POLİTİKA - 24 Mart 2024 Pazar 16:19

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Biz göreve geldiğimizde İstanbul çöp, çukur, çamur deryasıydı. Bizden sonra Bay Ekrem göreve geldi. Yine aynı durum, yine aynı çöp yine çukur, yine çamur.”

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Biz göreve geldiğimizde İstanbul çöp, çukur, çamur deryasıydı. Bizden sonra Bay Ekrem göreve geldi. Yine aynı durum, yine aynı çöp yine çukur, yine çamur.”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Atatürk Havalimanı ‘Yeniden Büyük İstanbul Mitingi’nde vatandaşlara hitap etti. Para sayma görüntülerini hatırlatarak CHP’ye tepki gösteren Erdoğan, "Bu şehir 30 yıl geriye gitti, Balya balya, bavul bavul paralar bir yerlerden gelip bir yerlere gidiyor. Kimse bu görüntülerin makul, mantıklı izahını yapamadı" dedi. İstanbul’un 1994 öncesine döndüğünü söyleyen Erdoğan, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu eleştirdi. Erdoğan, "Utanmadan metro yaptım diyor. İstanbul’daki mevcut metroların tamamı bize ait. Zamanının yarısı kayakta, tatilde, yarısı genel başkanını devirmek için geçiyor. Kalan zamanda İstanbul’a bir şey kalmıyor. Ekrem Bey yarı zamanlı mesai yaptı" ifadelerini kullandı.


AK Parti’nin, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlediği "Yeniden Büyük İstanbul Mitingi"nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vatandaşları selamlarken, Cengiz Kurtoğlu ile birlikte "Duyanlara Duymayanlara" şarkısını seslendirdi. Erdoğan, Yeniden Refah Partisi’nden istifa ederek AK Parti’ye katılan İstanbul Milletvekili Suat Pamukçu’nun rozetini takdim etti.


Yeniden Büyük İstanbul Mitingi’nde vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir hafta durmayacağız, gece gündüz demeden çok çalışacağız. Günlerdir gittiğim şehirlerde vatandaşlara söylüyorum: İstanbul’daki hemşerilerinizi lütfen arayın ve 1 Nisan’da İstanbul yeniden gerçek sahiplerine kavuşsun. Bu kadim şehri bu CHP zulmünden 31 Mart’ta kurtarmanız gerekiyor. Bir hafta boyunca çok çalışacağız, kapı kapı gezeceğiz. İstanbul’da Cumhurbaşkanlığında yüzde 48 destek verdiğiniz için hepinize şükranlarımı sunuyorum. Gönlümüz, aramızdaki muhabbetin seyrine uygun şekilde oranların daha artmasını umuyorum. Sağlam aday sağlam adam. Murat Kurum ile İstanbul’da yeni bir dönemi başlatacağız. İstanbul’u yeniden gerçek belediyecilikle buluşturacağız. Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ı Milli İrade Bayramı haline getireceğiz. Altyapısıyla, üstyapısıyla, insana dair tüm unsurlarıyla hizmete talibiz. İstanbul’da Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazırız, kararlıyız. İstanbul’un 5 senelik fetret devrine son vererek şehrimizde hizmet devrini tekrar başlatacağız, İstanbul’u donatacağız. Bu kardeşinizi İstanbul’a belediye başkanı yaptığınızda İstanbul’da çöp, çukur, çamur vardı. Büyükşehriyle, ilçeleriyle İstanbul’un belediyecilik hizmetlerinde yeni bir dönemin kapılarını beraberce açacağız” dedi.


"İstanbul’da yapılan metroların tamamı bizim eserimizdir"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, ”İmamoğlu ne yaptı: Yarı zamanlı mesai. İsraf sende. Akıllı belediyecilik diyor akılsız belediyecilik. İstanbul’da neler çektik neler. Yarı zamanlı mesaiyle bu şehre hizmet verilmez, bir şey yapılmaz. Utanmadan sıkılmadan metro yaptım diyor. İstanbul’da yapılan metroların tamamı bize aittir, bizim eserimizdir. Bizden sonra gelen arkadaşlarımız da eser ve hizmet siyasetini sürdürdü. Çalışan belediye başkanı arkadaşlarımızı da şükranla anıyorum” ifadelerini kullandı.


İstanbul’da kaynak kıtlığı yok, beceri ve vizyon eksikliğinin olduğunu belirten Erdoğan, “İstanbul son 5 senedir 1989-1994 dönemine dönmeye başladı. Yarısı kayakta, yarısı tatilde, yarısı seçim kampanyalarında genel başkanlarını devirmekle geçti. Kendini İstanbul’un sahibi zanneden, ne bu şehri, ne bu şehrin insanlarını hiç anlamamış olanlarla bir yere varılmaz. Eser ve hizmet namına zaten ortada elle tutulur hiçbir eser yok. Emekleri olmayan işleri sahiplenme işini bir kenara bırakacak olursak, geriye koskoca kayıp bir 5 yıl kalıyor. İmkan ve kaynak kıtlığı değil vizyon ve beceri eksikliğidir. Engelleniyoruz yalanına sığınıyorlar. Tüm belediyeler ne alıyorsa İstanbul’da fazlasıyla alıyor” şeklinde konuştu.


Kendilerine emanet edilen oyları kirlettiklerini ifade eden Erdoğan, “


Balya balya paralar bir yerlerden geliyor bir yerlere gidiyor. Şu ana kadar kimse bunun tutarlı, mantıklı bir izahını yapamadılar. Maşeri vicdanı tatmin eden bir açıklama duyamadık. Tüm bu rezilliklerle siyaset kirlendi. Kendilerine emanet edilen oyları kirlettiler, İstanbul’u kirlettiler. İstanbul’u bunların eline bırakmamak vicdan borcudur. İstanbul bir yol ayrımında bulunuyor. Bir tarafta "ben" diyenler var, diğer tarafta da "Sadece İstanbul" diyenler var. İstanbul’a hizmet için gereken adımı haftaya bugün atalım” dedi.


Kendilerini sürekli yenilediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir tarafta deprem tehlikesi var, diğer tarafta depreme hazırlanmak için planı, projesi hazır olanlar var. 31 Mart’ta bu düğümü çözecek, İstanbul’u Türkiye Yüzyılı yürüyüşünü biz başlatacağız. Biz kusuru millette arayanlarda değiliz, biz milletimize kulak veriyoruz. Kendimizi sürekli yeniliyor, ufkumuzu genişletiyoruz. Yaptığımız eserler bizim referansımızdır. Girdiğimiz 17 seçimden zaferle çıkmamızda da bu referanslarımıza borçluyuz. Hiçbir zaman akıllanmadılar, kendilerini düzeltmediler. Biz asla kimsenin hayat tarzıyla ilgilenmedik, ayrımcılığın her çeşidini elimizin tersiyle ittik. Siyaseti rekabetin husumete dönüştürülmesine izin vermedik. Biz 1994’te bu şehrin emanetini devralırken hangi gayeyle hareket ediyorsak bugün de aynı prensiplere bağlıyız. 85 milyona aşkla hizmet ediyoruz. Bundan sonra da yolumuza aynı şekilde devam edeceğiz. İstanbul bu yaklaşımlarımızın, icraatlarımızın en yakın şahididir” açıklamasında bulundu.


21 yılda İstanbul’a 1 trilyon 650 milyar lira kamu yatırımı yaptıklarını kaydeden Erdoğan, “Her seçim kampanyasında olduğu gibi gittiğimiz her şehirde yaptığımız yatırımları özetleyerek bitiriyoruz. Ben 25 vilayete gittim, çalışacağız, koşacağız. Şu anda karşımda 650 bin kişi var. Konu İstanbul olunca yaptığımız yatırımların listesi o kadar dolu ki anlatmaya günler yetmez. Geçtiğimiz 21 yılda İstanbul’a 1 trilyon 650 milyar lira kamu yatırımı yaptık” dedi.


Metro için yeni bir çivi bile çakmayanlar, inşaat aşamasında aldıkları hatları da hala bitiremediklerini belirten Erdoğan, “Seçimlerden sonra büyükşehir belediyesi sorumluluğundaki metro projelerini şahsım, kabine, Murat Bey ve ekibi hep beraber hızlandıracağız. Şehircilikte, TOKİ vasıtasıyla 228 bin konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik, 23 bin 866 konutun yapımına devam ediyoruz. Sağlıkta, 18 bin 417 yatak kapasiteli hastaneleriyle birlikte 178 adet sağlık tesisini şehrimize ve dünyaya kazandırdık. Ulaştırmada, İstanbul’da 350 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol mesafesini 794 kilometreye çıkardık. (Büyük İstanbul Tüneli) 11 farklı raylı sistem hattını birbirine bağlayacak bu tünel, İstanbul’un ulaşımında ciddi rahatlama sağlayacaktır. Amacımız, İstanbul için hazırladığımız 1100 kilometrelik raylı sistem projelerinin tamamını hayata geçirmektir” ifadelerini kullandı.


Seyahat hızı 350 kilometreyi bulacak, süresi 80 dakika olacak Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren Projesi’nin ihalesine bu yıl çıkacaklarını aktaran Erdoğan, ”Şehrimize, iktidarlarımız ve AK Parti belediyeciliği dönemlerinde 230 kilometre hafif raylı sistem ve metro hattı kazandırdık. Şehrimiz için önemli bir prestij projesi olan Haliç


Yat Limanı ve Kompleksimizin ilk etabını önümüzdeki aylarda hizmete alıyoruz. Uzunluğu 120 kilometreyi bulan Gebze-Sabiha Gökçen Havalimanı-Yavuz Sultan Selim Köprüsü-İstanbul Havalimanı Hızlı Tren hattının ihalesine bu yıl çıkıyoruz. Metro için yeni bir çivi bile çakmayanlar inşaat aşamasında aldıkları hatları da hala bitiremediler” dedi.


"İstanbul bir 5 sene daha kaybedemez"


İstanbul’un 5 sene daha kaybetmeye tahammülünün olmadığını izah edeceklerini belirten Erdoğan,” Böylece kalbi ve oyu kazanılmadık hiçbir İstanbullu kardeşimizi bırakmayacağız. Önceki seçimlerde başka adaylara oy verip mevcut yönetimden rahatsız olan kardeşlerimize ulaşacağız. Şehrimizin 5 yılda yaşadığı irtifa kaybını anlatacağız. Hala kafası karışık, kararını verememiş varsa, eve gidince onları arayınız. Kırgınlık varsa gidereceğiz, kafasında soru işaretleri varsa cevap vereceğiz. Sandıklara sahip çıkmamız mühim. Oyunuzun ziyan ve heba olmasına izin vermeyeceğinize inanıyorum” açıklamasında bulundu.


Konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da bulunan 39 ilçe Belediye başkan adayını sahneye çağırarak günün anısına fotoğraf çekildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.