GÜNDEM - 23 Mayıs 2024 Perşembe 12:51

Bakan Kacır: "Refahın yurtta dengeli bir şekilde dağıtılması için çaba gösteriyoruz"

A
A
A
Bakan Kacır: "Refahın yurtta dengeli bir şekilde dağıtılması için çaba gösteriyoruz"

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin etki yatırımı hikayesini şekillendirmek ve ileriye taşımak için düzenlenen "EYDK Etki Yatırımı Zirvesi"nde yaptığı konuşmada, "Gelir ve servet dağılımda makasın daralmasına neden olan küresel ekonomik düzen ya da düzensizlik, sosyal maliyetleri beraberinde getiriyor. Sürdürülebilir ve kapsayıcı bir ekonomi modelinin inşası gelecek nesillerimize yaşanabilir bir dünya bırakmak ve tabiattaki bozulmanın daha fazla geri dönülemez düzeye ulaşmasına mani olmak için aciliyet arz ediyor. Refahın yurtta dengeli bir şekilde dağıtılması için çaba gösteriyoruz" dedi.


Türkiye’nin etki yatırımı hikayesini şekillendirmek ve ileriye taşımak için çalışan Etki Yatırımı Danışma Kurulu (EYDK), her yıl düzenlenmesi planlanan "EYDK Etki Yatırımı Zirvesi"nin ilkini Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirdi. Açılışı yapılan ve iki gün sürecek etkinliğe, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkan Yardımcısı Bekir Polat ve çok sayıda kişi katıldı. Bakan Kacır burada yaptığı konuşmasında, gelir ve servet dağılımda makasın daralmasına neden olan küresel ekonomik düzen ya da düzensizliğin sosyal maliyetleri beraberinde getirdiğini ifade etti.



"Önümüzdeki dönemde model fabrikaların sayısını 14’e çıkaracağız"


Gerçekleşen zirvenin Türkiye’nin sürdürülebilir politikaları açısından çok anlamlı olduğunu ifade eden Bakan Kacır, "Ülkemizin büyük cazibe merkezi haline gelmesinde önemli bir kilometre taşı olacağına yürekten inanıyorum. Bu açıdan bugün bir araya geldiğimiz zirveyi çok anlamlı buluyorum. Zirvenin sürdürülebilirlik odaklı kalkınma yolculuğumuza ivme kazandıracak yeni iş birliklerine vesile olmasını temenni ediyorum. Dünya, savaşlar, ticaret ve teknolojileri korumacılık, salgınlar, iklim değişikliği, afetler, gıda, su, enerji, ham madde krizleriyle zorlu bir dönemeçten geçiyor. Daha çok tüketim hırsı daha fazla konfor arayışı ve sınırlı kaynakların kontrolsüz harcanmasına bağlı olarak toplumlar bir dar boğazdan geçiyor. Gelir ve servet dağılımda makasın daralmasında neden olan küresel ekonomik düzen ya da düzensizlik, sosyal maliyetleri beraberinde getiriyor. Sürdürülebilir ve kapsayıcı bir ekonomi modelinin inşası gelecek nesillerimize yaşanabilir bir dünya bırakmak ve tabiattaki bozulmanın daha fazla geri dönülemez düzeye ulaşmasına mani olmak için aciliyet arz ediyor. Türkiye olarak sürdürebilirliği, kaynak verimliliğini, yenilikçilik ve girişimci insan kaynağımızı güçlendirerek ülkemizin küresel ileri teknoloji üretim merkezine dönüştürme gayretindeyiz. Bilgi temel ekonomimizi güçlendiriyoruz. Refahın yurtta dengeli bir şekilde dağıtılması için çaba gösteriyoruz. Özellikle dijital ve yeşil dönüşümün sunduğu fırsatlardan en üst düzeyde yararlanarak iş birlikçilerimin rekabetçiliğini arttırıyor, istikrarlı büyümemize hız kazandırıyoruz. Bu anlayışla pek çok programı birlikte hayata geçiriyoruz. Öğren-dönüş programlarıyla yalın üretim danışmanlık hizmetleriyle işletmelerimizin verimliliklerinde önemli düzeyde artış sağlayan 8 model fabrikayı kurduk. Önümüzdeki dönemde model fabrikaların sayısını 14’e çıkaracağız" dedi.



"Sürdürülebilirlik kavramı giderek daha fazla önem kazanıyor"


Küresel ekonomik sistemdeki değişimlere paralel olarak yatırımcıların giderek daha fazla sosyal ve çevresel etki oluşturmaya odaklandığını belirten Bakan Kacır, "Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası iş birliği ile 300 milyon avroluk finansmanı dijital dönüşüm ihtiyaçlarını tespit eden ve yol haritalarını oluşturan KOBİ’lerimizin hizmetine sunuyoruz. Dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm destek programlarıyla sanayinin yeşil ve dijital dönüşümüne yönelik yatırımları öncelikli yatırımlar kapsamında değerlendireceğiz. Dünya Bankası iş birliğiyle 450 milyon dolar bütçeli yeşil sanayi projesinde KOBİ’lerimiz öncelikli olmak üzere imalatçılarımızın yeşil inovasyon, yenilebilir enerji kaynak verimliliği gibi alanlarda Ar-Ge ve yatırım faaliyetlerini destekliyoruz. Sürdürülebilirlik kavramı her alanda olduğu gibi finans dünyasında da giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu bağlamda sürdürülebilir finansal araçlar ve etki yatırımı, finansal araçlar ve etki yatırımı sosyal ve çevresel kazanımlar elde etmeyi amaçlayan bir strateji olarak öne çıkıyor. Finans sektöründeki bu dönüşüm toplumsal ve çevresel sorumluluğun bilincinde olan yeni bir yatırım perspektifi sunuyor. Ülkemizde potansiyelini ortaya koyarak doğu ve batı arasında köprü görevi ile etki yatırımı için bölgesel pazara giriş noktası olma yolunda önemli bir rol üstleniyor" ifadelerini kullandı.



Bakan Kacır: "Refahın yurtta dengeli bir şekilde dağıtılması için çaba gösteriyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bağcılar’da işlenen çifte cinayetin sanığı hakim karşısına çıktı Bağcılar’da aralarında ilişki olduğundan şüphelendiği eşi Yeliz Keleş ile üvey amcası İsa Ergün’ü silahla ateş ederek öldüren İslam Keleş hakim karşısına çıktı. Duruşmada savunma yapan sanık, daha önce eşi ile amcası arasında herhangi bir ilişki olduğuna dair bir şey görmediğini belirterek, “Hiç konuşmak istemiyorum aslında herkes acısını yaşasın ben de cezamı çekeyim istedim” dedi. Öte yandan, duruşmada mahkeme başkanı, maktuller İsa Ergün ile Yeliz Keleş arasında herhangi bir mesajlaşma ve arama kaydının olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini belirtti. Bağcılar’da 10 Eylül 2023 tarihinde meydana gelen olayda, İslam Keleş (41) üvey amcası İsa Ergün (45) ve eşi Yeliz Keleş’i (32) silahla ateş ederek öldürmüştü. Hakkında 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen sanık hakim karşısına çıktı. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık İslam Keleş hazır bulundu. Duruşmaya taraf avukatları ile müştekiler de katıldı. “Hiç konuşmak istemiyorum aslında herkes acısını yaşasın ben de cezamı çekeyim istedim” Duruşmada savunma yapan sanık İslam Keleş, kasten ve tasarlayarak bir suç işlemediğini söyleyerek “Hiç konuşmak istemiyorum aslında herkes acısını yaşasın ben de cezamı çekeyim istedim. Yeliz eşim, İsa üvey amcam olur. Olay günü eve gittim, kapıyı eşim açtı. Eşim çocuk odasına geçti. Ben yatak odasına geçtim. Kıyafetlerimi bulamayınca çekmeceye baktım. Eşimin telefonu kapalı bir vaziyette orada duruyordu. Telefon açılır açılmaz 5-6 adet mesaj gördüm. Mesajların İsa’dan geldiğini anladım. Eşime mesajları sesli olarak okudum karşımdayken. ‘Allah belanı versin, eşyalarını toparla git’ dedim. Tartışmaya başladık” dedi. “Eşim ile amcam arasında herhangi bir ilişki olduğuna dair bir şey görmedim ve tartışmadık” Sanık Keleş savunmasının devamında, “Ben sakinleşmek için dışarı çıktım. O esnada boşanma aşamasında mesajları kullanabileceğimi düşünüp eve geri döndüm. Eşimle tartışmaya başladık tekrar. Daha sonra dışarıda olan kızım eve geldi. Ben, eşim İsa’yı çağırır ve bana zarar verirler diye telefonları topladım. Daha sonra evden çıktım. Dışarıda İsa’nın bana doğru geldiğini gördüm. Ben onu görünce geri döndüm. Arkamdan ‘beklesene’ şeklinde bir söz işittim. Ben ‘bekle geliyorum’ dedim. Eve girdim silahımı aldım. İsa’yla beraber benim arabama bindik. İsa ‘beni öldürecekmişsin’ gibi cümleler kullandı. Ben üzerimdeki silahı çıkardım. İsa araçtayken korkutma amaçlı 2 el ateş ettim. Ama üzerime doğru saldırınca maalesef hazin son. 2 kez daha ateş etmek zorunda kaldım. Eve tekrar çıktım. 2-3 el de eşime ateş ettim. Daha sonra çıktım gittim. Olay bu şekilde olmuştur. Ben kasten tasarlayarak bu işi yapmadım. Daha önce eşimle amcam arasında herhangi bir ilişki olduğuna dair bir şey görmedim ve tartışmadık” dedi. Sanık savunmasının ardından mahkeme başkanı, maktuller İsa Ergün ile Yeliz Keleş arasında herhangi bir mesajlaşma ve arama kaydının olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini belirtti. Müşteki Alihan Ergün ise beyanında “Rahmetli İsa babam olur. Olay günü halam anneme ‘İslam Yeliz’i vurmuş gidin çocuklara bakın’ diye söylemiş. Ben babamın orada olduğunu bilmiyordum. Oraya gittiğimde İslam’ın çocuklarından babamın vurulduğunu öğrendim” şeklinde konuştu. “Anneme ‘polisi ararsan çocukları ve seni öldürürüm’ demiş” Maktul Yeliz Keleş’in kızı B.K. ise “Olay günü teyzem, eniştem ve ben bizim evin kapısının önüne gittik. Annem kapıyı açtı. Annemle teyzem mutfağa geçti, ben de üstümü değiştirmek için kendi odama geçtim. Annem kolumdan tutup bana ‘polisin numarasını telefonunda hazır tut’ dedi. Daha sonra yatak odasına gitti. Alışık olduğumuz için bir şey soramadık. Sanık ‘neyin ne olduğunu biliyorum beni kandırmaya çalışma karşında salak yok’ şeklinde şeyler söyledi. Annem bizim odamıza geldi ‘KADES yükle’ dedi. Daha sonra telefonumu kilitleyip yastığın altına koydum. 2-3 dakika sonra İslam Keleş anneme ‘kızın telefonunu ver’ dedi. Bu esnada sanığın kötü bakışını gördüm telefonu alıp verdim. Sanık, anneme ‘polisi ararsan çocukları ve seni öldürürüm’ demiş. Sanık silahını aldı çıktı. 5 el dışardan silah sesi duydum. Annem sakince oturuyordu tepki vermiyordu. Sonra mutfağa yöneldim ve bıçak aramaya başladım. Sanık yukarı çıktı annem ona kapıyı açtı. Açar açmaz ateş etti. Hepsini gördüm. O sırada elimden bıçak düştü. Annem yere düştükten sonra da babam silahı doğrulttu, ben babamı ittim. Ben küçük kardeşimi arkama aldım babama ‘git’ diye bağırdım. Ben kapıyı kapatmak için yöneldiğimde beni itti. Apartmanda ‘yardım’ diye bağırdım. Polisler geldi. Biz o evde hapis gibiydik. Her akşam acaba bugün ne olacak diye korkuyorduk. Her akşam bir sorun çıkarıyordu” dedi. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık İslam Keleş’in tutukluluk halinin devamına karar vererek eksiklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi. İddianameden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 10 Eylül 2023 tarihinde Bağcılar’da meydana gelen olay anlatılmıştı. İddianamede İslam Keleş’in, eşi Yeliz Keleş ile amcası İsa Ergün arasında bir ilişki olduğundan şüphelendiği ve önce amcasına 4 el ardından ise eşine 4 el ateş ederek öldürdüğü belirtilmişti. Sanık İslam Keleş’in ‘eşi kasten öldürmek’ ve ‘tasarlayarak öldürmek’ suçlarından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edilmişti.
Gaziantep Gaziantepli baklavacılardan bayram yoğunluğu Gaziantep’te bayramların vazgeçilmez lezzeti Antep baklavasının üretimi Kurban Bayramı öncesinde 4 katına çıktı. Vatandaşlardan yoğun talep gelirken, baklava ustaları ise talepleri karşılamaya çalışıyor. Türk mutfağının en önemli tatlıları arasında yer alan, coğrafi işaret almış olup adı Gaziantep ile özdeşleşen baklava üretimi Kurban Bayramına sayılı günler kala 4 katına çıktı. Bir taraftan üretimi arttıran Hamido Baklavaları bir taraftan da bayram kampanyası yapınca vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görmeye başladı. Bayram öncesi herkesin bu eşsiz lezzetleri tatması için başlatılan kampanya ile Gaziantep’te Hamido baklava İşletmelerinde oturup, baklava yiyenler için, içerisinde 3 dilim baklava, 1 tabak kavrulmuş tuzlu fıstık, dondurma ve 1 fincan kahvenin yer aldığı menü yer alıyor. Fiyatı ise 120 TL’den satışa sunuluyor. “Günde yaklaşık 4 ton baklava üretiyoruz” Bayram döneminde yaklaşık 4 tona yakın baklava ürettiklerini söyleyen Hamido Baklavaları İşletme Sahibi Behzat Bozkurt, “Kurban bayramına sayılı günler kala Türkiye’nin birçok şehrinden ve dünyanın birçok ülkesinden siparişleri almaya başladık. Ustalarımız siparişlere erken cevap vermek için çalışmalarını sürdürüyor. Şuan ki mevcut üretimimiz normal üretime oranla 3-4 kat arttı. Bayram döneminde günde yaklaşık 4 ton baklava üretiyoruz” dedi. Kalitesiz baklavaya dikkat Vatandaşları kalitesiz baklavalara dikkat etmesi yönünde uyaran Behzat Bozkurt, baklavanın fiyatına ve içerisinde kullanılan ürünlerin kalitesine dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti. Bozkurt, “Baklavada öncelikle fiyatına bakabiliriz. Fiyatı bize birçok noktada kalitesiyle ilgili bilgi verebilir.1. sınıf Gaziantep baklavası zamanında hasat edilmiş boz iç fıstık, zamanında üretilmiş sadeyağ ile imal edilir. Aynı zamanda doğal pancar şekeri ile imal edilir. Yediğiniz zaman mideyi bozmaması baklavanın kaliteli olduğu anlamına gelir” ifadelerini kullandı. “Kampanyalar ile vatandaşların baklavaya kolay ulaşmasını sağlıyoruz” Fiyat artışlarına rağmen kampanyalar düzenleyerek vatandaşların baklavaya kolay ulaşmasını sağladıklarını belirten Behzat Bozkurt, “Şu an fıstıklı baklavanın kilogram fiyatı 950 TL ancak enflasyonist bir dönemde yaşadığımız için bu dönemde insanların baklavaya ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla Gaziantep’teki şubelerimizde kampanyalar yaparak vatandaşların baklavaya kolay ulaşmasını ve tüketmesini sağlıyoruz. Müşterilerimizin aldığımız geri dönüşler çok olumlu. Bizler de çok mutluyuz. Gaziantepli vatandaşlarımızın baklava tüketmesi için elimizden gelen her türlü desteği de vermeye hazırız” diye konuştu.