SPOR - 01 Ağustos 2025 Cuma 14:51

Dursun Özbek: "Söz verdiğimiz her şeyi yaptık ama bu yeterli değil"

A
A
A
Dursun Özbek: "Söz verdiğimiz her şeyi yaptık ama bu yeterli değil"

Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, söz verdikleri her şeyi yaptıklarını, bunun yeterli olmadığını ve yapmaya devam edeceklerini söyledi. Özbek, Nijeryalı futbolcu Victor Osimhen transferindeki maliyetlerle ilgili kimsenin endişeli olmaması gerektiğini ve bunun hesaplarını yaptıklarını vurguladı.

Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ile Sportif AŞ Başkan Vekili Abdullah Kavukcu, Ali Sami Yen Spor Kompleksi RAMS Park’ta gündeme dair basın toplantısı düzenledi. Bir hayal kurduklarını belirten ve bunu gerçekleştirdiklerini söyleyen Dursun Özbek, "Bir hayal kurduk. Bu hayal ilk başta birçoğuna imkansız gibi gözüktü. Sonra Türkiye’nin dört bir yanından, 7’den 70 tüm sarı-kırmızıya gönül verenler bu hayalimize ortak oldu. Bu destekle bu inançla hayalimiz büyüdü ve en önemli hedefimiz haline geldi. Bugün sizin karşınıza bu hayali gerçekleştirmiş olmanın mutluğu ve gururuyla bulunuyor. Alman Milli Takımı’nın ve Bayern Münih’in 10 numarası görüşmemiş bir şekilde daha sezon bitmeden tamamlandı. Sonra da Türk futbol tarihinde en büyük transferi olan Osimhen’in transferini dün sonuçlandırdık. Bu transfer sadece rakam transferi değildir. Galatasarayımızı Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük spor kulübüne dönüştürme hedeflerinin adımlarından biridir. Bu, Galatasaray ve ülkemiz insanıyla gönülden bağ kuran Osimhen ile bize ve hedeflerimize inanan Leroy Sane’nin güvenin göstergesidir. Bu transfere katkı veren herkese başta Abdullah Kavukcu olmak üzere teşekkür ederim. Bugün birlikte hayal kurduğumuz tüm Galatasaraylılara sesleniyorum, her zaman yanımızda oldular, bize cesaret ve güç verdiniz. Daha büyük hayaller kurmak için birlikte yürümenin tam zamanı" ifadelerini kullandı.

"Bu ürünün her Galatasaraylının evinde bulunması gerektiğini düşünüyorum"

Victor Osimhen için çıkarılan üründen bahseden Özbek, "Osimhen için özel ürettiğimiz kutuyu satışa sunduk. Bu kutuda; seri numaralı Osimhen forması, maske ve atkı bulunuyor. Her Galatasaraylının evinde bulunması gerektiğini düşünüyorum. Belirli sayıda yapıldı. Herkesi GS Store’dan bu ürünü satın alarak kulübümüze katkıya davet ediyorum. Bu katkıyla yeni hikayeleri de birlikte yazacağız. Yarın oynayacağımız Lazio maçında da forma lansmanı ve imza töreni gerçekleştireceğiz. Stadımızın tıklım tıklım dolması, takımımıza duyduğumuz sevginin en önemli göstergesi olacaktır. Tüm Galatasaraylıları, bir şölen ortamına çevirmesi için davet ediyorum. Taraftarımız, sezon içinde ’Taraftar çıldırdı, Osimhen’i istiyor’ demişti. Ülkemizin neresine gittiysek, Osimhen’e ilgi verdi. Yönettim olarak bu mottoyu dikkate aldık. Şimdi de Galatasaray size inanıyor ve desteğinizi bekliyor" diye konuştu.

"Önümüzdeki sene Galatasaray için başarılı bir yıl olarak planlıyoruz"

Hedefler hakkında konuşan Başkan Özbek, "Galatasaray olarak 25. şampiyonluğu tamamladık, 5. yıldızı taktık. Galatasaray’da hedefler bitmez. Her hedefin tamamlanmasının ardından yeni hedefler ortaya çıkar. Bu dönemdeki en önemli hedefimiz 26. şampiyonluğu kazanmak ve Avrupa’da da Türk insanın özlediği başarıyı da getirmek. Galatasaray bu manada çok deneyimli. Enlerin ve ilklerin takımı olmasından dolayı bu sene Avrupa’da da halkımızı sevince boğacak neticeler almak için hazırlanıyoruz. Hazırlıklarımız devam ediyor. Eylülde Şampiyonlar Ligi başlıyor. Üç kulvarda da bugüne kadar yakaladığımız ivmeyle devam ettirerek taraftarımızı sevince boğmak üzere, mayıslar aynı coşkuyu yaşamak için hazırız. Önümüzdeki sene Galatasaray için başarılı bir yıl olarak planlıyoruz" şeklinde konuştu.

"Söz verdiğimiz her şeyi yaptık ama bu yeterli değil"

Özbek, Nijeryalı futbolcu Victor Osimhen’e verilecek bonservisin ödeme planlarını yaptıklarını ifade ederek, "Osimhen’i, 4 yıllık bir sözleşmeyle Galatasaray’a kazandırdık. Maliyeti, ödeme şekli var. ’Bu transfer yapıldı, nasıl ödenecek’ kimse diye düşünmesin. Böyle bir şey yok. Bu transferi yaparken planladık, bu bonservisin nasıl ödeneceğini, bu kurulan kadronun maliyetinin nasıl karşılaşacağının hesaplanmasını yaptık. Galatasaray’ın geçmişten gelen gelirleri var. Galatasaray artık geçen sene olduğu yerde değil. Ne marka olarak, ne futbol seviyesi olarak ne de proje yapmadaki gücü, Galatasaray başka bir yere geldi. Bu gelişimin aynen devam edeceğini de söylemek istiyorum. Bizim görevimiz bu. Bizim amacımız Galatasaray’ı aldığımız yerden fersah fersah yukarıya taşımak. Finansal açıdan, sportif açıdan, marka açısından, temsil etme açısından çok önemli. Projelerimizi biliyorsunuz, futbolda son derece başarılı bir çizgi yakaladık. Biz hız kesmeyeceğiz. 2022’den bugüne kadar arkadaşlarımla birlikte sergilediğim bu gelişimi daha yukarıya çıkarmaya çalışacağız. Bugün itibarıyla işimiz daha çok zor. Söz verdiğimiz şeyleri yaptık. Bankalar Birliği borcumuzu ödedik oradan kurtulduk. Projelerimiz hayata geçti. Adamız orada, mükemmel bir şekle getirdik. Söz verdiğimiz her şeyi yaptık ama bu yeterli değil. Bunu asla yeterli görmüyoruz. Galatasaray’ı daha üst seviyelere layık olduğunu düşünerek, yeni projeler, yeni hedeflerle Galatasaray camiasını mutlu etmek için, Türkiye’nin ve dünyanın sayılı camialar arasında olmak için çalışmalarımıza hız verdik. Bunların ne olduğunu tek tek söyleyeceğim. Bugün yapılan transferler, bu transferlerin maliyeti, maaşlarına hiç kimse endişe duymasın. Bütün hesapları yaptık. Finansal zorluk durumuna getirmeyeceğiz. Bugünkü gelişmeler bu yaptığımız hesapların doğru olduğunu gösteriyor. Bu manada taraftarımızla bütünleşmemiz lazım. Bundan sonra da aynı hızla devam edeceğiz. 2025 sezonu sonu itibarıyla baktığınız zaman Galatasaray, finansal açıdan pozitif durumdadır. Bütün taraftarlarımıza çağrı yapıyorum, yarınki çok önemli. Bu iki transferin Galatasaray’ın geleceğinde nasıl rol oynayacağında konusunda da taraftarın etkisi çok önemli. Çok keyifli bir gün olacak. Taraftarların tribünleri doldurması çok önemli. Bütün taraftarları, stadımıza davet ediyorum" değerlendirmesinde bulundu.

"Uzun yıllar Galatasaray’a hizmet edecek kadroyu kuruyoruz"

Hiçbir zaman günü kurtarmak için bir çalışma içinde olmadıklarını vurgulayan sarı-kırmızılıların başkanı, "Hep Galatasaray’ın geleceğini düşündük. Amacımız Galatasaray’ın geleceğini yapmak. Bunu herkes görecek, Galatasaray nereye gidiyor. Bugüne kadar edindiğimiz alışkanlık çerçevesinde Galatasaray’ın futbolda ve amatör şubelerde en başarılı kulüp olması için çalışmalarımız devam ediyor. Bu Allah’ın izniyle 2026’da 26, 2027’de 27 olarak devam edecek. Uzun yıllar Galatasaray’a hizmete edecek kadroyu kuruyoruz. Başarıları da hep beraber izleyeceğiz" ifadelerini kullandı.

Abdullah Kavukcu: "Geleceğe borç bırakarak Osimhen’in bonservisini almıyoruz"

Victor Osimhen’in transfer sürecini anlatan Abdullah Kavukcu, "Başkanımızla beraber ocak ayında konuştuğumuzda, bir hayalimiz vardı. O hayali kurarken, Osimhen ile konuştuğumuzda o bile bu hayale inanamamıştı. Osimhen’e, ocak ayında çok ciddi teklif vardı. ’Gitmeyeceğim, kalacağım ve sezon sonunda sizinle konuşalım’ dedi. Bize inanalar da vardı, PR’cı, hayalci diyenler de vardı. Galatasaray’ın geldiği noktanın ne olduğunu hissediyorduk. Sadece bu transfer değil. Galatasaray, spor kulübü ama bir marka. Galatasaray markası, dünyada marka olmak için yola çıkık. Osimhen’i duruşu çok enteresandı. Yurt dışındayken başkanımızla gece saat 2’de, sabahında köründe konuştuk, her saniyesinden haberi oldu. Çok gizlilik içinde yönettik. Bu süreci daha çok İtalya basınından öğrendiniz. İtalya’da bu işler böyle yürüyormuş, bizi daha zor duruma düştürmek için. Biz hiçbir zaman ödün vermedik. Galatasaray’ın gücünü ortaya koyduk. Geleceğe borç bırakarak Osimhen’in bonservisini almıyoruz. Osimhen’i bonservisini sermaye olarak Galatasaray’ın kasasına koyduk. Osimhen’in vazgeçtiği rakamlar, çok büyük rakamlar. Hiçbir futbolcunun vazgeçmeyi rakamlar vazgeçti. Böyle bir oyuna sahip olduğumuz için çok mutluyuz. Sane ile ocak ayında transfer döneminde konuşmuştuk. Dünyadaki çok futbolcu Galatasaray’a gelmek istiyoruz. Şu an da kadromuzu bozmadık. Dünya basını da Sane transferine çok yer verdi. İnanılmaz bir karakter olduğunu düşünüyorum. Böyle oyuncuyu kattığımız için çok mutluyuz. Bunları yaparken taraftarımızdan da beklentimiz var. Bundan sonra yapacağımız işlerde çok daha güçlü adımlar atmamız için taraftarımızın da bize güç vermesi lazım. Herkesten destek bekliyoruz. Dünyaya da örnek olacağını düşünüyorum. Osimhen gibi bir karakterin gelmesini sağlıyorsa bu taraftarımızın sayesinde yaptık" açıklamasında bulundu.

"O günkü teklifi 1 TL arttırmadık"

Osimhen’e, Uruguaylı kaleci Fernando Muslera’nın veda yemeğinde teklif yaptıklarını aktaran Kavukcu, sözlerine şöyle devam etti:

"O günkü teklifi 1 TL arttırmadık. O gün ne konuştuysak onu verdik. Hiçbir şeyi saklamadık. İnşallah başka takımlar da kiraladıkları oyuncuların rakamlarını açıklar. Victor’a teklif gitti. Ne cevap verdiğini de biliyoruz. Sadece Türkiye’den değil, kimsenin reddedemeyeceği çok farklı teklif gitti. Napoli’ye de teşekkür ederim. Gardi bizim için çok değerli. Sadece 1 kişiyle yaptığımız transferi süreci değildir. Galatasaray’ın gerektiği zaman çok iyi çevresi vardır. Napoli ile öyle göründüğü gibi ilişkilerin olmadığımızı söylemek istiyorum. Arkasında çok hikayeler vardı."

"İstediğimiz futbolcuyu alırız"

Kaleci transferinde son durumunun sorulması üzerine, Galatasaray’ın Avrupa’da ve dünyadaki futbolcuların odak noktası haline geldiğini vurgulayan Abdullah Kavukcu, "İstediğimiz futbolcuyu alırız. Bunun örneğini Osimhen’de gösterdik. Kimsenin hayali edemeyeceği rakamları Galatasaray’ın masaya koyabildiğini gösterdik. Bir tek sadece Türkiye’deki bütçelerimiz yok. Bir de UEFA kriterleri var. UEFA kriterlerde, toplam gelirimizin geçen sene yüzde 80’ini tutturmak zorundaydınız, biz yüzde 79 ile tamamladık. Bu sene de bu oran 70’e düşüyor. Neden forma satışı çıkardık, bundan dolayı. Gelirimizi bir seviyeye çekebilirsek, transfer bütçelerimizi de ona göre ayarlayabiliyoruz. Kamp bitmeden 2 transferin geleceğini söylemişti. Planlayarak buralara geldik. Kaleci ile alakalı çok farklı isimler konuşuluyor. Bizim şu an ismi konuşulmayan 3 tane daha kaleci var. Gizli bir şekilde yönettiğimiz; bugün bir kaleci ile alakalı bitti diye konuşuluyor. Biten bir şey yok. Görüştük, herkes ile görüşüyoruz. Oyuncunun bize uyacağı şartları uyuşursa son kararı hocamız verecek. Hocamızdan önce başkanımızın kararı önemli" diye konuştu.

"Galatasaray, Türkiye’de limit konusunda en rahat olan kulüp"

Limitlerle ilgili gelen soruya da cevap veren Abdullah Kavukcu, "Galatasaray, Türkiye’de limit konusunda en rahat olan kulüp. Bu sermaye artışlarında da limite katkısı var. UEFA’nın sistemi farklı. Ne kadar geliriniz varsa maaş olarak o gelirinizin yüzde 70’ini geçmemeniz lazım. Ben her görüşmemi başkana iletirim. Liderimiz o, ona sormadan iş yapmam. Yapacağımız transferle ilgili bunlar çok önemli. Bir kaleci konuşuluyor, onun maliyetinin ne olduğunu kimse biliyor. Oyuncuyu en iyi fiyata satmaya çalışıyorlar. Bizim de verebileceğimiz belli bir rakam var. Osimhen’de o masadan kalkamadık" şeklinde konuştu.

"Milan şu an sahibi ama opsiyon bizde"

İspanyol futbolcu Alvaro Morata’ya gelen tekliflerin hatırlatılması üzerine Kavukcu, "Morata bizim oyuncumuz. Çok da iyi bir karakteri var. Geçen sene katıldı. Milan’dan kiralık olarak aldık ve satın alma hakkı bizde. Icardi de döndü. Onun da ’bu kadroda yer bulur muyum, bulanamaz mıyım’, teklifler gelince böyle düşünce içine girmiş olabilir. Futbolcunun bir rakamı vardır. Bu rakam verilirse satarız. Milan şu an sahibi ama opsiyon bizde. Karar verici mekanizma Galatasaray, öyle bir sözleşmemiz lazım. Bununla ilgili net bir şey değil. Konuşulan oyuncularımızdan biri" ifadelerini kullandı.

"İmza törenini 50 bin kişiyle yapmamız bize değer katacağını düşünüyorum"

Kolombiyalı defans oyuncusu Davinson Sanchez için teklif gelmediğini söyleyen Abdullah Kavukcu, "Davinson ile ilgili bize teklif gelmedi. Bu sene o da çok heyecanlı. Oyuncularımıza da teklif gelebilir. Bunlar çok doğal şeyler. Gelmemesi anormal olur. Transfer sezonun bitmesine çok zaman var. Bu zaman içinde insanların bize inanmasını ve güvenmesini, bizim her türlü planımızın olduğunu gösterdiğimizi düşünüyorum. Sane, bugün dünya basınında inanılmaz yer buluyor. Bize Almanya’dan, İtalya’dan, ’Sane’yi nasıl aldınız?’ diye röportaj teklifleri geliyor. Sane, bize güzel olacağını düşünüyorum. Yarınki maç bir hazırlık maçı ama çok önemli. Tribünleri doldurmamız lazım. Onlara ne kadar değer verdiğimizi göstermemiz lazım. İmza törenini 50 bin kişiyle yapmamız bize değer katacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu.

"Çocuklar hangi forma olursa olsun 45 numaralı forma giymek istiyor"

Osimhen için tasarlanan kutuyu için ise Kavukcu, "Çok satacağımızı düşünüyorum. İlk etapta 100 bin adet yaptık. Bu Yeni bir markamız olacak. Bununla beraber çok satış yapacağız. Bu marka, çok özel olacak. Formada Osimhen’in imzası var. Gerçek 5 yıldızlı formamız da var. Bu 45 numara da çok meşhur oldu. Herkesin almak isteyip alamadığı bir forma oldu. Çocuklar da hangi forma olursa olsun 45 numaralı forma giymek istiyor" değerlendirmesinde bulundu.

Oğuzhan Ort - İsmail Yasin Akçın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Bakırcılar Çarşısı’nda zamana direnen son ustalar Adana’nın Kozan ilçesinde bir zamanlar onlarca ustanın çekiç sesleriyle yankılanan Bakırcılar ve Kalaycılar Çarşısı’nda bugün sadece bir bakır ustası ile iki kalaycı, mesleklerini sürdürerek geleneksel el sanatlarını yaşatmaya çalışıyor. Kozan ilçesinde geçmişte 15’e bakırcı ve 20’nin üzerinde kalaycının bulunduğu Bakırcılar ve Kalaycılar Çarşısı’nda, şimdi tek bakır ustası ile iki kalay ustası kaldı. 1986 yılından bu yana mesleğini sürdüren bakır ustası Remzi Karaoğlan, yıllar içinde hem ustaların hem de çarşıdaki hareketliliğin büyük ölçüde azaldığını söyledi. "Şimdi tek bakırcı kaldım" Mesleğini ailesinden devraldığını belirten bakır ustası Remzi Karaoğlan, "Önceden 15’e yakın bakırcı, 20’nin üzerinde kalaycı vardı. Şimdi tek bakırcı kaldım, iki kalaycı var. Eskiden burada insanlar birbirinden geçemezdi, çarşı çok yoğundu ama şimdi o günlerden eser yok" dedi. Bakıra talep azaldı Bakır ürünlere olan ilginin her geçen gün azaldığını ifade eden Karaoğlan, "Bakırın fiyatının yükselmesi ve yeni ürünlerin çıkması talebi düşürdü. Eskiden her evde bakır vardı, şimdi daha çok köylerde kullanılıyor. Yoğurt, pekmez gibi ürünler bakır kaplarda yapılırdı. Bakır sağlık demektir, eskiden insanlar bu yüzden daha sağlıklıydı" diye konuştu. Kalaycılık zahmetli, usta yetişmiyor Kalaycılık mesleğinin de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten ustalar, işin zorluğu ve ilgi azlığı nedeniyle yeni neslin bu mesleğe yönelmediğini dile getirdi. Kalaycılığın zahmetli bir iş olduğunu vurgulayan Karaoğlan, "Kalaylama ve doğrultma işlemleri büyük emek istiyor. Evlerde artık bir ya da iki bakır kap ya var ya yok" ifadelerini kullandı. "Sanatın devam etmesi lazım" Mesleğin geleceği için çırak yetişmediğini belirten Karaoğlan, "En büyük sıkıntımız eleman yetişmemesi. Bu işe devletin ve halk eğitimin destek vermesi gerekiyor. Bu sanatın devam etmesi lazım" dedi. "Kozan’da sadece iki kalaycı kaldı" 1986 yılından bu yana kalaycılık yaptığını belirten Muhammed Çöndü ise mesleğin yok olma noktasına geldiğini ifade ederek, "Eskiden her dükkanda 3-4 usta olurdu, şimdi Kozan’da sadece iki kalaycı kaldık. Bu meslek alın teri gerektiriyor ama ilgi yok. Çalışacak kimse bulamıyoruz, yetişecek çırak yok" şeklinde konuştu. Bakırın sağlık açısından önemli olduğuna dikkat çeken Çöndü, "Bakır sağlıktır, vücuttaki bazı zararlı etkileri azaltır. Eskiden insanlar bakır kaplarda beslenirdi ve daha sağlıklıydı" diyerek geleneksel kullanımın önemine vurgu yaptı.
Antalya Yanan evden 4 yaşındaki yeğenini çıkarmak isterken yaralandı Antalya’nın Serik ilçesinde 2 katlı evin zemin katında çıkan yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile kısa sürede söndürülürken, olay anında içeride bulunan 4 yaşındaki yeğenini dışarı çıkarmak isteyen bir kişi hafif yaralandı. Yangın, saat 08.30 sıralarında Serik İlçesi Merkez mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2 katlı bir ikametin zemin katında yangın çıktı. Daireden çıkan dumanları gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekiplerin kısa sürede müdahale ettiği yangın 1 saatlik çalışma sonucu söndürüldü. Yangında evin bir odası tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Yangın sırasında dairede bulunan Nigar Bostan, 4 yaşındaki yeğenini kurtarmaya çalışırken ellerinden hafif yaralandı. Yeğenini kurtarmak isterken elleri yandı Yaralı Bostan olay yerine gelen sağlık ekiplerince ayakta tedavi edildi. Yangın anında apartmanın üst katta balkonda ikamet eden Atalay Sargın, "Balkonda oturuyordum. Dumanların çıktığını görüp aşağı indim. Kapıyı açtım çocukları dışarıya zor çıkardım. İçeriye tekrar giremedim. İtfaiyeyi aradım, sonra damat geldi. İtfaiye ekipleri geldi müdahale etti. Bir yaralı var buna da şükür" dedi. Yangının 4 yaşındaki çocuğun kibritle oynadığı sırada yattığı yorganın tutuşması sonucu çıktığı iddia edildi.
Kahramanmaraş Hamileyim diye geldi, tümör teşhisi konuldu Kahramanmaraş’ta hastaneye gebelik şüphesiyle başvuran kadın hastanın yapılan tetkiklerinde hamile olmadığı, şikayetlerinin beyinde yer alan iyi huylu bir tümörden kaynaklandığı ortaya çıktı. Kahramanmaraş Özel Sular Akademi Hastanesi’nde görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Tuğba Çiftçoğlu, mide bulantısı, adet gecikmesi ve baş ağrısı şikayetleriyle başvuran bir hastanın gebelik muayenesi talebiyle geldiğini belirtti. Yapılan ilk değerlendirmelerde gebelik tespit edilmediğini ifade eden Çiftçoğlu, "Hastanın şikayetlerinin gebelikle benzerlik göstermesi üzerine farklı ihtimalleri değerlendirdik. Bu çerçevede yapılan hormon testlerinde prolaktin seviyesinin yüksek olduğunu belirledik" dedi. Yapılan ileri tetkiklerde hastaya hipofiz MR çekildiğini aktaran Çiftçoğlu, "MR sonucunda beynin hipofiz bölgesinde ‘prolaktinoma’ olarak adlandırılan bir tümör tespit ettik. Bu tümör, prolaktin hormonunun aşırı salgılanmasına neden oluyor. Genellikle iyi huylu olup ilaç tedavisiyle kontrol altına alınabiliyor" diye konuştu. Gebelik belirtilerine benzer şikayetlerin farklı hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çeken Çiftçoğlu, "Prolaktin hormonu aslında beyinde hipofiz bezinden salgılanan ve süt salınımını sağlayan hormondur. Bunun yüksek olduğunu tespit ettikten sonra hastada hipofiz MR çektirdik. Çektiğimiz beyin MR’ında hastanın hipofiz dediğimiz bölgede kitleyi tümörü tespit ettik. Prolaktinoma dediğimiz bir tümör. Prolaktinoma tümörü beyinde hipofiz bölgesinde bulunmakta olup prolaktin hormonunun aşırı miktarda salgılanmasını sağlayan bir tümördür. Bu durumda iyi huyludur, kanserleşme olmasını çok yoktur. Dolayısıyla ilaçla tedavisi mümkündür ama gebelik şikayetlerini de andırdığı için mutlaka ayırıcı tanıda akılda tutulması gereken bir durumdur. Hasta da bizle öğrendi ’hamileyim’ diye geldi hasta, gebelik muayenesi olma talebiyle geldi ancak biz tümörü tespit ettik. Önce gebe olmadığını tespit ettik ve sonra ’Bu şikayetlere sebep olabilecek ne var?’ diye araştırdığımızda bu durum ortaya çıktı. Yani tümörü de aynı gün içerisinde değil birkaç gün sonra ileri tetkik sayesinde öğrenmiş oldu" dedi.
İstanbul İstanbul’dan her yıl 1 milyon leylek geçiyor Leylek Dede olarak bilinen 81 yaşındaki araştırmacı Fikret Can, İstanbul’un leylek göçündeki kritik rolüne dikkat çekti. Yaklaşık 20 yıldır leylekler üzerine gözlem ve araştırmalar yaptığını belirten Can, özellikle Avrupa’daki leyleklerin yüzde 90’ının göç sırasında İstanbul Boğazı’nı tercih ettiğini söyledi. Arnavutköy’de çayırlık ve sulak alanlarda görüntülenen leylek sürüleri ise ilkbahar göçünün yoğunluğunu gözler önüne serdi. İstanbul, ilkbahar göçüyle birlikte leyleklerin en yoğun geçiş noktalarından biri haline geldi. Arnavutköy’de çayırlık ve sulak alanlarda görüntülenen leylek sürüleri, binlerce kilometrelik yolculuğun İstanbul ayağını gözler önüne sererken, kentin göç rotasındaki stratejik önemi bir kez daha ortaya çıktı. Osmanlı Cihan Devleti zamanında ise Gurabahane-i Laklakan adıyla bilinen leylek hastanesi kurulmuş. Burada yaralı leylekler tedavi edilmesi geçmişten gelen leylek sevgisinin en somut örneklerinden birisi olarak biliniyor. "İstanbul Boğazı göçün kalbi" İlkbahar göçünün tam ortasında olunduğunu ifade eden Leylek Dede olarak bilinmen Fikret Can, leyleklerin Güney Afrika’dan yola çıkarak binlerce kilometrelik zorlu bir yolculuk yapıyorlar. Afrika’yı boydan boya geçen leyleklerin Mısır, Orta Doğu ve Hatay üzerinden Türkiye’ye giriş yapıyorlar. Anadolu’yu takip ederek İstanbul’a ulaşıyorlar. Buradan da Trakya ve Avrupa’daki yuvalarına gidiyorlar. Toplamda 10-15 bin kilometre yol kat ediyorlar İstanbul’un leylekler için hayati bir geçiş noktası. Leylekler deniz üzerinden uçamıyor, havanın kaldırma gücünü kullanıyorlar. Bu yüzden karaları takip etmek zorundalar. Avrupa ile Afrika arasında iki ana geçiş noktası var; biri Cebelitarık, diğeri İstanbul Boğazı. İlginç olan ise Avrupa’daki leyleklerin yaklaşık yüzde 90’ı daha uzun olmasına rağmen İstanbul rotasını tercih ediyor" diye konuştu. "Atalarımız leylekler için hastaneler kurmuş" Her yıl özellikle sonbahar göçünde İstanbul semalarında yaklaşık 1 milyon leyleğin görüldüğünü ifade eden Can, bu durumun kentin göç yollarındaki eşsiz konumunu ortaya koyduğunu belirtti. Osmanlı döneminde leyleklere verilen değerin önemini vurgulayan Can, "Gurabahane-i Laklakan adıyla bilinen leylek hastaneleri kurulmuş. Yaralı ve bakıma muhtaç leylekler için özel yerler yapılmış. Bu da bizim millet olarak doğaya ve hayvanlara bakışımızı gösteriyor. Avrupa’da ise geçmişte leyleklerin avlıyorlardı. Bugün birçok ülkenin büyük bütçeler ayırarak leylek popülasyonunu yeniden artırmaya çalışıyor" dedi. "Dinlenirken rahatsız etmeyin" Göç sırasında leyleklerin özellikle sulak ve çayırlık alanlarda konakladığını belirten Can, vatandaşlara önemli bir uyarıda bulundu. "Akşamları dinlenmek için yere iniyorlar. Bu süreçte yaklaşılmaması gerekiyor. Beslemek için bile olsa rahatsız edilmemeli. Çünkü kanatlarını dinlendirmeleri hayati önem taşıyor. İstanbul’da Sazlıbosna başta olmak üzere Arnavutköy, Hacımaşlı ve Çatalca çevresinin önemli yaşam alanları arasında yer aldığını belirten Can, bu bölgelerdeki yuva sayısını takip ettiklerini ifade etti.