KÜLTÜR SANAT - 19 Nisan 2024 Cuma 09:17

Başakşehir’de "Yemin Olsun" sergisi ziyarete açıldı

A
A
A
Başakşehir’de "Yemin Olsun" sergisi ziyarete açıldı

Başakşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği Başakşehir Sanat Galerisi, sanatseverleri bir araya getirmeye devam ediyor. Şehrin yeni sanat merkezi dikkat çeken bir işe imza atarak Kur’an-ı Kerim’deki yemin ayetlerinden oluşan serginin kapılarını ziyaretçilerine açtı.


Başakşehir Belediyesi’ne bağlı Başakşehir Sanat Galerisi, bugüne kadar gerçekleştirdiği etkileyici sergilerine bir yenisini daha ekledi. 16 farklı sanatçının Kur’an-ı Kerim’deki 19 surenin başındaki yeminlere yer verdiği eserlerle bir araya gelen “Yemin Olsun” Sergisi, düzenlenen programla kapılarını ziyaretçilerine açtı. Küratörlüğünü kaligrafi sanatçısı Emrah Yücel’in yaptığı ve Kur’an-ı Kerim’in derinliklerine yolculuk yapmak isteyenleri buluşturan sergi, Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de yemin ettiği kavramları ve varlıkları ele alıyor. Şehir Sanat’ta düzenlenen serginin açılış törenine Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu da katıldı. Başkan Kartoğlu, “Sergideki eserler, yaratılan her şeyin Rabbimizin ismini hatırlamak ve bulmak için bir vesile olduğunu vurguluyor” dedi.



“Bu özel sergi yaratılışın ve varoluşun sırlarını anlamlandırıyor”


Şehir Sanat’taki 8’inci sergilerini açtıklarını dile getiren Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, “ Bugün burada siz değerli sanatseverlerin de katılımıyla 8’inci sergimizi açıyoruz. İstanbul’un yeni sanat merkezi olan Şehir Sanatta ’Yemin Olsun’ adlı serginin açılışında sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu özel sergi, Kur’an-ı Kerim’in yemin ayetlerini ele alıyor. Yaratılışın ve varoluşun sırlarını anlamlandırıyor ve farklı bir bakış açısı sunuyor. Arz, sema, yıldızlar, gece, gündüz, şafak, kuşluk vakti, ay, güneş, melek, rüzgar, zeytin ve incir gibi kavramlara edilen yeminler, kainatın derinliklerindeki hikmete ve derinliğe yolculuk etmemizi sağlıyor. Bu sergi, sadece sanatı değil, aynı zamanda düşünceyi ve bilinci de bir araya getirerek, manevi bir keşfe davet ediyor. Sergideki eserler, yaratılan her şeyin Rabbimizin ismini hatırlamak ve bulmak için bir vesile olduğunu vurguluyor “ diye konuştu.



“Yemin birbirimizi inandırmak için kullandığımız önemli bir done”


Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de yemin ettiği surelerdeki imgesel formların sergilenmeye değer olduğunu belirten Yemin Olsun Sergisi’nin Küratörü Emrah Yücel, “ Başakşehir Belediyesi Şehir Sanat Galeri’de Yemin Olsun isimli sergiyi açıyoruz. Yemin Olsun Kur’an-ı Kerim’deki yemin ayetlerinden ilham alınarak, çağdaş ve geleneksel sanatlarımızın farklı disiplinlerinden 16 sanatçı ve 19 eserden ortaya çıkan bir sergi. Yemin birbirimizi inandırmak için kullandığımız önemli bir done. ‘Allah-u Teala Kur’an-ı Kerim’de neyin üzerine yemin etmiştir?’, ’Acaba bunların imgesel formu nasıl olur?’ diye düşündüğümüzde, bunun sergilemeye değer unsurlar barındırdığını gördük. Sonucu da çok güzel oldu. Biz çok beğendik. Şehir Sanat Galerisi daha önce de çok güzel sergilere imza attı. Bu sergide buraya yakışır bir sergi oldu. Böyle güzel bir mekanı kültür sanat camiasına kazandırdıkları için Başakşehir Belediye Başkanımız Yasin Kartoğlu’na çok teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.


Sergi, 18 Nisan-28 Mayıs 2024 tarihleri arasında Başakşehir Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebilecek.



Başakşehir’de "Yemin Olsun" sergisi ziyarete açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Dünya Arı Günü etkinliklerle kutlandı 20 Mayıs Dünya Arı Günü kapsamında çeşitli mağazalarda eş zamanlı olarak tadım etkinlikleri düzenlendi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 2017’de aldığı kararla resmi olarak ilan edilen Dünya Arı Günü, Türkiye’nin ilk ve tek yerli propolis üreticisi BEE’O tarafından çeşitli etkinliklerle kutlandı. Arıların meyve ve sebze üretimine katkısını anlatan bir video ile 20 Mayıs Dünya Arı Günü’ne dikkat çeken BEE’O Propolis Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı, "Bir kovan arı, bir günlük uçuşu boyunca 50 milyona yakın çiçeği ziyaret eder. Arılar olmasaydı, domates, salatalık, soğan, patates gibi birçok ürün olmazdı. Arılar olmadan insanoğlunun sadece 4 yıl ömrü kalır demiştir Einstein. Bunun altında yatan gerçek ise arıların tozlaşmaya yaptığı katkıdır" dedi. "Arıcılarımıza destek oluyoruz" Arıcılığın sürdürülebilirliğine ve arıların ekosistem üzerindeki kritik rolüne dair farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Samancı, “Türkiye’de ilk kez uygulamaya geçirdiğimiz Sözleşmeli Arıcılık Modeli ile ülkemizdeki kovan ve arı sayısının artmasına katkıda bulunuyoruz. Sözleşmeli Arıcılık Modeli’miz ile üretilen katma değerli ürünlerin satışından elde edilen gelirin yüzde 1’ini arıcılık fonunda biriktiriyoruz. Bu fonu, arıcılarımıza ekipman ve eğitim desteği olarak geri döndürüyoruz. Böylelikle arıcılarımızın ilgilendikleri kovan sayılarını artırmalarına destek oluyoruz. Arı sayısının artması, tozlaşmanın devamı ve sürdürülebilir bir dünya demek" ifadelerini kullandı. "Doğal döngüde büyük rol oynuyorlar" Samancı, arıların tozlaşmaya ve ürün kalitesine katkılarının altını çizerek, "Eğer günde 20 bin arı, kovandan birkaç kez çıkarsa, her gün 20 milyondan fazla çiçeğin tozlaşması sağlanabilir. Böylelikle arılar, tozlaşmanın yüzde 80’ine katkı sağlayarak hem üretim hem de doğal döngüde büyük rol oynarlar. Dünya çapında, insan tüketimi için üretilen meyve ve tohum gibi mahsullerin yaklaşık yüzde 75’i, sürdürülebilir üretim, verim ve kalite bakımından arıların tozlaştırıcılığına bağlıdır. Son 15 yılda ABD’deki arı popülasyonunun yüzde 40’ı yok olduğu biliniyor. Bu, oldukça yüksek bir oran ve sadece biz değil tüm dünya tehlike altında. Dolayısıyla arıları korumaya ve arıların dünyamız için önemine dikkat çekmeye devam etmemiz gerekiyor" şeklinde konuştu. Dünya Arı Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen programda konuşan Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin ise, "Dünyamız her geçen gün doğal kaynaklarını yitiriyor. Bal arıları, doğada tüketmeden üreten tek canlıdır ve ekosistem için hayati öneme sahiptir" diyerek arıların dünyamız için önemine değindi.
Bilecik Bir örneği İran, Hindistan ve İspanya’da olan bahçe şimdi de Türkiye’de Endülüs’te ilk İslam Üniversitelerinin bahçelerinin örneği Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi yerleşkesine yapıldı. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi yerleşkesine yapılan ’İslam Bahçesi’nin açılışı gerçekleşirken, bu bahçe Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıdı. ’İslam Bahçesi’, dini ritüeller ile şekillenen İslam bahçe sanatı ve Anadolu-Türk kültürü üzerine etkileri başlıklı "Bilimsel Araştırma Projesi" kapsamında hazırlandı. Türkiye’de ilk olma özelliğine sahip olan ’İslam Bahçesi’nin proje yürütücüsü Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Parisa Göker, bahçe hakkında bilgi vererek, "Buradaki projemiz 2022 yılında üniversitemizin desteklemiş olduğu bilimsel araştırmalar projeleri kapmasında oldu. Proje tamamlandıktan sonra İslam ve Türk Bahçeleri üzerine yapmış olduğumuz kitabı yayımlayıp ardından rektör hocamızın destekleriyle projemizi hayata geçirme fırsatını bulduk. Buranın ismini İslam Bahçesi olarak verdik. Nedeni ise İslam Bahçeleri dünyada ilk çıkış yeri İran, Hindistan ve İspanya olaraktan biliniyor. Esasında İspanya’ya baktığımızda Endülüs bölgesinde sadece görebiliyoruz. Bunun nedeni ise dönemin son hanedanı 13. Yüzyıla kadar devam eden İslam medeniyetinde yapmış olduğu El-Hamra Sarayı Bahçeleri, Granada da yer alıyor. İran bahçelerine baktığımızda İslam ve dininin halim olduğu bölgede tamimiyle mimari ve bahçe sanatında İslam mimarisini ve bahçe peyzaj sanatını izleyebiliyoruz. Ardından Babür Bahçeleri veya Hint Bahçeleri olarak Hindistan-İslam Bahçeleri olarak baktığımızda dönme padişahı Babür Han İran’a seyahat ederek oradaki bahçeleri görüp, kendi ülkesine gelip aynı şekilde İslam bahçelerini kendi ülkesinde de oluşturulmuş" dedi. "İslam Bahçesi Türkiye’de bir ilk örnektir" Doç. Dr. Parisa Göker açıklamasının devamında, "Burada uygulamış olduğumuz İslam Bahçesi Türkiye’de bir ilk örnektir. Ortada görmüş olduğunuz şekil ’Çaharbağ’ sisteminden esinlenerek yapılmıştır. ’Çaharbağ’ sistemi İslam bahçelerinin bir temel prensibidir. ’Çaharbağ’ Farsça olarak 4 anlamında, bağ bahçe anlamındadır. Burada görüldüğü gibi ortadan 4’e bölerek 4 tane simetrik bahçe oluşturulup ve su kanalları ile bahçeyi boydan boya gezerek aslında bunun bahçe kenarlarına da verilip besleme, meyve ağaçları veya olan bitkileri besleme amacıyla, sulama amacıyla da kullanılmıştır tarihe baktığımızda esasında. Bizim ki minyatür bir İslam Bahçesi tamimiyle tasarım ilkeleri ve prensiplerini yansıtacak şekilde üniversitemizin bahçesine rektör hocamızın destekleri ile kazandırmış bulunmaktayız" diye konuştu. Öte yandan ’İslam Bahçesi’nin proje yürütücüsü Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Parisa Göker’e proje araştırmacıları Öğr. Gör. Sultan Ece Altınok Çalışkan ve Arş. Gör. Adive Begül Bulut yardımcı oldu.