor. Özellikle ses teknolojilerinde ve doğal dil işleme gibi konularda çalışmalar bulunuyor. Yapay zeka konusunda geride değiliz. Sadece bu konudaki asıl problem veriye erişim. Çok fazla veri olmadığı için çok iyi bir ürün çıkaramıyor olabiliriz. Veriye ne kadar çok erişebilirsek, ne kadar çok kategorize edilmiş temiz veriye sahip olursak, çok daha iyi sonuçlar alacağımıza inanıyorum" açıklamalarında bulundu. "Yerli yapay zeka projelerinin daha fazla artacağını düşünüyorum" Yerli yapay zeka projelerinin en önemli ortak özelliğinin kendilerine has üsluplarının olması olduğunu vurgulayan Toprakdeviren, "Özellikle dilimiz ve kültürümüz bu anlamda ön plana çıkıyor. Yapay zekada dezavantajlı olduğumuz konu veriye erişim. Bu konunun üzerinde biraz daha çalışma yapılırsa, yerli yapay zeka projelerinin daha fazla artacağını düşünüyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Kocaeli Gebze’de çöken bina için yeni rapor Gebze’de yaşanan ve aynı aileden 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaya ilişkin resmi süreç devam ederken, yerel bilirkişi heyeti raporu dışında ikinci bir rapor daha olduğu ortaya çıktı. Farklı üniversitelerden uzmanların yer aldığı bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, yerel bilirkişi heyeti raporundaki çelişkilere ışık tuttuğu öğrenildi. Kocaeli ili, Gebze ilçesinde meydana gelen bina göçmesine ilişkin süreç, raporların ilgili makamlara sunulması ile devam ediyor. Yerel bilirkişi raporunun basına sızmasının ardından konuyla ilgili ikinci bir rapor daha hazırlandığı ortaya çıktı. Hızlı bir şekilde hazırlanarak tamamlanan ve çelişkiler içerdiği belirtilen ilk rapora karşılık; bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, teknik bir rapor olduğu ve jeolojik-jeoteknik değerlendirmelerin derin analizine yer verdiği aktarıldı. Hazırlanan jeolojik-geoteknik değerlendirme raporu, meydana gelen bina çökmesine ilişkin önemli bulgular ortaya koydu. Raporda yer alan değerlendirmelere göre; çökmenin temelinde binanın bulunduğu zayıf zemin koşulları ve yapıdaki imalat kusurları bulunuyor. Ayrıca raporda çöken binanın eski bir dere yatağı ve döküm sahası niteliğindeki kontrolsüz dolgu zemin üzerine inşa edildiği, temelinin ise yüzeysel ve yetersiz olduğunun tespit edildiği belirtiliyor. Raporda ayrıca yer altı su seviyesindeki değişimlere de değiniliyor. Yer altı su seviyelerinin zemin içinde zamanla boşluklar oluşturduğu, bu sürecin temel altındaki taşıyıcı zemini zayıflatarak yapının stabilitesini olumsuz etkilediği belirtiliyor. Ayrıca yapıdaki bazı beton dayanım değerlerinin binanın projesinde öngörülen seviyelerin altında kaldığı da raporda yer alıyor. Zemin hareketi sınırlı kaldı Raporda, metro proje inşaatı süresince ölçülen toplam zemin hareketinin azami 5 santimetre seviyesinde kaldığı ve bu değerin bina altında aniden oluşan büyük ölçekli boşluğu açıklayacak nitelikte olmadığı vurgulanıyor. Binanın zemin oturmalarının da ilgili yönetmeliklerde belirtilen sınırlar içinde kaldığı, zamanla sönümlendiği ve sonrasında ilave bir hareket gözlenmediği aktarılıyor. Tünellerde hasar bulgusu yok Hazırlanan ilk yerel bilirkişi raporunun genelinde, metro inşaatının sürece etkisine dair varsayımsal birçok kanaatin yer aldığı belirtiliyor. Hazırlanan teknik raporda bu konuya da değinerek, açıklık getiriliyor. Metro tünellerinde yapılan teknik incelemelerde herhangi bir çatlak, deformasyon, kayma ya da su sızıntısına rastlanmadığı kaydedilirken; metro tünellerinin sağlam kaya birimi içinde inşa edildiği, ölçümlerde eksenel sapma veya yapısal bozulma tespit edilmediği belirtildi. Raporda ayrıca tünel kazılarının yüzeydeki yapılarla etkileşiminin kabul edilebilir sınırlar içinde kaldığı ve inşaat sürecinin teknik kriterlere uygun şekilde yürütüldüğü de ifade edildi.
Bursa Yıldırım’da gıda israfına geçit yok Bursa’da sıfır atık, çevre ve israfı engelleme konularında önemli projelere imza atan Yıldırım Belediyesi, hayata geçirdiği çalışmalarla Türkiye’ye örnek oluyor. ‘Plastiksiz Yıldırım’ projesiyle ilçede plastik şişe kullanımını en aza indiren, Ambalaj Atığı Toplama ve Ayrıştırma Tesisi ile 4 yılda 15 bin ton atığı ekonomiye geri kazandıran Yıldırım Belediyesi, Mama Üretim Tesisi’yle de atık yemeklerin israf olmasının önüne geçiyor. Yıldırım Belediyesi tarafından 2023 yılında Bursa’ya kazandırılan Mama Üretim Tesisi ile kamu kurumları, yemekhaneler ve lokantalardan toplanan atık yemekler, işlenerek sokak hayvanları için mamaya dönüştürülüyor. Bu sayede hem gıda israfının önüne geçiliyor hem de sokak hayvanlarının beslenmesi sağlanıyor. 2023 yılından bu yana devam eden çalışmalar kapsamında 242 ton yemek atığı toplanırken, bu atıklardan 128 ton mama üretildi. Sürdürülebilir atık yönetimi Bu yıl ‘Uluslararası Sıfır Atık Günü’nün temasının gıda israfı olarak belirlendiğini hatırlatan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; "Birleşmiş Milletler’in aldığı bu karar, bizim yıllardır yürüttüğümüz çalışmalarının önemini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Biz Yıldırım Belediyesi olarak 2023 yılından bu yana gıda israfının önüne geçmek adına önemli çalışmalar yürütüyoruz. Gıda atıkları, doğru şekilde yönetilmediğinde ciddi çevre sorunları oluşturabiliyor. Biz bu atıkları dönüştürerek hem doğal kaynaklarımızı koruyoruz hem de sürdürülebilir bir atık yönetimi oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. Çalışmalarımız sürecek Yemek atıklarının mamaya dönüştürülmesi ile çok yönlü bir kazanım zinciri kurulduğunu belirten Başkan Yılmaz; "Bu çalışma ile hem sokak hayvanlarının beslenme maliyetini düşürüyoruz hem gıda israfının önüne geçiyoruz hem de su, enerji kaynakları ve çevremizi koruyoruz" dedi. Dünyanın ciddi bir gıda kriziyle karşı karşıya olduğunu da dikkat çeken Başkan Oktay Yılmaz; "BM raporlarına göre dünyada her yıl 8 milyon insan gıda krizinden ötürü hayatını kaybediyor. Bu farkındalıkla gıda israfının önüne geçmek, kaynaklarımızı en doğru şeklide kullanmak mecburiyetindeyiz. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde hayata geçirilen ‘Sıfır Atık Hareketi’ de bu alanda bize ilham vermektedir. Sıfır atık, çevre duyarlılığı ve her türlü israfın önüne geçmek noktasında çalışmalarımıza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.