POLİTİKA - 14 Kasım 2025 Cuma 16:42

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Zulüm, baskı ve ayrımcılık olduğu sürece buna direnenler de olacaktır. Yarım asrı bulan siyaset hayatımızda bize olan teveccühü boşa çıkarmadık emanete halel getirmedik"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Zulüm, baskı ve ayrımcılık olduğu sürece buna direnenler de olacaktır. Yarım asrı bulan siyaset hayatımızda bize olan teveccühü boşa çıkarmadık emanete halel getirmedik"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’ndeki Uluslararası İnsan Hakları Konferansı ve Yankılar Sergisi Açılış Programı’nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’de bütün uyuyanları uyandırmaya bir şule, bir ışık, bir alev yetmiştir" dedi. Haksızlığın karanlığı, hakikatin ışığını asla bastıramadığını kaydeden Erdoğan, "Doğru eninde sonunda kendine bir yol bulur. Zulme karşı hakkı savunacağız. Bir mecra açar ve çağlayan bir ırmak misali gönüllere akar. Kalpleri aydınlatır. Engelleri aşar ve nihayet coğrafyaya yayılır" ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası İnsan Hakları Konferansı ve Yankılar Sergisi Açılış Programı’na katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Arşiv fotoğrafları, belgeler, ses ve video kayıtlarının yanı sıra yapay zeka destekli yenilikçi sanat etkinliklerinin de yer alacağı bu sergi, çağları aşan onurlu bir hak ve adalet arayışının İstanbul’daki yankısını teşkil edecektir. 27 Kasım’a kadar devam edecek bu anlamlı sergiyi tüm vatandaşlarımızın, bilhassa da genç kardeşlerimizin ziyaret etmesini son derece önemli buluyorum. Kendilerinden önce hangi zorlukların çekildiğini, sırf düşüncelerinden ötürü masum insanların hangi baskılar, hangi zorbalıklarla karşı karşıya geldiklerini gençlerimiz burada çok net bir şekilde görebilecektir. Ziyaretçiler, iki büyük şahsiyetin hak ve özgürlük mücadelesinde, iki anıt ismin tüm zorluklara rağmen neleri başarabildiğini, dikenli yollarda nasıl cesurca yürüyebildiklerini çok yakından müşahede edecek" ifadelerini kullandı.


"Terbiye evvela ailede başlar"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kendi ifadesiyle anneleri fetih neslinin yetiştiricisi olarak gören Şule ablamız, bir eserinde eğitim ve aileye ilişkin şu cümleleri kuruyordu; ‘İmanlı ve güçlü nesillerin yetişmesi için dini, milli ve ahlaki terbiye ve eğitime son derece ehemmiyet verilmelidir. Bu terbiye evvela ailede başlar. Ailede ise bu eğitim daha çok anneye düşmektedir.’ Eğitim ve kültür sahasındaki faaliyetlerini işte bu anlayışla sürdüren vakfımızın, geçen hafta Milli Eğitim Bakanlığımızla imzaladığı protokolle bütün bu çalışmalarını yeni bir merhaleye taşıdığını görüyoruz. Protokol kapsamında 81 ilimizde 81 okul kütüphanesi, 11 deprem şehrimizde ise 28 eğitim ve meslek atölyesi kurulacak. Ayrıca içinde bulunduğumuz eğitim öğretim yılında 15 bin öğrencimize kırtasiye desteği sağlanacak. Diğer taraftan ortaya koyduğu mücadeleyle tüm dünyada hafızalara kazınan, zulme rıza göstermeyip adaletin sesiyle haykıran şehit Malik el-Şahbaz’ı, yani Malcolm X’i de yine rahmetle, hürmetle anıyorum. Merhum Malcolm X de baskılara aldırmadı, tehditler karşısında yılmadı, zorbalara ve zorbalıklara boyun eğmedi. Ayrıntıcılığın kurumsallaştığı bir dönemde karizmatik ve cesur kişiliğiyle ırkçılığa meydan okudu, eşitsizliğe başkaldırdı. Merhum Malcolm X, doğruları seslendirmenin cesaret gerektirdiği bir dönemde şöyle haykırıyordu; ‘Ben gerçeğin peşindeyim. Kimin söylediği önemli değil. Ben adaletin peşindeyim. Kim için veya kime karşı olduğu önemli değil.’ Yaşadıkları çağa mühürlerini vuran her iki ismin de ortak özelliği şuydu; şartlar ne kadar çetin olursa olsun, zulüm kimden gelirse gelsin, hakkı ve hakikati son nefesine kadar savunmak, inandıkları yoldan asla sapmamak, dönmemek, ayrılmamak. Gönüllerimizin sultanı, hayat ve hidayet rehberimiz Peygamber Efendimiz (S.A.V.), bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştu; ‘Allah’a yemin olsun ki bu davamı terk etmem karşılığında sağ elime güneşi, sol elime de ayı koysalar, Allah’ın dinini güçlendirinceye veya bu yolda canımı verinceye kadar asla bundan vazgeçmeyeceğim.’ İşte bu örnek duruşu hayatlarının merkezine yerleştiren, bu uğurda çile çeken ve bedel ödeyen her iki isim, hiç tartışmasız hem kalplerdeki hem de tarihteki yerlerini almışlardır. İnşallah ebediyen hayırla, şükranla, büyük bir hürmetle hatırlanacaklardır. Rabbim onlardan razı olsun. Bizi de onların gittiği yoldan, bu kutlu güzergahtan ayırmasın diyorum" diye konuştu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim de katkımızla tesis edilen ateşkesin ardından İsrail’in tüm ihlallerine rağmen yaralarını sarmaya çalışan Filistinli kardeşlerimiz başta olmak üzere Sudan’da, Yemen’de, Somali’de ve daha pek çok yerde zor günler geçiren tüm mazlumlara gerek şahsım gerek eşim gerekse milletim adına buradan dayanışma mesajlarımı yolluyorum. Konferans ve sergimizin hepimiz için bir kez daha hayırlar getirmesini temenni ediyorum. İnsanlık binlerce yıllık tarihinde şuna defalarca kez şahitlik etmiştir; haksızlığın karanlığı, hakikatin ışığını asla bastıramaz. Doğru eninde sonunda kendine bir yol bulur. Zulme karşı hakkı savunacağız. Bir mecra açar ve çağlayan bir ırmak misali gönüllere akar. Kalpleri aydınlatır. Engelleri aşar ve nihayet coğrafyaya yayılır" dedi.


Şule Yüksel Şenler’in adalet ve hakikat ışığının Türkiye’deki en güçlü yansımalarından biri olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerin de bildiği üzere, kelime anlamı itibarıyla ‘Şule’ ışık, alev, parıltı demektir. 6 yıl önce dualarla ebediyete uğurladığımız Şule Yüksel Şenler adalet ve hakikat ışığının Türkiye’deki en güçlü yansımalarından biri olmuştur. Türkiye’de başörtüsü davasının sancaktarlığını yapmış, düşünce ve ifade hürriyetinin, kılık kıyafet özgürlüğünün tam anlamıyla sağlandığı bir ülke için fedakarca çalışmıştır. Türkiye’de bütün uyuyanları uyandırmaya bir şule, bir ışık, bir alev yetmiştir. Tabii onun bu gayreti vesayetçilerin dikkatini çekmiş, o da Üstat Necip Fazıl ve daha nice fikir ve aksiyon insanı gibi bugün bize özgürlükten dem vuran faşist odakların radarına girmiştir. Gazete manşetlerinden hedef alınmış, sayısız takibata uğramış, kara listelere adı büyük harflerle yazılmıştır. Şuraya özellikle dikkat çekmek istiyorum; eğer dikkat etmezseniz, gazeteler mazlumlardan nefret etmenizi, zalimleri ise sevmenizi sağlar. Malcolm X’in işaret ettiği bu tehlike, milletimizin ve Şule Yüksel Şenler’i sevenlerin basiret ve ferasetiyle bertaraf edilmiş, kimin haklı, kimin mağdur olduğu o günlerde bile çok net bir şekilde görülmüştür. Şule Yüksel Şenler ablamız defalarca tehdit edilmiş, evi kundaklanmış, konferanslarına bomba ihbarları yapılmıştır. Ama o, hapse mahkum edildiği dönemde bile davasından taviz vermemiş, devrin eli sopalı müstekbirlerine boyun eğmemiş, fikrin surlarına iman ve mücadelenin sancağını dikmiştir" şeklinde konuştu.


Onun duruşunu anlamak için burada bir noktanın altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şule ablamız için çıkarılan özel af ile Bursa Cezaevi’nden tahliye olması gündeme gelince, ona bu zulmü reva görenlere cevabı şu olmuştu. Özellikle sevgili gençlerimizin buraya dikkat etmesini rica ediyorum. Salonda olanlar veya olmayanlar, ekranları başında bizi izleyenler, buraya dikkat. Şule ablamız şunu söylemişti; ‘Suçsuzun affedildiği nerede görülmüş? Ben kanunlara riayet eden bir fert olarak mahkumiyetimi devam ettiriyorum. Dışarı çıkmayı reddediyorum. Benim buradan ancak cesedimi alırsınız.’ Ve devamında dört duvar arasında kaleme aldığı ‘Hür Mahkumdan Mahkum Hürlere’ adlı şiirinde kendisini sevenlere şu mısralarla seslenmişti; ‘Değil mi ki müminim, baş eğmem zalime. Zalimin zulmü vardır. Hak yolunda aleme. Zindanda olsam dahi görünür bana cennet. Şeref duyun kardeşler, acımayın halime.’ Zulüm kısmak istediği sesi nara yapar ve bazı ölüler, yaşayanlardan daha yüksek sesle konuşur" dedi.


Zulüm, baskı ve ayrımcılık olduğu sürece buna direnenler de olacaklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yarım asrı bulan siyaset hayatımızda bize olan teveccühü boşa çıkarmadık emanete halel getirmedik. Başta baş örtüsü yasakları olmak üzere en zorlu engelleri, en çetin badireleri aşmayı başardık. Bundan sonra da kimseden korkmadan, asla geri adım atmadan hakkı savunacağız" diye konuştu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan’a konuşmalarının ardından hediye takdim edildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Üsküdar’da trafikteki tartışma kurşunlamayla bitti: 3 silahlı saldırgan tutuklandı Üsküdar’da trafikte tartıştıkları şahsın aracını oto yıkamada kurşunlayan motosikletli saldırganlar, polis takibi sonucu yakalandı. Çok sayıda suç kaydı bulunan 3 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay, 28 Mart günü saat 00.20 sıralarında Üsküdar Küçük Çamlıca Mahallesi Yuvam Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre; A.F.D. (31) isimli şahıs, 06 plakalı BMW marka otomobiliyle bir oto yıkamacıya misafirliğe gittiği sırada plakasız bir motosikletle gelen iki şahıs tarafından aracına ateş açıldı. Saldırganlar olay yerinden hızla uzaklaşırken, araçta maddi hasar meydana geldi. Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri tarafından başlatılan çalışmalarda, müşteki A.F.D.’nin olaydan birkaç saat önce Bodrumi Cami Sokak üzerinde bir çekici şoförüyle tartıştığını beyan etmesi üzerine harekete geçildi. Olay yerinde yapılan incelemelerde araca 2 kurşun isabet ettiği belirlenirken; 2 adet 9.19 mm boş kovan ele geçirildi. Kamera görüntüleri ve saha çalışmalarının derinleştirilmesiyle saldırıyı gerçekleştiren şüphelilerin kimlikleri kısa sürede tespit edildi. Şüpheliler; 15 suç kaydı bulunan A.Y. (27), 2 suç kaydı bulunan M.C.E. (22) ve 18 suç kaydı bulunan E.Y. (25), 3 Nisan günü düzenlenen eş zamanlı operasyonla kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Ataşehir’de bir otoparkta bulunan ve olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen çekicide yapılan aramalarda; 1 adet ruhsatsız tabanca, 2 adet şarjör, 13 adet 9 mm fişek ve olayda kullanıldığı değerlendirilen bir motosiklet kaskı ele geçirildi. Gasp Büro Amirliği’ndeki işlemleri tamamlanan 3 şüpheli, 5 Nisan günü sevk edildikleri adli mercilerce tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini bildirdi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Erdoğan ile Macron, Türkiye-Fransa ikili ilişkilerinin yanı sıra bölgesel ve küresel konuları ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan iki ülke ilişkilerinin savunma sanayii başta olmak üzere her alanda iş birliği fırsatlarını değerlendirerek daha ileriye taşınmasının faydalı olacağını belirtti. Erdoğan, İran’a yönelik saldırılarla başlayan sürecin tüm dünyayı olumsuz etkilediğini, Türkiye’nin ilgili ülkelerle birlikte desteklediği diplomatik çabaların ateşkes sürecinde önemli rol oynadığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Lübnan’a yönelik saldırılara işaretle, ateşkes sürecini sabote edebilecek girişimlere fırsat verilmemesi gerektiğini, Türkiye’nin bu sürece elinden gelen katkıyı sunmaya devam edeceğini belirtti. Gazze’deki barış planının ikinci aşamasının başlatılmasının önemli olduğunu değinen Erdoğan, bu konuda yakalanan ivmeyi kaybetmemek gerektiğini ifade etti. Liderler görüşmede, Hürmüz’de uluslararası hukuk temelinde seyrüsefer serbestisinin sağlanması, Suriye’deki gelişmeler, Kafkaslar’daki barış sürecinin desteklenmesi, Ukrayna-Rusya arasında kalıcı barış arayışları ve müzakerelerin canlandırılması konularını da etraflıca ele aldı.
İstanbul Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: 2002’den bu yana 850 bine yakın öğretmen ataması yaptık" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Şuan derslik başına yani bir sınıfta sınıf başına düşen öğrenci sayısı kademeler arasında 20’li rakamlarda. Aynı şey öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla yaklaşık 850 bine yakın öğretmen ataması yaptık. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibari ile de 14-15’li rakamlara ulaştık. Bu rakamlar uluslararası göstergelerin üstünde’’ dedi. Uluslararası Vuslat Platformu tarafından Şişli’de bir inşaat şirketinin konferans salonunda ‘Ufuktaki Yeni Türkiye İstanbul Buluşmaları’ programı düzenlendi. Programa, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, bazı STK temsilcileriyle birlikte çok sayıda davetli katıldı. Katılımcılara burada bir konuşma yapan Bakan Tekin, ‘’Sayın Bülent Ecevit bir proje başlatıyor. ‘Cumhuriyet’in 100. Yılına mektuplar’. Cumhuriyetinin 100. Yılı yaklaşıyor. Herkes kendi pozisyonuna göre Cumhuriyet’in 100. yılında nasıl bir Türkiye hayal ediyorsa onu resmetsin. Mektuba yazsın. PTT‘de bunları saklasın. 29 Ekim 2023’de de muhataplarına versin. 2023 yılının 29 Ekim’inde eğitimle ilgili yazılan mektupları PTT bana teslim etti. 2001 ve 2002 yılında Türkiye’nin eğitim öğretimde bulunduğu noktayla ilgili yapılan eleştiriler söylenen sözler çabuk unuttuğumuz için hatırlatmak istiyorum. Mesela bir öğretmenimiz mektup yazmış. Cumhuriyet‘in 100. yılında Milli Eğitim Bakanı‘na. Diyor ki inşallah Cumhuriyet’in 100. yılında okullarımızda 45- 50 kişilik sınıflarda ders anlatabilirim. Ne demek bu? Yani öğretmenimiz kaç kişilik sınıfta ders anlatıyorsa artık öğretmenimiz. Bir başka öğretmenimiz diyor ki inşallah Cumhuriyet’imizin 100. yılında çocuklarımız, tuvalet ihtiyaçlarını gidermek için okul dışına çıkmazlar. Okulun içerisinde yani içinde tuvaletlerin olduğu bir okulumuz olur. Veya diyor ki mesela inşallah Cumhuriyet’in 100. yılında koridorlarında farelerin cirit atmadığı bir okulda öğretmenlik yapabilirim diyor" açıklamalarında bulundu. "2002’den bu yana 850 bine yakın öğretmen ataması yaptık" Bakan Yusuf Tekin 2002 yılından bugüne eğitimde yapılan eğitim yatırımlarına dikkat çekerek, "350 bin civarında dersliğimiz varmış, sınıfımız varmış. Bunların yaklaşık kabaca bugün yok. Yani 2002’den önceki sınıflarınızın dersliklerimizin yarısı deprem kullanım ömrünü tamamlaması ve benzeri sebeplerle şu anda yok. Yani 2002’den önce yaklaşık 150 bin civarında sınıfımız var. Peki şu an Türkiye’de kaç derslik var? Kaç sınıfımız var? 750 bin. Yani 2002’den önce 150 bin dersliğimiz elimizde. O gün 350 bin derslik sınıfımız varken bugün 750 bin derslik yapmışız. Bu bizi nereye taşınmış? Bu işte bizi öğretmenimizin şikayet ettiği 45 -50 kişilik sınıflarda inşallah ders anlatabilirim dediği Türkiye’ye çok daha ileri bir noktaya taşımız durumdayız. Şuan derslik başına yani bir sınıfta sınıf başına düşen öğrenci sayısı kademeler arasında 20’li rakamlarda. Aynı şey öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla yaklaşık 850 bine yakın öğretmen ataması yaptık. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibari ile de 14-15’li rakamlara ulaştık. Bu rakamlar uluslararası göstergelerin üstünde’’ diye konuştu.
Malatya Başkan Er: "Malatya’nın bir kuruşunu dahi heba etmeyeceğiz" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’nın emin ellerde olduğunu ifade ederek, "Malatya halkı bize güvendi. Bizim bu güvene layık olmamız lazım. Bu güvene karşı sadakatle çalışmalıyız. Malatya’nın bir kuruşunu dahi heba etmeyeceğiz. Bir kuruşuna kimse göz dikemez. Göz dikenin gözleri oyulur" dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, AK Parti Battalgazi İlçe Başkanlığının ev sahipliğinde düzenlenen AK Parti Yerel Yönetimler Gündemli İlçe Danışma Meclisi Toplantısına katıldı. "1994 ruhu ve Cumhurbaşkanımızın belediyecilik anlayışıyla görev yapıyoruz" Başkan Er, toplantıda yaptığı konuşmada, 1994 yılı ruhuyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın belediyecilik anlayışıyla görev yaptıklarını söyledi. "Biz hizmet, eser ve gönül belediyeciliği yapıyoruz" diyen Başkan Sami Er, "Biz tarzımızı, terbiyemizi, davranışımızı ve belediyeciliğimizi buradan aldık ve buradan hareketle yolumuza devam ediyoruz" ifadesini kullandı. "Malatya, Doğu’nun Paris’i olacak" Malatya’nın 6 Şubat 2023 depremlerinde Hatay’dan sonra büyük yara alan ikinci il olduğuna dikkati çeken Başkan Er, şunları kaydetti; "Allah’a hamdolsun Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum ile diğer bakanlarımızın pratik çalışmaları, çözüm odaklı çalışmaları; bizimde yerelde sayın valimiz, milletvekillerimiz, kamu kurum kuruluşlarıyla birlikte oluşturduğumuz sinerjiyle Malatya ayağa kalktı. Bunu hepimiz sahada görüyoruz. Biz, sadece depremin yaralarını sarmadık; geleceğin Malatya’sını inşa ediyoruz. Daha yaşanabilir, dirençli, gelişmiş bir Malatya oluşturuyoruz. Malatya için geçmişte "Doğu’nun yıldızı, doğunun Paris’i’ denilirdi. Gerçekten artık önümüzdeki süreç içerisinde yine aynı söylemlerle Malatya, çevresinde böyle bilinecek." "Biz, şehircilik vizyonuyla hareket ediyoruz" Geleceğin Malatya’sına yönelik çok ciddi projelerinin olduğunu ifade eden Başkan Er, "Belediyecilik sadece binalar ve yollar yapmaktan ibaret değil. Biz, bir şehircilik vizyonuyla da hareket ediyoruz. TOKİ ve Emlak Konut’un şehirde birçok çalışması var. Bizim çok ciddi dokunuşlarımız oldu. 30 Nisan’a kadar Fuzuli Caddesinde çalışmaların biteceğini düşünüyoruz; iki gidiş-iki geliş, refüjle duble yol olacak ve oradan da Güney Kuşak Yolu’na başlayacağız. Hemen yanında bulunan Kernek, 5-6 dönümlük bir park alanına sahip; orayı 35 dönüme çıkarıyoruz. Kamulaştırmalar bitti, çalışmalarımız ve yıkımlarımız tamamlandı, deprem sonrası molozlar kaldırıldı. Proje çalışmaları devam ediyor. Malatya’ya yapılacak bir teleferik projesiyle daha da güzelleştirmek istiyoruz. Malatya’ya yakışır bir seyir terası olacak, parkı her hâlükârda yapıyoruz. İnönü Caddesi’nde yapılan çalışmalara dokunduk. Yolu 30 metreye çıkarmakta çok ısrar ettim. Şu anda İnönü Caddesinde 17 bina kaldı, çok dirençle karşılaştık. Kışla Caddesi’ni boşaltmalarını istedik, "Sami Er istifa" dediler. Cumhurbaşkanımız ile görüştük, master planımızı meclisten geçirdik ve hafif raylı sistem projesinin onayını alacağız. Çöşnük’ten başlayıp, Yüzüncü Yıl Parkı’na kadar bir raylı sistem projesiyle Malatya’da 30 metrelik yolu süsleyeceğiz" diye konuştu. "Yol çalışmasıyla ilgili planlamalarımızı yaptık" Malatya’yı büyük özlem duyulan, yıllarca beklenen ve her dönemde konuşulan alternatif su kaynağıyla buluşturacaklarını anlatan Başkan Sami Er, "Biz konuşmadık, icraata geçtik. 6 Şubat depremlerinde Kaptaj’daki içme suyumuz kesildi. Hatta 5,8 büyüklüğündeki depremde bulanık akmıştı. Kaptaj’daki suyumuz 3 bin 600 litreden 2 bin 100 litreye düştü, çeşitli yollarla takviye ettik. Her dönemde alternatif su konuşulurdu. Biz 3,5 milyarlık kaynak bulduk. Projesi bitmek üzere, Fırat Havzası’ndan Malatya’ya alternatif suyu getiriyoruz. İkizce’nin altyapısına sadece 2,2 milyar liralık bir yatırım yaptık. İleri biyolojik bölgenin en büyük arıtması. Hiçbir arıtmayı telef etmiyoruz, çamur kurutma ünitesi var. Çıkan su arıtılıp tarımsal sulamada kullanılacak. Battalgazi’deki arıtmamızı faaliyete geçirdik, ikinci aşaması yapılıyor. Her şeyi tasarruflu kullanmaya çalışıyoruz. Çarşımızın altı su doluydu. Yer altındaki suyun tamamını aldık, Fuzuli Caddesi’nde 1600’lük boruyla yolun altından Çarmuzu Deresi’ne veriyoruz, sulamada kullanılacak. Bunlar kayda değer, büyük projeler. Bir viyadüğümüz var trafik sıkışıyor. Finansmanını bulduk, ikinci viyadük çalışması başladı. Bu viyadük 3,5 milyara mal olacak. İkinci viyadük yapılana kadar üçüncü bir aks; İkizce’den başlayıp İnekpınarı’ndan geçerek Adıyaman yoluyla birleşecek duble gidiş-geliş bir yol yapacağız. Yollara başladık. Çevreyolu geçen yıl asfaltını yaptık, şimdi yan yolları asfaltlıyoruz. Kırsalla ilgili bir planlama yaptık. Şehirdeki yapacağımız yollarla ilgili planlama yapıldı. Kırsalda 2 milyar bir harcamayla yolları rehabilite ediyoruz. Şehir merkezinde de 3 milyar liralık bir yatırım yapıyoruz. Kuzey-Güney Kuşak yollarını bitirdik, ikinci etaplarına başladık. Yeni yollar açıyoruz. Malatya’nın trafik ve ulaşım sorunu olmaz ancak rezerv alanlardan dolayı sıkışıklık var. Bu yollar açıldığında sorun kalmayacak. Şehrin bütün caddelerini genişletiyoruz. Saray Mahallesi’ne iyi bir dokunuş yaptık. Saray Mahallesi çok güzel bir proje oldu. Kışla Caddesi saat kulesinden Fuzuli’ye giden bir yol açıyoruz, orası İstiklal Caddesi olacak. Malatya’nın prestij caddesi olacak" bilgilerini paylaştı. "800 bin metrekare alana millet bahçesi yapacağız" İyi kaynaklar bularak, Malatya’ya çok güzel eserler kazandırdıklarını anlatan Başkan Er, "Fransız Kalkınma Ajansından 10 milyon Euro bir hibe aldık. Enkaz ayrıştırmalarının tamamını yapıyoruz. Enkaz ayrıştırmaları tamamlandıktan sonra o bölgeye temiz ve bitkisel toprak dökeceğiz. 800 bin metrekare alanı Millet Bahçesi yapacağız" diye konuştu. "4 milyar liralık gençlik ve spor yatırımı yapıyoruz" Malatya’ya 4 milyar liralık gençlik ve spor yatırımı yaptıklarını anlatan Başkan Er, şunları kaydetti; "Malatya’nın her noktasında gençlik ve spor merkezleri olacak. Çocuklarımızın kötü alışkanlıklara yönelmesinin önüne set çekerek, buralara yönlendirme çalışmalarımız var. Büyükşehir Belediyemizin içerisine yaptığımız kütüphanemiz 20 güne kadar açılacak. Mutlaka kütüphanemizi gezin; çok gururlanacağınız, olumsuz konuşanların gördüğünde parmağını ısıracağı harika bir kütüphane olacak. Sıradan bir kütüphane değil, her şey özel seçildi." "Malatya emin ellerde" Malatya’nın emin ellerde olduğunu ifade eden Başkan Er, "Malatyalılar rahat olsun. Malatya’nın emaneti, bizim emanetimiz. Sayın Cumhurbaşkanımız bizi aday gösterdi, sizler gayret gösterdiniz, teşkilatımız ve Malatya halkı bize güvendi. Bizim bu güvene layık olmamız lazım. Bu güvene karşı sadakatle çalışmalıyız. Malatya’nın bir kuruşunu dahi heba etmeyeceğiz. Bir kuruşuna kimse göz dikemez. Göz dikenin gözleri oyulur" ifadeleriyle konuşmasını tamamladı