ASAYİŞ - 22 Ekim 2024 Salı 10:58

Ataşehir’de yanan evin içerisine girip kadını kurtaran vatandaş, o anları kayda aldı

A
A
A

Ataşehir’de, içerisinde yaşlı bir kadın ile engelli kızı ve oğlunun bulunduğu bir evde çıkan yangında engelli oğul hayatını kaybetti. Bir vatandaş ise hem yangını cep telefonu ile kayda aldı hem de yanan evin içerisine girerek evde bulunan kadını kurtarmaya çalıştı. O anlar kameraya saniye saniye yansıdı.

Olay, Ataşehir Yeni Çamlıca Mahallesi’nde saat 02.00 sıralarında yaşandı. İddiaya göre, içerisinde Fatma Kaymak ile engelli kızı Cevriye Kaymak ve engelli oğlu Cemil Kaymak’ın bulunduğu tek katlı bir evde sobadan kaynaklı yangın çıktı. Yangını gören çevredekiler evin yanına gelerek yaşlı kadın ve çocuklarına yardım etmeye çalıştı. Kendisini evden dışarı atan yaşlı kadının feryatlarını duyan mahalleli yardıma koşarken, mahallelilerden Osman Ercan ise evin penceresinden içeri girerek içeride bulunan Cevriye Kaymak’ı kollarından tutup çekerek dışarı çıkarmaya çalıştı. Dumandan etkilenen Ercan daha sonra itfaiyenin de yardımıyla Cevriye Kaymak’ı dışarı çıkardı. Yangın itfaiyenin müdahalesiyle söndürülürken, Cemil Kaymak’ın cansız bedeni evin içerisinde bulundu. Hafif yaralanan Fatma Kaymak ve kızı Cevriye Kaymak hastanede tedavi altına alınırken Cemil Kaymak’ın cansız bedeni morga kaldırıldı. Öte yandan yaşlı kadının plastik toplayarak geçimini sağladığı öğrenildi. Yanan eve giren mahalleli Osman Ercan ise hem yanan evdeki kadını kurtarmaya çalıştı hem de o anları cep telefonu kamerası ile kayda aldı.

"Canım da gidebilirdi ama kadının o feryatlarını duyunca elimden geldiği kadar bir şeyler yapmaya çalıştım”

Osman Ercan, “Yukarıdan aşağı hortum indiğini zannettim, öyle görünüyordu. Yangın olduğunu anlayamadım. Tuhaf bir durum var diye ben de video kaydı almaya başladım. Sonra baktım ki burada bir yangın var, video da açık kalmış. İnsanlara bağırdım ‘içeride birileri var mı’ diye. O arada yan taraftan doğru girdim, burada bir teyze vardı, akli dengesi biraz bozuk sanırım. Teyzenin oradan bağırdığını duydum koşarak o tarafa gittim. ‘Teyze sen burada ne yapıyorsun’ dedim, teyze içeride çocuklarım var deyince telden içeriye atladım baktım kadın içeride yatıyor. Kadını tuttum çekiyorum, kadının da galiba akli dengesi tam yerinde değilmiş. Uğraşıyorum kadın gelmiyor, kadını camın kenarına kadar çektim. O arada dumandan zehirlendim, kendimi dışarı attım. Sonra baktım elimde telefon var, telefonu kapattım tekrar içeri daldım. Sonra bir itfaiyeci geldi itfaiyeci arkadaşla beraber kadını çekmeye çalıştık ama kadın içeri kaçmaya çalışıyordu. Tekrar kadının kollarına girdik dışarıya çektik. O arada da içeriye su serpmeye başlamışlardı suyun da etkisi ile duman bize doğru geldi ben iyice kötü oldum. Ben bir kişiyi çıkardım içeride bir çocuk daha vardı diyorlar. Burada birileri vardı ama ben kendim koşturdum. Oraya kimse gelmedi, ‘gelin yardım edin’ diye bağırıyorum. En azından bir kişiyi kurtardım, orada ben de zehirlendim. Aynısı benim de başıma gelebilirdi. Bu candır, kadın ‘ne olur yardım et’ diye bağırıyordu. Canım da gidebilirdi ama yapamıyorsun, o kadının o feryatlarını duyunca elimden geldiği kadar bir şeyler yapmaya çalıştım” dedi.

Cem Güney Kılıç - Halit Arslan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Türkiye’nin dijital geleceğini, güçlü fiber altyapı ve 5G odaklı yerli teknolojilerle bugünden inşa ediyoruz" Türk Telekom, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları, öncü 5G çalışmaları ve teknoloji üretme vizyonuyla tamamlarken, 2026’yı 5G ile iletişimde dönüşümün yılı haline getirmek üzere stratejik adımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Türk Telekom, Türkiye’nin her köşesini yeni nesil altyapılarla birbirine bağlarken, yerli ve milli ürün ve projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Yeni yıla girerken değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları ile tamamladıklarını, 2026’yı ise 5G ile iletişimde dönüşümün yılı yapma vizyonuyla hareket edeceklerini belirterek şu açıklamada bulundu: "Ülkemizin her köşesini fiberle birbirine bağlayarak dijital geleceği bugünden inşa ediyoruz" "Şirket olarak köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, ülkemizin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl olurken; ağustos ayında, 2026 yılı Şubat ayında dolacak olan sabit hizmetler imtiyazımızın 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attık. Bu tarihi imza, Türkiye’nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimimizi 37 milyon haneye, fiber abone sayımızı 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızımızı 7 kat artırmayı hedefliyoruz. İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 81 ilimizi uçtan uca saran ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34,3 milyon hane kapsamasına (FFTH/B ve FTTH/C) ulaştı. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine taşıyarak, dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Uzun yıllardır 5G ile sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar tüm alanlarda öncü çalışmalar gerçekleştirdik. 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, 5G ile akıllı tarım, 5G ile limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım, 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu, 5G ile ilk canlı maç yayını, ilk milli endüstriyel 5G şebeke, 5G altyapısı ile Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle yenilikçi sanat deneyimi gibi çeşitli uygulamalar hayata geçirdik. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye’yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz." "5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli çözümler geliştirdik" 5G’yi yalnızca daha hızlı internet değil; üretimde, sağlıkta, eğitimde ve yaşamın her alanında verimliliği artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerinin altını çizen Şahin, "Mobil Numara Taşıma pazarındaki lider konumumuzu sürdürürken, 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları alarak mobildeki abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumumuzu pekiştirdik. Aldığımız kapsamlı frekanslarla ise ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Elde ettiğimiz bu güçlü pozisyon ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonu oranımızla Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yerli teknolojilerimiz ve Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin 5G’de de öncü ülkelerden biri olması için çalışıyoruz. Uzun yıllardır yürüttüğümüz saha testleri, pilot uygulamalarımız ile yerli ve millî teknoloji üretme vizyonumuzla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia’nın geliştirdiği yenilikçi çözümler ile 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Şirket olarak 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı ve Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz" dedi.