EKONOMİ - 22 Mayıs 2026 Cuma 12:42

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ekonomisi, dünya ekonomisinin 1.8 puan üstünde yıllık ortalama 5,3 büyüme kaydetmiştir"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ekonomisi, dünya ekonomisinin 1.8 puan üstünde yıllık ortalama 5,3 büyüme kaydetmiştir"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ‘Türkiye Yüzyılında Yatırım ve Finans’ programında yaptığı konuşmada, "Son 23 yılda Türkiye üretim kapasitesini büyüten, sanayi altyapısını güçlendiren, ihracatını çeşitlendiren ve küresel ekonomideki ağırlığını istikrarlı bir şekilde arttıran önemli bir kalkınma süreci yaşamıştır. 2003-2025 döneminde Türkiye ekonomisi, dünya ekonomisinin 1.8 puan üstünde yıllık ortalama 5,3 büyüme kaydetmiştir" dedi.



Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ortaklığında İstanbul Finans Merkezi (İFM) VakıfBank Genel Merkezi Konferans Salonunda ‘Türkiye Yüzyılında Yatırım ve Finans’ programı gerçekleşti. Program kapsamında, Türkiye’nin yatırım ve finans alanındaki dönüşüm süreci, sürdürülebilir finans politikaları, uluslararası doğrudan yatırımlar, küresel ekonomik gelişmeler ve geleceğe yönelik stratejik vizyonu bütüncül bir bakış açısıyla ele alındı. Öte yandan etkinlik kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmaları bulunan "Türkiye Yüzyılında Yatırım ve Finans" kitabı tanıtıldı. Tanıtılan kitap kapsamında Türkiye’nin son dönemdeki ekonomik dönüşümünün fikri ve stratejik arka planının kamuoyuyla paylaşılması hedefleniyor.



"Türkiye ekonomisi, dünya ekonomisinin 1.8 puan üstünde yıllık ortalama 5,3 büyüme kaydetmiştir"


Programda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ‘Türkiye Yüzyılı’nda Yatırım ve Finans’ kitabının hayırlı olmasını dileyerek, emeği geçen herkese teşekkür etti. Hafıza önemli olduğuna dikkat çeken Yılmaz, " Böyle kitaplar her şeyden önce şunu gösteriyor bence. Türkiye’nin yürüyüşü alaşağı, sıradan bir yürüyüş değil. Gündelik tartışmalarla şekillenen bir yürüyüş değil; uzun soluklu, geniş perspektifli bir yürüyüş ve bu yürüyüş devam etmektedir. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Ayrıca bugün Finansal Okuryazarlık Günü. Öğleden sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın bu kapsamda bir etkinlikte konuşması var, oraya da katılacağız ama ben bu kürsüden Finansal Okuryazarlık Günü’nü de tebrik ediyorum. Bu konuda SPK başta olmak üzere çok güzel çalışmalar yürüten kurumlarımızı da tebrik ediyorum. Küresel ölçekte yatırım ve finans mimarisinin yeniden şekillendiği bir süreçte düzenlenen bu program, Türkiye’nin ekonomik perspektifi bakımından önemli bir zemin oluşturmaktadır. Son 23 yılda Türkiye; üretim kapasitesini büyüten, sanayi altyapısını güçlendiren, ihracatını çeşitlendiren ve küresel ekonomideki ağırlığını istikrarlı bir şekilde arttıran önemli bir kalkınma süreci yaşamıştır. 2003-2025 döneminde Türkiye ekonomisi, dünya ekonomisinin 1.8 puan üstünde yıllık ortalama 5,3 büyüme kaydetmiştir. Milli gelirimiz 230 küsur milyar dolarlardan geçtiğimiz yıl itibarıyla 1.6 trilyon dolar seviyesine çıkmış, kişi başına gelirimiz 3600 dolarlardan yine geçen yıl sonu itibarıyla 18.000 doların üstüne yükselmiştir. Nominal dolar bazında dünyanın 16. büyük ekonomisi konumundayız, satın alma gücü paritesine göre ise 11. büyük ekonomisi konumundayız. Bunlar Türkiye’nin nereden nereye geldiğini gösteren önemli rakamlar. Bu yıllık 1.8 dünyanın üzerinde büyüme hızını hiç küçümsememek lazım. Bir yıl için olsa bu başarı, "Çok önemli değil" diyebilirsiniz. Ama 22-23 yıl boyunca yıllık ortalama bunu yakaladığınızda bunun birikimli etkisi sizi dünyadan ayrıştırıyor. İşte önemli olan bu; istikrarlı bir şekilde bu pozitif farkı koruyabilmek. Aynı şeyi ihracat rakamlarımızda da görüyoruz gelişmeyi. 2026 yılı nisan ayı itibarıyla yıllıklandırılmış ihracatımız 276 milyar dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkmış durumdadır. Bu mal ihracatı. Buna hizmet ihracatını da dahil ettiğimiz zaman 400 milyar dolara yaklaşan bir mal ve hizmet ihracatından bahsediyoruz. İnşallah hedefimiz bu sene bu 400 milyar doları aşmak. Bu da çok önemli bir eşik diye ifade etmek istiyorum" dedi.



"Türkiye, büyümeye istikrarlı bir ortam içinde, sürdürülebilir bir şekilde büyümeye devam edecek"


2023 yılının ikinci yarısından bu yana hayata geçirilen ekonomik politikaların makroekonomik dengesizliklerin giderilmesine ve finansal istikrarın güçlenmesine önemli katkı sağladığını söyleyen Yılmaz, "Her dönemin kendine göre makroekonomik öncelikleri var. İşte pandemi sonrası dönemde sağlıklı bir şekilde üretimi sürdürüp toplumsal sağlığı koruma gündemimiz vardı. Dolayısıyla çarkların dönmesi gerekiyordu, reel ekonomi çok çok önemliydi. Diğer taraftan bugün geldiğimiz noktada finansal tarafın daha fazla öne çıktığını görüyoruz. Finansal dengesizlikleri gidermenin daha büyük bir öncelik haline geldiğini görüyoruz. Dolayısıyla her dönem kendi içinde öncelikler içeriyor, biz de buna uygun hareket ediyoruz. Son yıllarda temel önceliğimiz makro finansal istikrarı sağlamak, enflasyonu aşağıya doğru çekmek; bunu yaparken dengeli bir şekilde büyümemizi ve istihdam artışını sürdürmek. Dolayısıyla Türkiye, büyümeye istikrarlı bir ortam içinde, sürdürülebilir bir şekilde büyümeye devam edecek. Bunun nimetlerini de sosyal refah olarak, sosyal adalet çerçevesinde toplumun geniş kesimlerine yayma iradesiyle hareket etmeye devam edecektir, bunun altını çizmek istiyorum. Finansal istikrar niye önemli? Finansal istikrar olacak ki sürdürülebilir büyüme olsun. Sürdürülebilir büyüme olacak ki kalıcı sosyal refah artışı sağlansın. Popülist, kısa vadeli, sonuç üretmeyen politikalarla, söylemlerle değil; sağlıklı bir zeminde sosyal refahı kalıcı bir şekilde arttırmak temel amacımızdır. Ve biz de bu kapsamda çalışmalarımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.



"Dünya, eski dünya değil. Liberal küresel düzen büyük oranda zayıflamış durumda"


Dünyanın eski dünya olmadığının altını çizen Yılmaz, "Dünyanın halini hepimiz takip ediyoruz. Dünya, eski dünya değil. Liberal küresel düzen büyük oranda zayıflamış durumda. Uluslararası kurumlar, kurallar zayıflamış durumda. Korumacılık yükselmiş durumda, ekonomik milliyetçilik diyebiliriz belki, yükselmiş durumda. Ve ülkeler arasında tarife savaşlarından tutun jeopolitik gerilimlere kadar gerilimlerin yükseldiği bir dönemden geçiyoruz. Belirsizliklerin arttığı, çatışmaların, gerilimlerin yükseldiği bir dönemden, bir dünyadan geçiyoruz. Bu da tabii ekonomik performansı aşağı çekiyor; büyümeyi aşağı çektiği gibi dünya ticaretini de ciddi anlamda zayıflatıyor. Hatta büyümeden daha fazla ticaret üzerinde etki yaptığını ifade edebiliriz. Böyle bir ortamdayız. Böyle ortamlar bir taraftan bir meydan okuma elbette ama bir taraftan da bir fırsat. Normal zamanlarda ülkelerin dünya hiyerarşisindeki konumunu değiştirmek kolay değildir. Çünkü dünyadaki hiyerarşi kendisini yeniden üretir. Ama bu tür dönemlerde, zorlu dönemlerde istikrarını koruyan, güçlü politikalar izleyen, iyi bir liderlikle, güçlü liderlikle hareket eden ülkelerin dünyadaki konumunu değiştirme imkanı da bulunmaktadır. Biz Türkiye olarak inşallah bu ortamı, bu belirsizliklerin, risklerin yükseldiği ortamı ülkemizi daha üst seviyeye taşıyarak değerlendireceğiz. Programımız doğru bir program ve bunu kararlı bir şekilde uygulamaya devam edeceğiz. Gündelik gelişmeler olabilir. Dünyadan, bölgemizden, ülke içinden kaynaklanan çeşitli gündelik gelişmeler şu veya bu yönde, olumlu veya olumsuz yönde tartışmalar oluşturabilir. Bunların etkileri her zaman için geçicidir." değerlendirmesinde bulundu.



Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ekonomisi, dünya ekonomisinin 1.8 puan üstünde yıllık ortalama 5,3 büyüme kaydetmiştir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Müze ve ören yerlerinde dijital dönüşüm hamlesi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ‘‘Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartları Müzekart’a dönüştürülerek doğrudan geçiş özelliği kazanacak, E-Devlet ve mobil uygulama üzerinden kimlik tanımlama yapılacak ve vatandaşlarımız müze kart ücretini ödedikten sonra direkt sıra beklemeden kimliğini okutarak geçecek. Bu uygulama vatandaşlarımızın kültürel mekanlarımıza erişimini son derece kolaylaştıracak’’ dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Telekom arasında imzalanan protokolle müze ve ören yerlerinde yerli ve millî dijital altyapı dönemine geçildi. Türkiye genelinde 216 müze ve ören yerini kapsayan yeni sistemle; akıllı biletleme, yapay zekâ destekli veri analitiği, dijital ziyaretçi yönetimi ve yeni nesil ziyaretçi deneyimi hayata geçirilecek. Fiber altyapıdan veri güvenliğine, müze mağazalarından dijital ödeme sistemlerine kadar uzanan kapsamlı dönüşümle kültürel mirasın teknolojiyle geleceğe taşınması hedefleniyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, Türkiye’nin kültürel mirasının geleceğini yeniden şekillendirecek dönüşümü İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde ilan etti. Bakan Ersoy imza töreninde, kültürel mirasa ait verilerin güvenliğinin Türkiye’nin kültürel egemenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin ise hayata geçirilen dönüşümün yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir proje olmadığını, Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki dijital geleceğine yapılan uzun vadeli ve stratejik bir yatırım niteliği taşıdığını vurguladı. Türkiye’nin kültürel mirasının yalnızca geçmişin sessiz tanığı olmadığını belirten Bakan Ersoy, bunun aynı zamanda geleceğe bırakılacak en değerli emanet olduğunu vurguladı. Ersoy, "Bizler bu emaneti korurken yalnızca taşları, eserleri ve yapıları muhafaza etmiyoruz; aynı zamanda hafızamızı, kimliğimizi ve medeniyet birikimimizi de geleceğe taşıyoruz" dedi. Atılan adımın yalnızca bir biletleme sistemi değişikliği olmadığını belirten Ersoy, ‘‘Atılan adım kültürel miras yönetiminde dijital çağın ihtiyaçlarına uygun, bütünleşik ve örnek bir modele geçiş anlamı taşıyor’’ diye konuştu. Bugüne kadar yüksek ziyaretçi potansiyeline sahip yaklaşık 70 müze ve ören yerinin farklı işletme modelleriyle yönetildiğini, 118 noktada ise hizmetin Bakanlık personeli tarafından yürütüldüğünü belirten Ersoy, 2026-2027 yıllarında açılması planlanan 28 yeni müze ve ören yerinin de sisteme dahil edileceğini açıkladı. ‘‘216 müze ve ören yerinde bütünleşik dijital yapı kurulacak’’ Yeni dönemde Türkiye genelinde 216 müze ve ören yerini kapsayan daha geniş ve bütüncül bir yapı oluşturulacağını belirten Ersoy, gişe operasyonları, müze mağazaları ve ticari alanlar tek çatı altında yönetilecek, hizmet standardı ülke genelinde yeknesak hale gelecek. Ziyaretçiler yalnızca müzeye giriş yapmayacak, teknolojiyle desteklenen çok boyutlu bir tarih ve kültür deneyimi yaşayacak’’ ifadelerini kullandı. Fiber altyapılar, yaygın Wi-Fi sistemleri ve 5G entegrasyonu ile ziyaretçi deneyiminin yeni bir boyuta taşınacağını belirten Ersoy, ‘‘Akıllı biletleme sistemleri, çok kanallı dijital ödeme çözümleri, yapay zeka destekli veri analitiği, AR ve VR teknolojileri, sesli rehber sistemleri ve dijital arşivleme altyapıları da devreye alınacak. Akıllı ziyaretçi uygulamalarıyla müzeler yeni nesil deneyim merkezlerine dönüşecek. Tarih ile teknoloji artık aynı kapıdan içeri girecektir" açıklamasında bulundu. ‘‘Veriler artık millî altyapı ve Türk Telekom tecrübesiyle koruma altında’’ Yeni sistemin Türk Telekom’un teknoloji birikimi ve tecrübesiyle hayata geçirileceğini belirten Bakan Ersoy, yerli ve millî altyapılar sayesinde verilerin ülke sınırları içerisinde korunacağını kaydetti. Ersoy, "Türk Telekom’un kurmuş olduğu yerli teknoloji gücüyle kültürel mirasımıza ilişkin stratejik verilerimiz güvence altında olacak. Bu yaklaşım günümüz dünyasında yalnızca teknik bir tercih değildir. Bu aynı zamanda dijital bağımsızlık meselesidir. Çünkü kültürel mirasımıza ait verilerin güvenliği, ülkemizin kültürel egemenliğinin de ayrılmaz bir parçasıdır" dedi. ‘‘Müze mağazaları ve ticari alanlar da dönüşüme dahil edilecek’’ Yeni dönüşüm sürecinin yalnızca dijital biletleme sistemleriyle sınırlı kalmayacağını belirten Ersoy, ‘‘Müze mağazaları, kafeteryalar, satış alanları ve ziyaretçi hizmetlerine ilişkin ticari operasyonlar da yeni yapı kapsamında ele alınıyor’’ diye konuştu. Protokol kapsamındaki müze mağazalarında Geleneksel Türk El Sanatları, Türk Lokumu, Türk Kahvesi, Türk Halıcılığı, Geleneksel Türk Süsleme Sanatları ile UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki somut olmayan kültürel miras öğelerine yer verileceğini belirten Ersoy, ürünlerin Bakanlık tarafından belgelendirilmiş Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı sanatçılar ve geleneksel el sanatları ustalarından tedarik edileceğini ifade etti. Bu modelle hem kültürel mirasın korunacağını hem de geleneksel üretim ve istihdamın destekleneceğini vurgulayan Ersoy, Türk Telekom’un küresel pazarlama gücü ve dijital mağazaları üzerinden bu ürünlerin yurt dışı satışlarının da yaygınlaştırılacağını açıkladı. ‘‘Müzekart sistemi değişiyor, kimlik kartları müzekart oluyor’’ Yeni sistemin işleyişine ilişkin de bilgi veren Ersoy, mevcut kullanım süresi devam eden Müzekartlarda herhangi bir değişiklik olmayacağını belirtti. Kullanım süresi dolan kartlarda yeni sisteme geçileceğini ifade eden Ersoy, ‘‘Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartları Müzekart’a dönüştürülerek doğrudan geçiş özelliği kazanacak’’ şeklinde konuştu. Ersoy, sistemin e-Devlet ve mobil uygulama üzerinden işleyeceğini, vatandaşların müzekart ücretini ödedikten sonra sıra beklemeden kimlik kartlarını okutarak geçiş yapabileceğini söyledi. Türk Telekom’dan dijital gelecek vurgusu Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin de Türk Telekom’un yalnızca iletişim altyapısı kuran bir şirket olmadığını, teknolojiyi hayatın her alanına taşıyan ve Türkiye’nin kalkınma yolculuğuna katkı sunan bir kurum olduğunu belirtti. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan üretime, tarımdan sanayiye kadar pek çok alanda teknolojiyi yaygınlaştırdıklarını ve sektörlerin dönüşümüne katkı sunduklarını ifade eden Şahin, ‘‘Kültür ve sanatın teknoloji ile harmanladığı Atatürk Kültür Merkezi’nin uçtan uca dijital dönüşümünde önemli bir rol üstlendik. Değer odaklı yaklaşımla teknolojideki gücümüzü kültür, sanat ve turizme aktarıyoruz. Müze ve ören yerlerinin dijitalleşmesi gibi birçok projeyi hayata geçiriyoruz’’ şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesinden Rami Kütüphanesi’ne kadar bin 300’ü aşkın kütüphanenin iletişim altyapısını modern ağlarla desteklediklerini kaydeden Şahin, bugün Kültür ve Turizm Bakanlığı ile imzalanan protokol kapsamında müze ve ören yerlerinin uçtan uca dijitalleşmesini sağlayacak olmanın heyecanını yaşadıklarını söyledi. Şahin, ‘‘Biletleme hizmetlerinden satış kanallarına, ticari alanlardan otoparklara, kafeteryalardan Geleneksel El Sanatları mağazalarına kadar ziyaretçi deneyimini etkileyen pek çok operasyon dijitalleştirilecek. Bu dönüşüm fiber altyapı, siber güvenlik, veri merkezi, bulut, akıllı biletleme, ödeme sistemleri, veri analitiği ve yapay zekâ kabiliyetleriyle entegre biçimde hayata geçirilecek’’ açıklamasında bulundu. Bu çalışmanın yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir proje olmadığını vurgulayan Şahin, bunun Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki dijital geleceğine yapılan uzun vadeli ve stratejik bir yatırım olduğunu ifade etti. Millî mirası millî teknolojiyle destekleyeceklerini ve kültürel mirası teknolojiyle geleceğe taşıyacak bu protokolün ülkeye ve millete hayırlı olmasını dilediklerini belirten Şahin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda dijitalin yüzyılı yapma hedefiyle çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti.
Konya Karatay’da Kurban Bayram öncesi kasaplarla toplantı Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi tarafından yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde ilçede hizmet veren kasapların katılımıyla koordinasyon ve istişare programı düzenlendi. Programda, kurban kesim alanlarında alınacak temizlik tedbirleri ile bayram sürecinde yürütülecek çalışmalar ele alındı. Programda; Kurban Bayramı sürecinde uyulması gereken hijyen kuralları, vatandaşların sağlıklı ve güvenli hizmet alabilmesi adına dikkat edilmesi gereken hususlar ile kurban kesimi ve et muhafazası konularında değerlendirmelerde bulunuldu. Ayrıca bayram süresince yaşanabilecek yoğunluklara karşı alınacak tedbirler ve yürütülecek çalışmalar konusunda fikir alışverişi yapıldı. Karatay Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Mustafa Özsolak, vatandaşların kurban ibadetlerini temiz ve sağlıklı ortamlarda yerine getirebilmesi için tüm hazırlıkların titizlikle sürdürüldüğünü belirtti. Mustafa Özsolak, kurban kesim yeri olarak belirlenen 13 pazar alanında askı ve çeşme tertibatlarının kurulduğunu, kurban atıkları için konteynerlerin yerleştirildiğini ifade etti. Kesim sonrası alanların dezenfektan, kan çözücü ve yağ çözücü maddelerle temizleneceğini kaydeden Özsolak, özellikle yoğunluğun yaşandığı Karkent, Sedirler, Çimenlik, Büyük Sinan ve Kumköprü pazar alanlarında ekiplerin gece boyunca temizlik ve kontrol çalışmalarını sürdüreceğini söyledi. Bayram öncesinde talepte bulunan yaklaşık 40 besi çiftliğine 100’ün üzerinde çöp konteyneri dağıtıldığını aktaran Özsolak, bayram sonrasında da hayvansal atıklardan etkilenen konteynerlerin yıkanıp dezenfekte edilerek ilaçlanacağını ifade etti. Karatay Müftülüğü uzman vaizi Zülfikar Yaşar, kurban ibadetinin manevi yönüne dikkat çekerken, Konya Kasaplar Odası Başkanı Davut Balbaloğlu ise Karatay Belediyesi’ne teşekkür ederek, belediyenin böyle bir organizasyona öncülük etmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. "Vatandaşlarımızın huzurlu bir bayram geçirmesi için çalışıyoruz" Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca da yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde gerçekleştirilen bilgilendirme programını önemsediklerini belirterek, vatandaşların huzurlu, temiz ve sorunsuz bir bayram geçirmesi için tüm ekiplerle sahada olacaklarını söyledi. Belediyelerin vatandaşların ihtiyaçlarına yönelik önemli görevler üstlendiğini ifade eden Hasan Kılca, "Vatandaşlarımızın her türlü ihtiyacına yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Kurban Bayramı sürecinde de pazar alanlarının düzenlenmesi, kesim alanlarının belirlenmesi, bu alanların temizlenmesi ve atıkların bertaraf edilmesi gibi birçok konuda belediyemize önemli görevler düşüyor. Kurban kesim alanlarının büyük bölümünün Karatay’da bulunması sebebiyle sorumluluğumuzun farkındayız. Bugüne kadar olduğu gibi bu bayramda da ekiplerimiz sahada olacak ve görevlerini titizlikle yerine getirecek. Ancak işin en büyük yükünü kasaplarımız ve satıcılarımız taşıyor. Hem sizlerle istişare etmek hem de görevlerimize dair karşılıklı hatırlatmalarda bulunmak amacıyla böyle bir program düzenledik. Karatay Belediyesi olarak tüm hazırlıklarımızı titizlikle sürdürüyoruz. Vatandaşlarımızın Kurban Bayramı’nı huzur ve güven içerisinde geçirebilmesi adına bayram boyunca sahada görev yapacak tüm ekiplerimize ve özveriyle çalışan kasaplarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. Karatay Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Konya Kasaplar Odası Başkanı Davut Balbaloğlu, Karatay Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Mustafa Özsolak ile Karatay’da faaliyet gösteren kasaplar katıldı.
Ankara Esenboğa Havalimanı Metrosu’nun yapım ihalesi 30 Haziran’da gerçekleştirilecek Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "YHT Gar-Kuyubaşı-Esenboğa Havalimanı Metro hattımızın yapım ihalesini 30 Haziran’da gerçekleştireceğiz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara’da yapımı planlanan Esenboğa Havalimanı Metro hattı ile ilgili son gelişmeleri paylaştı. Esenboğa Havalimanı’na ulaşacak metro projesi kapsamında artan ulaşım ihtiyaçları ve yolcu talepleri doğrultusunda önemli güncellemeler yaptıklarını belirten Uraloğlu, "İlk etapta Kuyubaşı İstasyonu’ndan aktarma yapılarak planlanan hat artık YHT Gar’dan başlayacak şekilde yeniden kurgulandı. Güzergah, Ankara’nın önemli ulaşım ve yerleşim merkezlerini doğrudan kapsayacak şekilde Esenboğa Havalimanı’ndan sonra Yıldırım Beyazit Üniversitesi’ne kadar uzanacak. Böylece YHT Gar’dan Esenboğa Havalimanı’na kadar aktarmasız, hızlı ve konforlu ulaşım imkânı sağlanacak" dedi. 36 kilometre uzunluğunda olacak, 12 istasyon inşa edilecek YHT Gar-Kuyubaşı-Esenboğa Havalimanı Metro hattını 36 kilometre uzunluğunda projelendirdiklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, "Hat kapsamında YHT Gar, Hastane, Demirlibahçe, Siteler, Solfasol, Kuyubaşı, Kuzey Ankara, Pursaklar, Sarayköy, Fuar, Esenboğa ve Yıldırım Beyazit Üniversite olmak üzere 12 istasyon bulunacak" açıklamasında bulundu. "Yapım ihalesini 30 Haziran’da gerçekleştireceğiz" Yalnızca güzergâhın değil, aynı zamanda istasyon giriş-çıkış yapıları, istasyon yerleşimleri, plan-profil çizimleri ve diğer işletmesel kriterlerin de revize edildiğini aktaran Uraloğlu, "Projenin ulaşım sistemine entegre biçimde en fizibıl ve güncel ihtiyaçlara cevap verecek yapıya ulaşması için kapsamlı bir çalışma yürüttük. YHT Gar-Kuyubaşı-Esenboğa Havalimanı Metro hattımızın yapım ihalesini 30 Haziran’da gerçekleştireceğiz. İhale sürecinin ardından da yer teslimini yaparak, şantiye kurulumuna başlayacağız" ifadelerini kullandı. Bakanlık 44,5 kilometre yeni hat inşa etti Bakan Uraloğlu, bugüne kadar Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Ankara’ya Kızılay-Çayyolu, Batıkent-Sincan, Keçiören-AKM ve AKM-Gar-Kızılay metro hatlarıyla toplam 44,5 kilometre yeni hat inşa ettiklerini belirtti. Söz konusu hatların yanı sıra Sincan-Kayaş arasındaki 36 kilometrelik hattı modernize ederek vatandaşın hizmetine sunduklarını hatırlatan Bakan Uraloğlu, "Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Ankara’nın 23,1 kilometrelik raylı sistem hattını 80,5 kilometre uzatarak raylı sistem hat uzunluğunu 103 kilometrenin üzerine çıkardık" dedi.
Samsun Kurban Bayramı’nda Samsun’da 24 bin personelle güvenlik önlemi Samsun Valiliği, Kurban Bayramı tatili süresince vatandaşların huzur ve güven içerisinde bayram geçirebilmesi amacıyla il genelinde geniş kapsamlı tedbirlerin alındığını açıkladı. Vali Vekili Abdulkadir Demir başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, kamu kurumlarının bayram süresince yürüteceği çalışmalar değerlendirildi. Valilik koordinesinde Büyükşehir Belediyesi, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı, Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığı, AFAD, İl Sağlık Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü tarafından toplam 24 bin 50 personelin görev yapacağı bildirildi. İl Emniyet Müdürlüğü tarafından 4 bin 307 personelin görevlendirildiği belirtilirken, kent genelindeki 24 ortalama hız ihlal tespit sisteminin 24 saat esasına göre çalışacağı, 6 mobil radar ile denetimlerin sürdürüleceği ve dron destekli trafik uygulamalarının toplam 660 saat gerçekleştirileceği kaydedildi. Şehirlerarası otobüs terminalinde sefer öncesi denetimlerin sürdüğü, emniyet kemeri kullanımına yönelik bilgilendirme faaliyetleri yürütüldüğü ve 6 personelin gizli yolcu olarak otobüslerde görevlendirildiği ifade edildi. Trafik güvenliğinin artırılması amacıyla emniyet kemeri kullanımına yönelik farkındalık çalışmalarının kamu kurumları, dijital platformlar ve basın yayın organları aracılığıyla sürdürüldüğü, Bulvar AVM yanında emniyet kemeri simülasyon aracı ile uygulamalı eğitimler düzenlendiği belirtildi. Şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan araçların terminal ve ara duraklarda denetlendiği, sürücülerin, araçların ve takografların kontrol edildiği, yolculara emniyet kemeri konusunda bilgilendirme yapıldığı aktarıldı. Karayollarında dinlenme tesisleri ve akaryakıt istasyonları çevresinde uygunsuz park ve duraklamalara izin verilmeyeceği, kaza yoğunluğu bulunan bölgelerde ek tedbirler alındığı bildirildi. Bayram yoğunluğunun yaşanabileceği şehitlikler, mezarlıklar ve alışveriş merkezlerinde ilave ekiplerin görevlendirildiği, ihtiyaç duyulan bölgelerde polis ve jandarma ekiplerinden karma timler oluşturulacağı açıklandı. Motosiklet kullanıcılarına yönelik eğitim ve denetimlerin artırıldığı, ağır tonajlı araçlarda zorunlu ekipman kontrollerinin sürdürüldüğü ifade edildi. Düzensiz göçle mücadele kapsamında Mobil Göç Noktası uygulamasının devam edeceği, konaklama tesisleri ile günübirlik kiralanan yerlerde denetimlerin sürdürüleceği kaydedildi. İl Jandarma Komutanlığı sorumluluk bölgesinde 783 tim, 3 bin 441 personel, 707 devriye aracı, 255 sivil araç, 1 dron ve 11 köpek unsurunun görev yapacağı belirtildi. Trafik tedbirleri kapsamında ise 319 trafik ekibi, 3 dron ekibi, 12 mobil radar cihazı ve 903 personelin sahada olacağı bildirildi. Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığı’nın da 7 yüzer unsur, 2 hava aracı, 8 kara aracı, 1 narkotik arama köpeği ve 187 personel ile 7 gün 24 saat esasına göre görev yapacağı açıklandı. AFAD İl Müdürlüğü’nün 45 hazır kıta kurtarma personeli ve 6 arama kurtarma aracıyla görev başında olacağı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün ise 18 personelle çevre denetimlerini sürdüreceği belirtildi. 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü’nün toplam 195 personelle hizmet vereceği ifade edildi. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kent genelindeki hastanelerde 657’si hekim olmak üzere 10 bin 531 personelin görev yapacağı, 58 ambulansta 16’sı hekim 1.550 personelin hazır bulunacağı ve 112 komuta merkezinde 45’i hekim 215 personelin hizmet vereceği açıklandı. Böylece sağlık alanında toplam 12 bin 296 personelin görev alacağı kaydedildi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün ise kasaplar, et parçalama tesisleri, ekmek, pide, tatlı ve şekerleme üretim ve satış noktalarında 186 gıda kontrol görevlisi ile 83 veteriner hekim aracılığıyla denetimler gerçekleştireceği bildirildi. Vatandaşların olumsuz durumlarla karşılaşmaları halinde Güvenilir Gıda Mobil Uygulaması veya Alo 174 hattı üzerinden başvuru yapabilecekleri hatırlatıldı. Büyükşehir Belediyesi’nin de zabıta, itfaiye, SASKİ, mezarlık hizmetleri ve teknik destek birimlerinde 3 bin 292 personel ve 801 araçla hizmet vereceği belirtildi. Valilik açıklamasında vatandaşlardan bayram yolculuklarında trafik kurallarına uymaları istenirken, görev yapacak tüm personele kolaylık ve başarı dileğinde bulunuldu. Ayrıca Samsunluların, milletin ve İslam aleminin Kurban Bayramı kutlandı.