GÜNDEM - 08 Mayıs 2025 Perşembe 14:27

Coca-Cola Vakfı ile Küresel Çevre ve Teknoloji Vakfı "Döngüsel Bir Gelecek İçin Ortaklık" programını tanıttı

A
A
A
Coca-Cola Vakfı ile Küresel Çevre ve Teknoloji Vakfı "Döngüsel Bir Gelecek İçin Ortaklık" programını tanıttı

İstanbul’da Coca-Cola Vakfı (TCCF) ile Küresel Çevre ve Teknoloji Vakfı (GETF) iş birliğiyle, başta Türkiye olmak üzere faaliyet gösterilen beş ülkede başlatılan "Döngüsel Bir Gelecek İçin Ortaklık" (Partnership for a Circular Tomorrow-PACT) programı tanıtıldı.


Coca-Cola Vakfı (TCCF) ile Küresel Çevre ve Teknoloji Vakfı (GETF) iş birliğiyle, başta Türkiye olmak üzere faaliyet gösterilen beş ülkede başlatılan "Döngüsel Bir Gelecek İçin Ortaklık" (Partnership for a Circular Tomorrow - PACT) programı tanıtıldı. Program, sürdürülebilir ambalaj yönetimi alanında çalışan girişimlerle iş birliği yaparak, plastik atıkların toplanmasını ve geri kazanımını hedefliyor. Coca-Cola Vakfı’nın sağladığı 1 milyon dolar tutarındaki başlangıç fonuyla desteklenen program, bölgede atık yönetimine yönelik yenilikçi çözüm ve hizmet modellerine yatırım yapmayı amaçlıyor. Programın lansmanı İstanbul’da proje ortakları, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, yatırımcı kuruluşlar, atık yönetim şirketleri ve Coca-Cola Sistemi paydaşlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Döngüsel Bir Gelecek İçin Ortaklık programının ilk fazı Türkiye, Suudi Arabistan, Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan’da başlıyor. Bu inisiyatif, yeni nesil atık toplama şirketlerine destek vererek kapıdan kapıya toplama altyapısını güçlendirmeyi, geleneksel atık şirketlerini ileri teknoloji yatırımlarıyla dönüştürmeyi ve verimliliklerini artırmayı amaçlıyor. Küresel Çevre ve Teknoloji Vakfı’nın (GETF) merkezi olarak yöneteceği, TCCF tarafından finanse edilen 100 bin ile 400 bin dolar tutarındaki hibeler, seçilen program ortaklarına aktarıldı.



"Hedefimiz, güçlü değer zincirleri oluşturmak"


Coca-Cola Vakfı Başkanı Carlos Pagoaga, "Avrasya ve Orta Doğu’da döngüsel inovasyonu ve atık geri kazanımını iyileştirmeyi amaçlayan PACT programını, partnerlerimizle birlikte başlatmaktan büyük heyecan duyuyoruz. Hedefimiz, güçlü değer zincirleri oluşturmak, atık toplama alanında çalışanları desteklemek ve atık yönetiminde yenilikleri sürdürmektir. Bu sayede daha temiz ve sürdürülebilir bir geleceğe doğru ilerlemek mümkün olacaktır" dedi.



"Coca-Cola Vakfı ile ortaklık yapmaktan gurur duyuyoruz"


Küresel Çevre ve Teknoloji Vakfı (GETF) CEO’su Monica Ellis yaptığı açıklamada, "GETF olarak, Avrasya ve Orta Doğu’da kritik öneme sahip olan atık yönetimine ilişkin zorlukların ele alınmasına yardımcı olmaktan ve Coca-Cola Vakfı ile ortaklık yapmaktan gurur duyuyoruz. PACT Fonu, bölgesel olarak atık toplama süreçlerinde inovasyonu desteklemeyi, atık geri kazanımını iyileştirmeyi amaçlıyor" ifadelerini kullandı.



"Avrasya ve Orta Doğu’da faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde ortaklıklar geliştiriyor, projeler yürütüyoruz"


PACT programı hakkında Coca-Cola Avrasya ve Orta Doğu Sürdürülebilirlik Kıdemli Direktörü Meltem Tol ise, "The Coca-Cola Company’nin küresel sürdürülebilirlik önceliklerinden biri olan ambalaj atıklarının toplanması ve geri dönüşüme kazandırılmasını destekleme vizyonu ile Avrasya ve Orta Doğu’da faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde ortaklıklar geliştiriyor, projeler yürütüyoruz. Bu vizyondan yola çıkarak geliştirilen Döngüsel bir Gelecek İçin Ortaklık programı ile toplama ve geri dönüşüm alanında iş birliği yaptığımız tüm paydaşlarımız için değer oluşturmayı amaçlıyoruz" şeklinde konuştu.



Türkiye’deki program ortağı: TO-KA


PACT inisiyatifi Türkiye’de, ambalaj atıklarının kaynağında, temiz ve ayrı toplanmasını teşvik eden, tüm süreci kayıt altına alarak izleyen ve toplanan ambalaj atığını değere dönüştüren sürdürülebilir dijital atık yönetim platformu TO-KA iş birliğinde yürütülecek. Bu iş birliği kapsamında toplanan PET atıkları, geri dönüşüm yöntemi ile yeniden işlenerek rPET olarak Coca-Cola’nın ambalaj döngüsüne kazandırılacak. PACT ile ilgili detaylı bilgiye www.getf.org/pact adresinden ulaşılabilecek.



Coca-Cola Vakfı ile Küresel Çevre ve Teknoloji Vakfı "Döngüsel Bir Gelecek İçin Ortaklık" programını tanıttı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.