EKONOMİ - 04 Mayıs 2026 Pazartesi 12:07

Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan: "Anadolu buğdayını dünyaya ulaştırıyoruz"

A
A
A
Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan: "Anadolu buğdayını dünyaya ulaştırıyoruz"

Eksun Gıda’nın Konya’daki fabrikasında üretimden ihracata uzanan gündemlerini değerlendiren Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan, "Un sanayisinde sahip olduğumuz üretim disiplinimiz, ihracat kabiliyetimiz ve sanayi birikimimizle sektördeki lider konumumuzu sağlamlaştırıyoruz. Önümüzdeki dönemde de teknolojik, verimli ve sürdürülebilir yatırım anlayışımızla sektörümüzdeki öncü rolümüzü devam ettireceğiz. Ayrıca bu bilgi ve deneyimimizle bugün ihracatta 20’yi aşan ülke sayısını daha da artırarak Anadolu buğdayını dünyaya ulaştırmaya devam edeceğiz" dedi.


Türkiye’nin önde gelen un üreticilerinden Eksun Gıda, Konya’daki üretim tesisinde gıda ve gastronomi alanlarında faaliyet gösteren basın mensuplarını ağırladı. Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan’ın ev sahipliğinde düzenlenen programda şirketin Tekirdağ ve Konya’daki üretim yapılanması, son dönem yatırımları, Ar-Ge çalışmaları ve un sanayisinin dünya piyasalarındaki görünümü ele alındı.


"Üretimde yüzde 100 temiz enerjiye geçiyoruz"


Sözlerine üretim gücüne yaptıkları yatırımın yanı sıra çevresel sorumluluk anlayışıyla da sektörde fark oluşturduklarının altını çizerek başlayan Hasan Abdullah Özkan şunları söyledi: "Türkiye’nin öncü perakende un üreticisi olarak üretim tesislerimizin enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla teşvik belgelerini aldığımız İzmir’de toplam 18,9 MW’lık kapasiteye sahip rüzgar enerjisi santrallerimizin (RES) yapımına başladık. Santrallerimizin tamamlanmasıyla birlikte şirketimizin tüm üretim süreçlerinde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen yüzde 100 temiz enerjiyi kullanacağız. Şirket olarak enerji yatırımlarını sürdürülebilirlik odağında şekillendirerek, üretim süreçlerinde de yeşil dönüşümü önceliklendiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz santral projelerimiz de bu yaklaşımımızın en somut örneklerinden biri oldu."


"FAVÖK tutarında 474 milyon TL’lik artış sağladık"


Eksun Gıda’nın 2025 yılı finansal performansına da değinen Özkan, "Net satış hasılatımızı 11,6 milyar TL seviyesinde gerçekleştirdik. Brüt kârımızı bir önceki yıla göre yüzde 20,1 artışla 1,2 milyar TL’ye yükseltirken, brüt kâr marjımızı da yüzde 10,7 seviyesine taşıdık. FAVÖK tutarımızı da bir önceki yıla göre yaklaşık 474 milyon TL artırarak 307,8 milyon TL’ye ulaştırdık. Şüphesiz bu önemli performansımızın arka planında güçlü organizasyon yapımız, sahadaki etkin varlığımız ve veri odaklı dinamik yönetim anlayışımız bulunuyor. Karar alma süreçlerimizi yalnızca ERP tabanlı sistemlerle sınırlamıyor, uçtan uca veri akışı sağlayan dijital altyapımız ve yapay zeka destekli analitik çözümlerimizle destekliyoruz. Bu sayede hızlı ve doğru kararlar alabiliyoruz. Üretimden sevkiyata kadar tüm operasyonlarımızı ölçülebilir ve izlenebilir bir yapı içinde yönetiyoruz. Ayrıca sektörel otoritelerin değerlendirmeleri ve global referans raporlarıyla yaptığımız karşılaştırmalı analizler sayesinde stratejik kararlarımızı çok boyutlu ve güvenilir verilerle şekillendiriyoruz. Güçlü sistem altyapımız, çevik ve dinamik ekip yapımızla birleşerek operasyonel mükemmeliyeti mümkün kılıyor" dedi.


Başarılarının temelin yatan diğer bir unsurun ise yetkinliği yüksek, sorumluluk sahibi ve hızlı aksiyon alabilen insan kaynağının olduğuna bağlayan Özkan sözlerine şöyle devam etti: "Ekip arkadaşlarımızı yalnızca süreçlerin bir parçası olarak değil, kurumsal vizyonumuza katkı sağlayan değerli paydaşlar olarak görüyoruz. Bu anlamda sürekli öğrenme ve gelişim odaklı bir kültürümüz bulunuyor."


"Depolama kapasitemiz 100 bin tona ulaştı"


Şirketin yatırım gündemine ilişkin bilgiler de veren Hasan Abdullah Özkan, sürdürülebilir büyümenin, üretim hacminin yanında tedarik güvenliği, depolama kabiliyeti, enerji verimliliği ve dijital altyapıyla birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti.


Son dönem yatırımları kapsamında Konya fabrikasına entegre edilen 12 yeni un silosuyla şirketin toplam depolama kapasitesinin 100 bin tona ulaştığını ifade eden Özkan, Babaeski Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş. için Ticaret Bakanlığı’ndan faaliyet izin belgesi alındığını da hatırlatarak, 34 bin 500 ton kapasiteli lisanslı depo yatırımının tarımsal ürünlerin güvenli, izlenebilir ve standartlara uygun biçimde saklanması açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.


"Sektördeki lider konumumuzu sağlamlaştırıyoruz"


Özkan, Eksun Gıda’nın un sanayisinde sahip olduğu üretim disiplini, ihracat kabiliyeti ve sanayi birikimiyle sektördeki lider konumunu sağlamlaştırdığına dikkat çekerek, "Önümüzdeki dönemde de köklü birikimimiz, teknolojik, verimli ve sürdürülebilir yatırım anlayışımızla sektörümüzdeki öncü rolümüzü devam ettireceğiz. Ayrıca bu bilgi ve deneyimimizle bugün ihracatta 20’yi aşan ülke sayısını daha da artırarak Anadolu buğdayını dünyaya ulaştırmaya devam edeceğiz" diye konuştu.


Hasan Abdullah Özkan, Eksun Gıda’nın kendi alanında lider markalarından biri olan Sinangil ve Sinangil Gluten YOK ile de 200’ü aşkın ürünü raflara taşıdıklarını sözlerine ekledi.



Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan: "Anadolu buğdayını dünyaya ulaştırıyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’de belediye memurlarının ’TİS’ eylemi sürüyor İzmir’in Buca, Bayraklı, Karşıyaka ve Narlıdere belediyelerinde görevli memurlar, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) kapsamındaki haklarını alamadıkları gerekçesiyle 10 Nisan’da başlattıkları eylemlerine devam ediyor. İzmir’deki ilçe belediyelerinde çalışan memurların eylemleri sürüyor. Buca, Bayraklı, Karşıyaka ve Narlıdere belediyelerinde görev yapan yüzlerce memur, ödenmeyen TİS hakları ve arazi tazminatları için iş yerleri önünde toplanarak basın açıklaması düzenledi. Buca’da memurlardan ’Hak ihlali’ tepkisi Buca Belediyesi önünde bir araya gelen memurlar, 7 aylık geriye dönük alacaklarının ödenmemesini ve verilen sözlerin tutulmamasını protesto etti. Memurlar adına açıklamayı okuyan Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube İdari Sekreteri Nurcan Hükenek, emeğin değersizleştirildiğine dikkat çekerek şunları kaydetti: "Bugün burada sadece rakamları konuşmak için değil, çiğnenen bir hukuku savunmak ve yok sayılan irademize sahip çıkmak için toplandık. Sabır taşı çatlamış, artık mücadele konuşmaya başlamıştır. Aylardır ‘sabredin’ denilerek oyalanıyoruz. Toplu İş Sözleşmesi’nden doğan 7 aylık alacağımızın ödenmemesi bir idari gecikme değil, açık bir hak ihlalidir. 30 Mart 2026 tarihinde imza altına alınan sözleşme, bugün ’sınıra çekme’ kılıfıyla fiilen ortadan kaldırılmak istenmektedir. Haklarımızı söke söke alana kadar meydanlarda, iş yerlerinde ve her platformda mücadelemizi büyüteceğiz." "TİS bir kağıt parçası değil, emeğin onurudur" Eylemlerin bir diğer adresi olan Bayraklı Belediyesi önünde de memurlar tepkilerini dile getirdi. Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz, belediyelerde gece gündüz çalışan emekçilerin görmezden gelindiğini ve müzakere masasında verilen sözlerin yok sayıldığını belirtti. İmzalanan sözleşmelerin geri çekilmesini eleştiren Filiz, "Dün kabul ettikleri hakları, bugün geri çekiyorlar. TİS’i bir hak değil, keyfi bir uygulama gibi görüyorlar. TİS; bir kağıt parçası değil, emeğin onurudur. Bir imza değil, bir mücadelenin sonucudur. Gasp edilen haklarımızı geri alacağız ve TİS hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Samsun Uzmanından uyarı: "Düzenli kontrollerle yumurtalık kanserini erken teşhis etmek mümkün" Kadınlarda yumurtalık kanserinin sık görüldüğünü belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Hilal Mürüvvet Bulut Aydemir, "Yumurtalık kanseri, diğer jinekolojik kanserlere kıyasla erken evrede belirti vermediği için tanısı genellikle geç konur. Bu da tedavi sürecini olumsuz etkileyebilir. Oysa erken evrede tanı konan hastalarda sağ kalım oranları belirgin şekilde daha yüksektir. Bu yüzden düzenli jinekolojik muayene ve ultrasonografi ile takip, erken tanı açısından büyük önem taşır ve asla ihmal edilmemelidir" dedi. Liv Hospital Samsun Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Hilal Mürüvvet Bulut Aydemir, yumurtalık (over) kanseri hakkında açıklamalarda bulundu. Yumurtalık kanserinin ne olduğundan bahseden Dr. Aydemir, "Over kanseri, halk arasında yumurtalık kanseri olarak bilinen ve kadın üreme sisteminde yer alan rahmin her iki yanında bulunan, yumurta üretimi ile östrojen ve progesteron hormonlarının salgılanmasından sorumlu yumurtalıklar ya da fallop tüplerinde ortaya çıkan bir kanser türüdür. Bu kanser, söz konusu bölgelerdeki hücrelerin kontrolsüz şekilde büyüyüp çoğalmasıyla gelişir" diye konuştu. "Jinekolojik kanserlerde en fazla ölüme yol açan kanser türü" Over kanserinin kadınlarda yaygın görüldüğüne dikkat çeken Op. Dr. Aydemir, "Türkiye’de yumurtalık kanseri, kadınlarda rahim kanserinden sonra en fazla görülen ikinci jinekolojik kanserdir ve endometrium (rahim) kanserinin ardından gelir. Jinekolojik kanserler arasında ise en fazla ölüme yol açan kanser türüdür" şeklinde konuştu. "Sık idrara çıkma görülebilir" Yumurtalık kanserinin belirtilerinin genellikle hastalığın ilerlemiş evrelerinde görüldüğünü ve bu durumun erken teşhis koymayı zorlaştırabileceğine değinen Dr. Aydemir, "Karın ağrısı, karında şişkinlik, sıvı birikmesi (asit), karında ele gelen kitle, kabızlık, sık idrara çıkma, bulantı, kusma, menopoz sonrası kanama ve önemli bir kilo kaybı, bu hastalığın yaygın belirtilerindendir" ifadelerini kullandı. "Hastaların yaklaşık yüzde 20’si erken evrede teşhis edilebiliyor" Yumurtalık kanseri hastalarının yaklaşık yüzde 20’sinin erken evrede teşhis edilebildiğini söyleyen Dr. Aydemir, "Çoğu hasta hastalığının ileri aşamasında tanı aldığı için tedavi süreci daha güçlü ve karmaşık hale gelmektedir. Ayrıca, günümüzde bu kanseri erken evrede tespit etmeye yönelik kesin ve güvenilir bir tarama yöntemi henüz mevcut değildir. Bu yüzden kadınların, herhangi bir belirti olmasa bile belirtilere karşı duyarlı olması ve yılda en az bir kez jinekolojik muayeneden geçmesi büyük önem taşır. Özellikle risk faktörlerine sahip bireylerin daha sık ve yakından izlenmesi gerekmektedir. Bu risk faktörleri arasında ailede yumurtalık veya meme kanseri öyküsünün bulunması, ailede kalıtsal kanser öyküsü, genetik yatkınlık, aşırı kilo, hiç çocuk sahibi olmamış olmak ve menopozun erken yaşta başlaması gibi durumlar risk faktörleri arasında yer alır" açıklamasında bulundu. "Teşhis süreci" Tanı konma sürecinden bahseden Aydemir şunları söyledi: "Jinekolojik muayeneler sırasında yumurtalıklarda kitle olup olmadığı değerlendirilirken sıklıkla kistler tespit edilebilir. Ancak her yumurtalık kisti kanser anlamına gelmez. Özellikle üreme çağındaki kadınlarda görülen kistlerin büyük çoğunluğu basit ve zararsızdır, zaman içinde kendiliğinden kaybolabilir. Tespit edilen bir kistin kötü huylu olup olmadığını belirlemek için doktor muayenesi, özellikle ultrasonografi ile kistin boyutu, şekli ve karın içinde sıvı (asit) varlığı değerlendirilir. Ayrıca bazı kan testleri de tanıya yardımcı olabilir ve gerektiğinde manyetik rezonans görüntüleme (MR) uygulanarak ayrıntılı analiz yapılabilir. Kistin izlenip izlenmeyeceği, cerrahi ile çıkarılıp çıkarılmayacağı ise uzman hekimin değerlendirmesiyle belirlenir. Yumurtalık kanseri, diğer jinekolojik kanserlere kıyasla erken evrede belirti vermediği için tanısı genellikle geç konur. Bu da tedavi sürecini olumsuz etkileyebilir. Oysa erken evrede tanı konan hastalarda sağ kalım oranları belirgin şekilde daha yüksektir. Bu yüzden düzenli jinekolojik muayene ve ultrasonografi ile takip, erken tanı açısından büyük önem taşır ve asla ihmal edilmemelidir."
Samsun Canikli vatandaşlara yerinde hizmet: 16 bin kişiye diş tedavisi Samsun Canik Belediyesi’nin ilçeye kazandırdığı Canik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde son 4 ayda 16 bin hastaya modern diş ünitlerinde tedavi hizmeti sunuldu. Canikli vatandaşlara kolaylık sağlayan Canik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, vatandaşların çevre ilçelere gitmeye gerek duymadan ağız ve diş sağlığı ile ilgili tüm tedavilerini gerçekleştirebilmelerine imkân sunuyor. Canik Belediyesi’nin yerinde, hızlı ve etkin hizmet adımlarının önemli çalışmaları arasında yerini alan Canik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde 2026 yılının ilk 4 ayında 16 bin vatandaşa tedavi hizmeti sunuldu. Son teknoloji cihazlarla donatılan modern diş ünitlerinin yer aldığı merkezde, muayene ve tedavi işlemleri ile birlikte ayrıca cerrahi müdahaleler de yapılıyor. Yaşamı kolaylaştıran projeler Canik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde çocuklar ve yetişkinler için ayrı modern diş ünitlerinin yer aldığını ifade eden Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, vatandaşların ağız ve diş sağlığı ile ilgili tüm tedavilerini Canik’te gerçekleştirebildiğini söyledi. Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imize kazandırdığımız Canik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezimiz, modern diş ünitleriyle hemşehrilerimize hizmet vermeyi sürdürüyor. Yetişkin ve çocuk diş ünitlerinin yer aldığı merkezimizle hemşehrilerimiz, ağız ve diş sağlığı ile ilgili tedavi işlemlerinin tamamını gerçekleştirebiliyor. Hemşehrilerimizin yerinde hizmet almalarına imkân sunan merkezimiz, modern ve son teknoloji cihazlarla donatılan diş ünitleriyle gündelik yaşamın daha kolay bir hale gelmesinde önemli bir rol üstleniyor. Canik’mize değer katan, hemşehrilerimizin yaşamını kolaylaştıran eser ve hizmetleri ilçemize kazandırmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Muğla Ustalık yolculuğu bu kez çocuklarla devam etti Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin, kadınların marangozluk, sıhhi tesisat, elektrik ve boyama gibi geleneksel olarak erkek mesleği olarak görülen alanlarda eğitim almasını sağlayan ‘Hayatımın Ustasıyım’ projesi, farklı yaş gruplarına ilham vermeye devam ediyor. Kadınların üretim gücünü desteklemek amacıyla hayata geçirilen proje, bu kez miniklerle buluşarak anlamlı bir deneyime dönüştü. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen proje kapsamında düzenlenen atölye çalışmasında çocuklar, yalnızca eğlenmekle kalmadı; aynı zamanda üretmenin ve ortaya bir ürün koymanın değerini deneyimledi. Muğla Büyükşehir Belediyesi 2 No’lu Hizmet Binası’nda yer alan Marangoz Atölyesinde gerçekleşen etkinlikte minikler eğitmenler eşliğinde sürecin her aşamasına aktif olarak katıldı. Kendi kalemliklerini tasarladılar Atölyeye katılan çocuklar, ahşap parçaları bir araya getirerek kendi kalemliklerini oluşturdu. El becerilerini geliştiren minikler, ardından kalemliklerini boyayarak hayal güçlerini renklerle buluşturdu. Ortaya çıkan birbirinden farklı ve özgün tasarımlar, etkinliğe renkli görüntüler kattı. Kendi emekleriyle yaptıkları kalemlikleri kullanacak olmanın heyecanını yaşayan çocuklar, üretmenin verdiği mutluluğu doyasıya hissetti. Ortaya çıkardıkları ürünleri gururla sergileyen minikler, hem başarma duygusunu tattı hem de özgüven kazandı. El becerileri ve özgüven gelişti Etkinlik boyunca çocukların el-göz koordinasyonu, dikkat ve yenilikçi becerileri desteklenirken, paylaşma ve birlikte üretme kültürü de pekiştirildi. Güvenli bir ortamda temel el aletlerini tanıma fırsatı bulan çocuklar, yeni deneyimler kazanarak farklı alanlara olan ilgilerini keşfetti.