GÜNDEM - 11 Nisan 2026 Cumartesi 15:29

Bakan Memişoğlu: "Gökbey Ambulans Helikopterlerimiz Türkiye’nin bu alandaki üretim kapasitesinin en somut göstergesidir"

A
A
A
Bakan Memişoğlu: "Gökbey Ambulans Helikopterlerimiz Türkiye’nin bu alandaki üretim kapasitesinin en somut göstergesidir"

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu: "Sağlık Bakanlığımız ve savunma sanayimizin güç birliği ile yerli olarak geliştirdiğimiz, Gökbey Ambulans Helikopterlerimiz, kalp akciğer pompası, solunum cihazları, OED (Kalp ritim ilk yardım) cihazları, mobil röntgen cihazları ve hasta başı monitörlerimiz, Türkiye’nin bu alandaki üretim kapasitesinin en somut göstergeleridir" dedi.


Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu İstanbul’da düzenlenen 2.Cansağlığı Uluslararası Tıp Öğrenci Kongresi’nde üniversiteli öğrencilerle bir araya geldi. Bakan Memişoğlu ile programa BAYKAR Yönetim Kurulu Üyesi ve Cansağlığı Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Selçuk Bayraktar, akademisyenler, hekimler üniversite öğrencileri, ile çok sayıda davetli katıldı.



"Bugün yerli ve milli teknolojilerimizle, yapay zekâ destekli sistemlerimizle dünya ile yarışıyoruz"


Konuşmasında genç öğrenci hekimlere seslenen Bakan Memişoğlu, "Hekimliğin özü, engin mesleki donanımı şefkat ve vicdanla harmanlamaktır. Edindiğiniz mesleki bilgiler; hastanızın gözündeki umudu anlayan, merhametli bir bakışla taçlandığında şifaya dönüşür. Bugün yerli ve milli teknolojilerimizle, yapay zekâ destekli sistemlerimizle dünya ile yarışıyoruz. Ancak en gelişmiş cihaz, en ileri teknoloji bile, bir hekimin hastasına gösterdiği merhametin, bir çift samimi sözündeki sıcaklığın ve şefkatin yerini tutamaz. Hiçbir yapay zekâ bu samimiyeti kopyalayamaz.


Ülkemizde eğitim veren 127 tıp fakültemizdeki 129 bin 559 kıymetli evladımız ve şifa ordumuza yakın zamanda katılan 16 bin 671 genç meslektaşımız, bu bayrağı yarınlara taşıyacak en büyük teminatımızdır" ifadelerini kullandı.



"Gökbey Ambulans Helikopterlerimiz Türkiye’nin bu alandaki üretim kapasitesinin en somut göstergesidir"


Gökbey ambulans helikopterinin gökyüzü ile buluştuğunu hatırlatan bakan Memişoğlu, "Gökbey Ambulans Helikopterlerimiz, kalp akciğer pompası, solunum cihazları, OED cihazları, mobil röntgen cihazları ve hasta başı monitörlerimiz, Türkiye’nin bu alandaki üretim kapasitesinin en somut göstergeleridir. Tıp dünyası artık sadece "tedavi eden" değil; veriyi kullanarak "öngören" ve hastaya özel "kişiselleştirilmiş" hizmetler sunan bir yapıya evrilmiştir. Bizler de Sağlık Bakanlığı olarak, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonu ile "Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık" modelimiz kapsamında bu küresel dönüşümü sağlık ekosistemimizin merkezine aldık. Bu vizyon doğrultusunda Bakanlığımızın inovasyon gücü TÜSEB koordinasyonunda dev bir ekosistem kuruyoruz. Bugün Türkiye, kanserle mücadelede çığır açan CAR-T hücre tedavisini kamu bünyesinde yerli imkânlarla üretebilen; hastanın kendi hücresini laboratuvarda şifaya dönüştürebilen bir ülkedir" şeklinde konuştu.



"Ar- Ge çalışmalarımız kapsamında 6 senelik akciğer risk skorlarını tahmin edebilecek bir noktaya geliyoruz"


Programda konuşan BAYKAR Yönetim Kurulu Üyesi ve Cansağlığı Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Selçuk Bayraktar, Milli Teknoloji Hamlesi projesi kapsamında sağlık alanında yapılan çalışmaları örnek göstererek, "Ar-Ge çalışmalarımız kapsamında Sivil Modeliyle 6 senelik akciğer risk skorlarını tahmin edebilecek bir noktaya geliyoruz. Bu projeyi Sağlık Bakanlığımız ile ortak yürütüyoruz. Şu anda pilot hastanelerde Ar-Ge çalışmalarımız aktif olarak ilerliyor, günde yaklaşık 200 hastanın görüntüsü işleniyor, şimdiye kadar da 7 bin hastaya ulaşıldı. Dünyanın en güçlü sağlık sistemlerinden birime sahibiz. Ülkemizde büyük ve güçlü bir ver kaynağı var hedefimiz bu veri kaynağı sayesinde 2026 yılında en az 100 bin kişilik havuzdan elde edilen verilerle Sivil Modeli üzerinde dünyanın en büyük validasyon çalışmasını yayınlamak" dedi


Genç hekimlere çağrıda bulunan Bayraktar, "Artık sadece tıp öğrenmek yetmiyor, yeni nesil hekimlerin mutlaka mühendislik formasyonuna da sahip olmak gerekiyor. Geleceğin tıbbında algoritmayı anlamayan, veriyi yorumlayamayan hekim eksik kalacak, sizler yapay zeka modellerini eğitecek, Da Vinci benzeri robotik cerrahi sistemleri üretecek ve veriyle teşhis koyacaksınız. Birileri ileri tekniğin gücünü kullanıp insanlığı köleleştirmek tahakküm altına alma adına, her yeri yangın yerine çevirmeye dünyayı tüm kurumlarıyla yıkıp, insanlığı yok ederken; Sizler medeniyetimizin merhamet, iyilik ve adalet ve hatta hürriyet değerleriyle tekniğin gücünü birleştirip insanlığın şifasına vesile olacaksınız" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Kırıkkale Belediye Başkanı Önal’dan mali tablo mesajı: ’Kasada 355 milyon lira var’ Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, belediyenin mali yapısının güçlü olduğunu belirterek Belediyenin İller Bankası hesaplarında 355 milyon 546 bin lira bulunduğunu açıkladı. Yaz döneminde hizmet atağına hazırlanıldığını ifade eden Önal, kent genelinde asfalt ve kilit parke çalışmalarına ağırlık verileceğini söyledi. Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda gündem dışı söz alarak göreve gelişinin ardından geçen 2 yıllık süreci değerlendirdi. Belediye Meclisi’nin uyum içerisinde çalıştığını belirten Önal, alınan kararların oy birliğiyle gerçekleşmesinin kendisini memnun ettiğini ifade etti. Göreve geldikten sonra geçen iki yıllık süreçte kentin sorunlarını çözmeye odaklandıklarını dile getiren Önal, birçok projenin hayata geçirildiğini, devam eden çalışmaların bulunduğunu ve bu yıl içinde tamamlanacak yeni projeler olduğunu söyledi. Önal, bu kapsamda kentin önemli ihtiyaçlarından biri olan Gasilhane’nin hizmete açılacağını, belediyenin ilk kreşinin faaliyete geçeceğini, Kaletepe ve Başpınar mahallelerinde yeni parkların yapılacağını belirtti. Ayrıca belediyeye ait sosyal tesislerin de uygun fiyatlarla vatandaşların hizmetine sunulacağını kaydetti. Mali disipline dikkat çeken Önal, personel giderlerinin yasal sınır olan yüzde 40’ın altında olduğunu ifade ederek, belediyenin vadesi geçmiş herhangi bir borcunun bulunmadığını açıkladı. Belediyenin İller Bankası hesaplarında 355 milyon 546 bin lira bulunduğunu aktaran Önal, bu kaynaktan yıl içerisinde yaklaşık 106 milyon lira faiz geliri elde edilmesinin öngörüldüğünü ifade etti. Önal, tasarruf ve doğru bütçe yönetimi ile biriktirilen bu kaynağın bir kısmının asfalt, alt yapı ve tamir işleri için kullanılacağını belirtti. Altyapı çalışmalarına da değinen Önal, içme suyu, kanalizasyon ve taşkın riskine yönelik çalışmaların öncelikli olduğunu belirterek, sık arıza veren hatların yenilendiğini ifade etti. Bu yıl Tahsin Yazıcı, Mustafa Keskin, Lefkoşe ve Plevne caddelerinde altyapı çalışmalarının yapılacağını kaydetti. 2 yeni sosyal tesisin ay sonuna kadar hizmete açılmasının hedeflendiğini belirten Önal, biri Cumhuriyet Meydanı’nda, diğeri ise Büyükşehir Parkı arkasında yer alan tesislerin vatandaşlara ekonomik seçenekler sunacağını ifade etti. Park yatırımlarına da değinen Önal, geçen yıl 20 parkın yenilendiğini, bu yıl ise 4 yeni park için ihaleye çıkıldığını ve parklara şehitlerin isimlerinin verildiğini aktardı. Belediyenin araç filosuna da değinen Önal, toplam 44 aracın hizmete alındığını, mevcut araçların bakım ve onarımlarının düzenli yapılarak verimli şekilde kullanıldığını belirtti. Kentteki yol sorunlarının çözümü için çalışmaların sürdüğünü ifade eden Önal, bakım süreci tamamlanan asfalt plentinin kapasitesinin yüzde 30 artırıldığını, bu yıl 100 bin metrekare kilit parke ve 30 bin metrekare onarım çalışması yapılacağını söyledi. Eğitim alanındaki desteklere de değinen Önal, geçen yıl 1100 öğrencinin YKS ücretinin karşılandığını, bu yıl ise 997 öğrencinin sınav ücretlerinin belediye tarafından ödendiğini aktardı. Ayrıca ihtiyaç sahibi 742 aileye pazar desteği, 642 aileye eğitim desteği sağlandığını, geliri olmayan 161 aileye de düzenli yardım yapıldığını ifade etti. Son iki yılda toplam 300 öğrenciye ücretsiz LGS kursu verildiği de açıklandı. İlçe terminali ihtiyacına da dikkat çeken Önal, bu konuda ilgili kurumlarla görüşmelerin sürdüğünü ve yer arayışının devam ettiğini söyledi. Önal, konuşmasının sonunda meclis üyelerine ve belediye çalışanlarına teşekkür ederek, "2026 yılında da durmadan çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Parkinson hastalığında erken teşhis önemli" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli, Türkiye’de yaklaşık 150 bin Parkinson hastası bulunduğunu ve her yıl ortalama 10 bin yeni tanı konulduğunu belirtti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli, 11 Nisan Dünya Parkinson Hastalığı Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. 1817 yılında hastalığı tanımlayan James Parkinson’un doğum günü olan 11 Nisan’ın farkındalık günü olarak kabul edildiğini belirten Bavli, bu günün amacının hastalığın bilinirliğini artırmak ve hastaların yaşam kalitesini yükseltmek olduğunu ifade etti. Parkinson hastalığının beyinde dopamin üreten hücrelerin kaybı sonucu ortaya çıkan ilerleyici ve kronik bir sinir sistemi hastalığı olduğunu belirten Bavli, alzaymırdan sonra en sık görülen nörodejeneratif hastalık olduğuna dikkat çekti. Türkiye’de yaklaşık 150 bin Parkinson hastası bulunduğunu kaydeden Bavli, her yıl yaklaşık 10 bin kişiye yeni tanı konulduğunu söyledi. "Genç yaşlarda ortaya çıkabilir" Hastalığın genellikle 60 yaş ve üzeri bireylerde görüldüğünü ancak genç yaşlarda da ortaya çıkabileceğini vurgulayan Bavli, özellikle genetik vakalarda erken yaşta görülme ihtimalinin bulunduğunu dile getirdi. Parkinson’un genellikle genetik olmadığını ifade eden Bavli, vakaların yalnızca yüzde 10-15’inde genetik geçiş bulunduğunu belirtti. "Farklı belirtiler görülebiliyor" Parkinson’un en temel nedeninin beyindeki dopamin hücrelerinin kaybı olduğunu aktaran Bavli, bu durumun hareketlerde yavaşlama, titreme ve kas sertliği gibi belirtilere yol açtığını söyledi. Bayli, ilerleyen süreçte denge kaybı, konuşma bozuklukları, duygusal değişiklikler ve koku alma problemlerinin de görülebileceğini ifade etti. "En yaygın belirtisi titreme" Hastalığın en yaygın belirtisinin tek taraflı titreme olduğunu belirten Bavli, her Parkinson hastasında titreme görülmeyebileceğini, hastaların bir kısmının kas sertliği ve hareketlerde yavaşlama şikayetleriyle başvurduğunu kaydetti. Unutkanlık konusuna da değinen Bavli, hastalığın ilerleyen evrelerinde demansa kadar gidebilen sorunların ortaya çıkabileceğini ancak bunun her hastada görülmediğini söyledi. "Korunmanın kesin bir yolu yok" Parkinson’dan korunmanın kesin bir yolu olmadığını belirten Bavli, düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, zihinsel aktivite ve sosyal yaşamın önemine dikkat çekti. Toksik kimyasallardan uzak durulması ve işlenmiş gıdalardan kaçınılmasının riskleri azaltabileceğini ifade eden Bavli, kahve tüketiminin de kısmen koruyucu olabileceğini dile getirdi. Günümüzde Parkinson’u tamamen iyileştiren bir tedavi bulunmadığını ancak ilaçlar ve ileri tedavi yöntemleriyle hastaların yaşam kalitesinin artırılabildiğini söyleyen Bavli, özellikle düzenli yaşam alışkanlıklarının önemine vurgu yaptı. "Moral desteği büyük önem taşıyor" Hasta yakınlarının da tedavi sürecinde önemli rol üstlendiğini belirten Bavli, ilaç takibi, beslenme desteği ve moral desteğinin hastalar için büyük önem taşıdığını ifade etti. Parkinson hakkında toplumda yanlış bilinenlere de değinen Bavli, hastalığın yalnızca yaşlılarda görülmediğini, her titremenin Parkinson anlamına gelmediğini ve hastaların mutlaka yatağa bağımlı hale geleceği düşüncesinin doğru olmadığını söyledi. Sivas’ta Parkinson hastalarına tanı ve tedavi imkânlarının sunulduğunu belirten Bavli, ilaç tedavilerinin yanı sıra ileri cihaz destekli yöntemlerin de uygulandığını ifade etti. Parkinson hastalarına umut mesajı veren Bavli, "Parkinson bir son değildir. Hareket özgürlük getirir" dedi.