EKONOMİ - 28 Ocak 2026 Çarşamba 10:01

Eşarj, 25 bin aracın yıllık emisyonuna denk etki oluşturdu

A
A
A
Eşarj, 25 bin aracın yıllık emisyonuna denk etki oluşturdu

Eşarj, YEK-G belgeli yenilenebilir enerjiyle sağladığı şarjlanmalar sayesinde 2025 yılı sonu itibarıyla 123 milyon kilogram karbon salımının önlenmesine katkı sağladı. Bu çevresel etkinin, yaklaşık 25 bin fosil yakıtlı aracın bir yıl boyunca trafiğe çıkmamasına denk geldiği belirtildi.



Türkiye’nin önde gelen elektrikli araç şarj ağı operatörlerinden olan ve Enerjisa Enerji’nin tamamına sahip olduğu Eşarj, elektrikli mobilitenin büyüme sürecinde şarj altyapısının hangi enerjiyle geliştiğine odaklanıyor. Şarj hizmetini yüzde 100 yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlayan şirket, bu yaklaşımı kaynaktan tekerleğe uzanan bütüncül bir çerçevede ele alıyor.


Açıklamaya göre, son bir yılda elektrikli araç sayısının yaklaşık iki katına çıktığı Türkiye’de, bu hızlı dönüşüm şarj istasyonu ağına olan talebi de belirgin şekilde artırırken; fosil yakıtlı araçların toplam araç parkı içindeki payının kademeli olarak azalacağı yeni bir döneme işaret ediyor. Bu dönüşüme hızlı istasyon ve müşteri deneyimi alanındaki yatırımlarıyla katkı veren şirket, Türkiye’de yeşil enerji sertifikasına sahip ilk şarj operatörlerinden biri olarak, istasyonlarında kullanılan elektriğin yenilenebilir kaynaklardan sağlandığını belgeliyor. Yenilenebilir enerjiyle sağlanan şarjlar sayesinde şirket, 2025 yılı sonu itibarıyla 123 milyon kg karbon salımının önlenmesine katkı sağladı; bu etki yaklaşık 25 bin fosil yakıtlı aracın bir yıl boyunca trafiğe çıkmamasına denk geliyor.


Müşteri deneyimiyle şekillenen sürdürülebilir mobilite


Şirket, müşteri deneyimini masa başında değil, elektrikli araç kullanıcılarını dinleyerek ve sahadan gelen geri bildirimlerle geliştiriyor. Kullanıcıların şarj sürecinde duyduğu ihtiyaçlar, Eşarj Auto ve Seyahat Planlama özelliği gibi dijital çözümlerin yanı sıra, lokasyon önerisi toplama gibi doğrudan kullanıcıdan gelen girdilerin yeni istasyon yatırımlarına yansıtılmasında da belirleyici oluyor. Bu sayede temiz enerji, yalnızca çevresel bir tercih değil; kullanıcı açısından da hızlı, kolay ve güvenilir bir deneyime dönüşüyor.


"e-mobilitenin başarısını belirleyecek en önemli unsur güven ve sürdürülebilirlik"


Elektrikli otomobillerin YEK-G belgeli enerjiyle şarj etme imkanı sunarken karbon salımının önlenmesine de katkı sağladıklarını vurgulayan Eşarj Genel Müdürü Yakup Aydilek, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Elektrikli mobilite Türkiye’de artık hızla ölçeklenen bir dönüşüm. 2024 sonunda elektrikli araç sayısı 185 bin seviyesindeyken, 2025 Aralık itibarıyla bu rakam 373 binin üzerine çıktı; aynı dönemde ticari şarj soketi sayısı da 26 binden 38 binin üzerine yükseldi. Bu tablo, önümüzdeki yıllarda şarj altyapısına yönelik yatırım ihtiyacının daha da artacağını açıkça gösteriyor. Şirket olarak Türkiye’de bu işi başlatan ilk şarj operatörü olmanın getirdiği sorumlulukla hareket ediyoruz. Elektrikli mobilitenin çevresel faydasının ancak şarjın yüzde 100 yenilenebilir enerjiyle sağlandığında anlamlı olduğuna inanıyor; kaynaktan tekere temiz enerji yaklaşımını benimsiyoruz. Büyüyen ve giderek daha rekabetçi hale gelen bu pazarda farkı oluşturan yalnızca altyapı değil, kullanıcı deneyimi. Müşterilerimizi dinleyerek geliştirdiğimiz çözümlerle, büyümeyi sorumlu tüketim anlayışıyla birlikte ele alıyor; Herkes için Daha İyi Bir Gelecek hedefiyle sürdürülebilir mobiliteyi günlük hayatın doğal bir parçası haline getirmeyi amaçlıyoruz."



Eşarj, 25 bin aracın yıllık emisyonuna denk etki oluşturdu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin modern yol ağı genişliyor Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin modern yol ağı çalışmaları kapsamında tamamlanan İçmeler-Turunç Kavşağı’ndaki çalışmalar vatandaşların takdirini topladı. Marmaris’teki şehir içi ulaşımı daha güvenli ve konforlu hale getirmek amacıyla Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı ekiplerince yürütülen yol çalışmaları tamamlandı. Bu kapsamda İçmeler-Asparan-Turunç yol ayrımı güzergâhında başlatılan sıcak asfalt yenileme çalışmaları tamamlanarak yol vatandaşların kullanımına sunuldu. 13 milyon 200 bin TL yatırımla gerçekleştirilen yatırımda, mevcut tabaka sökülerek yerine sıcak asfalt binder tabakası serimi gerçekleştirildi. Ayrıca yol güzergahında oluşabilecek olumsuzlukların önüne geçmek amacıyla lokal yağmur suyu ve zemin iyileştirme imalatları da tamamlandı. Bölgede esnaflık yapan Dursun Bayrı, eski yolun parke kaplı olması nedeniyle sık sık toz ve çamur sorunu yaşandığını belirterek, yapılan sıcak asfalt çalışmasıyla yolun daha güvenli ve kullanışlı hale geldiğini söyledi. Bayrı, "Önceden yolumuz parke kaplıydı, tozu ve çamuru çok oluyordu. Şimdi yapılan çalışma ile yolumuzdan çok memnunuz. Ahmet Başkan’ın döneminde Marmaris’e daha fazla ilgi ve hizmet geldiğini görüyoruz. Sıcak asfaltla birlikte yolumuz daha güvenli hale geldi, sürücüler için daha kullanışlı bir yol oldu" dedi. "Avrupa standartlarında bir yola kavuştuk" İçmeler Mahalle Muhtarı Ali Demirtaş ise geçmiş yıllarda sel nedeniyle yolun büyük zarar gördüğünü hatırlatarak şunları söyledi: "Bu bölgede defalarca sel yaşadık ve sel nedeniyle yolumuz çok bozulmuştu. Yaz aylarında binlerce yerli ve yabancı turistin kullandığı bu yol, yapılan çalışmalarla Avrupa standartlarında bir hale geldi. Ahmet Başkanımıza teşekkür ediyoruz. Hiçbir başvurumuzu karşılıksız bırakmıyor ve imkanlar dahilinde Marmaris’imize gerekli yatırımları yapıyor" ifadelerini kullandı. "İhtiyaçları yerinde tespit ederek yatırımlarımızı sürdürüyoruz" Muğla’nın her noktasında halkın günlük yaşamını kolaylaştıracak yatırımları hayata geçirmeye devam ettiklerini belirten Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, sık kullanılan güzergahta yapılan çalışmaların önemine değindi. Başkan Aras, "Marmaris’te hem hemşehrilerimizin hem de yerli ve yabancı misafirlerimizin yoğun olarak kullandığı bir bölgede ulaşımın güvenli ve konforlu olması bizim için çok önemli. Muğla’mızın tüm ilçelerinde olduğu gibi Marmaris’te de ihtiyaçları yerinde tespit ederek yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Muğla’yı daha yaşanabilir, ulaşımı daha güvenli ve modern bir kent haline getirmek için ekiplerimizle birlikte çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.
Bursa Nilüfer Belediyesi ’Sıfır Atık Belgesi’ni yeniledi Bursa’nın Nilüfer ilçesinde 1995 yılından bu yana atık yönetimi ve geri kazanım çalışmalarını sürdüren Nilüfer Belediyesi, Temel Seviye Sıfır Atık Belgesi’ni yeniledi. Belediye, ambalaj atıklarından elektronik atıklara, atık ilaçlardan pillere kadar geniş bir yelpazede toplama faaliyetlerine aralıksız devam ediyor. Nilüfer Belediyesi, 12 Temmuz 2019 tarihli Sıfır Atık Yönetmeliği kapsamında kurduğu sistemle Bursa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilen Temel Seviye Sıfır Atık Belgesi’ni almaya ve yenilemeye hak kazandı. Söz konusu belge, 13 Mart 2031 tarihine kadar geçerliliğini koruyacak. İlçe sınırları dahilindeki mahallelerden haftada bir gün ambalaj atığı toplayan belediye ekipleri, dini bayramlar ve resmi tatiller de dahil olmak üzere çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor. Mahalle toplama günlerinde sabah saat 08.00’e kadar dışarı çıkarılan geri kazanım poşetleri araçlar tarafından toplanırken, hanelere alınan dolu poşet sayısı kadar boş poşet bırakılıyor. Sisteme dahil olmak isteyen vatandaşlar, 444 16 03 numaralı hattı arayarak kayıt oluşturabiliyor ve geri dönüşüm kutusu ile poşet taleplerini iletebiliyor. Sadece 2025 yılı içinde ilçe sakinlerine toplam 7 bin 63 adet geri dönüşüm kutusu teslim edildi. Vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına muhtarlık binalarına da düzenli olarak poşet bırakılıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, çevre duyarlılığının Nilüfer’de bir kurum kültürü olduğuna dikkat çekti. Nilüfer’de yıllardır başarıyla sürdürülen çevre dostu politikaların Sıfır Atık Belgesi ile taçlanması ve yenilenmesinin kendileri için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, "Hemşehrilerimizin atık ayrıştırma konusundaki hassasiyeti ve desteği olmadan bu başarıyı elde etmemiz mümkün değildi. Gelecek nesillere daha yaşanabilir ve temiz bir Nilüfer bırakmak için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Belediyenin atık yönetimi çalışmaları sadece ambalaj atıklarıyla da sınırlı kalmıyor. Ocak 2021’den bu yana faaliyette olan 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi, 14 farklı türde atığı kabul ederek lisanslı firmalar aracılığıyla geri kazanıma ve bertarafa gönderiliyor. Vatandaşlar elektronik atıklarını bu merkeze kendi imkanlarıyla getirebildikleri gibi, 444 16 03 numaralı hattı arayıp kayıt bırakmaları halinde atıkların 3 iş günü içinde evlerinden alınmasını da sağlayabiliyorlar. Ayrıca, Bursa Eczacılar Odası tarafından belirlenen 59 eczaneden ayda bir kez atık ilaç toplanarak güvenli bir şekilde bertaraf tesislerine iletiliyor. Daha yeşil, daha temiz ve yaşanabilir bir dünya hedefiyle geri kazanım çalışmalarını yürüten Nilüfer Belediyesi, eğitim kurumlarında da çevre bilincini artırmayı hedefliyor. Milli Eğitim Müdürlüğü ile ortaklaşa düzenlenen Atık Pil Toplama Yarışması sonucunda her yıl dereceye giren okullar ödüllendiriliyor. Doğaya zarar vermemesi adına evsel atıklardan ayrı toplanması gereken piller, şeffaf pet şişelerde biriktirilerek güvenle geri kazanım sistemine dahil ediliyor.