GÜNDEM - 25 Temmuz 2025 Cuma 10:42

Baskı devre diye geçen PCB kart artık Türkiye’de üretiliyor

A
A
A
Baskı devre diye geçen PCB kart artık Türkiye’de üretiliyor

Türkiye’de bir ürün daha yerli ve milli olarak üretilmeye başlandı. Yurt dışından alınan ve savunma sanayisine yön veren bir cihaz daha Türk firması tarafından yerli ve milli olarak üretildi. Baskı devre kartı (PCB) uçaklarda helikopterler de artık roket gibi bir çok üründe kullanılabiliyor. Milsan Elektronik Teknik Müdürü Hamza Solak, "Elektroniğin kalbini üretiyoruz. Roketin hangi hedefe gideceğini karar veren, o hedefin lokasyonunu hesaplayan bir beyni üretiyoruz. Türkiye’de 8 katman ilk defa üretiliyor. Bu ürün Çin’ de ve Avrupa’da üretiliyor. Biz de burada yerli ve milli olarak üreterek dışa bağımlılığımızı teknolojide minimum seviyeye indiriyoruz" dedi.


Türkiye Savunma Sanayii alanında dışa bağımlılığını yerli firmaların ürettiği yerli ve milli ürünlerle her geçen gün azaltmaya devam ediyor. Yurt dışından alınan ve Savunma sanayisine yön veren bir cihaz daha Türk firması tarafından yerli ve milli olarak üretildi. Milsan Elektronik tarafından yerli ve milli olarak üretilen Baskılı devre kartı (PCB) uçaklarda helikopterler de artık roket gibi bir çok üründe kullanılabiliyor. Havadaki roketin nereye gideceğini belirleyen cihaz.



"Elektroniğin kalbini üretiyoruz"


Elektroniğin kalbini üretiyoruz diyen Baskı devre kartı (PCB) ile ilgili bilgi veren Milsan Elektronik Teknik Müdürü Hamza Solak, "Biz aslında ürün olarak, elektroniğin kalbini üretiyoruz. Bütün elektronik sistemlerin çalıştığı ana baskı dediğimiz İngilizce PCB olan sistemi üretiyoruz. Aslında bir tasarımcının tasarladığı elektronik sistemi biz hayata geçiriyoruz. Bu roketlerin güdüm sistemleri, bir uçağın kontrol sistemleri, bir tankın hedefindeki hesaplamaları yapan kartı, bir bilgisayarın ana kartı, bir televizyonun arkasında bulunan görüntüyü insanlara gösteren ekran kartı, biz bunların hepsini üretebiliyoruz alt yapımızla bunların üretimini yapmış oluyoruz" diye konuştu.


"Roketin hangi hedefe gideceğini karar veren, o hedefin lokasyonunu hesaplayan bir beyni üretiyoruz"


Roketlerin gideceği lokasyonu hesaplayan kartı ürettiklerini belirten Solak, "Savunma sanayiinde batarya yönetimi sistemlerinde kullanılıyor. Kontrol sistemlerinde, sensör sistemlerinde, bir roket giderken dışarıdaki hızını ölçüyor, bu hızını ölçtüğü elektriksel olarak görmesi gerekiyor. Bunu da kartla yapıyor. Biz bunun da üretimini yapıyoruz. Aslında roketin hangi hedefe gideceğini karar veren, o hedefin lokasyonunu hesaplayan bir beyni üretiyoruz. Biz aslında burada elektronik beyin üretiyoruz kısaca" ifadelerini kullandı.



"Ülkemizde 8 katmana kadar tek üreten biziz"


Ürünün 8 katmana kadar ilk kez üretildiğini belirten Hamza Solak, "Türkiye’de daha önceden 2 katmana kadar üretenler vardı ama üst düzey teknoloji şuan çok hızlı ilerliyor. Biz 8 katmana kadar üretebiliyoruz. 8 katlı bir bina gibi, tek tek üretip birleştirebiliyoruz. Ülkemizde 8 katmana kadar tek üreten biziz. Türkiye’de 8 katman ilk defa üretiliyor. Biz kendi tesislerimizde yapıyoruz. Yerlilik oranımız, hammadde olarak yüzde 70 ama bütün tasarım ve mühendislik olarak yüzde 100. Bu ürünler Çin’ de ve Avrupa’da üretiliyor. Biz de burada yerli ve milli olarak üreterek dışa bağımlılığımızı teknolojide minimum seviyeye indiriyoruz" dedi.



Baskı devre diye geçen PCB kart artık Türkiye’de üretiliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.