GÜNDEM - 13 Mayıs 2025 Salı 12:38

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Türkiye olarak bağımlılıkla mücadele sadece sağlıkta değil, eğitim, toplum ve dijital yaşam boyutları ile sürdürüyoruz"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Türkiye olarak bağımlılıkla mücadele sadece sağlıkta değil, eğitim, toplum ve dijital yaşam boyutları ile sürdürüyoruz"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul’da düzenlenen bağımlılık mücadelesinde farkındalık oluşturmak amacıyla 6’ıncı Küresel Davranışsal Bağımlılıklar Kongresine katıldı. Yılmaz, "Türkiye olarak bağımlılıkla mücadele sadece sağlıkta değil, eğitim, toplum ve dijital yaşam boyutları ile birlikte ele alan bütüncül yaklaşımla sürdürüyoruz"


Türkiye Yeşilay Cemiyetli ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı işbirliğiyle, 13-14 Mayıs 2025 tarihlerinde İstanbul’da "6. Küresel Davranışsal Bağımlılıklar Kongresi" Bakırköy’de bir otelde düzenlendi. 2 gün boyunca sürecek olan kongreye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Başkanı Mehmet Dinç, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Mücahit Öztürk, İstanbul Valisi Davut Gül ve çok sayıda davetli katıldı.


5. Uluslararası Teknoloji Bağımlılığı Kongresi’nin devamı niteliğinde gerçekleştirilecek olan kongrede, davranışsal bağımlılıklarla mücadelede ulusal ve küresel gelişmeler ele alınacak.



Programda konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Davranışsal bağımlılığı fark etmek çoğu zaman zordur. Çünkü hayatın olağan akışına gizlidir. Bireyin ruhunu ilişkilerini yaşam kalitesini sessizce ele geçirir. Özellikle teknolojiyle iç içe yaşadığımız bu dönemde çocuklarımız için çok büyük bir sinsi bir tehdit oluşturur. Üstelik bunu sadece uzmanlar söylemiyor. Sosyal medya şirketlerde dile getiriyor. Bu platformlarda hazırlanan şirket içi raporu ne diyor. Sosyal medya kullanımı negatif, ruhsal etkiyle bağlantılı. Bu etkiler arasında analitik beceri, hafıza oluşumu, empati kaybı yer alıyor. Bu mecranın uykuya işyeri ve okul sorumluluklarına yakınlarla bağların zarar verdiği raporda açıkça ifade ediliyor. Bu durum şunu gösteriyor. Bağımlılık sadece bireyin değil ailenin, toplumun ve geleceğimizin meselesidir" dedi.



Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Davranışsal bağımlılık dediğimiz konusunda uluslararası böyle bir etkinlik düzenlenmesini anlamlı buluyorum. 5. Uluslararası Teknoloji Bağımlılığı Kongresi’nin devamı niteliğinde daha geniş perspektifle ele alınan bu kongre alanındaki iş birliğini, yenilikçi politika önerilerini ve bilimsel katkıyı daha da güçlendirecektir. Birçok alanda mücadeleyi sadece ulusal sınırları içinde başarıya ulaştırmak mümkün değil. Özellikle sanal medya da, ulusal düzeyde yaptığınız mücadelede bir ölçüye kadar sonuç veriyor. Ama uluslararası bir iş birliği oluştuğunda bu mücadele daha etkili hale gelecek. Dolayısıyla bu alanda ki tartışmanın sadece ulusal düzeyde kalmaması uluslararası alana taşınması ve zamanla uluslararası mekanizmalara dönüşmesi işbirliklerinin geliştirilmesi çok kıymetli. Günümüzde bağımlılık olgusu yalnızca uyuşturucu, sigara gibi maddeler indirgenemeyecek kadar çok büyük bir yapıya bürünmüş durumdadır. Artık karşımızda fark edilmesi zor ama etkisi güçlü başka bir tablo var. Oda davranışsal bağımlılıklardır. Davranışsal bağımlılık dediğimiz şey, sosyal medya, dijital oyunlar, çevrimiçi alışveriş, kumar veya ekran başında geçirilen gibi davranışların kişinin kendi kontrolünden çıkması ve bu istemese de bu davranışları sürdürmesidir. Gündelik hayatımıza internete bağlı akıllı telefonlar ve tabletler yoluyla sürekli uyaranlara maruz kaldığımız bir gerçekliktir. Bu durum bireylerin odaklanma becerileri zayıflatmakta sosyal ilişkilerde kopukluklar yol açmakta ve insanlara bağımlılığa daha açık hale getirmektedir. Kumar, bilgisayar oyunları ve sosyal medyanın kontrolsüz gibi kullanımı gibi alışkanlıklar özellikle gençlerimi çocuklarımızı sessizce etkisi altına almaktadır. Türkiye olarak bağımlılıkla mücadele sadece sağlık değil, eğitim, toplum ve dijital yaşam boyutları ile birlikte ele alan bütüncül yaklaşımla sürdürüyoruz" şeklinde konuştu.


2019 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu oluşturulduğunu ifade eden Yılmaz, "Sadece madde bağımlılığı değil, davranışsal bağımlılıklarla mücadeleyi de devlet politikası haline getirmiş durumdayız. Sanal kumar konusunda bir eylem planı oluşturduk. Sanal kumar konusunda önümüzdeki günlerde yine bir araya gelerek ilave olarak neler yapabileceğimizi görüşeceğiz. İç ve dış finansal hareketleri kontrol edebilirsek, sanal kumarı daha etkili durdurabiliriz. Aksi halde birini kapatıyorsunuz, diğeri açılıyor. Burada MASAK’ın yapacağı çok önemli. Buradaki iş birliği çok önemli" ifadelerini kullandı.



Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Türkiye olarak bağımlılıkla mücadele sadece sağlıkta değil, eğitim, toplum ve dijital yaşam boyutları ile sürdürüyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.