SAĞLIK - 02 Ekim 2024 Çarşamba 15:25

Bitkilerin Profesörü; "Ispanak, içerdiği A, C, K ve diğer vitaminler, mineraller ve antioksidanlar bakımından oldukça faydalı bir sebze"

A
A
A
Bitkilerin Profesörü; "Ispanak, içerdiği A, C, K ve diğer vitaminler, mineraller ve antioksidanlar bakımından oldukça faydalı bir sebze"

Ispanağın demir açısından zengin olduğuna dair yanlış bir inanışın 1930’larda yapılan bir bilimsel hataya dayandığını ifade eden Bitkilerin Profesörü Aysun Bay, “Temel Reis çizgi filminin etkisiyle bu yanlış bilgi hızla yayıldı. Ancak, ıspanak yine de içerdiği A, C, K vitaminleri ve minerallerle sağlıklı bir diyetin önemli bir parçası olmaya devam ediyor” dedi.


Temel Reis (Popeye) karakteriyle dünya çapında ünlenen ıspanak, Türkiye’de geniş bir üretim ağına sahip. Serin iklimleri seven bu besleyici sebze, başta Marmara, Ege, İç Anadolu, Karadeniz ve Akdeniz bölgeleri olmak üzere birçok şehirde yetiştiriliyor.


Ispanağın demir açısından zengin olduğuna dair yanlış bir inanış, 1930’larda yapılan bir bilimsel hataya dayanıyordu. Temel Reis çizgi filminin etkisiyle bu yanlış bilgi hızla yayıldı. Ancak, ıspanak yine de içerdiği A, C, K vitaminleri ve minerallerle sağlıklı bir diyetin önemli bir parçası olmaya devam ediyor.


Özellikle sonbahar ve ilkbahar dönemlerinde yoğun ekim yapılan ıspanak, Türkiye’nin birçok bölgesinde sofraların vazgeçilmezi olmaya devam ediyor.


Ispanağın yanlışlıkla şöhret kazanması


19. yüzyılın sonlarına doğru, bilim insanlarının besinlerin içeriklerini araştırmaya başladıklarını ifade eden Prof. Dr. Aysun Bay, 1870’lerde yapılan bir laboratuvar çalışmasında, ıspanağın demir oranının analiz edildiğini ve sonuçların yanlışlıkla kaydedildiğini söyledi. Bir hata sonucunda, ıspanağın içerdiği demir miktarının olduğundan 10 kat fazla olarak kayıtlara geçtiğini söyleyen Karabulut, “O dönemde bilimsel bir hata fark edilmedi ve uzun yıllar boyunca ıspanak, demir bakımından olağanüstü zengin bir sebze olarak bilindi.


Bu yanlışlık, ıspanağın sağlığa olan faydalarının abartılmasına neden oldu ve besleyici özellikleriyle efsaneleşti. 1930’lara gelindiğinde bu hatanın farkına varılmış olsa da, ıspanağın şöhreti çoktan yayılmıştı ve kamuoyundaki algı kolayca değişmedi. İşte tam bu dönemde, ıspanağın yanlış anlaşılmasından doğan şöhreti daha da artıran bir figür ortaya çıktı: Temel Reis” dedi.


Temel Reis (Popeye) ve Ispanak


1929 yılında Amerikalı çizer Elzie Crisler Segar tarafından oluşturulan Temel Reis karakterinin, kısa sürede dünya çapında popüler hale geldiğini belirten Prof. Dr. Bay, “Temel Reis, her zayıf düştüğünde bir kutu ıspanak yer ve anında büyük bir güç kazanarak düşmanlarını alt ederdi. Bu, çocuklar arasında ıspanağın bir "süper yiyecek" olarak tanınmasına yol açtı. Temel Reis’in her ıspanak yediğinde güç kazanması, aslında çizgi romanın geliştiricilerinin ıspanaktaki demir miktarına atıfta bulunuyorlardı. Bu durum, ıspanağın bir güç sembolü olarak daha da popülerleşmesini sağladı ve dünya genelinde çocuklar, bu sebzeyi tüketmeye teşvik edildi. 1930’lu yıllardan itibaren Temel Reis’in popülaritesi, Amerika’daki ıspanak tüketimini yüzde 30 oranında artırdı” ifadelerine yer verdi.



Ispanak tüketimi ve şehir efsaneleri


Temel Reis karakterinin ıspanakla güç kazanmasının çok etkili olduğunu anlatan Bitkileirn Profesörü Aysun Bay, “ABD’de Crystal City, Texas gibi yerleşim yerleri, kendilerini ‘Ispanak Başkenti’ ilan etti. Bu kasabada Temel Reis’e bir heykel dikildi ve ıspanağın Amerikan kültüründeki yeri pekiştirildi. Bugün bile Crystal City, Temel Reis’e ithaf edilen festivaller düzenlemektedir” dedi.


Bilimsel Doğrulama


1937’de yapılan daha hassas laboratuvar analizleri ile ıspanağın içerdiği demir miktarının aslında o kadar yüksek olmadığını ortaya çıkardığını anlatan Prof. Dr. Bay, “Bir hata sonucunda bu durumun abartıldığı ortaya çıktı. Ancak bu noktada ıspanağın şöhreti çoktan kalıcı hale gelmişti. Yine de ıspanak, içerdiği diğer vitaminler, mineraller ve antioksidanlar bakımından hala oldukça sağlıklı bir sebze olarak kabul edilmektedir. Özellikle folik asit, C vitamini ve beta-karoten açısından zengin bir besin olarak önemini korur. Ispanak, Anadolu topraklarında uzun bir geçmişe sahip olmasa da, bu bölgede hızla kabul görmüş ve mutfak kültürünün önemli bir parçası haline gelmiştir. Orta Asya kökenli olduğu düşünülen ıspanak, İslam dünyası aracılığıyla önce İran’a, ardından Anadolu’ya getirilmiştir. Osmanlı döneminde daha fazla yaygınlaşmış ve zamanla hem kırsal hem de şehir yaşamında sevilen bir sebze olmuştur” şeklinde konuştu.



Ispanağın efsanevi gücü


Anadolu’nun bazı bölgelerinde ıspanağın insanlara olağanüstü güçler kazandırdığına dair efsanelerin var olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bay, “Bu hikayeler, özellikle tarım işçileri ve çiftçiler arasında yaygındı. Ispanak yiyen insanların, tarlada daha fazla çalışabildikleri ve daha az yoruldukları söylenirdi. Özellikle kas gücüne dayalı işlerde çalışanların, işlerini bitirdikten sonra bir kase ıspanak çorbası içmeleri, onlara ekstra kuvvet vereceği inancıyla yapılırdı. Bu hikaye, muhtemelen ıspanağın demir içeriği hakkındaki yanlış anlaşılmalarla da ilişkili olabilir. Bazı Anadolu masallarında, bir kadın figürü ıspanağın gücüyle ilişkilendirilir. Bu hikayelerden birinde, yaşlı bir kadın, hasta bir çocuğa iyileşmesi için sihirli bir tarif verir: “Toprağın en derininden çıkardığın ıspanağı kaynat, suyunu içir ve yapraklarını ezip çocuğun göğsüne koy.” Bu tarif, çocuğu iyileştirir ve o zamandan beri ıspanak şifalı bir bitki olarak anılır “ dedi.



Ispanak ve Anadolu sofraları


Anadolu’nun mutfak kültüründe, ıspanak hem basit hem de lezzetli yemeklerin temel malzemesi olduğunu dile getiren Bitkilerin Profesörü Aysun Bay, “Bazı geleneksel Anadolu ıspanakları olarak Ispanaklı Gözleme, Ispanaklı Borani, Ispanaklı Börek, Ispanaklı Yahniler ve Çorbalar, Zeytinyağlı ve Yoğurtlu Ispanak, Ispanaklı Pilav ve Ispanak Çorbasını söyleyebiliriz.


Günümüzde Ispanak


Her ne kadar ıspanağın demir içeriği başlangıçta yanlış kaydedilmiş olsa da, bu durumun ıspanağın genel sağlığa faydalarını gölgede bırakmadığını ifade eden Bay, “Bugün, ıspanak hala dünya genelinde birçok kültürde önemli bir besin maddesi olarak tüketilmektedir. Demir açısından nispeten mütevazı olsa da, bağışıklık sistemini güçlendiren ve genel sağlığı destekleyen diğer pek çok besin maddesi içermesi nedeniyle modern beslenmenin vazgeçilmez sebzeleri arasındadır. Besleyici değeri yüksek, soğuk mevsim sebzesi olarak bilinen bir bitkidir. İçerdiği vitaminler, mineraller ve antioksidanlar, sağlık açısından çok faydalı olan ıspanak, çeşitli yemeklerde kullanılır ve hem pişmiş hem de çiğ tüketilebilir. Ispanak, dünyanın birçok yerinde yetiştirilebilen bir sebze olup, Türkiye’de de yaygın olarak üretilir” diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.