KÜLTÜR SANAT - 17 Kasım 2024 Pazar 11:30

Cumhuriyet Savcısı’nın kaleminden ilk ve tek ‘Adli Narsisizim’ kitabı

A
A
A

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı Mustafa Öztürk, hukuk araştırmacısı Akgün Bilgin ile birlikte, Türkiye’nin ilk ve tek suçlu profili kitabı olan ‘Adli Narsisizm’e imza attı.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı Mustafa Öztürk, hukuk araştırmacısı Akgün Bilgin ile birlikte 680 sayfalık bir kitap yazdı. ‘Adli Narsisizm’ isimli kitap, narsistik kişilik bozukluğu olan veya buna meyilli kişilerin, ‘neden, nasıl, nerede ve ne zaman’ suçluluk duygusuna sahip olabileceği, suç türlerinde karakteristik özellikleri ve bıraktığı izleri, adli soruşturma ve kovuşturma aşamalarında adaletin seyrini veya işleyişini nasıl saptırdıklarına dair bilimsel cevapları içeriyor. Bu alanda Türkiye’de ele alınmış ilk ve tek kitap olma özelliği taşıyan ‘Adli Narsisizm’, hukukçulara ve vatandaşlara rehberlik edecek bilgiler sunuyor.

“Dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarının temeli ‘narsistlik’”

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı Mustafa Öztürk, “Ceza ve hukuk uygulamasında ‘Adli Narsisizim’ diye başlıkla çıkardığımız bu eserin Narsisizm hukuku ve narsistik suçlarla ilgili dünyada ele alınmış tek eserdir. Bu eserin çok popüler konu olan Narsisizm ile adli narsisizmi birleştirmemiz hukuk dünyasında da büyük bir etki uyandırdı. Narsistik suçların ne tür suçlar olduğunu tespit ettik. Patolojik Narsist ne tür suçlar işliyor? Başta dolandırıcılık, sahtecilik suçları, cinsel suçlar, casusluk suçları, hakaret ve tehdit, uyuşturucu suçları. Araştırmalarımız bu kişilerin önemli bir yüzdesinin uyuşturucu bağımlısı olduğunu, yüzde 95’inden fazlasının aldattığını ortaya çıkardı. Özellikle dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarının temelinde narsistik bireylerin, maske takıp kendini gizleyerek sadece kendilerini değil başkalarını da kullanarak menfaat temin ettiklerini anlattık. Narsistlerin en büyük özelliklerinden birisi, menfaatlerine düşkünler. Günümüzde bu tür suçlar çok işleniyor. Bu tip insanlar, zavallı insanları kullanarak manipüle ediyorlar” ifadelerini kullandı.

“Narsistler, suç işlemeye en yakın kişilerdir”

Kitabın ortak yazarı Hukuk Araştırmacısı ve Suçlu Profili Uzmanı Akgün Bilgin, “Kişilik bozukluğunun, dürtülerin, içgüdülerin, arzuların ve fantezilerin sosyal adalete ve ceza adaletine verdiği zararlar bulunmaktadır. Bunlardan biri de narsisizmdir. Günümüzde ‘narsist’ kirli kelimesi, ‘narsisizm spektrumu’ ise toplumumuzun önde gelen nevrozu olarak görülmektedir. Yıkıcı olan da çoğunluğun diğer çoğunluğu ‘narsist’ zannettiği için herkesin bu kavramsal açıklamalardan rahatsız olmaması ve ‘narsisizm’in sosyal adalete ve ceza adaletine verdiği zararların bilinmemesidir. Oysa narsistler, suç işlemeye en yakın kişilerdir” dedi.

“Türkiye’nin ilk ve tek suçlu profili kitabı”

Almanya, Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere gibi ülkelerde patolojik narsistler ile diğer narsist insanların ceza muhakemeleri kanunlarına göre önleyici tedbirlere, özel soruşturma ve yargılama usullerine tabi tutulduğunu kaydeden Bilgin, “Adli Narsisizm kitabı bu alanda dünyanın ilk ve tek Viktimoloji kitabıdır. Kitap Türkiye haricinde Almanya’da Almanca olarak yayınlandı ve yakında Amerika Birleşik Devletleri’nde İngilizce olarak piyasaya çıkacak. Bu kitap aynı zamanda narsist suçluların, suç işleme öncesi hazırlık aşamasında, suç işlerken ve suç sonrası kovuşturma aşamasında adaletin seyrini saptırma konusunda beyin haritalamasının yapıldığı Türkiye’nin ilk ve tek suçlu profili kitabıdır” şeklinde konuştu.

Mustafa Biçer - Gamze Çevrim

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Düzce’nin turizm vizyonuna cumhurbaşkanı onayı Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, şehrin turizm geleceği açısından büyük önem taşıyan iki önemli proje için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan onay alındığını açıkladı. Özlü, Konuralp bölgesinde hayata geçirilmesi planlanan yeni müze projesi ile Konuralp Antik Tiyatrosu’nun restorasyon çalışmaları, Düzce’nin kültürel mirasını daha görünür hale getireceğini söyledi. Başkan Faruk Özlü, Düzcelilere Konuralp için iki büyük müjde paylaştı. Başkan Özlü, AK Parti 179. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda gündeme getirilen talebin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylandığını açıkladı. Faruk Özlü yaptığı açıklamada, Konuralp’in Düzce’nin en önemli tarihi değerlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, "Bugün güzel Düzce’mizin turizm yatırımları adına son derece önemli bir gelişmeyi paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Konuralp’te tarihi mirasımıza yakışır nitelikte bir müze yapılması ve kazı çalışmalarını tamamladığımız, İstanbul’a en yakın antik tiyatro olma özelliği taşıyan Konuralp Antik Tiyatrosu’nun restorasyonu için Sayın Cumhurbaşkanımızın onayını aldık" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür eden Başkan Özlü, "Şehrimiz ve tüm hemşehrilerimiz adına Cumhurbaşkanımıza en derin şükranlarımı sunuyorum. Saygıdeğer Cumhurbaşkanım, siz Düzce’yi seviyorsunuz, Düzce de sizi çok seviyor" dedi. Düzce’nin turizm potansiyelini güçlendirecek projeler kapsamında hayata geçirilecek yeni müze ve antik tiyatro restorasyonuyla, Konuralp’e hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin ilgisi artacak. Yapılacak çalışmalarla birlikte Düzce’nin kültür ve tarih turizminde önemli bir destinasyon merkezi olacak.
Düzce SGK’dan "Sigortasız çalışmayın, çalıştırmayın" uyarısı DÜZCE(İHA) – Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Düzce İl Müdürü Necmi Köroğlu, kayıt dışı çalışmanın görünenden çok daha büyük kayıplara yol açtığını söyledi. Düzce İl Müdürü Necmi Köroğlu, Sosyal Güvenlik Haftası’nda basın ile bir araya geldi. Kayıt dışı istihdam ile ilgili bilgilendirmelerde bulunan Köroğlu, sigortalı çalışmanın tercih değil zorunluluk olduğunun bildirerek "Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir hak olmakla birlikte hem çalışanlar hem de işverenler açısından yasal bir zorunluluktur. İşverenlerin sigortasız istihdam sağlama hakkı bulunmadığı gibi, çalışanların da kendi rızalarıyla dahi olsa bu haktan feragat ederek sigortasız çalışmayı talep etmeleri hukuken mümkün değildir. Kayıt dışı çalışan bir kişi geleceğin en önemli teminatı olan emeklilik hakkından mahrum kalır. İşsizlik sigortasından faydalanamaz. Kendisi ve ailesi için sağlık hizmetlerinden doğrudan yararlanma hakkını riske atar. Kayıt dışı çalışmanın tespit edilmesi halinde işletmeler; yüksek idari para cezaları, prim teşviklerinin iptali ve yaşanabilecek iş kazalarında doğacak ağır yasal yükümlülükler gibi ciddi yaptırımlarla yüzleşmektedir. Türkiye genelinde 3 ve daha fazla işçi istihdam eden işletmelerde; işçilere yapılan ücret dahil her türlü ödemenin bankalar aracılığıyla gerçekleştirilmesi yasal bir zorunluluktur" ifadelerinde bulundu.
Antalya Antalya’da denizin dibi dileklerle doldu: Ev, araba ve sağlık istekleri Antalya’da Hıdırellez gecesi denize atılan dilek kağıtları ve poşetler dalgıçlar tarafından toplanırken, denizden çıkan dilekler arasında ev, araba ve sağlık istekleri dikkat çekti. Antalya’da her yıl 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece kutlanan Hıdırellez kapsamında denize atılan dileklerin yer aldığı poşet ve kağıtlar, dalgıçlar tarafından toplanarak temizlendi. Baharın gelişini, bolluk ve bereketi simgeleyen Hıdırellez’de vatandaşlar, dileklerini su geçirmez poşetler içerisinde kırmızı kurdele veya keselerle sararak denize bırakıyor. Dalgıçlar, gerçekleştirdikleri deniz temizliği çalışmalarında diğer atıkların yanı sıra bu dilek poşetlerini de toplayarak çevre kirliliğinin önüne geçmeye çalışıyor. Deniz tabanı dileklerle doldu Deniz tabanının Hıdırellez dilekleriyle dolu olduğunu belirten dalgıç Hüseyin Fırat, "Baharın gelişi, bereket, sağlık ve umutla ilişkilendirilen Hıdırellez 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece kutlanır. Maalesef bizim de bu hafta sonu yaptığımız dalışta Hıdırellez’den kalma dilekler karşımıza çıktı. Her yer kağıt parçası, elimden geldiğince topladım ama bitecek gibi değil. Lapa lapa olmuşlar. Hıdırellez dileklerini topluyor ve denizi temizliyoruz. Kırmızı keselerin içi hep dilek notlarıyla dolu. Hatta birisi anahtarlarla birlikte atmış dileğini, muhtemelen ev diliyor. Neredeyse her dilek kağıdının veya kesesinin içinde de madeni 1 TL vardı. Her biri 1 TL olmak üzere toplam 58 TL topladım" dedi. Dilekler arasında ev, araba, evlilik, torun, sınırsız para, hastalığın geçmesi ve çocuk gibi istekler yer aldı Bazı poşetlerde birden fazla kişinin dileğinin yer aldığını anlatan Fırat, "Açtığım poşetlerden 7-8 farklı kağıt çıktı. Birçok kişi dileklerini koyduğu poşet ve kesenin içine bir de taş koymuştu. Dilek kağıtlarının dalgaların etkisiyle karaya vurmasını engellemeyi amaçlamışlar. Dilek notları genellikle kırmızı keselerin içine konulmuş veya kırmızı iple bağlanmıştı. Mürekkepli kağıtlar, kaplamalı notlar, kurdeleler ve poşetler maalesef denizleri kirletiyor. Kimsenin inancıyla dalga geçmek istemedik. Amacımız deniz kirliliğine dikkat çekmekti. 1 saatlik dalışta 1’er TL’den olmak üzere toplamda 58 TL madeni para topladık. Doğadan bir şey istiyorsak, doğaya zarar vermeden yapmalıyız" diye konuştu. Konyaaltı Varyant ve Atatürk Parkı çevresinde dalış yaparak denizden poşet ve kağıtları toplayan Fırat, dilekler arasında ev, araba, cep telefonu, elektrikli süpürge, evlilik, torun, sınırsız para, hastalığın geçmesi ve çocuk gibi isteklerin yer aldığını söyledi.