GÜNDEM - 22 Ocak 2026 Perşembe 11:56

Erken çocukluk döneminde belediye hizmetlerinin güçlendirilmesi çalıştayı yapıldı

A
A
A
Erken çocukluk döneminde belediye hizmetlerinin güçlendirilmesi çalıştayı yapıldı

Küçükçekmece Belediyesi, erken çocukluk dönemine yönelik yerel hizmetlerin güçlendirilmesi ve aile ve toplum temelli yaklaşımların birlikte ele alınması amacıyla Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde, ‘Erken Çocukluk Döneminde Belediye Hizmetlerinin Güçlendirilmesi Çalıştayı’nı düzenledi.


Çalıştay öncesinde moderatörlüğünü Devlet Tiyatrosu sanatçısı Hakkı Ergök’ün yaptığı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Dilara Fatoş Özer, Face Klinik Psikoloji’den Dr. Öğr. Üyesi Yunus Emre Ayna ve Küçükçekmece Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Saniye Yıldız’ın konuşmacı olarak katıldığı ‘Toplum Temelli Erken Çocukluk Hizmetlerinin Geleceği’ adlı panel düzenlendi. Panele; Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı İlyas Dikici, başkan yardımcıları, birim müdürleri, meclis üyeleri, muhtarlar, akademisyenler, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve yerel ilçe belediye çalışanları katıldı.



"Çocuklara yapılan yatırım bir kentin geleceğine yapılan tüm yatırımların başında gelmektedir"


Panelde konuşma yapan Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı İlyas Dikici, ‘’Erken çocukluk dönemi artık tüm dünyada bir iyi niyet alanı değil kanıta dayalı kamu politikalarının merkezinde yer alan stratejik bir başlıktır. Göreve geldiğimizde ilçemizde hiç belediye kreşi yoktu, bugün itibariyle 17 gündüz çocuk bakımevimiz aktif şekilde hizmet vermektedir. Aynı anlayışla BiMola Engelsiz Yaşam Merkezi, çocuk oyun evlerimiz, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerimizi de hayata geçirdik. Hedefimiz erken çocukluk dönemi alanında iyi niyetli uygulamaların ötesine geçerek yerel yönetimler için ölçülebilir, mevzuata uyumlu ve finansal olarak sürdürülebilir bir belediye hizmeti modeli ortaya koymaktır. Çocuklara yapılan yatırım bir kentin geleceğine yapılan tüm yatırımların başında gelmektedir’’ dedi.



"Akran zorbalığına karşı çocukların duygularını ifade etmesine imkan sağlamak gerekiyor"


Dr. Öğr. Üyesi Yunus Emre Ayna son zamanlarda giderek artan akran zorbalığı hakkında, ‘’Çocuklara yönelik akran zorbalığının en önemli davranışsal örüntüsü yetişkinlere yönelik yapamadığı, iletemediği duygularını ve öfkesini kime gücü yetiyorsa ona uygulaması. Çocuklar bunu bir güç gösterisine de dönüştürebiliyor. Bu çeteleşmeler, kendi aralarında bir hiyerarşik yapılar oluşturulması gibi. Bunun çözümü bu tür film, dizi ve çizgi filmlerden uzak tutmak, çocuklarla vakit geçirmek ve onların duygularını ifade etmesine imkan sağlamak’’ dedi.



"Hedefimiz çocukların hayata eşit şartlarda başlayabilmesini sağlamak"


Küçükçekmece Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Saniye Yıldız ise, ‘’Erken çocukluk hizmetleri sadece kreş ve gündüz çocuk bakımevleri ile sınırlamak çocuğun hayatını görmezden gelmek ve birçok projeyi kısıtlamak anlamına geliyor. Bu nedenle belediyeler olarak sadece çocuğa değil aslında çocuğa bakım verenlere de ulaşmamız gerektiğini düşündüğümüz için ebeveyn destek programlarından psiko danışmanlık, ev temelli ziyaretlerden erişebilirlik, bakım hizmetleri ve dezavantajlı çocukların gelişim fırsatlarını güçlendiriyoruz. Buradaki temel hedefimiz çocukların hayata eşit şartlarda başlayabilmesini sağlamak’’ dedi.


Oyunların çocuklarla ilişki kurma aracı olduğunu belirten Prof. Dr. Dilara Fatoş Özer ise, ‘’Oyun çocuğun ilişkilerini geliştirme, insanlarla bağ kurma aracıdır. Anne ve babanın çocukla bağını geliştirmesi için de oyun çok önemli bir araçtır. Oyun oynamak için illa bir oyuncağa ihtiyacınız yoktur. Günümüz teknoloji çağında çocukların çok daha fazla iletişime ihtiyacı var’’ dedi.


Panel sonrası düzenlenen çalıştayda erken çocuklukta gelişim, öğrenme ve oyun ekosistemi, yerel yönetimlerde aile ve toplum temelli erken çocukluk hizmetlerinin güçlendirilmesi, erken çocuklukta akran ilişkilerini güçlendirme ve zorbalığı önleme modelleri ve erken çocuklukta dijital güvenlik, riskler ve dijital istismar ile mücadele gibi dört tema başlıkları ele alındı.



Erken çocukluk döneminde belediye hizmetlerinin güçlendirilmesi çalıştayı yapıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Prof. Dr. Avcil’den otizmde erken tanı uyarısı: "Belirtileri göz ardı etmeyin" Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sibelnur Avcil, Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında yaptığı açıklamada, otizmde erken tanının çocukların gelişimi açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sibelnur Avcil, otizm spektrum bozukluğunun erken çocukluk döneminde ortaya çıkan nörogelişimsel bir durum olduğunu belirtti. Her bireyde farklı belirtilerle görülebileceğine dikkat çeken Avcil, sosyal iletişimde güçlükler, sınırlı ilgi alanları ve tekrarlayıcı davranışların en yaygın belirtiler arasında yer aldığını ifade etti. Erken tanının çocukların gelişim sürecinde belirleyici rol oynadığını vurgulayan Avcil, çocukların gelişiminin yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi. Göz teması kurmama, isme tepki vermeme ve konuşma gecikmesi gibi belirtilerin erken dönemde dikkate alınmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Erken tanı ile birlikte başlanan özel eğitim ve destek programlarının çocukların sosyal gelişimine önemli katkı sağladığını kaydeden Avcil, ailelerin bu süreçte bilinçlendirilmesinin de kritik olduğunu dile getirdi. Otizmli bireylerin sosyal hayata katılımının desteklenmesi gerektiğine işaret eden Avcil, Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında yapılan çalışmaların toplumsal duyarlılığı artırmayı amaçladığını belirtti. Avcil son olarak, çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında yürütülen bilimsel çalışmalar ve klinik hizmetlerle, otizm başta olmak üzere nörogelişimsel bozuklukların erken tanı ve tedavisine yönelik çalışmaların Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi’nde kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti.
Düzce Otizm farkındalığı için anlamlı etkinlik Otizm Farkındalık Günü kapsamında düzenlenen "Aynı Hamurdan Farklı Tatlar: Otizm Farkındalığı İçin Birlikteyiz" adlı etkinlik, Düzce Üniversitesi Turizm Fakültesi’nde geniş katılımla gerçekleştirildi. Sosyal sorumluluk temelli olarak planlanan etkinlikte, Akçakoca Orhangazi Halk Eğitimi Merkezi bünyesinde eğitim gören Özel Yürekler öğrencileri, akademisyenler eşliğinde doğal makarna yapımı deneyimi yaşadı. Etkinliğe; Akçakoca Kaymakamı Dr. Hacı Arslan Uzan, Düzce Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oğuz Kara ve davetliler katıldı. Protokol üyeleri etkinlik alanını ziyaret ederek öğrencilerle yakından ilgilendi ve yapılan çalışmaları yerinde inceledi. Atölye çalışması, Düzce Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü akademisyenlerinden Öğr. Gör. Dr. Atıf Akkil, Öğr. Gör. Dr. Vedat Kayış ve Doç. Dr. Zeynep Mesci ile Özel Yürekler öğrencilerinin öğretmenleri Elvan Aydın Çelik ve Mustafa Güray Aslan öncülüğünde gerçekleştirildi. Akademisyenler, öğrencilerle birebir ilgilenerek hem uygulamalı eğitim verdi hem de öğrencilerin sürece aktif katılımını destekledi. Etkinlik kapsamında yapılan konuşmalarda, Düzce Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oğuz Kara, bu tür sosyal sorumluluk projelerinin üniversite-toplum iş birliği açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak şunları ifade etti: "Bugün burada sadece bir mutfak etkinliği gerçekleştirmiyoruz; aynı zamanda toplumsal farkındalığı artıran, özel bireylerimizin sosyal hayata daha aktif katılımını destekleyen çok değerli bir organizasyona ev sahipliği yapıyoruz. Gastronomi, birleştirici ve iyileştirici bir güce sahiptir. Bu tür çalışmaların artarak devam etmesini temenni ediyoruz." Akçakoca Kaymakamı Dr. Hacı Arslan Uzan ise konuşmasında, özel bireylerin toplumsal hayata entegrasyonunun önemine dikkat çekerek "Özel çocuklarımızın bu tür etkinliklerde yer alması, onların özgüven gelişimi ve sosyal becerilerinin artması açısından son derece kıymetlidir. Bugün burada emeği geçen tüm akademisyenlerimize ve kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Bu birliktelik, toplum olarak ne kadar güçlü olduğumuzun en güzel göstergesidir" şeklinde konuştu. Etkinlik boyunca öğrenciler; doğal ve besleyici içeriklerle makarna hamuru hazırlama, şekillendirme ve pişirme süreçlerini uygulamalı olarak deneyimledi. "Aynı hamurdan farklı tatlar" anlayışıyla gerçekleştirilen atölyede, farklı içerik ve tekniklerle çeşitlilik oluşturulabileceği gösterildi. Hem eğitici hem de sosyal açıdan büyük anlam taşıyan etkinlik, öğrencilerin mutluluğu ve katılımcıların memnuniyet ifadeleriyle sona erdi. Program sonunda çekilen hatıra fotoğrafları ile bu anlamlı gün ölümsüzleştirildi.