GÜNDEM - 13 Mart 2026 Cuma 15:55

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Atatürk’ün adını güya dillerinden düşürmeyenler, Gazi Mustafa Kemal’in mirasına da sahip çıkmadı"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Atatürk’ün adını güya dillerinden düşürmeyenler, Gazi Mustafa Kemal’in mirasına da sahip çıkmadı"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İş siyaset yapmaya, iş istismar etmeye gelince Atatürk’ün adını güya dillerinden düşürmeyenler, Gazi Mustafa Kemal’in mirasına da Tıp Tarihi Müzesi’ne de sahip çıkmadı; tam tersine sırtlarını döndüler. Biz bunların hiçbirine aldırmadan çalışmalarımıza kararlılıkla devam ettik" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi 1. Etap Temel Atma Töreni ile Üniversitenin 16 Eğitim ve Yurt Binasının Toplu Açılış Töreni’ne katıldı. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm sağlıkçıların 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı.


Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin dönüşüm çalışmalarından söz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin dönüşüm çalışmaları Büyük Marmara Depremi akabinde başlatılmış fakat ne yazık ki son derece yetersiz ve sınırlı diyebileceğim bir noktada kalmıştı. Güçlendirme ve yeniden inşa faaliyetlerini daha etkin bir hale getirmek üzere 2013 yılında yeni bir süreç yönetimi planladık. Hastanemizi hem başka bir yere taşımamız hem de depreme dayanıksız olan eski binayı yıkıp aynı yere yenisini inşa etmemiz gerekiyordu. 2018’den itibaren tüm bu çalışmalar yeni kurulan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa bünyesinde devam etti. Proje üç etaplı tasarlandı ve eş zamanlı olarak hem inşaata başlanması hem de eğitim ve sağlık hizmetlerinin aksamadan devam ettirilmesi hedeflendi. Bu amaçla normalde son etap olarak inşası planlanan alana yaklaşık 40 bin metrekare büyüklüğünde 23 adet çelik konstrüksiyon bina inşa edildi. Böylelikle hem burada öğrenim gören gençlerimizin eğitimleri kesintisiz şekilde devam etti hem de vatandaşlarımıza sunulan sağlık hizmetlerinin devamı sağlandı" dedi.


"Binlerce eser gün yüzüne çıkarılıp tasnif edilerek İstanbul’umuzun kültür varlığına yenileri eklenmiş oldu"


Çalışmalar sırasında çok sayıda eserin gün yüzüne çıkartıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tabii bu süreçte hızımızı kesen gelişmelerle de karşılaştık. Hastanemiz arkeolojik sit alanı içinde yer aldığı için burada kazı çalışmaları da yapıldı. Kültür Bakanlığımızın koordinasyonunda yürütülen bu kazılar sonucunda binlerce eser gün yüzüne çıkarılıp tasnif edilerek İstanbul’umuzun kültür varlığına yenileri eklenmiş oldu. Bin yılı aşkın bir tarihe sahip ve yaklaşık 200 metre büyüklüğündeki su sarnıcı da bunlardan biriydi. Çok özel ve yeni teknikler kullanmak suretiyle bu yapıları Cerrahpaşa’da bulunan başka bir alana taşıdık. Arkeloloji literatüründe örnek gösterilen bu işlem neticesinde ilk kez İstanbul’da 3 boyutlu bir tarihi yapı bir yerden başka bir yere başarıyla nakledildi. Öte yandan tüm bu süreçte karşımıza çıkan üzücü olayı da sizlerin ve aziz milletimizin takdirine bırakıyorum. Burada Türkiye’nin ilk ve en büyük tıp müzesi olan Cerrahpaşa Tıp Tarihi Müzesi de yer alıyor. Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemin’nin en önemli eserlerini barındıran bu müzenin restorasyonu biz merhum Kadir Topbaş döneminde imzalanan protokolle 2019 yılında tamamlamıştık. Yani 3 yıl içinde verilen sözler tutuldu. Gazi Mustafa Kemal’in de emaneti olan bir mirasa sahip çıkıldı. Ancak protokol, restorasyonla birlikte müze envanterinin bakım, tasnif ve sergilenmesiyle ilgili süreçleri de kapsıyordu. 2019’dan sonra ne mi oldu ? İstanbul’un başına gelenler protokolün de başına geldi. Temel atmama, iş yapmama, bahane üretme siyasetinin kurbanı oldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi maalesef yükümlülüklerinin hiçbirini yerine getirmedi. Bundan dolayı müzedeki 40 bini aşkın eserin teşhir ve tanzimi için gerekli çalışmalar uzun süre yapılamadı. İş siyaset yapmaya, iş istismar etmeye gelince Atatürk’ün adını güya dillerinden düşürmeyenler, Gazi Mustafa Kemal’in mirasına da Tıp Tarihi Müzesi’ne de sahip çıkmadı; tam tersine sırtlarını döndüler. Biz bunların hiçbirine aldırmadan çalışmalarımıza kararlılıkla devam ettik" dedi.


"Yeşilköy Profesör Doktor Murat Dilmener Acil Durum Hastanesini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin kullanımına verdik"


Kovid salgının ardından Yeşilköy Profesör Doktor Murat Dilmener Acil Durum Hastanesini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin kullanımına verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan; "Asrın felaketini yaşadığımız 6 Şubat’tan sonra ise Marmara Depremi’nin ardından güçlendirilmiş olanlar dahil buradaki betonarme binaları devre dışı bıraktık. Kovid-19 salgınında 45 gün gibi çok kısa bir sürede tamamlayıp hizmete açtığımız Yeşilköy Profesör Doktor Murat Dilmener Acil Durum Hastanesini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin kullanımına verdik. Şu anda buradaki depreme dayanıklı yeni binalarımız asli fonksiyonlarını sürdürürken, Cerrahpaşa Tıp Fakültemiz de Atatürk Havalimanı’nın yanı başındaki acil durum hastanesinde sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor. Cerrahpaşa’daki eski binalar birbirinden ayrı ve uzak noktalara inşa edilmişti. Hastalar, özellikle ileri yaştaki vatandaşlarımız buradaki yokuşları tırmanmakta güçlük çekiyordu. Röntgen çektirecek hastalar ambulansları kullanmak zorunda kalıyordu. Otopark alanı yok denecek kadar azdı. Yaşanan ulaşım sıkıntılarının önüne geçebilmek için son dönemde önemli yatırımları hayata geçirdik. Bölgeyi tamamen revize ederek sahil yolundan Samatya’ya karayolu bağlantısını sağladık. Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistem hattını yenileyerek hizmete aldık. Bu hat üzerinden Cerrahpaşa’ya ulaşımı kolaylaştırmak üzere Yenikapı ile Samatya arasına Cerrahpaşa İstasyonunu ekledik. Diğer taraftan Yenikapı Marmaray İstasyonu ile Cerrahpaşa’yı Halkalı’dan Anadolu Yakası’na uzanan konforlu ulaşımın merkezi haline getirdik" dedi.


"900 hasta yatağı ve 40 ameliyathanesi bulunan güçlü ve İstanbul’a yakışır bir kampüs kurmuş olacağız"


Birinci etap temeli atılan yeni Cerrahpaşa Tıp Fakültesi binasının son teknolojiye sahip ve yüksek standartlı bir hastane olarak hizmet vereceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah buradaki projemizi tamamladığımızda toplam 650 bin metrekare kapalı alana sahip, 150’si yoğun bakım olmak üzere 900 hasta yatağı ve 40 ameliyathanesi bulunan, 3 bin araç kapasiteli kapalı otopark, helikopter pisti, eğitim ve yurt binalarının da yer aldığı modern, güçlü ve İstanbul’a yakışır bir kampüs kurmuş olacağız. Birazdan birinci etap temelini atacağımız yeni Cerrahpaşa Tıp Fakültesi binası son teknolojiye sahip ve yüksek standartlı bir hastane olarak vatandaşlarımıza sağlık hizmeti sunacak. Proje kapsamındaki tüm hastane binalarımızı sismik izolatörle donatılmış ve depreme dayanıklı olacak şekilde tasarladık. Bugün dört farklı yerleşkede toplam 190 bin metrekare kapalı alana yayılan 16 hizmet binasının da resmi açılışını yapacağız. Üniversitemizin Avcılar Yerleşkesi’nde Rektörlük ve İdari Bilimler binası, fakülte, enstitü ve meslek yüksekokulu, öğrenci kültür merkezi ile kano, kürek ve su sporları tesisinin de yer aldığı toplam 12 yapıyı hizmete veriyoruz. Cerrahpaşa Yerleşkesi’nde tarihi başhekimlik ve klinik bilimler binalarını, Büyükçekmece Yerleşkesi’nde güçlendirme çalışmaları tamamlanan 350 öğrenci kapasiteli kız öğrenci yurdumuzu ve Bakırköy Yerleşkesi’nde ise yine güçlendirme işlemleri tamamlanan Sağlık Bilimleri Fakültemizi hizmete alacağız. Bu binalarımız geniş otopark imkanlarıyla, amfileri, derslikleri, laboratuvarları, spor tesisleri, eğitim seminer ve toplantı salonlarıyla, kütüphaneleri, idari ofisleri ve daha pek çok sosyal alanlarıyla üniversitemize önemli bir değer katacak. Proje nihayete erdiğinde Abayi Mescidi, Hubyar Mescidi, Etyemez Mirza Baba Tekkesi, Bekar Bey Tekkesi, Muvakkithane, tarihi çeşmelerimiz ve çok sayıda ecdat yadigarı eserimiz de inşallah ihya edilmiş olacak. Bunların da hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" diye konuştu.


(RU-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Başkan Vekili Biba’dan bayramda gönül ziyaretleri Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Kurban Bayramı’nın ilk gününde vatandaşlarla bir araya gelerek bayramın anlam ve bereketini toplumun farklı kesimleriyle paylaştı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Huzurevi’ni ziyaret eden Başkan Vekili Biba, huzurevi sakinleriyle sohbet ederek bayramlarını tebrik etti. Hareket kabiliyeti kısıtlı olan sakinleri de odalarında ziyaret eden Başkan Vekili Biba, geçmiş olsun dileklerini ileterek hediye takdim etti. Büyüklerin toplum için önemli bir değer taşıdığını ifade eden Başkan Vekili Biba, "Sizler tecrübelerinizle bize örnek oldunuz. Bizlerin de gelecek nesillere aynı anlayışı aktarması gerekiyor. Kurban Bayramınızı kutluyor, sizleri muhabbetle ve hürmetle selamlıyorum. Allah’ın selamı üzerinize olsun" dedi. Beşevler Şehit İsmail Özbek Polis Merkezi Amirliği ile Beşevler Taksi Durağı’nı da ziyaret eden Başkan Vekili Şahin Biba, çalışanların bayramını kutlayarak kolaylıklar diledi. Başkan Vekili Biba, taksi durağına yaptığı ziyarette durakta olmayan çalışanların bayramını da telsiz aracılığıyla tebrik etti. Ardından Sırameşeler Sevgi Evleri Sitesi’nde çocuklarla bir araya gelen Başkan Vekili Biba, çocukların bayram sevincine ortak oldu. Günün son ziyaretini Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gerçekleştiren Başkan Vekili Biba, Başhekim Yardımcısı Muhammed Şentürk ile birlikte tedavi süreci devam eden vatandaşlar ve görev başındaki sağlık çalışanlarıyla bir araya geldi. Başkan Vekili Biba, geçmiş olsun dileklerini ileterek vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutladı. Sağlık çalışanlarına da özverili çalışmalarından dolayı teşekkür eden Başkan Vekili Biba, bayramda fedakarca görev yapan tüm personele kolaylıklar diledi.
İstanbul Gülhan Ünlü oğlu Atlas’ın mezarı başında gözyaşlarını tutamadı: "Atlas’sız ikinci bayramımız, acımız gün gün katbekat artıyor" Güngören’de bıçaklanarak öldürülen Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü, bayramın ilk günü oğlunun mezarını ziyaret etti. Atlas’ın mezarı başında gözyaşlarını tutamayan Gülhan Ünlü, "Atlas’sız ikinci bayramımız. Acımız gün gün katbekat artıyor. En çok istediğimiz katil zanlısının yetişkin gibi yargılanması. Çünkü Atlas’ı katlederken maalesef ki gayet bilinçli, aklı başında. Bunları bilerek, o bıçağı cebine aldığında orada oğlumu katletmek için zaten yola çıkmış. Bunu da gayet bilinçli olarak yapmış. Beklentimiz gerçek bir adalet" dedi. Güngören Mehmet Nesih Özmen Mahallesi’nde 14 Ocak’ta tarihinde 14 yaşındaki E.Ç. tarafından bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü bayramın ilk gününde evladının kabrini ziyaret etti. Oğlunun mezarı başında dua eden acılı anne gözyaşlarını tutamadı. "9 Haziran’da ilk duruşmamız gerçekleşecek" Gözüyaşlı anne Gülhan Ünlü, evladının canına kıyan şüphelinin 9 Haziran’da hakim karşısına çıkacağını belirterek "Atlas’sız ikinci bayramımız. Acımız gün gün, katbekat artıyor zaten. Çok büyük bir özlem içerisindeyiz ona olan sevgimiz zaten çok büyük. Atlas’a karşı artık halkın da sevgisi çok büyük. Çok büyük destekleri oluyor. Bu en zor günlerimizde hep yanımızda oldular. 9 Haziran’da ilk duruşmamız gerçekleşecek. Her zaman şunu söylüyoruz eylemi gerçekleştiren mi sadece katil? Onun yanında diğer dört azmettirici için de şu ana kadar herhangi bir işlem yapılmadı. Bunun için beklentimiz var. Azmettiricilerin de ceza almasını istiyoruz" dedi. "Gerçek bir adalet istiyoruz" Mücadelerinin sonuna kadar devam edeceğini söyleyen anne Gülhan Ünlü, "Maalesef bir de şöyle bir durum var, katilin yaşı. Katilin yaşı maalesef 14 görünüyor. 15 yaşına girmesine 3 ay kaldığı için 9-15 yaştan yargılanıyor. En fazla alabileceği ceza yılı 15 yıl oluyor. 15 yıl cezanın da yatarı maalesef ki 5 yıl. Yani indirimlerle yatarı 5 yılı buluyor. İşte bunun belli bir kısmı kapalıda, belli bir kısmı da açıkta oluyor. Ve bu bizi çok yaralıyor. Gerçek bir adalet istiyoruz. Bunu adalet olarak sayamıyoruz. Maalesef bu katile verilmiş bir ceza değil, bizi cezalandırmak oluyor. Yani ailesini, bizi, annesini, babasını, dedesini, anneannesini, teyzesini cezalandırıyorsunuz eğer ki bu katile 5 yıl ceza verirseniz. Bizim mücadelemiz sonuna kadar devam edecek" şeklinde konuştu. "İddianamede olduğu gibi 21 yıl 7 ay yatmasını istiyoruz" Atlas’ın mezarı başında gözyaşlarını tutamayan anne Ünlü, "En çok istediğimiz de yetişkin gibi yargılanmasını istiyoruz çünkü Atlas’ı katlederken maalesef ki gayet bilinçli, aklı başında. Bunları bilerek, o bıçağı cebine aldığında orada oğlumu katletmek için zaten yola çıkmış. Bunu da gayet bilinçli olarak yapmış. Beklentimiz gerçek bir adalet. İddianame 21 yıl 7 aydan açıldı. Sadece Atlas’ı katletmede 15 yıl, onun dışında suç aleti ve tehditten dolayı da aldığı farklı cezalar da var. İddianamede olduğu gibi 21 yıl 7 ay yatmasını istiyoruz. İşte benim oğlum burada. Kendisi de cezaevinde bir ömür sürünsün istiyorum, çürüsün istiyorum. Kabul etmiyorum, kabul etmeyeceğim. Hiçbir zaman da kabul etmeyeceğim" ifadelerini kullandı.