ASAYİŞ - 06 Şubat 2026 Cuma 12:21

Çocuk müstehcenliğiyle mücadele operasyonunda gözaltına alınan 51 şüpheli adliyeye sevk edildi

A
A
A
Çocuk müstehcenliğiyle mücadele operasyonunda gözaltına alınan 51 şüpheli adliyeye sevk edildi

Çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi ile mücadele kapsamında İstanbul’da düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 51 şüpheli adliyeye sevk edildi.


Edinilen bilgiye göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi ile mücadele kapsamında yeni bir çalışma gerçekleştirilmiş, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma doğrultusunda yapılan çalışmalarda, çevrim içi iletişim uygulamaları üzerinden çocuklara ait cinsel istismar içeriklerini temin ederek satın alan ve dijital ortamda depolayan şüphelilere yönelik operasyon düzenlemişti. Birçok adrese yapılan peş peşe baskınlarda 51 "şüpheli" gözaltına alınmıştı. Operasyon kapsamında yapılan aramalarda, şüphelilere ait cep telefonu, bilgisayar, harici hafıza ve USB bellekler dahil tüm teknolojik cihazlara el konulduğu öğrenilmişti. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Fatih’teki Vatan Caddesi yerleşkesinde bulunan Siber Suçlarla Mücadele Şubesi’ndeki işlemleri tamamlanan zanlılar, Kartal’daki Anadolu Adalet Sarayı’na sevk edildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de parka çirkin saldırı Mersin’in Akdeniz ilçesine bağlı Karaduvar Mahallesi’nde bulunan Sardalya Parkı, kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından gece saatlerinde gerçekleştirilen saldırı sonucu hasar gördü. Akdeniz Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerinin ilçe genelindeki bakım ve onarım çalışmalarını sürdürdüğü sırada, vatandaşların dinlenme ve çocukların oyun alanı olarak kullandığı Sardalya Parkında büyük çaplı tahribat tespit edildi. Park içerisindeki lavaboların kırıldığı, muslukların söküldüğü, sulama hortumlarının kesildiği ve yönlendirme tabelalarının zarar gördüğü belirlendi. Meydana gelen hasarın parkın kullanımını olumsuz etkilediği ve kamu malına ciddi zarar verildiği bildirildi. "Bu saldırı, ortak yaşam kültürümüze yapılmıştır" Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, saldırıya tepki göstererek, parkların toplumun ortak kullanım alanları olduğunu belirtti. Şener, bu tür saldırıların yalnızca tesislere değil, ortak yaşam kültürüne ve kamu varlıklarına zarar verdiğini ifade etti. Daha önce de benzer olayların yaşandığını hatırlatan Şener, zarar gören parkların onarıldığını ve Sardalya Parkının da kısa sürede eski haline getirileceğini söyledi. Vatandaşlardan duyarlılık beklediklerini dile getiren Şener, bu tür olaylara tanık olanların güvenlik güçlerine ya da zabıta ekiplerine bilgi vermesinin önemine dikkat çekti. Olayla ilgili güvenlik güçlerinin inceleme başlattığı ve saldırıyı gerçekleştiren kişi ya da kişilerin tespitine yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.
İstanbul Arnavutköy’de 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde gerçeğini aratmayan tatbikat İstanbul Arnavutköy’de 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde bir ortaokulda düzenlenen deprem tatbikatı gerçeğini aratmadı. 11 ili etkileyerek binlerce can kaybına yol açan Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümünde Türkiye genelinde olduğu gibi İstanbul’da da afet farkındalığına yönelik etkinlikler düzenlendi. Bu kapsamda İstanbul’un Arnavutköy ilçesindeki Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu’nda gerçeğini aratmayan bir deprem tatbikatı gerçekleştirildi. Tatbikat, İstanbul Valisi Davut Gül’ün talimatları doğrultusunda AFAD’dan sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu öncülüğünde yapıldı. Okulda çalan ilk sirenle birlikte öğrenciler, öğretmenler ve protokol üyeleri "çök-kapan-tutun" uygulamasını eksiksiz şekilde yerine getirdi. Bir süre beklenmesinin ardından çalan ikinci sirenle birlikte bina kontrollü şekilde tahliye edildi. Tatbikat süresince hiçbir aşamada taviz verilmezken, afet bilincinin yerleşmesi adına tüm prosedürler titizlikle uygulandı. "İstanbul’u afetlere karşı dirençli hale getirmek zorundayız" Tatbikat sonrası konuşan AFAD’dan sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu, yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekerek, "Bugün Valimiz Davut Gül’ün emirleri kapsamında bir okulumuzda kapalı alan tahliye tatbikatı yaptık. Bunlar çok önemli hareketler. Bilgilenmemiz ve bilinçlenmemiz açısından son derece kıymetli çalışmalar. Yine Valimizin liderliğinde ilimizde afet farkındalığı oluşturulması noktasında kamu kurum ve kuruluşları ile belediyelerimiz ciddi eğitim faaliyetleri yürütüyor. 6 Şubat depremlerinde milletimizin asaleti ve devletimizin gücüyle çok ciddi çalışmalar yapıldı. Bu çalışmalar neticesinde bugün dünyanın hiçbir noktasında görülmeyen bir iyileştirme süreci devam ediyor. İnsanlar evlerine kavuştu, sahada çalışmalar sürüyor. Bununla birlikte İstanbul genelinde, Valimizin liderliğinde İl Risk Azaltma Planı çalışmalarımız var. Bu çalışmalar ışığında, tüm afetlere karşı İstanbul’u dirençli hale getirebilmek adına önemli adımlar atılıyor. Yine Cumhurbaşkanımızın başbakanken İstanbul’a özel olarak kurduğu İstanbul Proje Koordinasyon Birimi sayesinde, başta kamu binaları olmak üzere okullarımız, sağlık tesislerimiz, kamu hizmet binaları ve güvenlik birimlerimizin bulunduğu alanlarda güçlendirme ve yeniden yapılandırma çalışmaları yürütülüyor. Vatandaşlarımızdan önemli bir ricamız var: İstanbul ve Marmara Bölgesi afetlere açık bir coğrafya. Afetlerden korunabilmek için herkesin kendi üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın açıkladığı ‘Yarısı Bizden’ kampanyasına ve kentsel dönüşüm çalışmalarına önem verilmesini özellikle istirham ediyoruz. Ayrıca DASK sigortasının yaptırılması büyük önem taşıyor. 23 Nisan’da yaşanan depremde hafif hasarlı yaklaşık 6 bin 500 konut için devletimiz tarafından 150 milyon lira ödeme yapıldı. Bu, sigortanın ne kadar önemli bir güvence olduğunu gösteriyor. Evlerimizde afet çantası bulundurmamızı ve afet anında yapılması gerekenleri öğrenmemizi özellikle rica ediyoruz" ifadelerini kullandı. Arnavutköy İlçe Kaymakamlığı binası girişinde açılan deprem temalı fotoğraf sergisi de gezilerek, protokolün deprem zamanı bölgelerdeki çalışmaları hakkında konuşuldu.
Ankara ‘Haberimiz Olsun Projesi’ kapsamında genç öğrenciler ekran karşısına çıkıyor Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından oluşturulan, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen ‘Haberimiz Olsun’ projesi, öğrencilerin katılımıyla yayın hayatına başladı. MEB tarafından oluşturulan ‘Haberimiz Olsun’ projesi, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonu doğrultusunda insanı merkeze alan, değer odaklı ve bütüncül eğitim anlayışını esas alarak öğrencilerin aktif katılımıyla hazırlanan haber bültenleri aracılığıyla; eğitim politikaları, stratejik hedefler, yürütülen projeler ile Türkiye’den ve dünyadan güncel gelişmeler hakkında doğru, şeffaf ve anlaşılır bilgi akışını sağlamayı amaçlıyor. Proje; öğrencilerin iletişim, medya okuryazarlığı ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmeyi, öğrenme sürecine etkin biçimde katılmalarını desteklemeyi ve kamuoyunun MEB faaliyetlerine güvenilir, güncel ve erişilebilir kanallar aracılığıyla ulaşmasını sağlamayı hedeflediği belirtildi. Bu doğrultuda proje, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin eğitimde anlam ve kimlik inşasına odaklanan yaklaşımına paralel olarak; Bakanlığın vizyonunu kamuoyuyla düzenli, doğru ve bütüncül biçimde paylaşan kalıcı bir kurumsal iletişim modeli oluşturmayı amaçladığı ifade edildi. EBA, TRT EBA ve EBA Youtube’da yayınlanıyor ‘Haberimiz Olsun’ projesi, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda merkez ve taşra teşkilatı ile eğitim kurumlarının aktif katılımıyla ulusal ölçekte yürütülüyor. Öğrenciler tarafından hazırlanacak olan haber bültenleri, 5 Ocak 2026 Pazartesi günü 07.00 itibarıyla EBA platformu ile EBA YouTube sayfasında, 11.15 itibarıyla da TRT EBA kanalı üzerinden yayın hayatına başladı. "Meslek eğitim stüdyolarında çocuklarımızı yetiştiriyoruz" ‘Haberimiz Olsun’ projesini Batıkent Şevket Evliyagil Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yöneten Gazetecilik bölümü öğretmeni Tuğrul Culfa, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında beceri temelli eğitimi ve genel hatlarıyla öğrenciyi merkeze alan uygulamalarla birlikte, meslek eğitim stüdyolarında çocuklarımızı yetiştiriyoruz. Verdiğimiz teorik eğitimler çocuklarımız için bir uygulama eğitimi oluyor. Çocuklarımız hem teorik eğitimi alıyor, hem sahada bir haberin yazımından kurgu aşamasına, sunumundan yayın aşamasına kadar bütün her şeyini uygulayarak öğrenmiş oluyor. Öğrenciyi merkeze alan bir eğitim modeli. Bu anlamıyla çocuklarımızın da sahaya çıkmadan önce genel hatlarıyla her şeyi öğrenen ve sektöre hazır hale getiren bir uygulama. Bu anlamıyla öğrencilere çok önemli bir katkısının olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. "Bakanlığımız bize çok iyi imkanlar sağladı" Batıkent Şevket Evliyagil Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Gazetecilik bölümü öğrencisi Hasan Göktuğ Koşar ise, bu projenin kendilerine büyük fayda sağladığını, ilerleyen mesleki hayatlarında daha fazla etkisini göreceklerini vurgulayarak, "İmkanlarımız çok iyi. Öğretmenlerimize, bize bu göreve layık gördükleri için teşekkür ederim. Işık olsun, ses olsun, kamera olsun, bakanlığımız bize çok iyi imkanlar sağladı. Bunlar bizim işimizi çok kolaylaştırıyor. Sabah hazırlıklara başlıyoruz. Kameralar, kartlar, bataryalar, sesler ve ışıkları hazırlıyoruz. Ondan sonrasında öğrenciler geliyor. Onları kayıt altına alıp sonra kurgu aşamasına geçiyoruz" şeklinde konuştu. "Programın bize pratik yapma katkısı var" Batıkent Şevket Evliyagil Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Gazetecilik bölümü öğrencisi Azra Tazer ise, bu projenin kendilerine büyük fırsatlar sunduğunu ifade ederek, "Haberimiz Olsun programı, bölümüm de gazetecilik olduğu için gazetecilikte öğrendiğim çoğu şeyi burada pratik yapmamı sağlıyor. Burada pratik yapmak eğlenceli oluyor. Çünkü hem kamera arkasında hem de kamera önünde arkadaşlarımız var. Bu şekilde çok daha rahat bir çalışma ortamı sağlıyoruz ve ülkenin dört bir yanından gelen güzel haberleri sunmak da bizim için bir gurur kaynağı oluyor. Programın gazetecilik alanında bize pratik yaptırma katkısı var. Bize çok güzel bir alan sağlandı, güzel bir stüdyomuz var" ifadelerine yer verdi.
Kahramanmaraş Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmamıştı, depremin 3. yılında kabrini ziyaret etti Kahramanmaraş’ta 6 Şubat’taki depremlerde yıkılan binanın altında kalan 16 yaşındaki kızının elini hiç bırakmadığı fotoğrafla hafızalara kazınan Mesut Hançer, depremin 3’üncü yıl dönümünde kızının kabrini ziyaret etti. 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yakınlarını kaybeden vatandaşlar, depremin 3. yıl dönümünde Kapıçam Şehir Mezarlığı’nda bulunan yakınlarının kabirlerini ziyaret etti. Depremde enkazın altında kalan kızının elini bırakmadığı fotoğrafla hafızalara kazınan Mesut Hançer, 3’üncü yılda da evladının mezarının başından ayrılmadı. Hançer, kızının kabrine karanfil bırakarak dua etti. 16 yaşındaki kızı Irmak Leyla Hançer’in mezarındaki fotoğrafa dokunan baba, "Onlar öldü, kurtuldular ama biz burada yaşayan bir ölü olduk" dedi. Baba Hançer, "Acılar hiç geçmiyor, dün gibi gözümüzün önünde hiç geçmiyor. O manzarayı hiç tamir etmedik. Çünkü biz bir ümitle enkazın başına gittik. Sağ çıkarız veya yaralı falan çıkarız diye. Ama işte üçüncü günü rahmetli olmuş. Hiç beklemediğimiz anda kaybettik. Ben o gece fırında çalışıyordum. Fırından ulaşamayınca oraya gittim. Ama işte gördüğümüz manzara felaket oldu bizim için. Çünkü her şey yerle bir olmuş. Dört çocuk vardı. En küçüğüm annemdeydi o gün. Cuma günü gezmeye gitmişti ama annemle beraber hepsi pazartesi geleceklerdi. Annem, ablalarım, yeğenlerim, yengem hepsi vefat ettiler. En küçük kızım rahmetli oldu. Felaketten sonra işte tabii ki değişti. Her tarafımız yıkıldı. Yani onlar öldü, rahmetli oldular kurtuldular ama biz burada yani yaşayan bir ölü olduk onlarla beraber. Onlar toprağa gitti, biz toprağın içinde canlı ölüyüz yani. Çünkü onların ansızın gitmeleri, hepsinin birden gitmeleri çok felaket etti bizi" diye konuştu.