ASAYİŞ - 06 Eylül 2024 Cuma 13:15

Dilan ve Engin Polat’ın avukatı, tahliye kararının ardından açıklama yaptı

A
A
A

Dilan Polat ve Engin Polat’ın yargılandığı ‘kara para aklama’ davasında mahkeme, tutuklu sanıklar Engin Polat, Sezgin Polat, Alper Kürşat Polat ve Ahmet Gün’ün tahliyesine karar verdi. Duruşmanın ardından, Dilan ve Engin Polat çiftinin avukatı Sevinç Horoz basına yaptığı açıklamada, “Dosya içerisinde kalan 4 tutuklu sanık vardı. Bugün bir tahliye kararı verildi, beklediğimiz bir karardı. Mevcut Masak raporu da zaten söz konusu müvekkillere yönelik olarak örgütsel bir faaliyetin olmadığını, yasadışı bahise yönelik herhangi bir tespit bulunmadığını, kara paraya ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığını, tamamen aile şirketlerinin gerçek ticari faaliyetlerinden kaynaklanan gelirlerle işletmeleri çalıştırdıklarını tespit etmiş durumda” dedi.

Dilan Polat ve Engin Polat’ın da aralarında bulunduğu 28 sanığın yargılandığı ‘kara para aklama’ davasında mahkeme, tutuklu sanıklar Engin Polat, Sezgin Polat, Alper Kürşat Polat ve Ahmet Gün’ün tahliyesine karar verdi. Polat çiftinin avukatı Sevinç Horoz duruşmanın ardından adliye önünde bekleyen basın mensuplarına açıklamada bulundu.

Horoz, “Müvekkillerimin bir kısmı 10 aydır tutukluydu. Dosya içerisinde kalan 4 tutuklu sanık vardı. Bugün bir tahliye kararı verildi, beklediğimiz bir karardı. Müvekkillere yönelik üzerine atılı suçlar yönünden dosya içerisinde herhangi bir somut delil mevcut değildi. Ancak dosyada gizlilik kararı olduğu için çok açıklama yapamamıştık. Tüm avukat arkadaşlarım emek vererek savunmalarını yaptılar. Mevcut Masak raporu da zaten söz konusu müvekkillere yönelik olarak örgütsel bir faaliyetin olmadığını, yasadışı bahise yönelik herhangi bir tespit bulunmadığını, kara paraya ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığını, tamamen aile şirketlerinin gerçek ticari faaliyetlerinden kaynaklanan gelirlerle işletmeleri çalıştırdıklarını tespit etmiş durumda. Dosya üzerinde yer alan 11 Temmuz 2024 tarihli Masak raporu dosyanın aslında hangi noktada olduğunu ortaya koydu ve müvekkiller yönünden tahliye kararı beklediğimiz bir şeydi. Bugün de tahliyelerimizin tamamını almış bulunmaktayız şu an dosya içerisinde herhangi bir tutuklu sanık olmadığı gibi diğer sanıklar yönünden, daha önce tahliye olan sanıklar yönünden de imza yükümlülükleri de kaldırılmış durumda. Gün içinde tahliye olmalarını bekliyoruz” dedi.

Horoz, “Dosyada çok ciddi bir emekle çalışıldı iki aydır gizlilik kararı kaldırıldıktan sonra tek tek 27 klasörün her sayfasını inceledik ve müvekiller yönünden tek bir komut delil olmadığı ortadadır. Aksine lehe olan tüm delilleri sunduk. Delillerimiz tamamen devlet arşivlerinden çıkartılan evraklardır dolayısıyla aksi ispatı mümkün değildir. Mal varlıklarının geri verilmesi için bir ara karar oluşturuldu, talepte bulunmuştuk ancak şu aşamada yargılama süreci devam edecek ilerleyen süreçte muhakkak yargı değerlendirilecektir.

10 ay çok uzun bir süreçti, çok zorlu bir süreç geçirdiler. Somut bir veri olmadan herkes bilgi sahibi olmadan çok fazla konuştu. Maalesef bu süreç içerisinde çok fazla masumiyet karinesi yok sayıldı. Şüphe üzerinden varsayımlarla çok fazla haber yapıldı. Dolayısıyla bu süreç içerisinde yaşadıkları şey normal bir yargı süreci olmadı ama adalete olan güvenimiz tamdı, biz bekliyorduk” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Hacılar’da bayramlaşma programı düzenlendi Kayseri’nin Hacılar ilçesinde bayramlaşma programı düzenlendi. Hacılar Belediyesi tarafından 15 Temmuz Şehitler Parkı içerisinde bayramlaşma programı düzenlendi. Düzenlenen programda konuşan Belediye Başkanı Bilal Özdoğan bayramda 50’ye yakın personelle teyakkuz halinde olduklarını belirterek; "Kurban; bir taraftan ibadetlerin yapıldığı, kurbanların kesildiği bir bayram olmakla birlikte kelime anlamıyla yaklaşma, yakınlaşma anlamına gelmektedir. Davetimizi kırmayıp burada bulunan vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Kurban Bayramı, Ramazan Bayramı’na göre biz yerel yöneticiler için biraz telaşlıdır, yoğundur. Tüm ilçemizde insanlar nasıl ki evlerini bayrama hazırlarlar, yerel yönetimler de ilçelerini bayrama hazırlarlar. Biz de bu bilinçle 7 yıldır yaptığımız gibi bu yıl da inşallah sadece temizlik işçilerimize bağlı çalışan mesai arkadaşlarımız değil Fen İşleri Müdürlüğümüz, Park Bahçe Müdürlüğümüz de yoğun geçecek bayramdan dolayı her türlü tedbiri almış durumdayız. 20’ye yakın araç, 50’ye yakın personelimizle geçtiğimiz haftadan itibaren teyakkuz halindeyiz. İbadetlerimizi yaparken belirlenen yerlerde kesimlerini yapmalarını, toplu yapılan kesimlerde de bizim arkadaşlarımızın kendilerine verilen zaman diliminin dışında hareket etmemelerini vatandaşlarımızdan istirham ediyoruz" dedi. AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan ise birlik ve beraberlik vurgusu yaparak; "Yıllardır Hacılar’daki bu bayramlaşma programı hakikaten bir samimiyet içeriyor. Bayramlar gerçekten birlik ve beraberliğin en güzel anını yaşamaktır. Buy birliktelik berekettir, rahmettir. Hacılarımızın bu geleneğinin ilelebet yaşamasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ve AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı da vatandaşların Kurban Bayramı’nı tebrik etti. Yapılan dualarla birlikte AK Parti Kayseri Milletvekilleri Murat Cahid Cıngı ve Şaban Çopuroğlu, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan; partililer, belediye personelleri ve vatandaşlarla bayramlaştı.
İzmir "Bir öğünle diyet bozulmaz, asıl sorun vazgeçmek" Kurban Bayramı öncesi uzmanlardan kritik beslenme uyarıları geldi. Özellikle uzun tatil dönemlerinde kontrolsüz beslenmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, bayram sonrası tartıda görülen hızlı kilo artışlarının büyük bölümünün yağ değil ödem olduğunu belirtti. Demirkan, "Bir öğünle diyet bozulmaz. Bir öğün kaçtı diye bütün düzen bırakılırsa asıl sorun o zaman başlıyor" dedi. Kurban Bayramı yaklaşırken milyonlarca kişi "Bayramdan sonra diyete başlarım" düşüncesiyle sofralara hazırlanırken, konunun uzmanından dikkat çeken bir uyarı geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan’a göre bayramda en büyük tehlike fazla yemek değil, "Bugün zaten diyetim bozuldu" psikolojisi. Bir dilim baklavanın değil, kontrolü tamamen bırakmanın kilo artışına neden olduğunu söyleyen Demirkan, yeni kesilen etin hemen tüketilmesinden koyu çay alışkanlığına kadar yıllardır doğru bilinen birçok yanlışın sindirim sistemini zorladığını anlattı. Bayram sonrası tartıda görülen 2-3 kiloluk artışın büyük bölümünün ise yağ değil ödem olduğuna dikkat çeken Demirkan, "Bir öğünle diyet bozulmaz, asıl sorun vazgeçmek" dedi. "En büyük hata fazla yemek değil, öğün atlamak" Bayram döneminde yapılan en büyük yanlışlardan birinin öğün atlamak olduğunu söyleyen Demirkan, özellikle akşam yemeği için gün boyu aç kalmanın kontrolsüz beslenmeye neden olduğunu ifade ederek, "İnsanlar ‘Nasıl olsa akşam et yiyeceğim’ diyerek gün içinde öğün atlıyor. Bu kez akşam aşırı açlıkla birlikte tıkınırcasına beslenme ortaya çıkıyor. Özellikle Kurban Bayramı’nda eti daha çok öğle öğününde tüketmeyi öneriyoruz. Akşam ise sebze ağırlıklı daha hafif beslenmek sindirimi rahatlatıyor" dedi. "Kurban eti kesilir kesilmez tüketilmemeli" En büyük hatalardan birinin de yeni kesilen etin hemen pişirilmesi olduğunu belirten Demirkan, etin mutlaka dinlendirilmesi gerektiğini söyledi. Demirkan, "Yeni kesilen ette ‘ölüm sertliği’ dediğimiz bir durum oluşuyor. Et kesilir kesilmez tüketildiğinde hem sert oluyor hem de sindirim sistemi daha fazla zorlanıyor. Etin en az 12 saat dinlendirilmesi gerekiyor. Çok sıcak olmayan serin bir ortamda bekletilmeli. Özellikle et hâlâ sıcakken direkt buzdolabına koymak doğru değil" ifadelerini kullandı. "Bayram sonrası görülen 2-3 kilo çoğu zaman yağ değil" Bayram sonrasında tartıda görülen hızlı kilo artışlarının çoğu zaman ödem kaynaklı olduğunu vurgulayan Demirkan, bunun nedeninin artan karbonhidrat, şeker ve tuz tüketimi olduğunu söyleyerek, "Pilav, baklava, hamur işi ve ikramlarla birlikte karbonhidrat tüketimi artıyor. Glikojen depoları dolunca vücut daha fazla su tutuyor. Tuz tüketimi de artınca ödem oluşuyor. Kısa sürede alınan 2-3 kilonun tamamının yağ olması çok sık gördüğümüz bir durum değil" dedi. "Detoks değil denge önemli" Bayram sonrası yapılan sert detoks programlarını önermediğini belirten Demirkan, sürdürülebilir beslenmenin önemine dikkat çekerek, "Bizler yasak koymaktan çok dengeyi öğretmeye çalışıyoruz. Karbonhidratı, proteini ve yağı dengeli şekilde düzenlediğimizde vücut zaten normale dönüyor. Bir gün fazla yemekle her şey bozulmaz. Önemli olan ertesi gün yeniden dengeye dönebilmek" diye konuştu. "Hazmettirmiyor, tam tersine şişkinlik yapabiliyor" Çay ve kahvenin de dikkatli tüketilmesi gerektiğini belirten Demirkan, "Yemek yedikten sonra çayın hazmettirdiği düşünülüyor ama fazla çay şişkinlik ve hazımsızlık yapabiliyor. Kahvenin fazla tüketimi reflü ve mide yanmasına neden olabiliyor. Yemek sonrası su, sade soda ya da ayran gibi daha hafif içecekler tercih edilmeli" şeklinde konuştu. "Günde yaklaşık 10-12 bardak su için" Bayram boyunca su tüketiminin artırılması gerektiğini belirten Demirkan, günlük en az 2-2,5 litre su içilmesini önererek, "Çay, kahve, çorba ya da soda sıvı alımına katkı sağlar ama suyun yerini tutmaz. Özellikle içilen her bardak çay veya kahve için ekstra bir bardak su tüketmek gerekiyor. Günde yaklaşık 10-12 bardak suyun altına düşülmemeli" ifadelerini kullandı. Rafine şekersiz bayram tatlısı önerisi Bayramda tatlı tüketimini tamamen yasaklanmak yerine daha sağlıklı alternatiflerin tercih edilebileceğini anlatan Demirkan, "Hurmayı sıcak suda bekletip çekirdeğini çıkardıktan sonra içine yulaf kepeği, ceviz, badem veya fındık eklenebilir. Bir miktar tahin ya da fıstık ezmesiyle rondodan geçirip top haline getirilip, Hindistan cevizine bulanarak rafine şekersiz sağlıklı atıştırmalıklar hazırlanabilir" dedi. "Bir öğünle diyet bozulmaz" Toplumda en sık karşılaştıkları yanlış düşüncenin "Diyet bozuldu" psikolojisi olduğunu belirten Demirkan, sürdürülebilir beslenmenin önemine dikkat çekerek, "İnsanlar bir öğün fazla yiyince bütün günü bırakıyor. Oysa bir öğünle diyet bozulmaz. Eğer bir öğün kaçtıysa yapılması gereken şey bütün düzeni bozmak değil, bir sonraki öğünde tekrar dengeye dönmek. Önemli olan mükemmel beslenmek değil, sürdürülebilir şekilde devam edebilmek" diye konuştu.