SPOR - 24 Nisan 2025 Perşembe 12:20

Eczacıbaşı Dynavit, 2024-2025 sezonuna veda etti

A
A
A
Eczacıbaşı Dynavit, 2024-2025 sezonuna veda etti

Vodafone Sultanlar Ligi’nde 2024-2025 sezonunu 3. sırada tamamlayan Eczacıbaşı Dynavit, sezona, sporcularına ve Ayazağa Spor Salonu’na veda etti.


Eczacıbaşı Dynavit, yoğun geçen sezonun ardından Eczacıbaşı Spor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı’nın ev sahipliğinde Ayazağa Spor Salonu’nda sezona ve takımdan ayrılan sporcular ve teknik ekibe veda etti. Eczacıbaşı Spor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı, "Geçtiğimiz pazar günü, Galatasaray’a karşı oynadığımız maç sonunda sizlerin gözlerinizdeki o yaşları gördüm. O gözyaşları, sizin arkadaşlığınız kadar değerliydi. Bazılarınız burada üç yıl, bazılarınız iki yıl ve bazılarınız da çok uzun yıllar geçirdi. Hepiniz bizim için çok özelsiniz. En nihayetinde bu sizin seçiminiz; kimi başka kulüplerde oynayacak, kimi başka rollere bürünecek. Bu bir profesyonellik meselesi.


Fakat sizlerden bir ricam olacak. Ben bu işi çeyrek asırdan fazladır yapıyorum ve hala bazı ayrılıkları anlayamıyorum. Benim için en önemli şey, değerler. Hep birlikte taşıdığımız, çevremize aktarmaya çalıştığımız o değerler. İşte bu yüzden, kadın voleyboluna ve takımlarımıza verdiğimiz destek devam ediyor. Çünkü biz şuna inanıyoruz, kız çocukları yalnızca Türkiye’de değil, her yerde güçlü savaşçılardır; yarışır, mücadele eder ve iyi insanlar olurlar. Sizinle bir seçim yaptık; bu değerleri taşıyıp yaymak. Şimdi bizden ayrılırken bu değerleri yanınızda götürmenizi, onları yaymaya devam etmenizi istiyoruz.


Kapımız size her zaman açık olacak. Sizi sadece biz seçmedik, binlerce aday içinden siz seçilmiş insanlardınız. Zekanızla, takım ruhunuzla, mücadele gücünüzle. Lütfen genç kızlara örnek olmaya devam edin çünkü dünya size ihtiyaç duyuyor. Bugün gerçekten çok üzgünüm. Çoğunuzu yakından tanıma fırsatım olduğu için de çok memnunum. Çünkü biliyorum ki artık sizler bu değerleri dünyaya yayacaksınız. Hepinize teşekkür ederim" ifadelerini kullandı.



Tijana Boskovic: "Bu kulüp, hayatımın unutulmaz bir parçası olarak kalacak"


Eczacıbaşı Dynavit’e veda eden takımın efsane oyuncularından Tijana Boskovic, "Hislerimi kelimelere dökmek benim için gerçekten çok zor. Bugünü uzun zamandır düşünüyorum ve bu anın, sahada oynadığım her maçtan daha zor olduğunu söyleyebilirim. Bu sezon, burada geçirdiğim en zorlu sezonlardan biriydi. Aynı zamanda çok güzeldi çünkü takım arkadaşlarımla birlikte pek çok değerli anı yaşadık. Bu da bizi daha güçlü ve bu sezonu diğerlerinden farklı kıldı. Elbette istediğimiz sonucu alamadık ama hepimizin elinden gelenin en iyisini ortaya koyduğuna eminim. Bu kulüpteki hikayem 2015 yılında, daha 18 yaşında genç bir kızken başladı. Geçen her yıl boyunca elimden gelenin en iyisini vermeye çalıştım. Bugün burada bana hazırladığınız bu harika organizasyon için yürekten teşekkür ederim. Babam bugün burada benimle ve ailem, yıllar boyunca benim için hiç endişelenmedi çünkü burada iyi ellerde, güzel kalpli insanlarla olduğumu biliyorlardı. Burası benim ikinci evim, sizler ise ikinci ailem oldunuz. Bana gösterdiğiniz iyilik, saygı ve sevgi için minnettarım. Beni daha iyi bir insan yaptınız. Bu formanın altında da her zaman aynı sevgiyi, bağlılığı ve saygıyı göstermeye çalıştım. Bu sadece bir spor kariyeri değil, benim için hayatımın en değerli tecrübelerinden biriydi. Sayısız insanla tanıştım, birlikte çalışma fırsatı yakaladım. Eczacıbaşı, kalbimde her zaman çok özel bir yerde olacak. Kimse bunu benden alamaz. Bu kulüp, hayatımın unutulmaz bir parçası olarak kalacak. Her şey için sonsuz teşekkürler" şeklinde konuştu.



Hande Baladın: "Hiçbir zaman veda eden taraf olacağımı düşünmemiştim"


Uzun yıllar Eczacıbaşı forması giyen ve kulübün simge isimlerinden biri haline gelen Hande Baladın, kulübe veda ederken bir konuşma gerçekleştirdi. 2010 yılında altyapıya adım atan ve yıllar boyunca takımın önemli bir parçası olan Baladın, duygularını şu sözlerle dile getirdi:



"Hiçbir zaman sahanın veda eden tarafında olacağımı düşünmemiştim. 2010 yılında bu kapıdan içeri adım attım ve o günden bu yana hep birlikte çok güzel anılar biriktirdik. Yanımda olan dostluklar, ömür boyu sürecek kadar kıymetliydi. Bu kulüpte emeği olan tüm çalışanlara, destekleri ve sevgileri için çok teşekkür ederim. Sizleri gerçekten çok seviyorum. Emeklerinizin üzerimdeki yeri çok büyük. Bugüne kadar birlikte çalıştığım tüm antrenörlere ve üzerimde emeği olan herkese teşekkür ederim. Bana bu kadar güzel anılar yaşattığınız için minnettarım. Hepinizin yeri kalbimde her zaman ayrı olacak. Sizleri çok seviyorum."



Naz Aydemir Akyol: "Kalbim her zaman turuncu kalacak"


Tecrübeli voleybolcu Naz Aydemir Akyol da turuncu-beyazlı takıma şu cümlelerle veda etti:



"Vedalar her zaman çok zordur. Daha önce birçok kulüpte bulundum ve vedaların insana neler hissettirdiğini iyi bilirim. Ama bir vedayı bu kadar güzel şekilde yapmak her zaman çok özeldir, çok kıymetlidir. Bu sezon boyunca hepimiz elimizden gelenin en iyisini vermeye çalıştık, bunun farkındayım. Elbette daha fazlasını başarmayı isterdim, ama bu duygular kalbimde hep yaşayacak. Bu kulüp her zaman kalbimde özel bir yere sahip olacak. Umuyorum ki Eczacıbaşı gelecekte de çok başarılı olur, tıpkı Tijana gibi, Elif gibi nice genç kızları yetiştirmeye devam eder. Kariyerime burada başladığımda, formamız mavi-beyazdı. Turuncu benim en sevdiğim renkti ve küçük bir kız olarak kendi kendime ‘Herhalde formanın rengini benim için değiştirdiler’ diye düşünmüştüm. Bu yüzden kalbim her zaman turuncuydu ve her zaman da turuncu kalacak."



Beyza Arıcı’dan veda mesajı: "Bu forma her zaman kalbimde olacak"


Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde geçirdiği 8 yılın ardından veda eden Beyza Arıcı, duygusal bir mesajla Eczacıbaşı ailesine teşekkür etti. 21-22 yaşlarında adım attığı kulüpte geçirdiği yılları anan Arıcı, "Dile kolay 8 yıl, Eczacıbaşı Spor Kulübü’nden içeri girdiğimde 21-22 yaşlarındaydım. Vedalar her zaman çok zor. Bu yıllar boyunca kulüpte, sahanın içerisinde çok şey yaşadım. Formayı birlikte terlettiğim arkadaşlarıma ve bu kulüpte emeği olan herkese çok teşekkür ederim. O kadar içten kucaklandım ki burada, ömür boyu sürecek arkadaşlıklar kazandım. Gitmeye hazırdım fakat o gün geldiğinde ne kadar zor olduğunu anladım. Eczacıbaşı ailesinin bir parçası olmaktan dolayı gurur duyuyorum. Siz bize her şeyi verdiniz, biz de size elimizden gelenin en iyisini vermeye çalıştık. İkinci bir ailem oldunuz ve bu formayı her zaman gururla taşıdım. Her zaman kalbimde olacaksınız" ifadelerini kullandı.



Jovana Stevanovic: "Eczacıbaşı her zaman kalbimde olacak"


Eczacıbaşı Dynavit formasını iki sezon boyunca başarıyla terleten Jovana Stevanovic de, "Eczacıbaşı ailesinin bir parçası olduğum için çok mutluyum. Geçirdiğim bu iki sezonda, harika anılar biriktirdim ve ömür boyu sürecek dostluklar edindim. Birlikte geçirdiğimiz bu zaman boyunca bana değer katan tüm takım arkadaşlarıma ve teknik ekibe gönülden teşekkür ediyorum. Bu kulüp, daima kalbimde özel bir yere sahip olacak" değerlendirmesinde bulundu.



Alexa Gray: "Sizlerle geçirdiğim zaman bana bir yuva hissini yeniden yaşattı"


Kanadalı voleybolcu Alexa Gray, Eczacıbaşı Dynavit’te geçirdiği yılların kendisine tecrübe kattığından bahsederek, "Burada sadece iki sezon geçirmiş olsam da sizleri ailem gibi hissettim ve ömür boyu sürecek dostluklar biriktirdim. 9 yıldır evimden uzaktayım ve bu süreçte sizlerle geçirdiğim zaman, bana bir yuva hissini yeniden yaşattı. Kızlar, sizlere minnettarım. Her gün sevdiğim insanlarla, bir amaç uğruna çabalamak gerçekten buna değerdi. Bu iki sezonda pozitif kalmaya odaklandım ve bu yolda bana destek olan tüm takım arkadaşlarıma ve teknik ekibe gönülden teşekkür ederim" dedi.



Simge Aköz: "Bu takımın her bireyi, ömrüm boyunca kalbimde çok özel bir yere sahip olacak"


Eczacıbaşı Dynavit’in uzun yıllardır formasını giyen ve takım kaptanlığını üstlenen Simge Aköz, son olarak duygularını şu şekilde aktardı:



"Bugün, uzun yıllardır omuz omuza mücadele ettiğim takım arkadaşlarıma veda ediyorum. Özellikle son iki sezonda yaşadığımız anılar, bizi her geçen gün birbirimize daha çok yakınlaştırdı. Uzun süredir bu kulübün bir parçası olarak birçok vedaya tanıklık ettim. Ama bu sezonun benim için bu kadar kıymetli olmasının sebebi, bize sadece mücadele değil, aynı zamanda çok değerli hayat tecrübeleri de katmış olması. Sezon ilerledikçe ve yolculuğun sonunda, bu takımda gerçekten birbirini kazanan kadınlar olduğunu gördüm. Birbirine sahip çıkan, iletişim kuran, her koşulda destekleyen kadınlar.. Bu takımın her bireyi, ömrüm boyunca kalbimde çok özel bir yere sahip olacak. Kulübümüzün tüm üyelerine, bizlere duyduğunuz sonsuz güven için teşekkür ederim. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık. Eczacıbaşı ismini hepimiz büyük bir gururla taşıdık. Ben bu kulüpteki yolculuğuma devam ediyorum ama eminim ki burası, hepimiz için her zaman çok özel bir yer olarak kalacak. Veda eden arkadaşlarımın da Eczacıbaşı’nı her zaman kalplerinde taşıyacaklarına inanıyorum. Hepsini çok seviyorum. Her birine bir takım kaptanı olarak, bir arkadaş olarak yürekten teşekkür ediyorum. Tijana’yla uzun zamandır bu sorumluluğu birlikte taşıdık. Ona ve ayrılan tüm takım arkadaşlarıma kariyerlerinin geri kalanında en güzelini diliyorum."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Kadınlar Bursa’nın Mirasıyla Buluştu Osmangazi Belediyesi, ilçede yaşayan kadınların Bursa’nın doğal güzelliklerini, tarihi mirasını ve manevi zenginliklerini yakından tanımalarını sağlamak amacıyla hayata geçirdiği kültür gezileriyle gönüllere dokunmayı sürdürüyor. Proje çerçevesinde düzenlenen beşinci kültür turuna katılan Altınova Mahallesi sakinleri, unutulmaz hâtıralarla dolu, keyifli bir gün yaşadı. Kültür ve sanat alanındaki çalışmalara değer veren Osmangazi Belediyesi, düzenlediği kültür gezileri aracılığıyla ilçenin çeşitli mahallelerinde ikamet eden kadınları, ‘Mahallem Geziyor’ etkinlikleri kapsamında Bursa’nın özgün ve köklü mirasıyla bir araya getiriyor. Bu doğrultuda beşinci kez gerçekleşen kültür turunun konuğu Altınova Mahallesi sakinleri oldu. Otobüs ile mahallerinden alınan Altınova Mahallesi’nde yaşayan kadınlar, ilk olarak tarihi Somuncu Baba Evi ve Fırını’nı ziyaret etti. Burada çorba ikramında bulunulan katılımcılara, Somuncu Baba ve fırın hakkında rehber eşliğinde bilgiler verildi. Akabinde Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nin tarihi atmosferiyle buluşturulan kadınlar, Bursa’nın fethi sürecine yakından tanıklık etti. Sümbüllü Bahçe Konağı’ndaki çay molasının ardından Zindan Kapı’ya geçilerek Bursa’nın surları ve geçmişi anlatılırken, günün yorgunluğu Değirmen Park Sosyal Tesisleri’ndeki akşam yemeği ikramıyla atıldı. Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği tur, son olarak Macera Bursa Parkı’nda sona erdi. Bursa’nın Kent Tarihine Yakından Tanıklık Ettiler Gün boyu süren kültür turuna Altınova Mahallesi’nde yaşayan kadınlara, Altınova Mahalle Muhtarı Vildan Şentürk ve Osmangazi Belediyesi Meclis Üyesi Özge Kaya da eşlik etti. Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği kültür turlarının çok değerli ve kıymetli olduğunun altını çizen Altınova Mahalle Muhtarı Şentürk, kadınların sosyalleşmesi ve kent tarihini yakından tanıması adına güzel bir vesile olduğuna işaret ederek, "Herkes kendini çok özel hissetti, amacı çok güzel. Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a, ekibine, müdürlerimize her birine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Gezinin çok güzel geçtiğine değinen Altınova Mahallesi sakinleri de, Bursa’da daha önce görmedikleri yerleri gördüklerini ve kendilerine gösterilen ilgiden ötürü mutluluk duyduklarını ifade ederek, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a bu özel etkinlik için teşekkürlerini sundu.
Erzurum Milli teknoloji hamlesi "Karagöz ve Hacivat" ile tiyatro sahnesinde çocuklarla buluştu Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın "Gönüllüyüz Biz" proje destek çağrısı kapsamında Atatürk Üniversitesi ve Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde görevli akademisyenler tarafından yürütülen bir proje ile "Milli Teknoloji Hamlesi", Erzurum’un Tortum ilçesinde ilkokul öğrencileriyle tiyatro sahnesinde buluştu. Çocukların milli ve teknolojik farkındalıklarını artırmayı amaçlayan proje, eğitici yönüyle dikkat çekerken yoğun ilgi gösterilen Karagöz Hacıvat oyunuyla da sanatsal farkındalık alanında beğeni topladı. Proje kapsamında sahnelenen Karagöz-Hacivat tiyatro oyununun, ilkokul çağındaki öğrencilerin yaş ve gelişim özellikleri dikkate alınarak hazırlandığı öğrenilirken, eğlenceli anlatımıyla çocukların ilgisini çeken oyun, milli teknoloji, yerli üretim ve bilimsel düşünme kavramlarını sade, komik ve anlaşılır bir dille ele aldı. "Çocuklara erken yaşta farkındalık kazandırmak istedik" Proje Koordinatörlüğü görevini üstlenen Tortum Meslek Yuksekokulu öğretim elemanlarından Öğr. Gör. Nurhan Akbulut, çalışmanın çıkış noktasına ilişkin yaptığı açıklamada, çocuklara erken yaşta milli teknoloji bilinci kazandırmanın önemine vurgu yaptı. Akbulut, "Milli Teknoloji Hamlesi sadece bir üretim süreci değil, aynı zamanda bir bilinç meselesidir. Biz bu bilinci çocuklara erken yaşta, onların dünyasına hitap eden bir yöntemle aktarmak istedik. Bunun için de tiyatroyu ve Geleneksel Türk Tiyatromuzun en seçkin örneği olan Karagöz ve Hacivat’ı seçtik. Tiyatro bu noktada çok güçlü bir araç oldu. Hem eğlendiler hem de konu üzerinde düşünüp bir fikir oluşturarak farkındalık sağladılar. Ayrıca gerçekleştirilen sahne etkinliğini bilimsel bir platforma taşımak adına oyunumuzu izleyen çocuklarımıza yönelik bir anket araştırması gerçekleştirdik. Anket sonuçları bize şunu gösterdi ki tiyatro ile bazı kavramları öğretim daha verimli ve hızlı bir seyir gösteriyor. Çocuklar etkinlikten keyif aldıklarını, milli teknoloji hamlesinin anlamını şimdi daha iyi kavradıklarını ve etkinliğin tekrarını talep ediyorlar." ifadelerini kullandı. Karagöz-Hacivat ile teknoloji hamlesi anlatıldı Oyunun yazarlığını üstlenen Doğubayazıt Ahmed-i Hani Meslek Yüksekokulu öğretim elemanlarından Öğr. Gör. Mustafa Bilirdönmez ise geleneksel tiyatro unsurlarını güncel teknoloji temalarıyla bir araya getirdiklerini belirtti. Bilirdönmez, "Karagöz ve Hacivat, Türk Gölge Oyunumuzun temel taşlarından aynı zamanda çocuklarımızın aşina olduğu, sevdiği ancak yeterli önem verilmedigi için unutulma tehlikesiyle karşı karşıya kalan karakterler. Bu geleneksel yapıyı yeniden hatırlayarak, bozmadan, milli teknoloji, yerli üretim ve bilimsel merak gibi kavramları kaleme aldığımız oyunun içine yerleştirdik. Amacımız çocuklara doğrudan bilgiyi vermek değil, bu konuda merak uyandırıp, onların eğlenirken aynı zamanda farkındalıklarını sağlayarak öğrenmelerini gerçekleştirmekti" dedi. 60 gönüllü öğrenci projede aktif görev aldı Projede toplam 60 gönüllü öğrenci aktif rol alırken, projenin tiyatro ayağı ise en çok ilgi gören kısım oldu. Tiyatro eğitimi alan gönüllü öğrencilerinin katkılarıyla sahneye taşınan tiyatro oyunu, pilot okul seçilen Tortum Yukarı Sivri İlkokulu ve Atatürk İlkokulu öğrencileri tarafından ilgiyle izlendi. Gösterim sırasında öğrencilerin oyuna aktif katılım göstermesi, oyundan sonra yapılan soru cevap etkinliklerinde ise alınan olumlu geri dönüşler projenin hedeflerine ulaştığını ortaya koydu. Yukarı Sivri İlkokulu 4. Sınıf öğrencilerinden Musa Emir Çinici ve Elif Şimşek tiyatro oyunu sayesinde daha önceden bilmedikleri Teknoloji Hamlesinin ne demek olduğunu öğrendiklerini ve ileride bu amaçla çalışmalar yapmak istediklerini dile getirdiler. Projenin metin danışmanlığını Atatürk Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bünyamin Aydemir, tasarım danışmanlığını ise Doç. Dr. Ferruh Haşıloğlu üstlenirken; Dr. Öğr. Üyesi. Hayrunnisa Mazlumoğlu ve Öğr. Gör. Elçin Bilici de eğitim sürecine katkı sunan akademisyenler arasında yer aldı. Hayata geçirilen proje, eğitimciler tarafından da Milli Teknoloji Hamlesi’nin çocuklara erken yaşta aktarılması, gönüllülük kültürünün yaygınlaştırılması ve sanatsal üretimin desteklenmesi açısından örnek bir çalışma olarak değerlendirildi.
Antalya Türkiye’de görülen başlıca 7 vitamin eksikliği ve alınması gereken önlemler İç Hastalıkları Uzm. Dr. İrem Özçelik, Türkiye’de D vitamini başta olmak üzere B12, demir, C, A, folik asit ve K vitamini eksikliklerinin yaygın görüldüğünü belirterek, alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi. Türkiye’de ve dünyada giderek yaygınlaşan vitamin eksikliklerinin birçok kronik hastalık ve rahatsızlığın temel nedenleri arasında yer aldığına dikkati çeken Memorial Antalya Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. İrem Özçelik, "Beslenme alışkanlıklarının bozulması, toprak fakirleşmesi, hazır gıda tüketiminin artması ve güneş ışığından yeterince faydalanamama gibi faktörler vitamin eksikliklerini tetikliyor. Türkiye’de yapılan araştırmalar nüfusun büyük kısmında D vitamini ve B12 eksikliği olduğunu gösteriyor" dedi. Bu eksikliklerin çoğu zaman ‘kronik yorgunluk, fibromiyalji, depresyon’ gibi tanılarla yıllarca tedavi edilmeye çalışıldığını aktaran Özçelik, "Oysa basit bir kan testiyle teşhis konup, birkaç ayda düzeltilebiliyor" diye konuştu. "Kendinizi iyi hissetseniz de kontrollerinizi yaptırın" Özçelik, vitamin eksikliklerinin çoğu zaman sessiz ilerleyip yıllarca belirti vermeden organ hasarına yol açabileceğine vurgu yaparak, "Kendimi iyi hissediyorum demek eksiklik olmadığı anlamına gelmez. Bu nedenle düzenli kontrolleri yaptırmak, genel sağlık durumu ve kaliteli bir yaşam öyküsü için önemlidir. Vitamin takviyeleri bilinçsiz kullanıldığında (özellikle A, D, E, K yağda eriyenler) toksik etki yapabilir. Vitaminlere mutlaka kan testi yaptırıp, doktor veya diyetisyen kontrolünde başlanmalıdır" ifadelerine yer verdi. Uzm. Dr. İrem Özçelik, Türkiye’de D vitamini başta olmak üzere B12, demir, C, A, folik asit ve K vitamini eksikliklerinin yaygın görüldüğünü belirterek, bu durumun ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. "D vitamini eksikliği Türkiye’de yüzde 70-90 oranında görülüyor" Uzm. Dr. Özçelik, D vitamini eksikliğinin kemik ve bağışıklık sistemi üzerinde önemli etkileri olduğuna dikkati çekerek, "D vitamini eksikliği osteoporoz, kas-eklem ağrıları, bağışıklık sisteminde zayıflık, sık enfeksiyon, depresyon, yorgunluk ve saç dökülmesine neden olabiliyor" dedi. Risk grubunda kapalı giyinenler, ofis çalışanları, yaşlılar, koyu tenliler, obez bireyler ile böbrek ve karaciğer hastalarının yer aldığını vurgulayan Özçelik, günde 20-30 dakika 10.00-15.00 saatleri arasında kollar ve bacaklar açık şekilde güneşlenmenin önemine işaret etti. "B12 vitamini eksikliği sessiz ilerliyor" B12 vitamini eksikliğinin özellikle vejetaryenler, veganlar ve 50 yaş üstü bireylerde yaygın görüldüğünü aktaran Özçelik, bu eksikliğin kansızlık, el ve ayaklarda uyuşma, hafıza sorunları, depresyon ve yürüme bozukluğuna yol açabildiğini belirtti. Hayvansal gıdaların temel B12 kaynağı olduğunu ifade eden Özçelik, 50 yaş üstündeki bireylerde emilim azaldığı için düzenli takviyenin gerekli olabileceğini kaydetti. Demir eksikliği kadınlarda daha sık Demir eksikliğinin kadınlarda yüzde 30-40 oranında görüldüğünü belirten Özçelik, "Demir eksikliği anemisi halsizlik, çarpıntı, saç dökülmesi ve bağışıklık zayıflığına neden oluyor" dedi. Demirin C vitaminiyle birlikte alınmasının emilimi artırdığını vurgulayan Özçelik, çay ve kahvenin demir emilimini önemli ölçüde azalttığını hatırlattı. "C, A ve folik asit eksikliği bağışıklığı zayıflatıyor" Sigara içenler ve yoğun stres altında olan bireylerde C vitamini eksikliğinin sık görüldüğünü söyleyen Özçelik, bu durumun diş eti kanaması ve yara iyileşmesinde gecikmeye yol açabildiğini ifade etti. A vitamini eksikliğinin gece körlüğü ve sık enfeksiyonlara neden olabileceğini dile getiren Özçelik, folik asit eksikliğinin ise özellikle gebelikte ciddi riskler taşıdığına dikkati çekti. "K vitamini eksikliği kanama riskini artırıyor" Uzm. Dr. Özçelik, uzun süre antibiyotik kullanan bireylerde K vitamini eksikliğinin görülebileceğini belirterek, bunun kolay morarma ve kanama eğilimine neden olabileceğini söyledi. K vitamini açısından yeşil yapraklı sebzelerin önemine işaret eden Özçelik, bağırsak florasının da K vitamini üretiminde rol oynadığını kaydetti.