POLİTİKA - 26 Eylül 2025 Cuma 21:32

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "İmla, dil bayrağımız Türkçemizin birliğini ve kültürel hafızasını koruyan temel unsurdur"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "İmla, dil bayrağımız Türkçemizin birliğini ve kültürel hafızasını koruyan temel unsurdur"

İstanbul Üniversitesi’nde ‘Geçmişten Günümüze Türkçe’nin İmlası Uluslararası Sempozyumu’na katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Tarihi derinliği ve coğrafi genişliği ile Türkçe bir yandan zengin bir söz varlığı da ifade kabiliyetine erişmiş, diğer yandan ise yazı dilinde doğal dönüşümler geçirmiştir. İmla, dil bayrağımız Türkçemizin anlaşılabilirliğini, birliğini ve kültürel hafızasını koruyan temel unsurdur" dedi.


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Üniversitesi, Uluslararası Balkan Üniversitesi ile Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği tarafından düzenlenen ‘Geçmişten Günümüze Türkçe’nin İmlası Uluslararası Sempozyumu’na katıldı. İstanbul Üniversitesi Rektörlük binasında düzenlenen programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, Uluslararası Balkan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Lütfi Sunar, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Ekrem Erdem ve davetliler katıldı.


Dilin anlamına, önemine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Dil, düşüncenin sınırlarını belirliyor aslında. Düşüncenin derinliğini, büyüklüğünü. Diliniz ne kadar gelişmişse, güçlüyse düşünce ufkunuzda o kadar gelişmiş oluyor. Diğer taraftan dil, aynı zamanda geçmişle bugünü irtibatlandırıyor. Geçmişi, medeniyet değerlerinizi dil taşıyor. Dildeki bozulma aynı zamanda geçmişle ilişkinizin bozulması anlamına geliyor. Tarihi birikiminizin bugüne güçlü bir şekilde yansıması anlamına geliyor. Dillerin bir ruhu var, içinde bir ruh var. Diller mekanik hadiseler değildir. Aynı zamanda içinde bir dünya görüşünü barındırıyor. Dünyaya bakış barındırıyor. Onu koruyamadığınız zaman başkalarının dünyaya baktığı gibi bakmak zorunda kalıyorsunuz. Buna da kültür emperyalizmi diyorlar. Dünyadaki güç çatışmaları sadece silahlarla olmuyor. Sadece ekonomik unsurlarla da olmuyor. Aynı zamanda kültürel mücadele sahası içinde gerçekleşiyor. Dünya hiyerarşini oluşturup tepeye oturmaya çalışanlar, aynı zamanda kültürlerini, medeniyetlerini bütün dünyaya empoze etmeye çalışıyorlar. Bunu da yapmalarının en etkili yollarından biri dillerini yaygınlaştırmak veya alternatif olabilecek onlara rakip olabilecek dilleri bozmak, zayıflatmak dolayısıyla burası da bir mücadele alanı gerçekten. Hiç hafife alınmaması gereken çok önemli çok kıymetli bir alan" dedi.



"Yazılı örnekleri yüzyıllar öncesine dayanan Türkçe, dünyanın en kadim dillerinden biridir"


Türkçe’nin en kadim dil olduğunu söyleyen Yılmaz, "İmladan hareketle Türkçemizin dününü, bugününü ve yarınını değerlendiren bu sempozyum dilimizin kültürel kimliğimizdeki yerini daha da pekiştirecek ve medeniyet vizyonumuza katkı sunacak. Yazılı örnekleri yüzyıllar öncesine dayanan Türkçe, dünyanın en kadim dillerinden biridir. Türkçe’nin 3 boyutlu olarak düşünülmesi lazım bence. Birincisi resmi dilimiz, bir defa devletimizin resmi dili. İkincisi ortak dilimiz bütün toplumun ortak dili, üçüncüsü de uluslararası bir dil. Çok çeşitli coğrafyalarda işte Balkanlardan Orta Asya’ya birçok coğrafyada konuşulan bir dil çeşitli farklılıklar içinde de olsa" şeklinde konuştu.



"İmla, dil bayrağımız Türkçemizin birliğini ve kültürel hafızasını koruyan temel unsurdur"


Türkçedeki sıradanlaşmanın kurumların çalışması ile hareketlilik kazanacağını söyleyen Yılmaz, "Dolayısıyla bütün bu işlevleriyle birlikte Türkçe son derece kıymetli. Tarihi derinliği ve coğrafi genişliği ile Türkçe bir yandan zengin bir söz varlığı da ifade kabiliyetine erişmiş, diğer yandan ise yazı dilinde doğal dönüşümler geçirmiştir. İmla, dil bayrağımız Türkçemizin anlaşılabilirliğini, birliğini ve kültürel hafızasını koruyan temel unsurdur" ifadelerini kullandı.



"Dijital bir çağ bu imla kuralları bütün bu tartışmaların dijitalleşmeyle birlikte de yeniden ele alınmasında büyük fayda var"


Dijital çağda dil kurallarının gözden geçirilmesi gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Dilde çeşitli dönemlerde yeni özellikler de kazanabiliyor. Yani bir tane şeye hani bir kalıba oturtmaya da gerek yok. Yeter ki bu gelişme tabiri caizse organik olsun dıştan dayatılmış, bozucu, zayıflatıcı değil kendi dinamikleriyle dilin daha fazla gelişmesine, yenileşmesine, sergilenmesine vesile olsun. Bu perspektifle de bakmak gerektiğine inanıyorum doğrusu. Bir de tabii içinde bulunduğumuz çağ, dijital bir çağ bu imla kuralları bütün bu tartışmaların dijitalleşmeyle birlikte de yeniden ele alınmasında büyük fayda var. Bu dijital ortamda sosyal medyada adeta yeni bir dil gelişiyor. Kendine göre emojilerle, kısaltmalarla işte bir takım yeni yaklaşımlar, ifade biçimleri gelişiyor. Bunların da çok iyi analiz edilmesi lazım. Sadece yabancı veya işte uluslararası bir takım yazılım sistemlerinin değil Türkçemizin de bu dijital ortamında uyumunu güçlendirici çalışmaların yapılmasında da büyük fayda var diye inanıyorum" şeklinde konuştu.



"Belki yeni bir imla kılavuzu hazırlamak gerekiyor"


Dil yapısıyla ilgili meydana gelen tartışmalarla ilgili konuşan Yılmaz, "Türkçe, medeniyet dili, geçmişimizi barındıran bir dil. Ama aynı zamanda geleceğimizdir. İyi bir şekilde sağlam bir şekilde geliştirdiğimiz de yeni teknolojilerle, yeni medyalarda oluşturduğumuzda gelecek açısından da son derece etkili bir rol oynayacaktır, diye inanıyorum. Belki yeni bir imla kılavuzu hazırlamak gerekiyor. Bütün bu tartışmaların sonucunda yeni bir imla kuralı yazmak gerekiyor. Belki bu imla kuralları kitapçığına hiç ihtiyaç yok noktasına da geldi. O da olabilir ya acaba bunlar mı problem oluşturuyor? Çok fazla kısıt koyarak yanlış yönlendirmelerle bir bozulmaya dolaşıyor olabilirler. Dolayısıyla farklı şeyler hakikaten farklı alternatifler tartışılmalı burada. Ama madem büyük kılavuzumuz var, kurumlarımız var, herhalde bu tartışmalarla dijital çağın gereklerini de dikkate alarak medeniyet değerlerimizi de dikkate alarak yeni bir kılavuz hazırlanmasında ben faydalı olacağımı düşünüyorum" ifadelerini kullandı.


Gazze’ye yönelik yapılan saldırılara değinen Yılmaz, "Dünyada maalesef adaletli bir ortam olduğunu ifade edemeyiz. Gazze’de yaşananlar bize bunu en güzel şekilde gösteriyor. Adalet kavramının içini boşaltıyor, aslında Gazze’de yaşananlar. Uluslararası hukukun, insani tüm değerlerin ayaklar altına alındığı bir görüntüyü hep birlikte izliyoruz. Bu görüntüler, teknolojik olarak ekonomik olarak en kalkınmış dediğimiz toplumların olduğu ortamda gerçekleşti. Demek ki mesele sadece teknik bir ilerleme, teknik bir gelişmeyle hal olmuyor. Dünyanın en iyi üniversitelerine sahip olabilirsiniz, en yüksek teknolojilerini üretebilirsiniz ama hiçbir insani değerini dikkate almadan katliamlar, zulümler istiyorsanız o sağladığınız ilerlemenin hiçbir anlamı da yoktur. Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak şuna inanıyoruz: Hem bu alanlarda ilerleyeceğiz hem de adaleti, ahlakı, erdemi, merhameti hukuku yücelteceğiz" diye konuştu.



"Dil, bir milletin hem hafızası, hem de onun kimliğidir"


Programda konuşan İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, "Dil, bir milletin hem hafızası, hem de onun kimliğidir. İmla kuralları da sadece teknik bir mesele değildir. Kültürel, toplumsal ve tarihi önemi olan bireylerin arasındaki sağlıklı iletişimin temeli olup eserlerinin, metinlerinin de güvenilirliğini garanti belgesidir" dedi.


Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Ekrem Erdem, "1965’te imlamızda uzatma işareti taşıyan her kelime yabancı kabul edilmiş, yeni bir karışıklığa zemin hazırlamıştır. Uzun ünlü Arapça ve Farsça’dan Türkçe’ye giren adalet, işaret, idare ve benzeri kelimelerin girdiği görülür" diye konuştu.


Program, hediye takdiminin ardından sona erdi.



Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "İmla, dil bayrağımız Türkçemizin birliğini ve kültürel hafızasını koruyan temel unsurdur"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Osmaniye’de minik öğrencilerden el emeği bayrak sergisi Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde eğitim veren Vali Celalettin Cerrah Anaokulu tarafından, "Maarifin Kalbinde Çocuk" etkinlikleri kapsamında öğrenci, öğretmen ve velilerin katılımıyla bayrak sergisi düzenlendi. Okul bahçesinde gerçekleştirilen etkinlikte, öğrencilere bayrak ve vatan sevgisini aşılamak amacıyla hazırlanan Türk bayrakları sergilendi. Minik öğrencilerin el emeğiyle ortaya koyduğu çalışmalar, katılımcılar tarafından ilgiyle incelendi. Etkinlikte, milli ve manevi değerlerin küçük yaşlarda kazandırılmasının önemine dikkat çekilirken, öğrencilerin hem eğlendiği hem de öğrenerek vakit geçirdiği gözlendi. Çocukların kalbinde bayrak temasıyla yola çıkıp böyle bir sergi açtıklarını söyleyen Öğretmen Hüseyin Kılın, "Her yıl 23 Nisan’da bir haftaya yayılan bir program düzenliyoruz. Bu program kapsamında çocuklarımızın da keyif alacağı etkinliklerle dolu bir haftayı tamamlıyoruz. Bu yıl ise özellikle Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan üzücü olaylar nedeniyle programımıza farklı bir anlam katmak istedik. İlçemizde de bir şehidimiz bulunuyor, Adnan Göktürk Yeşil’in anısını yaşatmak ve ona vurgu yapmak amacıyla velilerimizi ve öğrencilerimizi de sürece dahil ederek bir bayrak sergisi düzenledik. Bakanlığımızın "Maarifin Kalbinde Çocuk" temasıyla yola çıkarak, çocuklarımızın kalbinde bayrak sevgisini yerleştirmeyi amaçladık. Bu doğrultuda velilerimiz ve öğrencilerimizin birlikte hazırladığı çalışmalar sergide yer aldı. Katılımcıların emeğiyle ortaya çıkan eserler, büyük bir ilgi ve anlamla sergilendi" diye konuştu.
Hatay Sahilde aradığı parasını kafede düşüren vatandaşın o anları kameraya yansıdı Hatay’da kaybettiği parasını sahilde arayan vatandaşın 7 bin TL’sini iş yerinde bulan duyarlı esnaf, parayı sahibine teslim etti. Para sahibinin desteyi yere düşürdüğü anlar ve işletme sahibinin parayı bulduğu anlar ise kameraya yansıdı. Samandağ ilçesi Atatürk Mahallesi’nde bulunan kafe işletmesinin sahibi Bünyamin Reyhanoğulları, arkadaşlarıyla kafede otururken arkalarından geçen vatandaş 7 bin TL olan para destesini düşürdü. Parasını düşürdüğünü fark etmeyen vatandaş, kafeden uzaklaşarak sahile gitti. Kafede arkadaşlarıyla sohbet eden kafe sahibi Reyhanoğulları, telefonu şarjdan almaya giderken yerdeki para destesini fark etti. Para destesini alan Reyhanoğulları, iş yerinin kameralarını incelerken para sahibini tespit etti. Arkadaşlarıyla çevrede paranın sahibini arayan Reyhanoğulları, 7 bin TL’nin sahibini sahilde para ararken buldu. İşletme sahibi Reyhanoğulları, kafede bulduğu para destesini sahibine teslim etti. Parasının bulunmasına sevinen vatandaş, parayı bulan Reyhanoğulları’na teşekkür etti. Para sahibinin desteyi yere düşürdüğü anlar ve Reyhanoğlulları’nın 7 bin TL’yi yerde bulduğu anlar ise kameraya yansıdı. "Telefonumu almaya kalktığımda arkamda bir para destesi buldum ve şaşırdım" Arkadaşlarıyla otururken müşterinin düşürdüğü para destesini bulup sahibine teslim eden Bünyamin Reyhanoğulları, "Biz arkadaşlarımızla beraber saat 4 gibi dışarıda kahve içiyorduk ve muhabbet ediyorduk. Telefonum da şarjdaydı. Telefonumu almaya kalktığımda arkamda bir para destesi buldum ve şaşırdım. Kim düşürmüş olabilir diye baktım ama bulamadım. Ben iş yeri sahibiyim ve paranın nasıl zor şartlarda kazanıldığını bilen bir insan olarak bu bulduğum parayı sahibine teslim etmek gerekiyordu. Güvenlik kameralarına inceledim ve arkadaşlarımla beraber aramaya çalıştık. Ondan sonra sahibini tespit ettik. Sahibi de sahil tarafında parasını nerede düşürdüm diye arıyordu. Biz de o şahsı görüp ve el salladık paranız burada dedik parasını teslim ettik. O da mutlu oldu, biz de mutlu olduk. Güzel bir şeye vesile oldu, böyle durumla karşılaştık. Böyle durumlarda güvenlik güçlerimize teslim etsinler, güvenlik güçlerimize gerekeni en iyi şekilde yapar" ifadelerini kullandı.