TEKNOLOJİ - 24 Şubat 2026 Salı 10:27

Casper’dan 8 Mart’a özel iki teknoloji ürünü

A
A
A
Casper’dan 8 Mart’a özel iki teknoloji ürünü

Casper, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Casper PAD H10 serisi tabletleri ve Nirvana S100 dizüstü bilgisayar modelini hediye alternatifi olarak duyurdu. Şirket, mobil üretkenlik ve yüksek performans odaklı iki farklı ürünü kullanıcılarla buluşturduğunu açıkladı.


Casper tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, 12.6 inç OLED ekrana sahip Casper PAD H10 Pen ve Casper PAD H10 Pro modelleri gün boyu mobil kullanım ve üretkenlik için tasarlandı. Nirvana S100 modeli ise alüminyum tasarımı ve yapay zeka destekli işlemci mimarisiyle yoğun iş akışlarına yönelik özellikler sunuyor.


OLED ekranlı tablet modelleri


Markanın tablet ürünlerini bir araya getiren Casper PAD çatısı altında sunulan H10 Pen ve H10 Pro modelleri, 12,6 inç OLED ekranla geliyor. Cihazlarda derin siyahlar, yüksek kontrast ve canlı renkler sunan ekran teknolojisi yer alıyor. Tabletlerin film izleme, kalemle çizim yapma ve fark oluşturacak projelerde kullanım için geliştirildiği belirtildi.


Nirvana S100’de yapay zeka ve güvenlik özellikleri


Nirvana S100 modeli 16 inç ekran ve 300 NIT parlaklık değerine sahip. Cihazda Microsoft Copilot tuşu ile akıllı asistana erişim sağlanırken, güç tuşuna entegre parmak izi okuyucu ile güvenlik özelliği sunuluyor. Üç aşamalı klavye aydınlatması farklı kullanım ortamlarına uyum sağlıyor.


Alüminyum kasaya sahip modelde hairline yüzey tasarımı bulunuyor. Nirvana S100’ün hem günlük kullanım hem de iş süreçleri için geliştirildiği ifade edildi.



Casper’dan 8 Mart’a özel iki teknoloji ürünü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Güleç; "Köy okulları geleceğe yatırımdır" Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Teşkilatlanma Sekreteri Mehmet Güleç, köy okullarının yeniden güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, yerinde eğitimin kırsal kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. Güleç, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından gündeme getirilen "öğrenciyi değil öğretmeni taşıma" modelinin tartışılmasını önemli bulduklarını ancak asıl hedefin "köy okullarının sürdürülebilir biçimde yeniden açılması" olması gerektiğini ifade etti. Köy okullarının kapatılması şehre göçü hızlandırdı Güleç yaptığı yazılı açıklamada, eğitim hakkının anayasal ve temel bir hak olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu; "Eğitim, her çocuğun doğuştan sahip olduğu temel bir haktır. Bu hak, çocuğun yaşadığı yere, ailesinin ekonomik durumuna ya da nüfus istatistiklerine göre sınırlandırılamaz. Köyde yaşayan çocuklarımızın eğitim hakkı da şehirde yaşayan akranlarıyla eşit derecede değerlidir. Taşımalı eğitim uygulamaları uzun yıllardır bir çözüm yöntemi olarak uygulanmaktadır; ancak küçük yaştaki çocukların her gün uzun ve yorucu yolculuklara maruz bırakılması pedagojik açıdan tartışmalıdır. Eğitim yalnızca ders görmekten ibaret değildir; çocuğun güvenli bir ortamda, yaşadığı çevreyle bağını koparmadan gelişmesini sağlayan bütüncül bir süreçtir. Ayrıca taşımalı eğitim uygulaması kırsalın sosyal yapısını zayıflatmış, köy okullarının kapanmasıyla birlikte şehre olan göç hızlanmış ve köylerimizde nüfus azalmıştır." Köy okulları olmadan kırsal kalkınma sağlanamaz Köy okullarının yalnızca birer eğitim kurumu olmadığını belirten Güleç, bu okulların aynı zamanda kırsal yaşamın devamlılığını sağlayan merkezler olduğunu dile getirdi. Güleç, "Okulu kapanan köy zamanla nüfus kaybeder. Aileler çocuklarının eğitimi için yer değiştirmek zorunda kalır. Bu durum hem köyleri boşaltmakta hem de şehirlerde sosyal ve ekonomik baskıyı artırmaktadır. Kırsal kalkınmadan, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinden söz ediyorsak işe eğitimden başlamalıyız. Kırsal kalkınma ancak köy okullarının açılması ile mümkündür. Unutmayalım ki eğitimden koparılan köy, üretimden de kopar." dedi. Güleç, köy okullarında eğitim alan çocukların yaşadıkları çevreyle bağ kurarak yetiştiğini, bunun da yerel üretim bilinci ve aidiyet duygusu açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Öğretmenin taşınması modeli tek başına yeterli değil Bakanlığın gündeme getirdiği öğretmenin taşınması modelinin olumlu yönleri olabileceğini belirten Güleç, uygulamanın yalnızca norm kadro veya maliyet hesabı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi: Güleç, "Yerinde eğitim güçlendirilmelidir. Ancak öğretmenlerin birden fazla okulda görevlendirilmesi planlanırken ulaşım, güvenlik ve ders programı koordinasyonu titizlikle ele alınmalıdır. Aksi halde iyi niyetli bir model sahada karmaşaya sebep olabilir." dedi. Kırsalda görev alacak öğretmenlerin özlük hakları güçlendirilmelidir" Açıklamasında öğretmenlerin özlük haklarına da dikkat çeken Güleç, kırsal bölgelerde görev yapacak öğretmenlerin haftalık ders yükü, ek ders planlaması ve diğer özlük haklarının açık şekilde tanımlanması gerektiğini vurgulayarak konuyla ilgili olarak teşvik mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini ifade etti. Güleç açıklamasını şu sözlerle tamamladı; "Köy okullarının yeniden açılması hedefleniyorsa bu okullarda görev alacak öğretmenlerin özlük hakları da güçlendirilmelidir. Ulaşım desteği, barınma imkânı, ek teşvikler ve hizmet puanı düzenlemeleri net şekilde planlanmalı ve devlet tarafından garanti alınmalıdır. Gönüllülük esas alınmalı ve öğretmenler mağdur edilmemelidir." Köy okulları geleceğe yatırımdır Köy okulları yalnızca bir bina değildir; kırsalın hafızası, üretimin temeli ve toplumsal devamlılığın güvencesidir. Doğru planlanırsa hem okul kapanmalarının önüne geçilebilir hem de kırsal kalkınma sağlanabilir. Çocukların eğitim hakkını yerinde ve nitelikli biçimde sağlamak, köyleri yaşatmak anlamına gelir. Eğitim politikaları, kırsal kalkınma hedefleriyle birlikte ele alınırsa köy okulları yeniden açılabilir ve köy okullarının yeniden açılması hiç şüphesiz geleceğe yatırım olacaktır."
Bursa İznikli minikler Ramazan akşamlarında buluşuyor İznik Belediyesi tarafından düzenlenen Ramazan ayı etkinliklerinde çocuklar eski ramazanları yaşarken aynı zamanda da eğlenerek öğreniyorlar. Özlenen eski Ramazanların manevi ortamı ve sıcaklığı düzenlenen etkinlikler ile bu yılda İznik’e taşındı. "Eski Ramazanlarda yaşanan manevi ortamın sıcaklığı ve coşkusunu bugünde çocuklarımızın yaşamalarını istiyoruz" diyen İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta, "On bir ayın sultanı Ramazan Ayı’nın manevi atmosferini yaşatmak, ‘Nerede o eski Ramazanlar’ diyenlerin nostalji özlemini gidermek amacıyla, Ramazan Ayı geleneklerinin yaşatıldığı etkinliklerimize bu yılda devam ediyoruz. Bu Ramazan’ı yeniden yan yana eski geleneklerimizle yaşıyor olmanın huzurunu hissediyoruz. Hepimizin özlediği eski Ramazanların coşkusunu etkinliklerimizle hep birlikte yaşıyoruz. Tüm hemşerilerimi etkinliklerimize katılarak bu manevi atmosferi yaşamaya davet ediyorum. Ramazan Ayı’nın ülkemiz ve tüm İslam alemi için barış ve huzur getirmesini temenni ediyorum. Tüm hemşerilerimizi etkinliklerimizde buluşmaya davet ediyorum" dedi. Etkinliklerde miniklere müzikli drama oyunları, sihirbaz gösterisi, keloğlan çocuk tiyatrosu, Hacivat karagöz gölge oyunu, orta oyunları gibi gösteriler sunulurken çocuklar hem eğleniyor, hem de öğreniyor. İznik Belediyesi’nin Ramazan Ayı süresince gerçekleştireceği programlar Pazartesi akşamları saat 20.30’da İznik Milli İrade Meydanında devam ediyor.
Isparta Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan alkollü sürücüye 12 saatte hüküm Yalvaç’ta alkollü araç kullanarak trafik ve yaya güvenliğini tehlikeye sokan sürücüler, seri yargılama usulü kapsamında aynı gün hakim karşısına çıkarılıyor. Suçun tespitinden itibaren yaklaşık 12 saat içinde karar veriliyor. Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alkollü araç kullanarak trafik ve yayaların güvenliğini tehlikeye sokan sürücülere yönelik yürütülen uygulamada, şüpheliler hakkında hızlı yargılama süreci işletiliyor. Gece saatlerinde alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücüler gözaltına alınarak işlemlerinin tamamlanmasının ardından sabah saatlerinde adliyeye sevk ediliyor. Şüpheliler hakkında Seri Yargılama Usulü uygulanarak aynı gün içerisinde yargılama tamamlanıyor ve verilen karar mahkeme onayından geçerek kesinleşiyor. Böylece suçun işlenmesinden itibaren yaklaşık 12 saat gibi kısa bir sürede hüküm verilmiş oluyor. Alkollü sürücülere hapis ve para cezası uyarısı Alkollü araç kullanmanın 2 yıla kadar hapis cezası bulunduğu belirtilirken, hükmün kesinleşmesinin ardından hapis cezası alanlar hakkında infaz işlemleri başlatılarak cezaevine teslim ediliyor. Bunun yanı sıra sürücülere idari para cezası da uygulanıyor. Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığı, vatandaşların hem cezai yaptırımlarla karşılaşmaması hem de diğer sürücü ve yayaların can ve mal güvenliğini tehlikeye atmaması için alkollü şekilde direksiyon başına geçmemeleri gerektiği vurgulandı.