GÜNDEM - 24 Şubat 2024 Cumartesi 16:55

Beyoğlu’ndaki 500 yıllık Tersane Emini Ahmed Ağa Çeşmesi’nin restorasyonu tamamlandı

A
A
A
Beyoğlu’ndaki 500 yıllık Tersane Emini Ahmed Ağa Çeşmesi’nin restorasyonu tamamlandı

Beyoğlu Belediyesi, yapımı devam eden 40 çeşmenin restorasyonu kapsamında 500 yıllık tarihi Tersane Emini Ahmed Ağa Çeşmesi’ndeki çalışmaları tamamlayarak suyla buluşturdu. Açılışta konuşan Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, “Beyoğlu’nda 40 kadar çeşmemizin restorasyonunu gerçekleştiriyoruz. Bu tarihi çeşmenin etrafında Kasımpaşalı hemşehrilerimiz gelerek nefes alacaklar, tarihi havayı soluyacaklar” dedi.


Beyoğlu Belediyesi, tarihi özellikleriyle kültürel mirasın önemli bir parçası olan tarihi çeşmelerin ihyası için çalışmalarına devam ediyor. Büyük çoğunluğu 18. yüzyıl ve sonrasında yapılan yaklaşık 40 çeşmenin restorasyonu sürerken, çalışmalar kapsamında aslına uygun olarak restore edilen ve Kasımpaşa Kızılay Meydanı’nda bulunan 500 yıllık tarihi Tersane Emini Ahmed Ağa Çeşmesi tamamlanarak suyla buluşturuldu. Tarihi çeşme, inşa tarihi, kitabesindeki motifler itibarıyla Lale Devri üslubunda, haznesi taş ve tuğla karşımı örülmüş dikdörtgen gövdeli, iki cepheli, yuvarlak kemerli yapısıyla dikkat çekerken, yapılan restorasyon vatandaşlar tarafından da büyük beğeni topladı. 500 yıllık tarihi çeşmenin suyla buluşma açılışını, Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız gerçekleştirdi.


“Beyoğlu’nu 100’üncü yıla yakışır bir Beyoğlu yapmayı adım adım gerçekleştiriyoruz”


Tarihi çeşmenin suyla buluşma etkinliğinde konuşan Başkan Haydar Ali Yıldız, tarihi eserlere büyük bir özen gösterdiklerinin altını çizerek, “Ben Beyoğlu’nda bulunan tüm hemşehrilerime ve komşularıma teşekkür ediyorum. Bizlere 5 yıl önce bir görev tebliğ ettiniz. Beyoğlu’nu 100’üncü yıla yakışır bir Beyoğlu yapmayı adım adım gerçekleştiriyoruz. Göreve gelirken ilk amacımız Beyoğlu’nun değerlerini geleceğe taşımaktı. Farklı inançların, farklı medeniyetlerin bir arada olduğu Beyoğlu’nda eskiyen ve ecdadın bizlere emanet ettiği bu yapıları geleceğe taşımak en büyük hedeflerden biriydi. Bu anlamda tarihi eserlerimizi restore ediyoruz. Çocuklarımıza bir kütüphane olarak taşınması için hep birlikte gayret gösteriyoruz. Şu an Beyoğlu’nda ecdadımızdan bize yadigar kalan bu tarihi eserden ya kütüphane olarak ya da bir başka gençlik merkezi olarak veya sanat merkezi olarak kendine yer buluyor. Bugün Ahmed Ağa Çeşmemizi Kızılay Meydanı’nda valiliğimizle birlikte burada restore ediyoruz. Beyoğlu’nda 40 kadar çeşmemizin restorasyonunu gerçekleştiriyoruz. Bu tarihi çeşmenin etrafında Kasımpaşalı hemşehrilerimiz gelerek nefes alacaklar, tarihi havayı soluyacaklar. Ecdadın bizlere emanet ettiği bu eserlere hep birlikte sahip çıkacağız” dedi.



Beyoğlu’ndaki 500 yıllık Tersane Emini Ahmed Ağa Çeşmesi’nin restorasyonu tamamlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.