SAĞLIK - 06 Mart 2026 Cuma 13:14

Deprem korkusu sosyal medyayla büyüyor

A
A
A
Deprem korkusu sosyal medyayla büyüyor

1-7 Mart Deprem Haftası afetlere karşı hazırlığın önemini hatırlatırken Klinik Psikolog Gözde Göktaş, sosyal medyada yoğun deprem içeriklerine maruz kalmanın kaygıyı artırabileceğini belirterek kontrol edilemeyen riskler yerine somut hazırlıklara odaklanmanın daha sağlıklı olduğunu söyledi.


Toplum olarak deprem gerçeğiyle yaşanılan bu dönemde, bilgiye ulaşma hızı bazen bir dezavantaja dönüşebiliyor. 1-7 Mart Deprem Haftası’na özel dikkat çeken açıklamalarda bulunan Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesi’nden Klinik Psikolog Gözde Göktaş, özellikle sosyal medyada felaket senaryolarını sürekli takip etmenin bireyleri gerçek hazırlık yerine korku döngüsüne sürükleyebileceğini ifade etti.


Kolektif travmalar tetiklenebiliyor


Süreç içerisinde toplumda kolektif travmaların tetiklenmesinin oldukça doğal olduğunu söyleyen Göktaş, "Son yıllarda güvenliğimizi sağlamak için kullandığımız bazı araçların farkında olmadan ruh sağlığımızı zorlayabildiğini görüyoruz. Özellikle sürekli deprem uygulamalarını kontrol etmek veya sosyal medyada felaket senaryoları içeren paylaşımlara maruz kalmak kaygıyı artırabiliyor" diye konuştu.


Zihin tehlike aramaya başlıyor


Kaygılı zihinlerin hayatta kalma dürtüsüyle çevreyi sürekli tarama eğiliminde olduğunu belirten Göktaş, Yoldan geçen bir kamyonun oluşturduğu titreşimi deprem sanmak, avizeye bakarak sallanıp sallanmadığını kontrol etmek ya da binadaki en küçük çatlağa odaklanmak bu durumun örnekleri arasında yer alıyor. Sosyal medyada felaket içeriklerini sürekli takip etmenin "felaket kaydırması" olarak adlandırılan bir döngüye yol açabilir. Bu durum ise somut hazırlık yerine soyut korkuların büyümesine neden olabilir." dedi.


Kaygıyı azaltmak için maruziyeti sınırlandırın


Depremle ilgili tamamen bilgi akışından kopmanın çözüm olmadığını vurgulayan Göktaş, maruziyetin kontrol altına alınmasının önemli olduğunu ifade etti. "Deprem uygulamalarının bildirimlerini yalnızca yüksek şiddetli depremler için sınırlandırmak, haber takibini günün belirli saatleriyle sınırlamak faydalı olabilir" ifadelerini kullandı.


Korkuya değil hazırlığa odaklanın


Enerjinin felaket içeriklerini takip etmek yerine hazırlık yapmaya yönlendirilmesi gerektiğini belirten Göktaş, "Deprem çantası hazırlamak, evde eşyaları sabitlemek gibi somut önlemler hem güvenliğimizi artırır hem de kaygımızı yönetmemize yardımcı olur. Kontrol edemediğimiz sarsıntıları izlemek bizi korumaz, ancak kontrol edebildiğimiz önlemler bizi güçlendirir" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Gençlik ve Spor Bakanı Bak: "12 milyona yakın gencimize yüzme öğrettik" Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "’Yüzme Bilmeyen Kalmasın’ projesi çerçevesinde Türkiye’de yaklaşık AK Parti iktidarı döneminde 700’e yakın yüzme havuzu yapıldı ve yaklaşık 150 tanesinin de inşaatı devam ediyor. Yenileri de ekleniyor. Dolayısıyla 12 milyona yakın gencimize ve insanımıza yüzme öğrettik" dedi. Osmaniye Valiliğini ve belediyeyi ziyaret eden Bakan Bak, Vali Mehmet Fatih Serdengeçti ve Belediye Başkanı İbrahim Çenet ile bir araya gelerek kentte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Osmaniye AK Parti İl binasında açıklama yapan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Bizim açımızdan Türkiye’nin dört bir yanı önemli. Spor tesisleri önemli ama bizim Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak birinci önceliğimiz özellikle gençlerimizi kötü alışkanlıklardan, dijital bağımlılıktan, uyuşturucudan, içki ve alkol gibi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak ve bunda da sporu etkin bir şekilde kullanmak. Sporun birleştirici gücünü, sporun etkili gücünü ortaya koymak.Malumunuz milli takımlarımızın geçtiğimiz yıldaki başarıları var. Basketbol milli takımımızın Avrupa Şampiyonası’nda final oynaması var. Voleybol milli takımımızın Dünya Şampiyonası’nda final oynaması ve gümüş madalya kazanması var. Futbol milli takımımızın Dünya Kupası elemelerinde gösterdiği başarı var. Önümüzde Mart ayında, 26 Mart’ta Romanya ile oynayacağız. İnşallah onu da yenip ardından Slovakya ve Kosova galibiyetleriyle Dünya Kupası’na gitmeye hazırız. Basketbolda da Dünya Kupası, Katar 2027 için önemli bir süreç var. Basketbolda ekol olan Sırbistan’ı hem Sırbistan’da hem de Türkiye’de yenmek önemliydi. Yeni bir jenerasyon ortaya çıktı. 12 Dev Adam ortaya çıktı" diye konuştu. "Türkiye’de 12 milyon kişiye yüzme öğretildi" "Gençlerimizi sporla geleceğe hazırlıyoruz" diyen Bakan Bak, "Bütün kitlelerin spor yapmasını istiyoruz. Gençlerimizin havuzlara, spor tesislerine gelmesini istiyoruz. O yüzden ’Yüzme Bilmeyen Kalmasın’ projesi çerçevesinde Türkiye’de yaklaşık AK Parti iktidarı döneminde 700’e yakın yüzme havuzu yapıldı ve yaklaşık 150 tanesinin de inşaatı devam ediyor. Yenileri de ekleniyor. Dolayısıyla 12 milyona yakın gencimize ve insanımıza yüzme öğrettik. Bu çok çok önemli. Osmaniye’de de böyle bir talep başkanlarımızdan ve milletvekillerimizden geldi. Bunu da inşallah yerini tespit ederek Osmaniye’ye kazandıracağız" dedi.
Eskişehir AK Parti MKYK Üyesi Dağ: "Eninde sonunda Netanyahu’dan da ABD’den de hesap sorulacaktır" AK Parti MKYK Üyesi Hamza Dağ, "ABD ile İsrail’in İran’a ne yapmaya çalıştığını, bölgemizi nasıl bir ateşe atmak istediğini gayet iyi biliyoruz. Bunların hesabı eninde sonunda Netanyahu’dan da ABD’den de sorulacaktır" dedi. Eskişehir’de Dede Korkut Parkı İftar Çadırı’nda AK Parti MKYK Üyesi Hamza Dağ ve AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın katılımıyla program gerçekleştirildi. İftar saatinin yaklaşmasıyla birlikte salonu dolduran partililer, saat 19.01’de dualar eşliğinde oruçlarını açtı. "ABD ile İsrail, bölgeyi ateş çemberine döndürme gayretiyle çaba sarf ediyor" İftarın ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan AK Parti MKYK Üyesi Hamza Dağ, "Değerli dostlar, her Ramazan-ı Şerif’te yine biz kürsüye çıktığımızda ne yazık ki tekrar eden bir meseleyi konuşur durumda oluruz. Her Ramazan-ı Şerif’te mutlaka haydut devlet İsrail, onun soykırımcı Hitler Başbakanı Netanyahu mutlaka Müslümanların bu huzurunu bozmak için elinden ne geliyorsa yapar. Her Ramazan-ı Şerif’te Gazzelilerle ilgili gündemimiz olur ve Gazze’yi konuşmak durumunda kalırız. ABD ile İsrail, bölgemizde İran’a saldırdı. İran’a saldırmakla kalmadığı gibi, bölgeyi ateş çemberine döndürme niyetiyle hem ülkemize hem de Körfez ülkelerini savaşın içine çekmek gayretiyle çaba sarf ediyor. Biz oyunun farkındayız. Türkiye’yi çok nitelikli, kaliteli, ne yaptığını bilen, tecrübeli kadrolar yönetiyor" ifadelerini kullandı. "Eninde sonunda Netanyahu’dan da ABD’den de hesap sorulacaktır" Türkiye’nin Rusya-Ukrayna Savaşı’nda izlediği dış politikaya da dikkat çeken Dağ, sözlerini şöyle sürdürdü: "Rusya-Ukrayna Savaşı’nda durduğumuz yer itibarıyla milletimiz bundan bedel ödemediyse; yıllarca yanı başımızda Suriye’de yaşanan savaşta nerede durmamız gerektiğini bildik, onunla ilgili hareket ettik. En zor zamanda bile vazgeçmedik, geri adım atmadık. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan geri adım atmadı. Yıllar geçti, 13-14 yıl sonra Suriye’de devrim oldu ve ABD Başkanı da Suriye’deki devrimi bize bağladıysa, biz ne yaptığımızı biliyorduk. Şimdi ABD ile İsrail’in İran’a ne yapmaya çalıştığını, bölgemizi nasıl bir ateşe atmak istediğini gayet iyi biliyoruz. İsrail’in derdinin ne olduğunu da gayet iyi biliyoruz. Onun için bu ülke, bu coğrafyada istikrar adası olmuştur, yine istikrar adası olmaya devam edecektir. Biz milletimize bu savaşlardan dolayı bir bedel bugüne kadar ödetmedik, bundan sonra da ödetmeyeceğiz. Bunu nasıl yapacağımızı da gayet iyi biliyoruz. Çünkü bu konuda tecrübemiz en üst noktada bulunmaktadır ama herkes şunu gayet iyi bilsin: ABD ve İsrail, Beyrut’a ve İran’a saldırırken bir okulda 185 çocuğu katlettiler. Bunların hesabı eninde sonunda Netanyahu’dan da ABD’den de sorulacaktır."