ASAYİŞ - 12 Mart 2026 Perşembe 14:53

Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat savunma yaptı

A
A
A
Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat savunma yaptı

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında savunma yapan İBB iştiraklerinden Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü sanık Ümit Polat "Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas 2024’ün başlarında bir gün çağırdı beni. ‘Bir liste var. Bu listeden yaptığımız alışverişler üzerinden yüzde 10 alacağız’ dedi. ‘Ve bunu sen isteyeceksin’ dedi. Böyle bir şeyin olmayacağını söyledim neyin parası diye sordum. Neyi istiyoruz yani? İnsanlardan neyin parasını istiyorsunuz? ‘Ben istemiyorum, yukarı istiyor’ dedi.

"Ali Sukas ‘alışverişler üzerinden yüzde 10 alacağız’ dedi"

Duruşmada İBB iştiraklerinden Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü sanık Ümit Polat savunma yaptı. Polat savunmasında "2019 yılında Ali Sukas’ın göreve gelmesiyle birlikte 2020 yılının başlarında üretim planlama müdürü olarak beni atadı. 5-6 ay sonra 2020’nin ortalarına doğru satın almada problemler çıkmaya başladı. Pandeminin yoğun olduğu dönemdi. O dönemde ilgili müdür arkadaş görevden ayrılmak durumunda kaldı. Birimi bana verdiler. Yılın sonuna doğru da asaleten satın alma müdürü oldum. 2023 sonlarına kadar herhangi bir sıkıntı yoktu. Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas 2024’ün başlarında bir gün çağırdı beni. ‘Bir liste var. Bu listeden yaptığımız alışverişler üzerinden yüzde 10 alacağız’ dedi. ‘Ve bunu sen isteyeceksin’ dedi. Böyle bir şeyin olmayacağını söyledim neyin parası diye sordum. Neyi istiyoruz yani? İnsanlardan neyin parasını istiyorsunuz? ‘Ben istemiyorum, yukarı istiyor’ dedi. Yukarısı kimse gelsin kendi istesin muhabbeti yaptık. Devamında bunu bir kez daha tekrar etti kendisi bana. Böyle bir şeyin olmayacağını, kesinlikle böyle bir şeye bulaşmayacağımı söyledim. Devamındaki süreçte müteahhitler yavaş yavaş gelip dertlenmeye başladı. 25 yıldır aynı kurumdayım. Müteahhitler ile belli bir samimiyet oluşmuş oluyor. ‘Bizden şu kadar para istiyor’ diyorlardı. Oradan haberdar olmaya başladım. Bir, iki, üç derken rahatsızlık arttı. Ben ilk başta kendisi için topladığını düşünüyordum. Yukarıyı bahane ederek kendisine alıyor diye düşünüyordum. Bunu yukarısı dediği yere şikayet edeceğim diye düşündüm" dedi.

"Ortada bir kamu zararı söz konusu, ama bir şey yapamıyorum"

Polat savunmasının devamında "Duygu Çebi bizde üretim planlama müdürüydü. Duygu Çebi kimdir? Ertan Yıldız’ın kuzeni. Yeni atanmıştı. Ertan Yıldız’a yakınlığından dolayı onunla ilk başta paylaştım durumu. Böyle böyle bir şey vardı dedim. ‘Bak müteahhitlerden para istiyor bu rahatsız ediyor’ dedim. ‘İlgileneceğim’ dedi ama sonra ses çıkmadı. Bunun üzerine Ekrem Başkan’ın kendisine ileteceğim diye karar verdim kafamda. Murat Dağdeviren diye bir müteahhitimiz vardı. Başkana yakın görüşebilen biriydi kendisiyle. Onunla paylaştım. Böyle böyle bir şey var dedim. O ‘ben kesinlikle ileteceğim’ dedi. Aradan biraz daha zaman geçti, bir gün geldi tekrar Murat Dağdeviren dedi ki, ‘ben ilettim ama ayaküstü gibi konuştuk, sonra Fatih Keleş’e de bahsettim’ dedi. Yine beklemeye girdik. Yine herhangi bir şey olmadı. Sonra Murat Dağdeviren’le yine konuşurken dedi ki, ‘benim kayınpederim başkanımla daha rahat görüşür’ dedi. Ona gittik. Kendisine aktardım böyle böyle diye. ‘Ben ilgileneceğim’ dedi. Bir gelişme olmadı. Çünkü bir şey olmaması rahatsız ediyordu. Ortada bir kamu zararı söz konusu, ciddi sıkıntılar yaşanıyor ama herhangi bir şey yapamıyorum. 25 yıl hizmet verdiğim bir yer, savcılığa gitsem, suç duyurusunda bulunsam kendi şirketini şikayet eden eleman pozisyonuna düşmek istemedim. Bir şekilde çözülür diye umdum" şeklinde konuştu.

"Lale soğanı ile ilgili bir yolsuzluk vardı onu verdim savcıya"

Polat "Ali Sukas kendisi için yapıyor. Kendisi de siyasi, karısı da siyasi. Bir dahaki seçimlere daha sağlam hazırlanmak için. Çünkü kendi belediyede başkan adayı olarak konuşulmuştu. Herhalde o niyetle diye düşündüm. Muhtemelen görevden alacaklar diye düşünüyordum. Gider ayak ne yaparsam kardır mantığıyla yürüyor diye düşündüm. 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ile süreç başladı. Sonra müteahitler tutuklanmaya başladı. Sonra ben kendim giderek savcılığa ifademi verdim. Tutuklu olan müteahhitlerden hiçbirinin ifadesinde ben yokum. Tutuklanma süreçlerinde gizli tanıklardan birinin ben olduğumu düşünmüşler. Lale soğanı ile ilgili bir yolsuzluk vardı. Onu verdim savcıya. Onlarla ilgili şüpheliler alınınca benim ismimi vermişler etkin pişmanlıktan serbest kalmışlar. Sonra yurtdışına kaçtılar. O ifadelerden dolayı ben tutukluyum şu anda. Ali Sukas birkaç kişi bir araya geldiğinde bile toplantılarda telefonları dışarı bıraktıran biriydi" dedi. Ümit Polat savunmasının devamında tutukluyken kendisini CHP’li Gökhan Zeybek’in ziyarete geldiğini söyledi. Polat, Zeybek’in olayın tamamen kumpas olduğunu kendisine söylediğini belirterek kızının eğitim masraflarını karşılayacağını da söylediğini aktardı. Polat "Gökhan Zeybek bana bu ziyaret esnasında sus işareti de yaptı" dedi.

Sanık savunmasının ardından cumhuriyet savcısı "Yukarıdan para isteyen şahıslar var demiştin. Bunlar kimler?" şeklinde soru sordu. Sanık Polat "Ali Sukas’la dışarıda görüştüm. ‘25 yıllık emeğin var ama seni görevden alacağım. Çok konuşuyorsun, dikkat et. Bu işlerden Ertan Yıldız ve Fatih Keleş’in haberi var’ dedi. Daha sonraki süreçte, Ali Sukas’ın talimatıyla darp edildim. Şikayette bulunmadım çünkü korktum. Sonraki gün de Ekrem İmamoğlu tutuklandı zaten" yanıtını verdi. Savcı "Ama savcılıktaki ifadende, Sukas’ın sana ‘bu saldırı sana değil bize yapıldı’ dediğini söylemişsin" sorusu üzerine sanık "İşleyiş olarak bunu Sukas’ın yaptırdığını düşünüyorum" cevabını verdi.

Ekrem İmamoğlu’ndan tablo tepkisi: "Lütfen yalana müsaade etmeyin"

Duruşmada MASAK tarafından hazırlanan ve iddianamede yer alan yıllara göre Ağaç A.Ş.’ye giren para miktarını gösteren bir tablo yansıtıldı. Duruşma savcısı "İmamoğlu ile Ali Sukas görüştü demişsin. İmamoğlu’nun Ali Sukas’a seçim için yeterince para toplayamadığı için kızdığını söylemişsin. Bundan sonra da Sukas’ın para toplama hızının artırdığını söylemişsin. 2023-2024 arasında Ağaç A.Ş.’deki bu yükselen para girişinin bu görüşmeyle ilgisi var mı?" sorusunu yöneltti. Polat ise "Para toplandı ama seçim için toplandı diye duydum" yanıtını verdi. Bu esnada ayağa kalkan Ekrem İmamoğlu "Sayın hakim lütfen yalana müsaade etmeyin. İddia makamı yalan bir tablo yansıttı" dedi.

Ekrem İmamoğlu savcılığa iftira makamı dedi, savcılık işlem yapılmasını istedi

Sanık Ümit Polat’a, Cumhuriyet Savcısı iddianamede yer alan bir tablonun ne anlama geldiğini sordu. Soruya sanık Ekrem İmamoğlu itiraz ettiğini belirterek, "İddia makamının yalan bir tabloyu yansıtmasına karşıyım. İddia makamı, iftira makamı yalan konuşuyor, sayın hakim, lütfen yalana müsaade etmeyin" dedi. Bunun üzerine Cumhuriyet savcısı, CMK hükümleri gereği İmamoğlu’nun makama ve kendisine yönelik hakarette bulunduğunu belirterek, hakkında işlem yapılmasını istedi. Bunun üzerine İmamoğlu söz almak istedi. Mahkeme başkanı, İmamoğlu’na iddialara karşı tek tek yanıt hakkı veremeyeceğini, kendisinin savunma yapacağı zaman tüm iddialar hakkında savunma yapacağını belirtti.

Melike İNAL-Gamze ŞENYİĞİT-Emirhan TOPLU

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir Kapadokya’dan dünya sahnesine bir umut hikayesi: KEYDER Kurucusu Hasan Kalcı TEDx Global’de Kapadokya Engelli Yetenekler Derneği (KEYDER) kurucusu Hasan Kalcı, uluslararası TEDx Global sahnesinde yaptığı konuşmayla özel ihtiyaçlı bireylerin eğitimine yönelik geliştirdiği modeli tüm dünyaya anlattı. 5 çocuk babası olan Hasan Kalcı, özel ihtiyaçlı oğlu Kaan ile birlikte sahneye çıkarak ’Çocuğunu Keşfet’ yaklaşımıyla ortaya koyduğu toplumsal dönüşüm hikayesini paylaştı. Konuşmasına oğlunun özel ihtiyaçlı olduğunu öğrendiği gün yaşadığı duyguları anlatarak başlayan Kalcı, kendisini harekete geçiren soruyu da paylaştı. Kalcı, ’Peki ya bizden sonra bu çocuklara ne olacak?’ Bu soru önce beni dondurdu, sonra harekete geçirdi. Çünkü bazen bir soru, cevabın kendisinden çok daha güçlüdür" dedi. Oğlunun geleceği için önce kendisinin değişmesi gerektiğini fark ettiğini belirten Kalcı, bilginin ancak deneyimle birleştiğinde gerçek anlam kazandığını ifade etti. 2013 yılında bir akademi olarak temelleri atılan ve 2016 yılında dernekleşen Kapadokya Engelli Yetenekler Derneği (KEYDER), bugün 14 farklı atölyede özel ihtiyaçlı bireylerin yeteneklerini keşfetmesine imkan sağlıyor. Aşçılık, resim, el sanatları ve dijital içerik üretimi gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren dernek bünyesinde bugüne kadar 7 bin 500’den fazla ücretsiz etkinlik düzenlendi. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen 380 gönüllünün destek verdiği çalışmalarda özel ihtiyaçlı bireylerin ’eğitilmekten’ çok ’kendilerini keşfetmelerine’ yönelik bir ortam oluşturuluyor. TEDx Global sahnesinde yaptığı konuşmada KEYDER’in yalnızca bir sosyal sorumluluk projesi olmadığını vurgulayan Kalcı, bunun aynı zamanda bir toplumsal dönüşüm hareketi olduğunu ifade etti. Küçük bir sınıfta başlayan çalışmaların bugün uluslararası iş birlikleriyle büyüdüğünü belirten Kalcı, konuşmasını şu sözlerle tamamladı; "Çocuklar sadece eğitilmez, onlar bize yeniden nasıl yaşanacağını da öğretir."
Sakarya Milletvekili Aydemir SUBÜ’de gençlerle buluştu: "Hayal kurmaktan çekinmeyin" Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından düzenlenen "SUBÜ Konuşmaları" programının 114’üncü konuğu Ankara Milletvekili Zehranur Aydemir oldu. "Gençlerin Yüzyılı: Teknoloji ve Yeni Nesil Liderlik" konulu söyleşide öğrencilerle buluşan Aydemir, teknolojinin insan değerleriyle birleşmesi gerektiğini vurguladı. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi tarafından düzenlenen "SUBÜ Konuşmaları" isimli programda, 114. konuk olarak Ankara Millet Vekili Zehranur Aydemir katılım gösterdi. Aydemir konuşmasında teknolojinin ahlaki boyutu gibi konulara değindi. "Teknolojinin yönünü değerler belirler" Gençlerin bilgiye erişim imkanlarının arttığına dikkat çeken Zehranur Aydemir, teknolojinin ahlaki sorumlulukla geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Aydemir, "Bugün bir bilgisayar ve internet bağlantısıyla yeni teknolojiler üretmek mümkün. Ancak teknoloji tek başına bir anlam ifade etmez; onun yönünü belirleyen insanın sahip olduğu değerlerdir. Yeni nesil liderliğin hem teknoloji okuryazarlığını hem de güçlü insan ilişkilerini barındırması artık bir zorunluluktur" dedi. Savunma sanayiinde gençlerin rolü Savunma sanayisindeki yaş ortalamasının 34 olduğuna değinen Aydemir, gençlerin bu ekosistemin merkezinde yer aldığını ifade etti. "Kampüs" projesiyle üniversite öğrencilerini teknoloji mutfağıyla buluşturduklarını söyleyen Aydemir, "Amacımız gençlere ’ben yaptıysam sen de yapabilirsin’ mesajını aşılamaktır. Gençlerimizi doğrudan teknoloji üretim merkezleriyle bir araya getirerek savunma sanayindeki dönüşümün aktörü haline getiriyoruz" diye konuştu.
Antalya Dini duyguları istismar ederek 2 milyon liralık vurgun yapan 2 şahıs tutuklandı Antalya’da vatandaşların dini inanç ve duygularını istismar ederek dolandırıcılık yaptıkları iddia edilen 2 şüpheli düzenlenen eş zamanlı operasyonla yakalandı. Şüphelilerin 13 ayrı olayda yaklaşık 2 milyon TL haksız kazanç elde ettikleri belirlendi. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince, vatandaşların dini inanç ve duygularını istismar etmek suretiyle dolandırıcılık yapan şahıslara yönelik projeli çalışma başlatıldı. Yapılan çalışmalarda şüphelilerin irtibata geçtikleri müştekilerin sosyoekonomik zayıflıklarını, ruh hâllerini ve içinde bulundukları sosyal sorunları istismar ettikleri tespit edildi. Şüphelilerin, muska yapma, büyü bozma, kurban parası veya sadaka verme, şifa bulma gibi gerekçeler öne sürerek bazı müştekilerden elden, bazılarından ise banka hesaplarına para gönderilmesini sağlayarak dolandırıcılık yaptıkları belirlendi. Çalışmalar kapsamında "Dini inanç ve duyguları istismar etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık" suçunu işledikleri tespit edilen V.Ü. ve O.S. isimli 2 şüpheli düzenlenen eş zamanlı operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. 13 ayrı olayda 2 milyon liralık vurgun Yapılan incelemede şüphelilerin 13 ayrı olayda yaklaşık 2 milyon TL haksız kazanç elde ettikleri tespit edildi. Adreslerde yapılan aramalarda 1 adet kuru sıkı tabanca ve tabancaya ait 54 adet fişek, müştekilerin bilgilerinin yazılı olduğu defter, cep telefonları, dizüstü bilgisayar ile çeşitli dijital materyaller ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden O.S. serbest bırakılırken, V.Ü. ise çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Muş Hasköy’deki hemodiyaliz ünitesi hastaları kilometrelerce yol gitmekten kurtardı Muş’un Hasköy Devlet Hastanesi bünyesinde açılan hemodiyaliz ünitesi, daha önce tedavi için kilometrelerce yol katetmek zorunda kalan hastalara büyük kolaylık sağladı. Hasköy ilçesinde bulunan devlet hastanesi bünyesinde hizmete açılan hemodiyaliz ünitesi, ilçede yaşayan böbrek hastalarının tedaviye erişimini kolaylaştırdı. 4 Şubat’ta hizmet vermeye başlayan ve 6 diyaliz makinesinin bulunduğu ünitede şu anda yaklaşık 21 hasta tedavi görüyor. Daha önce diyaliz tedavisi için Muş Devlet Hastanesi’ne gitmek zorunda kalan Hasköy ve köylerinde yaşayan hastalar, artık ilçede hizmet veren hemodiyaliz ünitesi sayesinde uzun yolculuklardan kurtuldu. Hasköy Devlet Hastanesi’nde görev yapan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Balat, ünitenin yaklaşık bir aydır hizmet verdiğini belirterek, "Ünitemiz yaklaşık bir ay oldu açıldı. 6 yatağımız var. Şu an yaklaşık 21 hastamız var. Bundan önce hastalar çeşitli zorluklarla Muş merkez veya farklı yerlerde tedavi oluyorlardı. Burayı açtıktan sonra hastalar rahatlıkla diyalizlerini almakta. Hafta içi ve hafta sonu belli dönemlerde diyaliz seanslarımız var" dedi. Hasköy Devlet Hastanesi Birim Sorumlusu Fırat Narin ise ilçede kurulan hemodiyaliz ünitesinin bölge için önemli bir ihtiyacı karşıladığını ifade ederek, "Hasköy Devlet Hastanesi’nde gerçekten güzel bir hemodiyaliz ünitesi kurduk. Hastanemizde şu anda 21 hasta hemodiyaliz tedavisi görmekte. Pazartesi, çarşamba, cuma bir ekip, salı, perşembe ve cumartesi ise diğer ekip tedavi yapmakta. Hastalarımız haftada 12 saat, günlük 4 saat diyaliz tedavisi alıyor. Diyalize giren hastalar sadece Hasköy’den değil, mesafe olarak yakın olduğu için Korkut ilçesi ve köylerinden de geliyor. Hatta Tokat’tan gelen hastamız da mevcut. Ünitemiz ayrıca tatil hemodiyalizi hizmeti de veriyor. 6 makine ile hizmet veren hastanemiz, akşam seansıyla birlikte 34-36 hastaya kadar kapasiteye sahip. İlçede hemodiyaliz ünitesinin açılması Hasköy ve Korkut ilçelerindeki hastaları ciddi şekilde rahatlattı" diye konuştu. Diyaliz tedavisi için üniteden yararlanan 53 yaşındaki Fevzi Zeytun ise daha önce tedavi için uzun mesafeler kat etmek zorunda kaldıklarını belirterek, "Korkut’un Altınova köyündenim. 53 yaşındayım. Son 8 aydır diyalize giriyorum. Son 3 yıldır da görme engelliyim. Arkadaşlar sağ olsun, görme engelli olmama rağmen bir sıkıntım olduğunda hemen ilgileniyorlar. Bizim yaşadığımız yer Muş merkeze 40-45 kilometre uzaklıkta. Hasköy’e ise yaklaşık 20 kilometre mesafede. Buradan evimize gitmek 20 dakika sürüyor fakat Muş merkeze gittiğimizde yol çok zamanımızı alıyordu. Allah devletten razı olsun" şeklinde konuştu.
Hakkari Yüksekova’da APP plaka mesaisi: İşlemler 10 dakikada tamamlanıyor HAKKARİ (İHA) – Hakkari’de "APP" plakalara yönelik düzenleme kapsamında başvuruda bulunan vatandaşların talepleri 10 dakikada tamamlanıyor. Yüksekova Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası önünde plakalarını yenilemek isteyen araç sahipleri, sabahın erken saatlerinden itibaren yoğunluk oluşturdu. Standartlara uygun plaka basımı için başvuruları alan oda yetkilileri, işlemlerin hızlı ilerlemesi amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Oda Başkanı Selami Durna, APP plakaların kalın karakterli, odaya ait özel mühürlü ve belirli güvenlik kriterlerine sahip olmadığını belirtti. 2020 yılından itibaren plakaların QR kod, "TR" ibaresi ve hologramlı Türkiye bayrağıyla güncellendiğini hatırlatan Durna, "Her oda kendi mührü ve koduyla basım yapıyor. Bu sayede plakanın hangi oda tarafından basıldığı kolayca tespit edilebiliyor. Şu ana kadar yaklaşık 300 plaka basımı gerçekleştirdik. Federasyon kaynaklı stok kısıtlamasına rağmen bugün gelen 100 plakayı 4 saat içinde teslim ettik" dedi. Yeni düzenleme için son tarihin 1 Nisan olduğunu vurgulayan Durna, sadece Yüksekova’dan değil; Van, Başkale ve Hakkari genelinden de yoğun talep aldıklarını ifade etti. Vatandaşların mağduriyet yaşamaması için işlemlerin 10 dakika gibi kısa bir sürede tamamlandığını belirten Durna, sürücüleri işlemlerini son güne bırakmamaları konusunda uyardı.